Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Mutlu Yatırımcı=Mutlu Şehir

Yayınlanma Tarihi : 15 - 04 - 2014 : 12:26
“İzmir batıyor, bitiyor, gelişemiyor, geri kalıyor” diyerek kent hakkında sürekli kötümser tablo çizenlere ve belediye başkanlarına, arkadaşımız Murat Ervin’in Rönesans Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Selçuk Şişman’la yaptığı söyleşiyi en ince ayrıntısına kadar okumalarını öneririm.
Biliyorsunuz..
Rönesans Grubu iki yıl önce İzmir’e girdi ve Gaziemir’deki Optimum Alışveriş Merkezi’ni açtı.
Bu girişimden o kadar memnunlar, o kadar mutlular ki, İzmir’e üç yeni proje daha kazandırmak için harekete geçtiler.
Kendi ifadelerine göre, “İzmir’e teşekkür etmek için” üç proje daha başlatmak istiyorlar
Bir yatırımcıdan böyle güzel sözler duymak elbette harika bir duygu.
Şişman’ın değerlendirmeleri, aslında günümüzün belediyecilik ve şehircilik anlayışına da ciddi bir yol gösteriyor.
Artık, eski klasik belediyecilik, eski klasik şehir yönetme zihniyetleri tarihe karıştı.
Önceleri belediyecilik, park yapma, yol yapma, kaldırım döşeme ve buna benzer hizmetlerden ibaretti.
Günümüzde ise bu model tamamen ömrünü yitirdi.
Yeni belediyecilik yöntemi ise şu şartları kapsıyor:
-Kent bir bütün olarak ele alınıyor.
lBu bütünlük insana odaklı olarak genişletiliyor.
lYerel yöneticilerin birinci sorumluluğuna, vatandaşların hayat standartlarını yükseltmek çıktı.
lİşsizliği azaltmak önemli görevlerinden biri oldu.
lKente yeni yatırımcıları çekmek en ciddi çalışmalardan biri haline geldi.
lŞehire modern bir görünüm sağlamak ve diğer hizmetleri en iyi şekilde yapmak zaten zorunlu.
Dolayısıyla..
Bir kentin hayat kalitesini yükseltmek, işsizliği azaltmak, halkı zenginleştirmek için atılması gereken en büyük adım, yatırımcıyı bölgenize getirmekle başlıyor.
Yatırımcı gelip memnun kaldıktan sonra, Rönesans örneğinde olduğu gibi, yatırımların devamını da getiriyor.
O geldikçe de işsizlik düşüyor, kent zenginleşiyor, refah seviyesi artıyor.
Yani; mutlu yatırımcı, mutlu şehir yaratıyor.
İşin özü budur.
 
Altay’a O 7’liden Artık Hayır Gelmez
Altay Başkanı Niyazi Konuşmaz’ın sözleri yenilir yutulur gibi değil.
7 futbolcusunu resmen hainlikle ve takıma suikast yapmakla suçluyor.
Bir kulüp başkanının böylesine sert ifadeler kullanması ve kamuoyu ile paylaşması sıra dışı bir durum.
Demek ki, ekip içindeki kriz artık başkanın canına tak etmiş.
Bu saatten sonra o oyunculardan Altay’a hayır gelmez.
Eğer yönetim kurulu da başkanları ile aynı fikirdeyse, o zaman yapılması gereken ilk iş, sözkonusu 7 futbolcunun derhal kulüple ilişiğini kesmek olmalıdır.
Ancak, Konuşmaz onları A-2 takımıyla idmana çıkartacağını söylüyor.
Vallaha, bu kadar ciddi suçlamalardan sonra, ne Altay başka bir yerde forma vermeli, ne de oyuncular başka yerde görev almalı..
Köprüler yıkılmış artık..
 
Yaz Bakalım...
- İzmir’de Berkin eylemleri sırasında gözaltına alınan 195 kişiye “trafik cezası” yazdılar.
- Çanakkale’de Berkin için yürüyüşe katılan 125 kişiye “trafik cezası” yazdılar.
- Şimdi sıra herhalde Berkin için yazı yazanlara geldi. Muhtemelen onlara da “park cezası” keserler! 
 
Bundan Sonra Seçim Öncesi Çiklet Dağıtalım
Ne biçim psikolojimiz varsa, hiç bir psikolog bizi yatıştıramıyor.
Ne ilaçlar, ne konuşmalar, ne de çok yönlü tedaviler memleketi rahatlatamıyor.
Milletçe tek ciddi ilacımız var, o da çiklet..
Şu, sakız çiğneyip ağızda iyice yumuşattıktan sonra şişirip patlatma eylemi var ya, işte sırrımız orada..
Bu eylem Türk milletinin sinirlerini gevşetiyor, psikolojisini düzeltiyor.
Türk halkını tepeden tırnağa inceleyen uzmanlar, bizleri çiklet kadar hiç bir şeyin sakinleştirmediğini keşfettiler.
O yüzden çikleti “Türklerin psikolojik rahatlama aracı” olarak ilan ettiler.
Adamlar haklı da..
Çünkü çiklete milletin yüzde 77’si rağbet gösteriyor.
Ve bu sakız işine halkımız milyonlarca lira yatırıyor, yılda 3,5 milyar adetten fazla sakız çiğneniyor.
Demek ki mesaj şu:
-Cebinizde her zaman çiklet taşıyın.
-Karşınızdaki sinirlendiğinde ona verin veya siz sinirlendiğinizde hemen bir tane ağzınıza atın.
Keşke şunu seçimlerden önce bilseydik de, adaylara ve özellikle de muhtar adaylarına kutu kutu dağıtsaydık..
O kadar insanımızı kaybetmezdik belki...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN