Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kutla Ama, Sakın Halay Çekme!..

Yayınlanma Tarihi : 02 - 05 - 2014 : 11:57
Başbakan’ın gözü kulağı ve ilgisi İstanbul ve Ankara üzerine olduğu için, gözden ve gönülden uzak İzmir, 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramı’nı, 5 bin tam donanımlı polisin gölgesinde, “yasakların elverdiği ölçüde” olgunluk içinde kutladı.
 
Yalnız İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün bir yasağı, “dünya bayram kutlama literatürüne geçecek kadar” ilgi çekiciydi; bayram kutlaması sırasında 1 Mayıs marşları çalabilirsiniz; ancak halay çekmek, hele hele katılımcıların içini kaynatıp harekete geçirecek halk ezgileri çalmak ve söylemek yasak!
 
Böyle bir “yasak” hangi parlak zekanın ürünüdür diyeceğim ama; Türk polisini yönetenlerin, toplumsal hareketleri baskı altına alma, bayramların nasıl kutlanacağının kitabını yazma, ülke yöneticilerini rahatsız edecek en küçük eylem ve işaretlere izin vermeme konusunda bir hayli uzmanlaşmış olduklarını göz önüne alınca, kayıtsız şartsız “bir bildikleri vardır”a teslim olmak durumundayız.
 
Halimize Şükredemeyiz...
Dün İzmir’de, televizyonlarda görüntülerini izlemeye bile tahammül edemediğimiz cinsten, “polis marifetleri”ne rastlamadık. 
Evlerinde kurdukları kahvaltı masalarında polisin biber gazına hedef olan ailelerin can havliyle kendilerini sokağa atıp, kendilerini daha yoğun gaz bulutları arasında bulmasına tanık olmadık. 
Annelerin çığlığını, minicik çocukların gözyaşlarını, feryatlarını duyamadık. Devletin polisinin yaraladığı, yerlerde sürüklediği, basınçlı sular karşısında bir sonbahar yaprağı gibi savurduğu insanlardan durumu ağır olanların, devlet ambulansları tarafından devlet hastanelerine taşındığını büyük üzüntü ve içsel tepki ile izlemedik.
Ancak, İstanbul’da yaşananlara bakıp da, “iyi ki İzmir Başbakan’ın ilgi alanında değil” diyerek halimize şükredecek durumda değiliz.
Ülkemizin içine sürüklendiği ve nerede duracağı, gittikçe artan devlet şiddeti dozunun nerelere kadar uzanacağından endişeliyiz, üzgünüz, tepkiliyiz.
 
Dinlemek Yerine Susturmak...
Evet yöneticilerimiz, bayram öncesi “koyduğumuz yasakları uygulamak için kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Ne gerekirse yapacağız” dediler, hiç bir maliyeti, ülkemizin, insanımızın hiç bir kaybını göz önüne almadan gerekeni de yaptılar.
Daha da ötesi; dünyaya bir kez daha rezil olduk... “Gidişat iyi değil... Bu yasaklarla, baskı ile, ihlal edilen insan hakları ile bir yerlere varamayız” diyen Anayasa Mahkemesi Başkanı ile “acı söyleyen bir dost” Alman Cumhurbaşkanı’nın ağzına biber sürmeyi tercih ettik ama, tipkilerin altına tıktığımız utandıran gerçekleri aklımıza bile getirmedik.
Hadi onları bir şekilde “haddini bilmezlikle misafir misafirliğini bilmeli” ile geçiştirdik de, dünkü “İstanbul yasakları” sırasında kaldığı otellere gidemeyen, dışarı çıkamayan on binlerce turistin ülkelerine dönüşlerinde anlatacaklarına nasıl bir kılıf bulacağız? Onları nasıl susturacağız?
Daha fazla turist gelsin, şiddetle ihtiyaç duyduğumuz daha fazla döviz bıraksın diye yırtındığımız bir dönemde...
..............
Yaşadıklarımız, “gerginlikten kişisel ikbal sağlayan birilerinin” işine gelebilir. Ancak kaybeden ülkemizdir, ülke insanıdır. O biber gazlarıyla göz yaşlarına boğulan minicik yavrularımızdır, onların geleceğidir.
Bu yazıyı yazmaya çalıştığım sırada televizyonlardan ülke yöneticilerinin “1 Mayıs Bayramı tebrik mesajları” da veriliyordu. Söylenenlerle yaşananlar ne kadar faklı...
Tebrikleri reddediyor, ülke yöneticilerini o çocukların gözyaşlarını silmeye davet ediyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN