Kemal Bey kimlerin kulağını çekecek?

Hepimiz için yaşam süresince ilkemiz şu olmalı:

Hiçbir menfaat, hiçbir makam, hiçbir paye; evlatlara utanılacak bir soyadı bırakmaya değmez.

Bu nedenle susma değil konuşma…

Herkes gibi görünmek değil, kendi gibi olmak zamanıdır artık…

Tüm fikirlere saygılı bir ifade özgürlüğünün, hukuk ve vicdan normlarında yaşanan bir ülke yurttaşı olmak istiyorsak, “ama” demeye de hakkımız yoktur.

Hz. Ali şöyle der:

“Haksızlık önünde eğilmeyiniz çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz!..”

O zaman; hiç bir menfaat onurunuzdan, isminizden daha yüce değildir!..

*

“Korkma!..” diyerek başlar İstiklal Marşımız...

Nitekim, siyasi ikballerinden korkanlar, yerlerini korumak isteyenler ya da geldikleri makamı çıkarları için kullananlar, kitleleri korkuturlar!

Siyasetçiler bağırmaya başladılarsa bilin ki korkuyorlar demektir!

Bu, güce doyamayan, kibirli, hep daha fazlasını isteyen erdem yoksunu, büyüdükçe küçülen insanların öyküsüdür:

Yani;

Doymak bilmeyen açlık…

Bitmeyen boş hevesler ve ölümcül hırs!

Bir zamanlar bir banka reklamı vardı; ‘Yok birbirimizden farkımız’ diye başlar devam ederdi…

Ama biz Osmanlı Bankasıyız!..

*

CHP, son yerel seçimlerden sonra, ülke nüfusunun yarısından fazlasını yöneten bir “yerel iktidarın” mutlak hakimi durumuna geldi.

Nasıl oldu bu iş?

31 Mart yerel seçimlerine topu-tüfeği-devlet olanaklarıyla giren iktidar partisinden “farklı” olduğu algısıyla başarıldı bu zafer.

CHP, Kılıçdaroğlu yönetiminde ilk kez böyle bir siyasal başarıyı yakaladı.

Ve, sonu açık…

Başarılı olunursa, ilk seçimlerde bu yerel iktidar, CHP’yi kesin olarak iktidara taşıyacaktır.

*

CHP Genel Başkanı Kemal Bey bunun farkında ve bilincinde.

Peki yakın çevresindeki çalışma ekibi ve büyükşehirlerde, ilçelerde seçim kazanan Belediye Başkanları aynı duyarlılıkta mı?

Emin değilim…

Hatta karamsarım…

Neden derseniz?

Gidişat çok iyi değil de ondan!..

*

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İstanbul’da ikinci kez sandık zaferinden sonra ilk yerel iktidar toplantısını biliyorsunuz Afyon’da yaptı.

2. Yerel İktidar toplantısı bu kez 20-22 Kasım’da İzmir’de yapılacak.

İzmir’deki açılışları hesaba katmazsanız, iki günlük toplantıda CHP’li belediyelerin altı aylık performansları masaya yatırılacak.

Şüphesiz sırf CHP’li oldukları için başkanların karşılaştıkları zorluklar ve engeller de tartışılacak, çözüm önerileri konuşulacak.

CHP iktidarı için yerel yönetimlerin nasıl olması, neler yapılması gerektiği değerlendirilecek.

*

CHP Genel Merkezi’nde, Yerel Yönetimler Koordinasyon Merkezi tarafından hazırlanan belediye başkanlarına dönük detaylı ve kabarık bir dosya var.

Bu dosya açılacak, sonuçları irdelenecek.

Kemal Bey’in Afyon Toplantısı’nda başkanlara verdiği “7 maddelik talimat”a uyulup uyulmadığı kısacası “kirli ve temiz çamaşırlar” ortaya serilecek.

 Bir önemli konu da, siyasi tarihimizde ilk kez uygulanacak olan ve bu nedenle kurulan; CHP’li belediye başkanlarını “işveren” olarak tanımlayan SODEM-SEN adlı işveren sendikasının izleyeceği yol haritası çizilecek ve sendika yönetimi belirlenecek.

*

2. Yerel İktidar toplantısının kapalı bölümü ise bir hayli ilginç olacak diyebilirim.

Çünkü burada Genel Başkan Kemal Bey ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun açık açık başkanlardan hesap soracak;

Sekiz ayda ne yaptınız? Hangi Projeyi hazırladınız? Kaç yurt projesi hazırladınız? Kaçının temelini attınız? Kaç kreş projelendirdiniz, kaçının açılışını yaptınız? Kaç yaşlı gündüz bakımevi projelendirdiniz, kaçını temelini attınız veya açtınız? Kentinizde yaşayan fakir-yoksul ailelere yardımı başlattınız mı? Çocuklarına burs veriyor musunuz? Kimleri danışman olarak işe aldınız? Kardeşiniz, ağabeyiniz, gelininiz, enişteniz yani akraba-i taallukatı işe aldınız mı? Kiralık makam arabası saltanatını kaldırdınız mı? Tasarruf yapıyor musunuz? Memurun-işçinin maaş ve ücretlerini ödüyor musunuz? Halk geçim sıkıntısı kıskacında zaten inim-inim inliyor, neden başka yerlerden kısıntı yapmıyorsunuz da çareyi ulaşıma, suya ve diğer hizmetlere zam yapmakta buluyorsunuz? Belediye mallarını kaynak yaratmak için de olsa niçin satışa çıkartıyorsunuz? Seçim vaatlerinizi yerine getiriyor musunuz?

*                                                                                               

 Yani bunun adı “kulak çekmek” ya da kara tahta önünde tek ayak üstünde durma cezasıdır. Kardeşim ota-.oka para harcamayın, halka hizmet uyarısıdır.

Kemal Bey haklıdır. Başkanlara yerinde bir uyarı olacaktır.

Ama bence CHP Genel Başkanı benzer uyarıyı, genel merkezdeki bazı yönetici arkadaşlarına da yapması lazım.

Ele alınması gereken gündem maddesi olarak yarın bunu yazacağım.

Tıpkı “Az Sonra” ya da “Arkası Yarın” gibi…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Irfan Türkeli
Irfan Türkeli - 3 hafta Önce

Konu birazcık uzaklaşsana yine CHP belediyelerine naçizane bir önerimBelediyeler ihtiyatlılara her semtte bir yer tespit etse ismini bile hazırladım GETİR—-GÖTÜR birkapısından bağış yapan girip eşya ,yiyecek uygunsa bağışını teslim etse veya onları adreslerinden aldırsa ihtiyaç sahiplerinde diğer kapıdan girip ihtiyaçlarını alsa bu iş için belediye kart çıkarsalar iyi olmaz mı diye düşünüyorum .Düşüncemin ilgili yerlere ulaşacağını ümit ediyorum