Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Cevap Versene Kader

Yayınlanma Tarihi : 16 - 05 - 2014 : 12:30
Soma’daki facia için ne diyorlar?
- Kader..
- Mesleğin kaderi..
- Kaderin cilvesi..
Büyüklerimiz madem benzer her olayda “kader”i işaret ediyorlar, “kader”i sorumlu tutuyorlar..
O zaman bakalım, başka ülkelerde olmayıp da bizden hiç ayrılmayan bu “kader” nasıl oluşmuş, ağlarını niçin ve nasıl örmüş.
- Türkiye’de madencilikteki ölümlü iş kazaları 100 binde 93 ile kadersiz Avrupa’nın 4 katı düzeyinde.
- Kadersiz Avrupa’da son 30 yıldır maden kazası yok. 
- 1 milyon ton kömür için kadersiz Çin’de 1, Türkiye’de en az 7 işçi ölüyor.
- İş ölümlerinde Avrupa birincisi olan Türkiye’de son bir yılda 1235 kişi hayatını kaybetti.
- Dünyadaki taş kömürünün çok az bir kısmını ürettiğimiz halde, ABD’nin 360 katı ölüm yaşıyoruz.
- Bizde maaş 1400 lira, kadersiz Avrupa’da ve ABD’de 17 bin dolar.
- Maden kazalarının önlenmesi, “kader”le mücadele edilmesi için hazırlanan 600 sayfalık raporun kapağı bile açılmadı.
- İş güvenliğinden kısılan bedeli “kaderli işçiler” canlarıyla ödüyor.
- Türkiye, kadersiz Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Madenlerde Güvenlik Sözleşmesi’ni 19 yıldır imzalamıyor.
- 1995 tarihli sözleşmeyi Zambiya, Zimbabve dahil kadersiz 26 ülke imzaladı.
- Devletin 10 dolara malettiği kömürü, Soma’da taşeronlar 2.5 dolara mal ediyor.
- Soma’da sadece 2013’te 5 bin iş kazası meydana geldi.
- Bu kazaların tamamı maden ocaklarında oldu, yaralıların çoğunda ileri derecede yanıklar oluştu.
- Ancak gelin görün ki, Soma Devlet Hastanesi’nde yanık tedavi ünitesi yok.
- Türkiye’de 1.5 milyon iş yeri var. Bunların 45 bini aralarında madenlerin de bulunduğu çok tehlikeli iş yerleri.
- Buna karşılık Bakanlık’ta yalnızca 1.100 iş müfettişi var. Onların da sadece 600’ü teknik müfettiş.
- 2013’te ancak 12 bin denetim yapılabildi. Bunlar da dostlar alışverişte görsün denetimleri..
- İki işverenden biri yangınla mücadele ve tahliye tatbikatı yapmadı.
*
Şimdi gelelim bizim kadere..
Ey kader..
Avrupa’da yoksun.
ABD’de yoksun.
Çin’de yoksun.
Japonya’da yoksun.
Rusya’da yoksun.
Avustralya’da yoksun.
Dünyanın gelişmiş pek çok ülkesinde yoksun.
Ama bizde ise her olayın, her acının içindesin.
Yoksa, sen aslında her yerde aynısın ve her yerde varsın da, biz sorumluluklarımızı senin üzerine atıp, işin içinden sıyrılmaya mı çalışıyoruz?
Ne diyorsun kader?
Hep senin hakkında konuşuyorlar, bir de sen konuşsana..
 
Sevdim Bu Turizm Raporunu
Son turizm raporu oldukça ilginç..
İzmir’e gelen yabancıların yüzde 75’ini sadece 10 ülke pazarı oluşturuyor mesela..
Aralarında Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika, ABD, İrlanda, İspanya ve Rusya’nın bulunduğu bu 10 pazardan Almanya ve İtalya yüzde 10’dan fazla paya sahipler.
Fransa, İngiltere ve Hollanda ise yüzde 5 ile 10 arasında pay alıyorlar.
İzmir’in turizmdeki tartışmasız lideri, kente en fazla turist gönderen ülke Almanya..
Almanya her ne kadar son 10 yılda yüzde 30’lardan yüzde 25 seviyesine inmiş olsa da, zirvedeki yerini açık ara koruyor.
Pazar payı düşüşünü Hollanda da yaşıyor.
Bu ülkenin payı yüzde 12’lerden 6’lara kadar geriledi son senelerde..
Keza Belçika da yüzde 10 oranına sahipken, 2013’te yüzde 5’in altına indi.
Yüzde 15 payı bulunan Fransa da yüzde 9’a düştü.
Fakat tabloda sürpriz ataklar da yaşanıyor.
Daha önce yüzde 5 payı olan İtalya, yüzde 10’a sıçradı.
İngiltere de pazar payını 1 puan arttırıp, yüzde 8’e yükseldi.
ABD, İrlanda, İspanya ve Rusya da İzmir’e gelişlerini 1’er puan arttıran ülkeler oldular.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nin (ETİK) 2013 turizm raporu enteresan verilerle dolu.
Bu önemli raporun şöyle faydası var:
1- 80’li yıllarda Türkiye turizminin kalbi konumunda olan İzmir’in, yeniden o dönemlerdeki ivmeyi yakalamasını sağlamak için, hepimize ışık tutuyor.
2- Klasik yaklaşımlardan ziyade, turizmin ileriye taşınmasında gerekli olan analiz ve vizyonlarla, gerçek yerimizi anlatmaya çalışıyor.
Sevdim bu raporu, devamını da getireceğim.
 
Öğrenciler Neredesiniz?
Ege Üniversitesi dün çok ilginç bir sempozyum düzenledi:
- Türkiye’de Bilim Politikaları, Temel Bilimlerin Sorunları ve Çözüm Önerileri..
Peki, ilginç olan neydi?
Olan şu..
*
- Son yıllarda üniversitelerin Fen ve Fen-Edebiyat Fakülteleri’nde “Temel Bilim Bölümleri”ni tercih eden öğrenci sayılarında büyük bir düşüş yaşanıyor.
- Bu düşüş, Temel Bilimler alanlarında yetişmiş insan gücüne gereksinim duyan diğer bilim alanlarını olumsuz etkiliyor.
- Ülkemizin, özellikle ileri düzeydeki bilimsel çalışma ve sonuçların kullanıldığı enerji, savunma, iletişim, ulaşım ve sağlık gibi önemli alanlarda ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojik ürünleri üretip ortaya koyması, dışa bağımlılığını azaltması ve yüksek teknolojiye dayalı üretim yoluyla refah düzeyini arttırması, Temel Bilim alanındaki adımlarla mümkün olur.
- Bu nedenle, daha fazla zaman kaybetmeden ve kararlı bir şekilde çözüm önerileri hızla devreye sokulmalıdır.
*
Anlaşılan o ki, temel bilimler ciddi çökmüş durumda.
Artık öğrenci bile bulunamıyor.
Çözüm için de çareler aranıyor.
Bulunur mu bilmem, ama sorunun büyük olduğu kesin.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN