Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Adana’da Muhakkir İle Muhakkar

Yayınlanma Tarihi : 07 - 05 - 2014 : 14:13
Devlet Neden Yurttaşını Sevmez?
Bu başlığa uygun önümde iki önemli konu vardı. Birini tercih noktasında konu ağırlığını değiştirecek gerekçeyi bekliyorum.
Birinci konu, dört bakanın yolsuzluk soruşturmasındaki müzakere adabının sıklıkla tekrarlanan müzakere ihlaliydi. 
İkincisi devletin vatandaşını sevecek ruh haletinde olmadığını sergileyen karar yönteminin isabetsizliği idi.
Ben ikinci konuyu seçtim. Çünkü emindim ki birinci konuda aşikâr kavga psikolojisi egemenliğini gösterecek ve TBMM’de mutlaka sille tokat bir kavga manzarası sergilenecekti.
Nitekim öyle oldu.
 
Ama ikinci konu sessiz sedasız “vaziyeti idare eden devlet” geleneği ile işin uyutulma yöntemiyle rafa kaldırılmasıydı.
Bu konuda da aynı tekrarı gördük. Devlet, yurttaşını sevmediğini gösterdi. 
Devletli dediğimiz erbap yöneticiler yani usta yöneticiler durumun uyutulmasında başarılı oldu. 
Böylece “gavat” azarlaması, hakir görülen yurttaşın üzerinde kaldı. 
Buna karşılık “muhakkir” yani muhatabını hakir gören, aşağılayan, zelil ve hor gören hiçbir şekil kınanmadı dahi...
 
Adana Valisi Avni Coş’un geçen 10 Kasım töreninde hükümet aleyhine protestolar sırasında bir kişiye ‘gavat’ demesi ile ilgili şikâyette savcılık, takipsizlik kararı verdi.
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı “Bu olay, görev suçu değil, adi suçtur; en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu il olan Mersin Savcılığı soruşturmaya yetkilidir” dedi...
 
Mersin Cumhuriyet Savcılığı, her ne kadar ortada bir hakaret var ise de hakaret suçları şahsa bağlıdır. Kime hakaret edilmiş ise o kişi şikâyet edebilir diyerek işleme gerek görmedi.
 
Kamu Etik Kurulu ve ile İçişleri Bakanlığı’na bir avukat tarafından yapılan şikâyetler de gösterilen çeşitli gerekçelerle işleme konulmadı.
İçişleri Bakanlığı, “Vali, ağır tahrik altına, istemeyerek bu sözü sarf etmiş, bir kastı yoktur” gerekçesiyle hiçbir işlem yapmamış.
 
Peki, bu “istemeyerek” tespit ve yorumunu koskoca İçişleri Bakanlığı neye dayandırmış? İşte o konuda bir açıklama yok. Olması da beklenemez...
 
Peki, bu olayın değerlendirmesinde valinin böyle ayıp sözcüklerle vatandaş aşağılamasına hakkı olmadığı kimsenin aklına gelmemiş mi?
Hayır gelmemiş...
 
Türk demokratikleşmesinin önündeki önemli engellerden birisi İl İdaresi Kanunu, diğeri Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’dur.
Bu iki kanun durdukça ülkede devletliler, yurttaşı ezer dururlar.
 
İşte Örneği...
Benim idare hukuku okuduğum yıllarda (tam 60 yıl önce) bu tür olaylar “tahkirde muhakkir ve muhakkarın durumu” olarak anlatılırdı.
Bu olayda muhakkir yani hakarette bulunan kentin valisi; muhakkar yani hakarete uğrayan ise vatandaş...
Kim kentin koca valisini haksız bulacak cesareti gösterebilir ki?
Tek ihtimal ise Anayasa Mahkemesi’nin cesaret göstermesidir...
Bireysel başvuru son ihtimal...
Anlıyor musunuz neden devlet yurttaşını sevmez?
Bunun adına “adalette muhakkir ile muhakkar farkı” diyoruz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN