Kongre döneminde "hiç" olmak

CHP İzmir'de kongre süreci devam ediyor.
Henüz mahalle delegeleri aşamasındaki süreçte
Şiddet ve darp raporları var,
"Yanıltıcı mesaj" krizi var,
"Can güvenliğimiz yok" söylemleri gırla gidiyor.
*
Hafta sonundan beri yaşanan
Tüm bu gerilimlerin arasında
Çok dikkat çeken iki husus var.
Birincisi belediye başkanlarının 
"Vallahi benim seçimlerde parmağım yok" çıkışları,
İkincisi de İl Başkanı Yücel'in
Bunca gerilimli sürecin içinde,
Sessiz kalması...
*
Dedim ya ikisi de dikkat çekiyor diye...
Birincisinin dikkat çekmesinin sebebi şu;
Yıllar yılı partilerinin içinde siyaset yapıp
Daha sonra da siyasete uzak durma söylemi
Samimi bir duruş değil.
Kendilerini belediye başkanlığına taşıyan insanlara
Hangi başkan kongrede sırtını döner ki?
Hele ki kadro siyasetinin en yoğun olduğu CHP'de...
*
Gelelim ikinci konuya...
İl Başkanlığı delege seçimlerine müdahil olmadan,
Üyelerin özgür iradesiyle sandığa gitmesini sağlamak
Ve parti içi demokrasiyi tesis etmekle görevlidir ama
Özgür bırakmakla başıboş bırakmak ve hatta
Başıbozukluğa meydan vermek arasında fark vardır.
*
Örneğin Karşıyaka...
Mavi ve beyaz listeler arasında gerilim yaşanacağı
Bu kadar belliyken, CHP İzmir İl Yönetimi
Bu problemlerin önüne geçmek için ne yapmıştır?
Olanlar olduğuna göre
Belediye başkanı ve ilçe başkanı
Basın açıklamalarıyla karşı karşıya geldiğine göre
Bu sorunun cevabı "hiç"tir.
Kongre döneminde "hiç" olmaksa hayra alamet değildir.

YORUM EKLE