Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Demokratikleşme Geçmişimiz

Yayınlanma Tarihi : 19 - 03 - 2014 : 13:20
Eğer 17 Aralık patlaması yaşanmasaydı, bugünlerde muhalefet demokratikleşmeyi, iktidar ise yatırımları gündeme getirecekti.
Her ikisinin de üslubunda her koşulu kendi lehine yorumlayan örnekleri sergileyen bir siyaset mahareti izleyecektik.
İşin doğrusunu isterseniz bu minval üzerine siyaset planlaması Türk demokrasi geleneği içinde pek tesirli bir yöntem oluşturmuyordu.
1946 yılından beri bu üslup çeşitli vesilelerle gündeme getirilmesine rağmen, seçmen söylenenlerin etkisini değil, aklına eseni önemseyen oy kullanma modeli yaratmıştı.
Bu model içinde din bahsini siyasetin pelesengi haline getiren siyaset kadroları (haklı olmasa bile) avantajlı çıkıyordu.
Bu, Demokrat Parti’nin başlattığı gelenekti. Sonra Adalet Partisi bu üslubun varisi oldu. Sonra Doğru Yol, sonra ANAP, makul ölçülerde bu yaklaşımı kullanarak gündemi ele geçirdi.
Ama Refah Partisi en şiddetli dindarlık siyasetiyle meydana salındı ise de, din vaadiyle iktidar olabilecek etkinliği sağlayamadı. Açıkçası güven vermedi.
Erbakan başarılı olamadı.
Peki, Tayyip Bey oldu mu?
Bence 2002 seçimlerinin galibi AKP değildi. Ecevit koalisyonun ortağı olan üç parti, siyaset tercihinde halkı öylesine bıktırmıştı ki, yeni olan parti seçimi kazanabilirdi.
AKP’den çok daha şiddetli din siyaseti teklif eden Erbakancılar grubunun esamisi bile okunmazken, Tayyip Bey siyaseti itibar gördü. Ancak 2002 seçimleri Tayyip Beyi parlatmadı. Tayyip Beyi parlatan Siirt seçimleri oldu. Ondan sonra Tayyip Bey tesadüfünü iyi kullandı ve kendi, kendini parlatmasını beceren lider olarak öne çıktı. Türk halkının biraz da tek adam siyasetine iptila ölçeğinde tutkunluk göstermesinin ikinci seçkin örneği oldu.
Birinci seçkin örnek, 65 yıl önce yaşanan Menderes siyasetidir. Tayyip Bey gerçi Menderes’i demokrasi havarisi olarak takdim ediyor; ama siyaset tarihimizde durum hiç de öyle değildi. Cumhuriyetin kurucusu büyük Atatürk cumhuriyetimizin en muhteşem simasıdır. En değerli varlığıdır. En etkili ve kapsamlı kaynağıdır. Onun vatanseverliği, yurttaş severliği benzerine rastlanılmayacak etkinliğin tarifidir. Yaptığı devrimlerden ötürü adına diktatör denilmek istendi. Bu iddia iyi kötü kökleştirildi. Sonra Menderes gelir. Nüfusumuzun neredeyse yüzde yetmişi altmış yaşın altındadır. Menderes yönetimini hatırlamaz bile. Buna Tayyip Bey de dâhildir. Yani açıkça söylersek, Menderes yönetimi az-buz diktatör yönetim değildi... Demokrasi havarisi olarak anılıyor...
Bundan tam altı ay önce Tayyip Bey demokratikleşme paketini açmıştı. Aklınıza gelen her başlığı demokratikleşme içeriğinde değerlendiriyordu. Tam üç aydan beri hiçbir siyaset iddiasındademokratikleşmenin sözünü bile etmiyor. Sadece paralel devlet üzerinde yoğunlaşan bir propaganda modeli seçti.
30 Mart seçimlerinde sonuçlara bakıp nasıl yorum yapacağımızın merakını taşıyorum. Sonunda diyeceğiz ki “bu millet demokratikleşmeyi, her şeye tercih ediyor”... Ya da diyeceğiz ki, “bu millet her şeyi, demokratikleşmeye tercih ediyor”... O zaman anlaşılacak ki, 70 (yetmiş) yıldır (1945 - 2014) demokrasi uğruna yapılan mücadele bu halk üzerinde hiç tesir yaratmamış.
Yaş yetmiş: Yani, Dante gibi tamamındayız ömrün...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN