Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


‘Yaşa’ veya ‘Yuh’ Toplumu

Yayınlanma Tarihi : 17 - 05 - 2014 : 11:31
Yargılarının hemen tamamı, birbirinin karşıtı olan bir toplumuz. 
Bir bölüm koşullar ne olursa olsun, tartışmasız “yaşa” çığlıklarıyla varlık kanıtlamasını seçiyor. Diğer bölümü ise, koşullar ne olursa olsun tartışmasız “yuh” çekerek varlık kanıtlamasını seçiyor. Ne garip bir manzaradayız değil mi?
Selim aklı kullanmak için hiçbir fırsatın ihtimalini düşünmüyoruz. 
Bu bahis, siyasetin dilinde kalıplaşmış hareket çaresizliği olarak yorumlanıyor.
Siyasetin zemini neresi olursa olsun bu hareket iptilası değişmiyor. Memleketin en acı, en çırpınmalı felaketlerinde bile yine ikiye ayrılıyoruz. Bir bölümümüz, “yuh” çekerek siyaset yaptığını sanıyor. İkinci bölümümüz ise, yine en acılı, en çırpınmalı felaketlere “yaşa” çekebiliyor...
Bunun anlamı, gerçeğini kavramadığı durumlarda bile sorumsuz karar ısrarı ile şaşırtıcı olmayı seçmeleridirler. Bunun en tehlikeli ilişkisi, “yaşa” derken, “yuh” çekilen konuma düşmektir.
*
Alın size örnek: 
Maden ocağı felaketi üzerine Soma’ya giden Tayyip Bey’in refakatindekiler, “yaşa” demek isterken, “yuh” çeken konuma düştüler..
Neden?
İzan eksikliği...
Akıl varken, izan eksikliği tutkulara esir olmuş bir davranış zaafı yaratmaktır. 
Kendinden yana olanlar “yaşa” çığlıkları atarken, yere düşmüş genci tekmeleyeni   yuhalayan vardı.
Bu örnekte yuhalayanlar, “yaşa” diyenlerin konumunu alt ediyorlar.
Başbakanın özel kalem müdür yardımcısı (bir grup basında ise danışman) olarak tanımlanan şahıs, kendinden geçmişçesine adam tekmeliyor.
Yanındakiler de başbakanın      korumaları.
Peki sebep ne?
Sebep açık: Başbakanın danışmanı köpürmüş adeta intikam alıyor.
Bunun Türkçesi şudur: Danışman diyor ki; benim “yaşa” dediğim yerde kimse “yuh” çekemez. Çekerse böyle hakkından gelirim. 
Bazen “yuhçular”, “yaşacıları”; bazen de yaşacılar, yuhçuların hakkından geliyorlar.
*
Bu tekmeleme dürtüsünün kahramanı, hemen kayıplara karıştırılıyor. 
Sonrada “itizar kürsüsüne” çıkıp, büyük pişmanlık duyduğunu, kendisini ayıpladığını ve vicdan azabı çektiğini söyleyerek durumunu idareye çalışıyor.
Türk dilinde güzel bir tespit ifadesi vardır. Sık kullanılır. İsabetli kullanılır.
Gönül rahatlığıyla deriz ki: “Hadi, canım sen de...”
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN