Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Kömür Yakma Hikayesi...

Yayınlanma Tarihi : 18 - 05 - 2014 : 13:54
Kömür diyarı Soma’daki 300 kömür şehidimizin acısı, geride bıraktıklarının feryadı içimizi dağlarken, bu hafta size bir “kömür yakma” hikayesi ve bir milli eğitim bakanının, gerçek kimliğini açıklamadan, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne öğretmen olmaya gelmiş bir köy çocuğuna kömür yakmayı öğretişini nakledeceğim... Çoktan hasret kaldığımız “devlet adamlığı” bu olsa gerek... 
Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne geleli bir hafta olmuştu. Basımevi’nin sobasını yakma görevi bana verilmişti. Çok sevindim... Köyümde tezek ve odun yakılıyordu. Kömürü, özelliklerini öğretmenim anlatmış, kitaptan okumuştum. Ama elimde tutup, gözümle görmemiştim, nasıl yakılacağını da bilmiyordum.
Sabah erken saatte basımevine gittim. Kömürü sobaya doldurdum. Bir kutu kibrit bitti ama kömür tutuşmadı. Başımı kaldırdım, bir amca beni izliyordu. 
- Evladım sobayı yakamadın. Beraber yakalım mı?
Bana bu görevi veren öğretmenime, sobayı yakamamış olmaktan dolayı mahçup olmamalıydım. Amcanın teklifi canıma minnet oldu.
- Bak şurada tahta parçaları var, onları getir. Şurada keser de görünüyor, onu da getir. 
Denenleri getirdim, tahta parçalarını birlikte kırdık. Sobadan kömürü boşaltıp tahta parçalarını yerleştirdik, aralarına kağıt koyduk.
Amca “hadi şimdi yak...” dedi.
Verdiği kibriti çaktım, kağıtlar tutuştu. 
- Nerelisin?
- Çorumluyum Amca...
- Kızlar da geldi mi?
- Gelmedi Amca...
Tahta parçaları iyice tutuşmuştu. Soba küreğini aldı, gözümün içine bakarak bir kürek kömürü sobaya koydu. Beklerken bana daha başka sorular sordu.
- Haydi sen de bir kürek kömür at bakalım.
“Artık gitse iyi olur” diye düşünüyordum. Tam bu sırada bana görev veren öğretmen geldi. Amcayı görünce hazırola geçti. Şaşırdım kaldım. Amca bana “Allahaısmarladık” diyerek elimi sıktı. O daha pek uzaklaşmamışken, yavaşça öğretmenimin ceketini tuttum.
- Bu amca kimdi?
- Milli Eğitim Bakanımız Hasan Ali Yücel oğlum...
 
Bir Öğrencinin Anısına
* Bu yaşanmış hikaye, bir Köy Enstitülü Mehmet Başaran’ın “Öğretmenim Hasan Ali Yücel” isimli kitabında, Ali Çuhadar isimli bir Hasanoğlan Köy Enstitüsü öğrencisinin anısı olarak nakledilmiştir.
* Hasanoğlan, Ankara-Samsun Karayolu’nun 35. km.’si üzerinde, Elmadağ İlçesi’ne 13 km. Uzaklıktaki boş arazide 1940’lı yılların başında, Hasan Ali Yücel önderliğindeki devrin eğitim kahramanlarının, dünyada halen “en etkin eğitim sistemlerinden birisi” olarak kabul edilen köy enstitülerine öğretmen yetiştirmek üzere kurulan yüksek dereceli köy enstitüsüdür.
* Hasan Ali Yücel, Yüce Atamız’ın ölümünden 1.5 ay sonra devrin başbakanı Celal Bayar tarafından milli eğitim bakanlığına getirilen, yüksek tahsilli, iyi derecede Fransızca bilen, öğretmen kökenli bir gerçek aydındır. Bakanlığı döneminde Üniversite Reformu’nun hazırlanmasına, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nin kurulmasına, Yüksek Mühendis Okulu’nun İstanbul Teknik Üniversitesi’ne dönüştürülmesine, Ankara Tıp Fakültesi’nin, köy enstitüleriyle birlikte onlara öğretmen yetiştirecek sistemin kurulmasına, dünya klasiklerinin Türkçe’ye çevrilmesi gibi daha bir çok çağdaşlık, aydınlanma hareketine öncülük itmiş, sistemler kurmuş, Türkiye’nin eğitim alanında dünya ile entegrasyonuna öncülük etmiş gerçek bir halk ve eğitim kahramanıdır.
* Türk Edebiyatının büyük şairlerinden Can Yücel’in babasıdır. Can Yücel, “Hayatta en çok babamı sevdim” isimli ünlü şiirini babası Hasan Ali Yücel için yazmıştır.
Hepinize sağlık içinde iyi pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN