Koronada,"artık tehlike geçti" derken.. Korkulan oldu; ilk güne döndük!

Korona ile mücadelemiz, "Mehter Marşı"nın tersinden çalınışına dönüştü..

İki ileri, bir geri; yerine..

Bir ileri, iki geri'ye..

Öyle bir hale geldim ki; utanmasam boynuma;

"Tokalaşmak, sarılmak ve öpüşmek yasaktır" diye bir yazı yazıp öyle dışarı çıkacağım.

Korona için sözde en tehlikeli süreç geride kaldı dediler; biz de inandık, "artık tehlike geçti" sandık..

Ayrıca "bıktık, usandık, dayanamıyoruz, hem zaten yaz sıcakları da geldi" vs. Ve tıpış-tıpış "eski normalimiz"e döndük.

Karşılaştığımızda birçok arkadaşımızla sarılır öpüşür olduk. Ve tabii pek bir "erkek hareketi" olan kafa tokuşturmalar da başladı.

Bir rahatladık, bir rahatladık...

*

Kabul; biz içtenliğimizi ve dostluğumuzu olduğu gibi (hatta sık sık da olmadığı gibi) göstermeyi çok seven bir milletiz.

Bizim için fiziksel bağlantı kurmak çok mühimdir. İllaki dokunmalıyız sıcak duygularımızı sergilemek için.

Ellerimizle, dudaklarımızla, kafamızın üst bölgesiyle falan, mutlaka temas etmeliyiz karşımızdakine.

Ancak böyle bir dönemde bunların tümü "ölüme davetiye" çıkartmakla eşdeğer.

Tıpkı, ayağa kurşun sıkmak gibi..

*

Farkında mısınız bilmiyorum; vak'a sayısı Mart ayındaki gibi yine 1000'li rakamların üstüne çıktı.

Doktor arkadaşlar, hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin yeniden dolduğunu söylüyorlar.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, her gün bas-bas bağırıyor, bu vurdum duymazlık ve tedbirsizlik devam ederse, tekrar sokağa çıkma yasağı gibi önlemlerden söz ediyor.

Biz ne yapıyoruz..

Çal çal oyna!.. Ya da "Saldım Çayıra, Mevlam Kayıra.."

*

Sadece 4 Temmuz rakamları bile durumun ciddiyetini yansıtıyor.

18 can kaybı, vak'a sayısı 1083..

Beyler, iki gün öncesine kadar koronadan hayatını kaybedenlerin sayısı 5.765, toplam hasta sayısı 234 bin 934 oldu.

Bu adamlar jimnastik yaparken ölmediler!.

Katilleri Covid-19 virüsü..

Ve ,yeni hasta sayısındaki yükselme ile ilgili fark, iki gün arasında yakın zamanda ilk kez bu kadar belirgin oldu.

Bu yükselişe, bayram ve tatildeki temas ortamının ağır sonuçları dahil değil!.

*

Tabi bir de, Bakan bir yandan "tehlike çanları" çalarken yayınlanan salgın tablosunun doğru olup olmadığı sorunu var.

Tabloda açıklanan bilgiler değiştirildi. Temmuz başında günlük hasta sayısı 100'e iner deniliyordu, bugün 1000'in üzerine çıktı.

Yoğun bakım ve entübe hasta sayısı artık verilmiyor, tabloya ağır hasta sayısı ve yüzde ile ifade edilen bir zatürre oranı girdi.

Oysa İzmir başta olmak üzere birçok kentte yoğun bakım yataklarının yeniden dolduğu, kapatılan Covid-19 servislerinin yeniden açıldığı haberleri geliyor. Bazı valilerin açıkladığı hasta sayısıyla, Sağlık Bakanlığı'nın günlük tablosu maalesef örtüşmüyor.

*

Sanki "korona" da siyasallaştırıldı.

Nitekim, 60 baro başkanı "salgın var" gerekçesiyle Ankara'ya sokulmuyor, 'Ayasofya'nın açılışında 350 bin kişi Cuma namazı kıldı' diye övünülüyor.

Ayasofya için mesafe koşulunu, maskeyi hiç dikkate almadan binlerce insanın koşturmasını polis seyrediyor, Çeşme ve Alaçatı'da 15 mekan "salgın var, maske takılmıyor, mesafe kuralına uyulmuyor" diye kapatılıyor.

*

Salgının başlangıcında her gün canlı yayına çıkan, gazetecilerin tüm sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şimdi twitter hesabından paylaşım yapıyor.

Soru yok, bilgi yok, açıklama yok!.

Bakanlık tablosu da TÜİK'in enflasyon rakamları gibi artık inanırlılığını yitirdi.

Türk halkına, ölümcül salgın sürecinde, "eli-kolu bağlı, gözü kapalı, el yordamı ile yürümek" zorunda bırakılan mahkum muamelesi yapmaya kimsenin hakkı yok, olamaz, olmamalıdır da..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yakup Uykutalp
Yakup Uykutalp - 3 ay Önce

Merhaba Hamdi abi. Maalesef, yaşanılan prosesin açıklaması yok. Çünkü, şu an normalleşmenin üstünü yaşıyoruz....Sevgi ve saygılar...