Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Zırva Tevil Götürmez...

Yayınlanma Tarihi : 20 - 05 - 2014 : 11:22
Soma faciası sonrasında yaşanan dayak olayı ulusun yüreğinde, zihninde ve vicdanında iz bıraktı.
Derin ve kapsamlı bir hüzün yaşadık. Siyasetin ahlakiliğinde hazin yarıklar açtı. Vicdan kanaatlerinin damarlarını yırttı.
300 madenci yurttaşımızı kaybettiğimiz facianın maddi ve manevi yükünü yaşıyoruz. Bunun bir de ahlakilik değeri var.
Öte yandan siyaset kadrolarının geçmiş olsun ziyaretlerinde yaşanan “aman yarabbi” dedirten yanlışlıklar silsilesinin izlerini taşıyoruz.
Her ikisi de vicdanımızı yaralıyor.
*
Zihin felsefesinin ünlü ismi Thomas Nagel’in güzel bir saptaması var: Diyor ki, “Eğer bilinç olmasaydı beden ile zihnin karşılaştıkları problemler bu kadar ilginç olmazdı. Ama işin içine bilinç girince yaşadığımız olumsuz (çözümsüz) ve umutsuz vakaya dönüşüyor...”
Ne mükemmel bir tespit değil mi?
*
Soma felaketinden sonra Tayyip Bey’in facia mahalline intikal etmesi çok normaldir.
Devlet hayatımızdaki en önemli şefkat ve tedbir geleneğimiz budur. 
Bu şefkati sevgi ve himaye ile yoğuran bir millet geleneğimiz var ki, ulusal vicdanımızın idrak ettiği acıyı ve gururu bütünleştiriyor.
Bunlar bizim en önemli niteliğimizdir. Bunların hepsini yerine getirdik.
*
Tayyip Bey’in Soma’da bir markete girmesinin ardından, bir gence vurduğunun görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından vurduğu maden işçisi televizyonda o saldırıda yaşadıklarını anlatmıştı.
Olayı doğruluyor ve yaşadığı acıya rağmen başbakanın bu davranışını günün koşullarındaki ruhi tahribat ile izah ediyordu.
Yani diyordu ki, bu yumruk başbakanın asıl iradesi değildir. Bu nedenle yediğim yumruk yüzünden başbakandan şikâyetçi değilim.
Bu bir algı farkıdır ve yaygın bir tezahür üslubudur. Benzerlerini çok yaşadık.
Soma olayından en ağır ölçeğiyle tekrar yaşadık. Bundan sonraki olaylarda da benzerlerine rastlayacağız...
*
Ancak ne olduysa oldu, birden bire manada farklılık ve üslupta hayret yaratan manzara ortaya çıktı. 
Yumruk yiyen maden işçisi somut görüntülere rağmen fikir değiştirerek, Tayyip Beyin kendisini dövmediğini, aslında başkaları dayak atmasın diye kendisine kalkan olup koruduğunu söyledi.
Fikir değiştiren maden işçisi, “Keşke Başbakan beni dövdü demeseydim, böyle dediğim için çok pişmanım, başbakan bana vurmadı; ben katakulliye geldim” diyor...
Bunun arkasından ne gelirse gelsin, kişisel ahlak zaafımızın toplumsal aldatmacalara nasıl yol açtığını görüyoruz.
Siyasetimizdeki fazilet zaafımız budur işte.
Bu zaafla biz, ne iddiamız, ne malumatımız, ne de inancımızla, dürüst siyasetçi olduğumuzu iddia edemeyiz.
Suç, yumruk yiyen maden işçisinde mi; yoksa onu böyle konuşturanda mı?
Bu tür hükümler genellenemez. Bu adil olmayan hüküm, sadece olayın münferidi üzerinde bir ayıp olarak kalır...
Dayak yiyen mi katakulliye geldi; yoksa bizi mi katakulliye getiriyor?
Maşeri vicdanın ve beşeri ahlakın karar vereceği şey bu...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN