Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Seçimden Ders Çıkarmak...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 04 - 2014 : 12:08
Son yerel seçimde yaşadıklarımız, yeni bir “seçim ve sayım sistemi”nin gerekliliğini tüm çıklaklığı ile ortaya koymaktadır. Ancak bundan ders çıkaracak, yaşanan tüm olumsuzluklardan ders çıkaracak, bir daha yaşanmamak üzere gerekli düzenlemeleri ve önerileri içeren raporlar hazırlayayıp, kanun yapıcıların önüne koyacak bir “devlet kurumu”na şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır.
Bunu “devlet adamı” sorumluluğu içinde yaparlar mı, yapmazlar mı bilemiyorum. Ama mutlaka yapmalarını, siyasilerin de mutlaka dikkate almaları gerektiğine inanıyorum.
Yerel yönetim seçimlerinin de, bir çok medeni ülkede olduğu gibi “iki turlu” hale getirilmesi, seçmene de seçilene de saygı açısından da elzemdir.
Bir çok yerleşim yerinde, yüzde 30’larla bile belediye başkanlığı koltuğuna oturan belediye başkanlarını, kendisine oy vermeyen yüzde 60’ların, 70’lerin “istememişliği”den kurtarmak, vatandaşa, örneğin 10 kişiden birisini değil, sonunda iki kişiden birisi arasında tercih yapma durumuna getirmenin gereği, algılayabilenler için bir kez daha ortadadır.
Seçimleri İzmir açısından değerlendirecek olursak; Değişen bir şey olmamıştır. Görünen o ki; İzmir yine devlet yatırımlarından hakettiği payı alamayacak, bir anlamda “cezalandırılmaya” devam ededilecektir. Son 11 yılda 280 milyar liraya yakın bir parayı İzmirliler’in vergisi olarak Maliye Bakanlığı’nın gelir hanesine yazan hükümetin, en yetkili ağızlardan defalarca ifade edildiği gibi, bu süreç içinde sadece 16.5 milyar liralık yatırım yapmıştır.
Ankara’nın, İstanbul’un “verdikleriyle aldıkları” karşılaştırıldığında, İzmir’in ne kadar ağır haksızlıklarla karşı karşıya kaldığı gerçeği ortada durmaktadır, hangi partiye mensup olurlarla olsunlar, isimlerinin önünde “İzmir milletvekilliği” sıfatı taşıyan 26 kişiye de ağır, sorumluluklar yüklemektedir.
 
 
İzmirli’den Bakan Olmaz mı?
Bu güne kadar gördük ki; özellikle iktidar kanadı milletvekilleri böyle bir sorumluluğu hissetmemişler, sadece kendilerinden olmayan yerel yönetim yöneticilerini eleştirmeyi kendilerine görev saymışlardır. Yerel yönetimlerin, hiç bir dosyasının takipçisi olmamışlar, zaman zaman Ankara’da onaylamamışlığını, savsaklamasını bile savunacak duruma gelmişlerdir.
Ancak, iktidar partisi milletvekillerinin İzmir’in yerel sorunlarının çözümü konusu ile birlikte, çeyrek asırdan fazladır tüm hükümetlerin ihmaline uğramış İzmir’in hakettiği devlet yatırımını alması konusunda önümüzdeki dönemde israrcı olacaklarına dair bir inancım doğmuştur.
Buna sebep de, son zamanlarda bazı AKP İzmir milletvekillerini söylemlerinde “İzmir’i kendilerinin, ailelerinin ve çocuklarını yaşadığı kent olarak görmeye başlamalarından, bu kentte yaşanacak her gelişimden memnunluk duyacaklarını” dile getirmiş olmalarıdır.
Eğer bu gün yaşadığımız kentte bir “geri kalmışmışlık”tan, “yeterince devlet yatırımı almamış olması”ndan söz edebiliyorsak, bundan iktidar partisi milletvekillerinin de “üzerlerine düşen kentlilik sorumluluğu”nu yerine getirmedikleri sonucunu çıkarabiliriz.
12 yıla yaklaşan AKP hükümetlerinde, İzmir milletvekillerinden hiç birisinin, her hangi bir yatırımcı ya da aktif bakanlığa layık görülmemiş olması da, her açıdan değerlendirilmeye alınması gereken bir gerçektir.
Yoksa, İzmirli’den bakan olmaz mı?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN