Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Varlar ve Yoklar Ülkesi...

Yayınlanma Tarihi : 08 - 05 - 2014 : 12:37
Şu günlerde iki yeni belediye başkanından iki güzel hareket izliyoruz. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş kiralık lüks makam araçlarını sahip şirketlere iade edip, kendisine belediyenin öz malı olacak sıradan bir makam aracı siparişi vermiş.
 
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila da, daha geniş ortamlarda daha verimli çalışmalara imza atacaklarını düşündüğü planlama ekibine makam odasını verip, kendisi daha mütevazi ölçülerde bir odaya taşınmış.
 
Ezeli takıntılarımdan biri; ülke yönetiminde bulunan kadroların kullandığı makam ve maaş standartlarının, toplum standartlarıyla çelişki içinde olmasıdır. Seçimle, ya da atamayla gelmiş kişilerin bulundukları makama bir şeyler vermek yerine, o makamın tüm olanaklarını zorlayarak kullanmış olmalarını, zorunlu ihtiyaç bildiren halka da “ne yapalım, olanaklarımız bu kadar demelerini” samimiyetsiz bulmuşumdur.
 
En lüksünden makam aracıyla, önüne ve arkasına taktığı araç konvoylarıyla yolsuz, kanalizasyonsuz gecekondu semtlerine “sorun” dinlemeye giden “yöneticilerimiz” şu soruyu sormayı akıllarına bile getirmemişlerdir; vergilerini sonuna kadar kullandığım halk çoğunluğu buysa, ben böylesine bir şatafatın ne kadarını hak ediyorum?
 
Avuç açmaya alışmış, “veren eli öpmeye hazır” halk çoğunluğumuz, maalesef bu yaman çelişkiyi kavrayacak durumda değildir. 
Çünkü, bilinçli olarak dizayn edilen eğitim sistemlerinin gereği olarak, vatandaş standardı ile yönetici kadrolarının standardı arasındaki uçurumu kavrayacak bilinçten yoksun bırakılmışlardır.
 
Bırakın “gelir dağılımında adalet gibi” yüce erişimleri; bir fert başına düşen yıllık milli geliri 50 bin doların üzerinde olan ülkelerin yöneticilerinin kullandığı makam olanaklarına bakın, bir de bizim gibi rakam cambazlıklarıyla bile onların 5’te biri kadar fert başına milli geliri olan ülke yöneticilerinin kullandığı makam olanaklarına bakın; onlarınkinden fazlası vardır, eksiği yoktur.
 
Trenle İşe Giden Bakanlar Varken...
Banliyö treni ile tek başına işine giden İngiliz Ulaştırma Bakanı ile, Hollanda’nın bir çok üst düzey yöneticisinin bisikletle işe gidişinin bizim basınımızda da yayınlanan fotoğraflarının henüz hafızamızdan silinmemiş olması lazım.
Ölçüsüz devlet olanağı kullanan bizim yöneticileri genelde şu insan tipine benzetirim; evde bekleşen eşinin ve çocuklarının zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamayan, ama her gece meyhanelerde keyif çatanlara...
O bakımdan; 
Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın da, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla’nın da, yönetiminde bulundukları hemşerilerinin düşük yaşam standartlarına bakarak kendilerine çeki düzen vermelerini çok önemsiyor; aslında “olması gerekeni” yapmış olsalar bile, pek alışık olmadığımız için alkışlıyorum.
Diğerlerinden de benzer hareketler bekliyorum.
 
“Yeni Aziz”in Ankara Seferi...
Seçim kazanma hesaplarının gölgesinde defalarca dizayn edilen kanunlarla tamamen Ankara’ya ve “hükümet valileri”ne bağımlı hale getirilen yerel yönetimler, artık kendi göbeğini kendi kesemez hale getirilmiştir. Koltuğunun altına dosya ve dosyalar kıstıran belediye başkanları, artık başkente “proje anlatma ve proje takip gezileri” düzenlemektedir.
Nitekim; geride bıraktığı 10 yıllık “iktidarı” döneminde, proje dosyalarını hazırlayıp “kitabına uygun” olarak Ankara’ya gönderen ve aylarca yıllarca onay bekleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, üçüncü 5 yıllık dönemi için çizdiği “yeni başkan” profiline uygun olarak, işleri merkezinde takip harekatı başlattı.
Dilerim; İktidar Partisi’nin İzmir milletvekilleri de “durumdan vazife çıkarıp” bir-iki dosyanın takibini üstlenerek, bu güne kadar yapmadıkları “sıfatlarına uygun” bir davranış içine girer.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN