İzmir yardımda TARİH YAZDI...

"Fakirlik iktidardan, iktidar fakirlikten çıkar" deyimini tersine çevirdi!

İzmir'de şu yapıldı..

Sosyal yardımlara bağımlı hale getirilmiş insanlar ile, ilk kez "yardımla" tanışanlara; yaşadığımız bu zorlu günlerde adaletli ve eşit dağıtımla sonuca ulaşıldı.

Çünkü yardımlar bugüne kadar hep genel-yerel siyasetçiler tarafından iktidarda kalmak için oy aracı için kullanılıyordu.

Kömürle başladı, buzdolabına kadar geldi; erzaktı, nakitti derken belli bir kesim için "Al parayı, al yardımı; ver oyu" mantığı güdüldü.

Covid-19 sürecinde CHP'li Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri ilk kez bu konuda "rol çaldılar.."

İhtiyaç sahiplerine akan yardımlar çeşitli gerekçelerle engellemek istense de

belediye başkanlarının yardım kampanyaları durmadı, durdurulamadı.

*

Sosyal yardımlar konusunda, Covid-19 öncesinde de sonrasında en başarılı kent İzmir oldu.

Nitekim, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere diğer CHP'li Büyükşehir Belediyelerinin kampanya hesaplarına el konuldu, ekmek gibi en temel ihtiyaçların dağıtımları engellendi ama İzmir bunları yaşamadı.

Yasaklar, engellemeler bize "teğet" geçti.

Nedeni de, Başkan Tunç Soyer'in, iktidarın diğer büyükşehirlerdeki engelleme girişimlerini, İzmir halkıyla bütünleşerek ve kent desteğini alarak aşma formülüydü.

Başarılı da oldu..

Ne yaptı?

Nakit toplamadı, bir kesime, "veren el" ol dedi.

Diğer kesimi de "alan el" diye tanımladı. Veren el'in yardımlarını, alan el'e; ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı ve salgın sürecinde bir tarih yazdı.

Parti ayırımı gözetmedi. Ulaşabildiği kadar insana çeşitli yardımlarla dokundu, zorlu süreçte ihtiyaç sahiplerini bir parça olsun soluklandırdı.

*

Anımsayın, son yerel seçimlerde iktidar partisi; belediyeler muhalefete geçerse, (CHP ve İYİ Parti) fakirlere yardımların kesileceğini iddia etmişti.

Muhalefet de o süreçte sosyal yardımlar konusunda hep İzmir'i örnek gösterdi; "vallahi de billahi de yardım kesilmeyecek, İzmir bu başarının örneğidir. Her yer İzmir gibi olacak" yanıtıyla bu tezi çürütmeye çalıştı.

Çünkü bugüne kadar iktidar hep adil gelir dağılımı gibi yapısal sorunları çözerek fakirliği yok etmek yerine, fakirlikten yararlanma yolunu seçti. Ve, fakirleşenleri kendi seçmeni yapabilmek için yardımlara yüklendi.

Sonuç; "sosyal devlet" ilkesi, "hayırsever devlet"e dönüştü.

Tunç Soyer, bu yapıyı, iktidarın "hayırsever devlet"ini İzmir'de ters yüz çevirerek, "Biz Varız" ile "sosyal yurttaş" ilkesi haline getirdi.

*

İhtiyaç sahibi İzmirlilere "dokunuş", Ramazan da dikkate alınarak "gıda yardımı" ile başladı. Büyükşehir Belediyesi, dayanışma ağı sayesinde bugüne kadar metropolde 117 bin 95, metropol dışında 19 ilçede 30 bin 50 olmak üzere toplam 147 bin 125 aileye gıda yardım kolisi ulaştırdı. Soyer'in hedefi Haziran ortalarına doğru 200 bin aileye ulaşmak. Ayrıca 15 bin aileye de ilk kez "kiloluk kavurma", paketlenerek dağıtıldı.

*

Gıda ve kavurma paketleri aralıksız her gün 400 kişilik gönüllüler ordusu ile devam ederken, salgından korunmanın ilk kuralı maske konusunda da İzmir, tüm Türkiye'de birinci sıraya oturdu.

İzmir'de maskeye isteyen herkes ücretsiz olarak ulaşabiliyor.

Başkan Soyer, maskeye ulaşımı kolaylaştırmak için, maskametik uygulamasını yaygınlaştırıyor.

Metro istasyonları ve vapur iskelelerinden sonra, metronun olmadığı yerlere de maskematikler yerleştirildi. Böylece İzmir'in merkezinde yaşayan yurttaşlar maskeye; 17 metro istasyonundaki ve Karşıyaka, Bostanlı, Konak vapur iskelelerindeki maskematiklerden, Buca'da Şirinyer İZBAN durağının yanındaki park, Çiğli İZBAN istasyon girişi ve Gaziemir Dokuz Eylül Mahallesi Parkı önüne yerleştirilen seyyar maskematiklerden erişebiliyor. İzmirliler, İzmirim kartını göstererek içerisinde beşer maske bulunan paketten haftada bir kez alabiliyorlar.

İzmir'de sadece Büyükşehir'in pandemi süreci başlangıcından bugüne kadar kent halkına dağıttığı maske sayısı 5 milyonu aştı.

Bu rakama, ilçe belediyelerinin yerel maske dağıtımını da eklediğinizde sayı 7 milyonu aşıyor.

Soruyorum; bu başarı değil de nedir?
*

Hani klasik bir söylemimiz var ya; "İzmir isterse yapar.." sözü "Askıda yaşam" için de yerini buldu.

"Askıda su faturası" kampanyası:

Bugüne kadar 11 bin 168 fatura; 1 milyon 5 bin lira ödenerek, yurttaşlar tarafından askıdan alındı.

Askıda halen 8 bin 639 su faturası ödenmeyi bekliyor.

 *

"Askıda Fatura" uygulamasına en fazla katkı Buca'dan yapıldı.

Buca'yı, Karabağlar, Çiğli, Konak ve Bornova izledi.

Ancak bir not eklemek istiyorum; özellikle Karabağlar bölgesinde abonelere gönderilen su faturalarının yüksek tutarları, ciddi bir şikayet konusu haline dönüştü. Kapalı işyerine bin-bin 500 lira gibi su faturası gelmesinden yakınan işyeri sahipleri, ne yapacaklarını şaşırdılar.

İZSU, acil olarak bir araştırma yapmalı.

İstanbul'daki doğal gaz fatura skandalı gibi bir sürecin İzmir'de su faturalarında yaşanmasının önüne geçilmesidir.

*

Covid-19 salgınında, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tarih yazan başarılı mücadele çabalarına, İzmir'de iki CHP'li ilçe belediye başkanı; Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ve Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ'un geceli-gündüzlü çalışmalarını da eklemek istiyorum.

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, özellikle evden dışarıya çıkamayan 65+ yaş gurubuna çok ciddi yardımlar yaptı.

Bir dediklerini iki etmedi diyebiliriz. Batur alkışlanacak mücadelesini, "veresiye defterlerini kapatıyoruz" kampanyasıyla, özellikle kentin varoşlarında yaşayanları bakkal-market borçlarından kurtardı.

Hem de belediye bütçesinden bir kuruş harcamadan Konak İlçesindeki hayırseverlerin bağışlarıyla bu kutsal hizmeti gerçekleştirdi.

Kampanya süresince, işini kaybeden, ekonomik sıkıntı içinde çırpınan dar gelirli ailelerin toplam 200 bin lira üzerinde bakkal veresiye borçları sıfırlandı.

Yetmedi; Bornova Belediyesi'nin başlattığı "askıda reçete" uygulamasını da Konak'a uyarladı.

Konak'ta artık  insanların eczanelere olan borç defterleri de, hayırseverler aracılığıyla kapatılmaya başlandı.

Abdül Batur'un "askıda veresiye" ve "askıda reçete" kampanyaları sürüyor.

*

İlk bağışı Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ yaptı ve korona virüs salgını sürecinde ödeme güçlüğü çeken, ilaç alamayan ya da aldığı ilacın parasını ödeyemeyenler için "Askıda Reçete" kampanyasını başlattı.

Başkan İduğ, İzmir Eczacılar Odası işbirliği ile başlayan bu kampanya ile Bornova genelindeki tüm eczanelerde borçların kapatılması, ihtiyaç duyan herkesin ilaca ulaşabilmesini amaçlıyor.

Bornovalılar, Belediyenin resmi web sitesinde bulunan "Askıda Reçete" bölümünde yayınlanan eczane listesinden arzu ettiklerini biriyle iletişime geçerek, zor durumdaki insanların borcunu kapatabiliyor.

*

Dr. Mustafa İduğ'a göre, özellikle bazı ağır hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarda devletin karşıladığı bedel dışında kalan miktar bile ihtiyaç sahibi vatandaş için karşılanamayacak kadar büyük bir yük olabiliyor.

Mükemmel bir yardım projesi..

Çünkü pek çok Bornovalı salgın sürecinde işinden ya da gelirinden oldu ya da ekonomik kayba uğradı. Başkan İduğ, "insanlarımızın sağlığına ve iyileşme hakkına yapılacak bu yardım ve katkı çok önemli. Başta iş adamlarımız olmak üzere tüm hayırseverleri kampanyamıza destek olmaya davet ediyorum" diyor.

 *

Bir de, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun'un, CHP'li belediyelerin korona virüs salgını sonrası vatandaşlara yaptığı yardımlar ile paylaştığı verilerle, noktayı koymak istiyorum.

Korona virüsü salgınının başlangıcından bu yana parti ayrımı gözetmeden CHP'li belediyelerin verdikleri ve imkanları ölçüsünde devam etikleri yardımların tutarı şöyle: (10 Mayıs 2020 tarihi itibariyle)

Yardım edilen aile sayısı: 4 milyon 248 bin 927.
Nakdi yardım alan sayısı: 194 bin 667.
Suyu açılan abone sayısı: 252 bin 257.
Ödenen su faturası sayısı: 9 milyon 243 bin 093.
Kirası ertelenen iş yeri sayısı: 19 bin 065.
Bakım hizmeti alanların sayısı: 131 bin 852.
Dağıtılan dezenfektan miktarı: 33 milyon 021 bin 332 litre.
Konaklatılan sağlıkçıların sayısı: 7 bin 897.
Dezenfekte olan bina, araç sayısı: 1 milyon 703 bin 953..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman Hamit Buğdaycılar
Osman Hamit Buğdaycılar - 2 ay Önce

Ülkemizin tüm insanlarının sağlık huzur dayanışma hak hukuk içinde yaşanmalarını dilerim yaşadığımız izmirimizin özel bir şehir olduğunu tüm ilçelerinin birlik beraberliğini tüm insanlarının güzellikler içinde yaşanmalarını dilerim

Hakan sintaç
Hakan sintaç - 2 ay Önce

İzmirli izmire her zaman yeter .

İbrahim Yüncü
İbrahim Yüncü - 2 ay Önce

GÖNLÜ GÜZEL İNSANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN.