Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Mebzul Tanım

Yayınlanma Tarihi : 10 - 05 - 2014 : 12:47
Siyasi olayların yorumunda kişiselleşme ihtimallerinin yüksekliği, sonuca varmayı önemli ölçüde karmaşaya yönlendirir. Siyaset denince kişileri ve makamları çok sayıda konum tanımlamasıyla ele alıyoruz. Oysa bu üslup, yanılgıyı hızlandırır. Bıraktığı izlenim itibariyle güvenilirliği tartışmalı olur. Çünkü bu tanımlamalar, muhatabının isabetini tehlikeli noktaya yönlendirir.
Örneğin son günlerin siyasi tartışmalarında Tayyip Bey’in Cumhurbaşkanlığı AKP’nin neredeyse yüze yakın yetkilisinin dilinde tartışılıyor. Bu kadar önemli bir seçim arifesinde, bu kadar sıklıkla, çok çehreli kadroyla, bu kadar çok değişik fikir ve gerekçeyle yapılan tartışmanın bir etkinliği olur mu? Biraz daha ileri gidelim ve diyelim ki bu yönteme kimse güvenip, bu yolda bekleyişlere girer mi?
*
Bir de işin taraftarları var. Kimdir bu taraflar? Şimdilik ülkenin cumhurbaşkanı ve başbakanı... Kendilerinin siyaset dışı tanımlama ve takdimleriyle iki “kardeş”: Yani, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan... Yani Türk seçmeninin yüzde 45’i... Geriye yüzde 55 kalıyor. Yani aralarında ulaşılması gereken tam 10 marjinal puan var... Tayyip Bey’in altı puana ihtiyaç var... Altı puan Tayyip Bey’in işini çözüyor. Ama Abdullah Bey’in işi seçimle ilgili değil. Adeta “tayin bekler” durumunda... Sorun da burada yatıyor... Yani halk (seçmen) devletin en üst düzeyine (makamına) iki kişiyi seçecek. Ortalıkta sadece bu iki isim var. Peki, Türkiye bu kadar “insansız” mı? Bu makamlara uygun evsafta başka yurttaşımız yok mu?
Anlaşılan siyasetçiler için yok ki, aylardır iki ismin makam deplasmanını tartışmaktan başka siyaseten yapabilecekleri başka bir şey kalmamış...
*
Ben işin takdim şeklinde gözlediğim ve garipsediğim lisanı dikkatinize sunmak istiyorum. Çünkü inanılmaz bir ısrarla isim zikrediliyor ve çok yoğun bir sunuşla aynı şey tekrarlanıyor. Üstelik de aynı kelimelerle... Üç beş danışman birkaç kelimede özetlenebilir ustalıklarıyla tanımlamalarda bulunuyorlar ve yoğun bir medya desteğiyle bu kavramlar evsaf tekrarına dönüştürülüyor. İlk kez değişik bir konuşma dinledim. 
*
AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik, kürsü siyasetinin usta isimdir. Siyaset lisanına bihakkın vakıftır. Kelimeleri anlamlarına uygun kullanır. Kelimelerin ruhuyla adeta edebi keyif sürer. 
Ancak önceki gün bir gazetecinin sorusuna cevap verirken, insanlarda hayret yaratan ve tereddüt içinde bocalamaya sebebiyet veren müdahalesi oldu. Hüseyin Beyin söz özeti şu: “Abdullah Bey ile Tayyip Bey birbirlerinin muhalifi, rakibi ve mütemmim cüzü değildir...”
Hoppala! Peki nesi?
Yani birbirinin “muvafık’ı, yandaşı ve tamamlayıcı öğesi mi” demek istedi... Bu üç unsurun üçünün de siyasette tanım ve tavzih değeri yoktur...
Siyasette “mebzul tanımlama”, idrakte ihtilafa sebebiyet verebilir... 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN