Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir Siyasetinin Sertleşmiş Yüzü...

Yayınlanma Tarihi : 19 - 05 - 2014 : 12:40
İzmir siyasi yaşamının yeni yüzü Bilal Doğan’ı çoğu İzmirli tanır. Aslında siyasette yeni değildir. Bir süre ANAP saflarında yer almış, daha sonra tercihini AKP’den yana şekillendirmiş ve partinin çeşitli kademelerinde bulunduktan sonra, geride bıraktığımız yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi üyeliğine, hemen ardından da AKP Grup Başkan Vekilliği’ne seçilmiştir.
 
Yıllardır efendi, sessiz, sakin kişiliği ile tanıdığım Bilal Doğan, yeni görevi ile bambaşka bir kişiliğe büründü ve Aziz Kocaoğlu ve icraatlarına karşı sert muhalefete başladı. Sanki birileri ona “Arkadaş; sen bu efendilikle, doğruya doğru tavrınla, içinde beslediğin siyasi hedeflerine asla ulaşamazsın. Şu “doğrucu Davut”luğu bırak. Karşı taraf ağzıyla kuş tutsa, yine de eleştirecek bir yerini bulup çıkar. Ancak büyüklerimizin gözüne böyle girebilirsin, siyasette ancak böyle yükselebilirsin” diye ders vermiş, Bilal Doğan da bu dersin gereklerini harfiyyen yerine getirmek üzere kolları sıvamış.
 
Belediye Meclis üyeliğine seçildikten sonra, İzmir’i karış karış dolaşmaya başlayan Doğan, gördüğü aksaklıkları, yanlışları bir bir Aziz Kocaoğlu’nun alnına dayıyor.
 
Kendisine akıl verecek durumda değilim... Ama, Bilal Doğan’ın son zamanlarda itibar ettiği siyaset şekli, ülkemizin en büyük sorunlarından olan, önerisiz, “şöyle yapılırsa daha iyi olur”suz, “rakibin faziletini bile suç sayacak” kadar akıl, mantık ve ülkeseverlikten uzak bir siyasettir.
Benim gibi düşünenler, Bilal Doğan gibi vatansever, kültürlü ve dürüst, her eleştirisini samimi öneri ile destekleyen kişilerin siyasi yaşamımızdaki sayılarının artması ile Türk siyasetinin irtifa kazanmaya başlayacağını ümit ederken, onun da “araziye uymuş” olmasının bende hayal kırıklığı yarattığını söyleyebilirim.
 
40 Yıllık Dostlar Buluşması...
Türk Halk Müziği’nin efsane sanatçısı Edip Akbayram’la tanışıklığımız 40 yıl öncesine, İzmir Fuarı’nın gerçek bir kültürpark olduğu yıllara dayanır. O zamanlar İzmir gazinolarından, müzikli çay bahçeleri sınavından geçmeyen, “geçer diploması” almayan sanatçı adayları kesinlikle Türkiye piyasasında tutunamaz, kendisine müzik dışında bir yol aramak durumunda kalırdı.
 
1973-1974 yıllarında ben henüz çıraklığını tamamlamış bir gazeteciyken, Edip Akbayram da, İzmir Fuarı’na “sınava” gelen sanatçılar arasındaydı. Tanışıklığımız gazeteci-sanatçı ilişkisi çerçevesinde gelişip dostluğa kadar uzandı. Aradan geçen 40 yılda onu hep uzaktan dinledim, dinledikçe sevdim. Dost canlısı kişiliği, tavizsiz duruşu, içimizi titreten türkülerimizi benzersiz yorumu ile hep ayakta, hep aranan sanatçı olarak kalmasını taktirle izledim.
 
Edip Akbayram’a en son Ekol Sağlık Grubu’nun Çiğli ve Karşıyaka’ya kazandırdığı Ekolsanat Galerisi’nde açılan karma resim sergisinde karşılaştım. Kısa süre hasret giderdikten sonra “hayrola” dediğimde anlattı; “Eşim Ayten yıllardır resimle uğraşan bir sanatçıdır ve burada eserleri sergilenenler arasında o da var. Ayten Hanım nasıl beni Türkiye’nin dört bir yanında verdiğim konserlerde yalnız bırakmıyorsa, ben de onu burada yalnız bırakmıyorum...”
 
Edip Akbayram’la, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen sanatseverlerin yoğun ilgisi aralığında eski günleri yadettik, babasının izinden yürüyen, özgün sesi, yorumu ve de mikrofon başındaki konsantrasyonu, edası ile dikkat çeken kızı Türkü’ye de selam ve sevgilerimi gönderdim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN