Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Daha Özel İdare Malları

Yayınlanma Tarihi : 09 - 04 - 2014 : 16:07
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Ahmet Türk diyor ki;
Özel İdare’nin Hazine’ye devredilen mallarıyla ilgili olarak yasal yollara başvuracağım. Hepsini alacağım...”
Gerçi gazete ve haber kanallarında “Vermezlerse isyan çıkarırım!” gibi bir cümle daha var ama, doğru okunursa, Ahmet Türk o “isyan” sözünü “Belediye’nin bina sorunu çözülmezse...”den sonra söylemiş.
Mardin’de, özel idare malları konusunda mahkemeye gitme hazırlığı yapılırken, İzmir Özel İdaresi’nin resmen kapanmasının üzerinden 10 gün geçmesine rağmen, bırakın İzmirliler tapulu mallarının hangi kurum ya da kuruluşa verildiğinden bile habersiz.
İzmir açısından ortada, “Büyükşehir’e devredilmezse...” gibi bir durum bile henüz söz konusu değil.
Aylar önce İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın, ağırlıkla kamu müdürlerinden oluşturduğu “Dağıtım ve Tasfiye Komisyonu”nun ne yaptığını, ne zaman toplandığını, ne yapacağını bilen yok.
Dilerim Vali Toprak, ilgili İzmirliler’in en çok merak ettiği bu konudaki suskunluğunu bozar da, “seçim öncesi vatandaşın tepkisini çekmemek” üzere açıklamadığını düşündüğümüz, “dağıtım” sonucunu, aynı gerekçeyle Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasına kadar sarkıtmaz.
Yüzümüzü kızartıp bir kez daha soralım;
Vali Bey... İzmir Özel İdaresi’nin mallarının dağıtımını, sizin “Müdürler Komisyonu” ne zaman tamamlayacak?
 
Bir de pahalılığı araştırın...
 
Market raflarında etiketlerin nasıl değiştiğini, öyle yüzde 5, yüzde 10 değil , 30-40 zamlandığından ne kadar haberdarsınız bilmiyorum. Ben de sıklıkla markete giren birisi değilim... Ancak hafta sonları Kemalpaşa merkezden geçerken, bir market zincirinin şubesine mutlaka uğrar bir şeyler alırım. Sıklıkla aldığım ve Kasım Ayı’nda 2 lira etiket taşıyan pil bugün 3.95 kuruş. Sıklıkla, raflardaki etiketlerin kasada daha fazla çıktığına tanık oluyoruz. Çünkü, personel, merkezden yapılan zamları etiketlere yansıtma ile henüz baş edememiş.
Geçtiğimiz Cumartesi alış-veriş hesabı öderken, kasadaki kızcağız “şu gofretler promosyonlu. İsterseniz sepetinize bir paket atayım” dedi. 
Bunun üzerine ürüne baktım; zaman zaman köydeki çocuklara vermek üzere 5’li paketini 2.45 kuruşa aldığım bizim çok tanıdık gofretin fiyatı 3.45 kuruşa çıkmış, üstelik bu rakam da o ürünün “promosyonlu” haliymiş...
Buradan gelmek istediğim nokta şudur; Devlet İstatistik Kurumu’nun her ay açıkladığı enflasyon rakamlarıyla, marketlerde vatandaşın yaşadığı enflasyon arasında en küçük bir bağlantı yoktur. 2014 başında ilk 6 ay için yüzde 3.9 zamla çırak çıkarılan işçi, memur ve emeklinin, son 6 ayda yaşadığı enflasyon yüzde 30’ları aşmıştır.
 
İşçi, emekli kimin umurunda?...
Patates fiyatının geçen yıla göre yüzde 150, kuru fasulye fiyatının yüzde 52 arttığı bir dönemde halkın pahalılık isyanını duyuracak ortada ne bir sendika, ne de bir sivil toplum örgütü vardır. Muhalefet partileri sözcülerinin zaman zaman dile getirdiği pahalılık gerçeği de, “muhalefettir, ne söylese abartıdır” anlayışı ile kulak arkası edilmektedir.
Bakıyorum; siyasi parti temsilcileri ve milletvekilleri, yerel seçimlerden hemen sonra “başarı hesaplama” yarışına girdi. Hepsi de kendilerini “başarılı” ilan ederken, bu yarışın bir de kaybedenin bulunduğu, bunun da dar gelirli vatandaş olduğunu akıllarına bile getirmedi.
“Doyurulmuşlar”, açın halinden anlar mı?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN