Kadın cinayetlerinin ilacı, cehaleti yenmektir

Gün geçmiyor ki, telefonu elimize alıp sosyal medyaya girdiğimiz anda karşımıza yeni bir kadın cinayeti çıkmasın! Ölümün soğukluğunun içselleştirildiği ve her geçen gün daha da sıradanlaştığı bu mecralarda, artık ne yazık ki cinayet anlarının videoları elden ele yayılır bir hal aldı.

Yaşananları sosyal medyada görüyor, sosyal medyada isyan ediyor ve en nihayetinde de sosyal medyada gezerken unutuyoruz. Peki adına "Aşk cinayeti" yahut "Namus cinayeti" gibi kulplar bulduğumuz bu "veba mikrobu" misali savunmasız insanları katletme hastalığından nasıl vazgeçeriz? Cehaleti yenip, kaybedecek bir şeylere sahip olduğumuz zaman.

Polis Akademisi tarafından 2016-2018 yılları arasında işlenen kadın cinayetlerinin istatistikleri bu iddialı kanıtlar nitelikte. Buna göre faillerin eğitim durumunda lisansüstünün oranı yüzde sıfır iken, üniversite mezunlarının oranı ise yüzde 5,5 bandında. Lise mezunlarının oranı yüzde 18,9 iken ortaokul mezunu oranı yüzde 22,2 ve ilkokul mezunu yüzde 46,8. Tabii bir de yüzde 7'lik bir okuma yazma bilip, diploma sahibi olmayanların oluşturduğu dilim var. 

Görüyorsunuz ya, cana kıyanların yüzde 94,5'i üniversite, yüzde 75,6'sı ise lise bile görmemiş...

Faillerin mesleki dağılımına baktığımızda da sonuç değişmiyor aslında... Yine istatistiklere göre faillerin yüzde 57,1'i ya işsiz, ya da nitelik gerektirmeyen mesleklerde çalışıyor. 

Tabii tüm bu istatistiklerin dışında kalan durumlar da yok değil... Örneğin gencecik bir akademisyen olan Ceren Damar'ın, bir öğrencisi tarafından katledilmesi gibi... Buna benzer durumlarda da Polis Akademisi'nin yaş ortalaması dağılımı dikkat çekiyor. Cinayet işleyenlerin yaş ortalamasının en yoğun olduğu aralık, yüzde 30,9'luk oranla 26-35 yaş aralığı. Onu yüzde 25,3'lük oranla 36-45 yaş aralığı takip ediyor. Buradan da anlaşılacağı üzere, hayatının orta yaşına doğru yol alırken geleceğe doğru "umutsuz" bakan kitle, başta "elindekini kaybetme" hissiyatı olmak üzere çeşitli sebeplerle bir anda ocaklara ateş düşürebiliyor. Öyle ki, son günlerde kadınlara uyarı niteliğinde "Suç eğilimi olan kişiyle birlikte olmayın" tarzı söylemler olsa da, faillerin yüzde 86,5'i sabıkasız insanlardan oluşuyor.

Görüyorsunuz ya, denklem aslında oldukça basit... Eğitim seviyesi yükselir, hayatta kaybedecek şeyleri bulunan, işi gücü olan insanlar haline gelirsek, ocaklara düşen ateşin alevi de gittikçe söner. Ha yok, Pisa verilerinde olduğu gibi eğitime ve "nitelikli eğitime" yönelik çalışmalarda son sıralarda olursak, dizilerde gördüğümüzü gerçek hayatmış gibi algılayacak sığlıkta yaşarsak, leblebi gibi ruhsatsız silah alışverişini durduramazsak, işte o zaman bu alev hepimizi yutar, kavurur, ocaklarımızı küle döndürür.

YORUM EKLE