Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Soma’lar Ne Zaman Olmaz?

Yayınlanma Tarihi : 15 - 05 - 2014 : 13:42
Bugünün dünyasında..
*
-Her 15 saniyede bir işçi, iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor.
-Her gün 6 bin 300 kişi iş kazası veya meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor.
-Her yıl 1 milyon 950 bin kişi meslek hastalıklarından dolayı hayata veda ediyor.
-Her yıl 270 milyon iş kazası meydana geliyor.
-Her yıl yaklaşık 360 bin kişi iş kazasında ölüyor.
-Her yıl zehirli maddelerden dolayı 651 bin işçi yaşama gözlerini kapatıyor.
*
Peki, ya Türkiye bu acı gerçeklerin neresinde?
Bizim durum öylesine vahim ki, yukarıdaki rakamlar yanımızda hafif kalıyor.
*
-Türkiye’de her gün 176 iş kazası oluyor.
-3 işçi yaşamını kaybediyor.
-5 işçi iş kazası sonucu iş görmez hale geliyor.
-İş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralardayız.
-Ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsüyüz.
*
Önceki akşamdan beri Soma’daki maden kazasının yasını tutuyoruz.
Tıpkı daha önceki yerlerde yaşadığımız acıların yası gibi..
Bu facialar ne zaman azalacak, ne zaman son bulacak diye düşünüp duruyoruz.
Ancak, üzülerek görüyoruz ki, mevcut sistemde bunlar ne azalır, ne de son bulur.
Çünkü bu cinayetleri, bu ölümleri tetikleyen nedenlerin tümüne sahibiz..
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) raporu, o nedenleri şöyle sıralıyor:
*
-İş güvencesi giderek azaldı.
-Esnek çalışma biçimleri koşulları ağırlaştı.
-Sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma yaygınlaştı.
-Sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik arttı.
-Çocuk işçi çalıştırma fazlalaştı.
-Yasal düzenlemelerdeki yanlışlıklar büyüdü.
-Denetleme görevleri yerine getirilmedi.
*
Eh..
Bu kadar sorumsuzluk ortadayken, faciaların azalması düşünülemez değil mi?
 
Benim kanıma dokunuyor mesela
Bana göre Türk futbolunun en başarılı, en faydalı ve en yaratıcı kulüp başkanı olan Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan soruyor ve haykırıyor:
-Türkiye ithal oyuncu cenneti haline geldi. Bu kimsenin kanına dokunmuyor mu?”
 Eğer bir işe yarayacaksa söyleyeyim, benim kanıma dokunuyor.
Hele hele 1. Lig’de bile yabancı oynatılmasını hiç onaylamıyorum.
Yabancı futbolcu, yabancı hoca getirmek işin kolaycılığı..
Ucuzu da var, pahalısı da..
Ancak, bu kolaycılık yüzünden kulüpler ne alt yapıya, ne yetiştiriciliğe, ne de yerli oyunculara değer veriyorlar.
Özkan’ın aktardığı örnek çok çarpıcı mesela..
-Türkiye’nin nüfusu 77 milyon.
-30 yaş altında 30 milyon gencimiz var.
-Almanya, 3.5 milyon Türk içinden sadece Real Madrid’e 3 Türk gönderiyor.
-Biz ise günü yaşıyoruz, geleceğe yatırım yapmıyoruz, üretmiyoruz, sadece tüketiyoruz.
Dolayısıyla..
Altınordu’yu Süper Lig’e taşısa bile yine de yabancı futbolcu oynatmayacaklarını ve sadece Türk oyuncularından kurulu bir takımla mücadele edeceklerini açıklayan Özkan’ı yüzde yüz destekliyorum.
Çünkü Türk futbolu adına, Türk futbolunun geleceği adına, kimselerin cesaret edemediği zorlu yolda korkusuzca yürüyor ve doğruyu arıyor.
Bu arayışta onun yanındayım.
 
Bu Kadar Terslik Nasıl Düzelir ki
-Türkiye, Suriye’ye askeri müdahale istiyor.
-ABD ve AB, askeri müdahaleyi çözüm olarak görmüyor.
*
-Türkiye, Mısır’da işbaşındaki yönetimi değil, yargılanan eski yönetimi destekliyor.
-ABD ve AB, işbaşındaki yönetimi desteklediği gibi, eski yönetimin yandaşlarının yarattığı şiddeti “terörizm” diye niteliyor.
*
-Türkiye, Fethullah Gülen’in ABD’den iade edilmesini talep ediyor.
-ABD, bu meselenin ABD-Türkiye ilişkilerinin içine konulmasını ve iade talebini reddediyor.
-Türkiye, yolsuzluk iddiaları ve operasyonları konusunda adım atmıyor.
-ABD ve AB, yaygın yolsuzluk iddialarının ciddi bir kamu denetimi çerçevesinde ele alınmasını bekliyor.
*
Bu anlaşmazlıklar iyi midir, kötü müdür bilemem.
Ama görünen o ki, ABD ve AB ile aramızda uçurum kadar kopukluklar ve terslikler bulunuyor.
Son Kıbrıs cezası ise, bütün bu gerilimlerin üzerine tuz-biber ekti..
Arada bunca zıtlık varken, işin sonu nereye varacak merak ediyorum doğrusu..
 
Arka Bahçe Yüzünden..
-Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü, TÜBİTAK’ın en önemli birimlerinden “Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi”nin müdür yardımcılığına getirilmiş.
-Memlekette her kurumun bir “arka bahçesi” var ya.. 
Demek ki TÜBİTAK’ın arka bahçesi Hayvanat Bahçesi’ymiş. Bu tayinden onu anladık!..
 
 
Kim Biterdi Görürdünüz
-İngiliz sunucu, BBC televizyonundaki programda sözü fazla uzatan Başbakan Cemeron’a “Artık çeneni kapat” diyerek, programı bitirmiş.
-Eğer bu sahne bizde yaşansaydı, biten program değil, sunucu ile BBC olurdu!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN