Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


AYM’ye Hücum

Yayınlanma Tarihi : 09 - 04 - 2014 : 16:08
Twitter’ın yasaklaması hem ülkemizde, hem de dünya entelektüel düzeyinde heyecanlı bir karar endişesi oluşturmuştu.
Hükümetin Twitter yasaklaması üzerine iç politikada yaşanan geniş kapsamlı tartışmanın doğrusu Anayasa Mahkemesinde demokratik müsamaha anlayışıyla yeniden açılacağına ihtimal vermiyordum.
Twitter hesabım yok. Kullanmıyorum. Buna rağmen hükümetin yasaklama kararını içime sindirememiştim. Özgür iletişim alanının kısıtlandığı fikrindeydim.
Tekrar hür günlere dönmeyi Tayyip Bey’in (hükümetin) insafıyla mümkün olabilir düşüncesindeydim. Bunun uzun, hatta çok uzun zaman alacağını sanmıyordum. “Seçimler bitti; istenen maksat hâsıl oldu; şimdi izin verirler” düşüncesindeydim.
Meğer ne yanılmışım, ne yanılmışım... Çünkü hükümetin böyle bir niyeti yokmuş...
 
Twitter yasağı, Anayasa Mahkemesi’nin kısa sürede aldığı ittifak kararı ile kaldırıldı. Özgürlüğün avdetinde (geri dönüşünde) halkın nasıl sevinçler duyduğunu gördüm. Bunun böyle mutlu sonuçlar getireceğini tahmin etmiştim.
Ama AYM kararı karşısında hükümet yetkililerinin bu kadar asabi davranacaklarına hiç ihtimal vermemiştim.
Örneğin Tayyip Bey’in bizzat kendisi, yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bülent Bey ve Adalet Bakanı Bekir Bey derhal ve neredeyse bir ağızdan Anayasa Mahkemesi’ne veryansın etmeye başladılar.
AYM Başkanı Kılıç yaptığı açıklamada, müstaceliyetin önemine işaret ettikten sonra “Bu kararın sonucunda da duygusal bir takım refleksler olabilir” demişti.
Şimdi dikkat edin. Anayasa Mahkemesi bir karar veriyor. Bu karar kamunun yakından ilgilendiği bir hususa ilişkin olduğu için konu kamuoyuna açıklanıyor. Bu açıklama işini Başkan Haşim Kılıç bizzat yapıyor. Mahkemenin hangi gerekçeyle bu kararı aldığını açıklıyor.
Bu karar, hükümetin beklediği doğrultuda değildir. Dolayısıyla eleştirilmesinin beklenmesi tabiidir.
Ama nedense, hükümet üyeleri bu tür kararlar kendi bekledikleri doğrultuda olmayınca mukabil eleştirilerini hemen kişiselleştirmeye başlıyorlar.
Mesela Bekir Bozdağ, doğrudan Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı hedef alıyor: “Duygusal tepki değil sayın başkan kanunu okursa duygusal tepki olmadığını anlar” diyor.
Aynı üslubu Bülent Arınç’ın açıklamalarında görüyoruz. Bülent Bey daha politik üslupla konuşuyor. Önce iltifat ediyor, sonra yükleniyor. Onun da muhatabı Başkan Haşim Kılıç.
Ama Haşim Kılıç’ın açıklamasında hükümet üyelerinin hiç birinin ismi geçmiyor.
Şimdi ana sorun tarifine gelelim.
 
Yargı kurumları kararı karşısında hükümet yasal düzenleme üslup ve mahiyetini, genel ve madde gerekçeleri içeriğinde değerlendirmek yerine neden karar organı yöneticilerinin isimlerini zikrederek kişiselleştiriyorlar?
Bu uygulamanın kendilerine haklılık kazandırdıklarını mı sanıyorlar?
Olabilir. Bir teselli de olabilir, bir hiddet de...
Hikmet-i hükümet dedikleri bu mu acaba?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN