banner51

Kılıçdaroğlu'nun çiftliği

Başları sıkıştı mı hemen Atatürk’ün partisiyiz deyip kendilerine büyük kurtarıcıyı siper ederler.

Fakat son günlerde özellikle CHP İzmir’de yaşananlara bakarsak CHP’nin geldiği noktanın Atatürk’ün partisi ile hiçbir ilgisi olmadığını görürüz.

Her zaman demokrasiden ve özgürlüklerden dem vurup, fikirlerin en açık şekilde konuşulup tartışıldığı partinin CHP olduğunu iddia edenlerin son günlerde yaptıklarına bir bakın.

CHP parti olmaktan çıkmış, Kemal Bey’in ve onun uç beyi olarak gördüğü 4-5 genel başkan yardımcısının adeta oyuncağı olmuş.

Buna son örnek Buca.

Buca’da yaşananlar tam bir rezalettir. Bu ilçede üç defa başkan adayı değişti. Yapılanlar tam bir dayatmacılık ve ben yaptım oldu zihniyetinin en çarpıcı ve rezil örneğidir.

Son dakikada görevden alınan Suat Nezir’i de hemen onun yerine Buca Belediye Başkanı Adayı gösterilen Erhan Kılıç’ı da tanımam. Birisine geçmiş olsun, diğerine başarılar diliyorum!!

Beni ilgilendiren Nezir’e yapılan muamele ve dayatmacı zihniyetin İzmir’de geldiği son noktadır.

Bu İzmirli seçmenini kendi köleleri gibi gören, saygısız ve duyarsız düşüncenin son örneğidir.

Bu düşünceyi Kılıçdaroğlu yıllar önce çok güzel dile getirmişti. “Tıpış tıpış oy verecekler” Bunun argoda da bir tabiri vardır ama terbiyem onu yazmaya müsait değil.

Yaşananları size şöyle bir özetleyelim. İzmir’den sorumlu Veli Ağababa, Buca Belediye Başkan adayı Suat Nezir’den bazı isimleri meclis listesine almasını ister. Yalnız Ağbaba mı? Ne gezer... Birkaç genel başkan yardımcısı, il başkanı Yücel, büyükşehir adayı Tunç Soyer, Buca’da kendi adamlarının listeye girmesi için dayatırlar. Nezir de haklı olarak 5 yıl beraber çalışacağı isimleri ve Buca dengelerini gözeterek, aşırı isteklere karşı koymaya çalışır.

Kavga artık o boyuta gelir ki; senin adamın değil, benim adamım girecek boyutunu geçer.

O sırada, belediye başkan adayı Suat Nezir’i dinleyen bile yoktur. Varsa yoksa illaki benim adayım.

Başkan adayı feryat figan “Yapmayın zaten Buca’da işimiz zor. Dengeleri bozmayın” dese de kimse onu dinlemez. Dayatmacı zihniyete göre nasıl olsa Bucalı bulunmaz Hint kumaşı CHP’ye tıpış tıpış gidip oy verecektir.

Suat Nezir bir ara “Bakın yapmayın, istifayı bile düşünürüm” der demez. Hemen Kılıçdaroğlu’na “Suat Nezir istifa etti” yalanını söyleyip yerine Erhan Kılıç’ı yazarlar. Belediye meclis üyeliklerini de istedikleri gibi doldururlar.

Bütün bunlar yaşanırken, CHP Genel Merkezi’nde “Yanlış adam kim?” sorusunu değil “Bir tane doğru adam var mıydı?” sorunu sormak daha akılcı olur.

CHP açısından en kolay kazanacağı il İzmir’i, bu duruma sokmak ne yazık ki başta Kemal Kılıçdaroğlu, saz arkadaşları ve pek basiretli bir başkanlık yaptığını söyleyemeyeceğim CHP İl Başkanı Deniz Yücel’in eseridir.

Hatta CHP İl Başkanı Deniz Yücel’in aday belirleme konusunda sınıfta kaldığını bile çok rahatça yazabilirim. CHP tarihine kara bir leke olarak düşen Buca olayı bakalım nasıl toparlanacak.

Bunların hepsinin dışında en kötüsü de, yaklaşık 20 gündür başkan adayı olarak Buca’da dolaşan, kendini seçmenlerine tanıtan Suat Nezir’in düştüğü durumdur.

Bu kırılan, paramparça edilen kalpler nasıl geri kazanılacaktır. Yalnız Nezir mi? Bir teşekkür bile edilmeden tekrar aday gösterilmeyen mevcut başkanlardan nasıl CHP için çalışması beklenecektir?

Bu vicdansızlığın ve saygısızlığın, ben bir bedeli olacağını düşünüyorum. Bu da en doğal olarak sandığa yansıyacak sonuçlardır.

2014 seçimleri sonrasında 8 ilçenin kaybedilmesinin faturası Aziz Kocaoğlu’na kesilmişti.

2019 Mart seçimlerinde bu sayı yükselirse sorumlusu kimdir?

Tüm bu olanların sorumlusu, yaşananları bir çiftlik kâhyası gibi izleyen Kemal Kılıçdaroğlu mu yoksa İzmir’in tüm kılcal damarlarıyla oynayan Tuncay Özkan mı?

Son Not: Birçok bilen CHP’li bana Tuncay Özkan’ın gücünün nereden geldiğini anlatırsa çok memnun olacağım.

YORUM EKLE

banner47