İzmir seçmeni karmaşık duygular içinde

Ben Haber Gazetesi 81. sayıdan...

İzmir seçmeni nasıl bir seçime gidiyor?

Bu seçimde o alıştığımız seçim atmosferini yaşayamadık. Tabii afiş sayısı azaldı, seçim müzikleriyle dolaşan arabalar, bayraklar azaldı. Meydan mitingleri dışında o sandık havasını çok görmedik. Bununla birlikte adaylar için İzmir'de çok ağır ve yıpratıcı süreçler geçirmedik. Bu iyiydi fakat İzmir seçmeni çok karmaşık duygular içinde. Bana göre seçmen, duygularıyla mantığı arasında gidip geliyor. Oy kabinine girip aklında CHP varken AK Parti'ye, AK Parti varken CHP'ye oy veren bir seçmen bile olabilir. Büyükşehir hakkında fikir yürütmek yine de biraz daha kolay olsa da ilçelerde yaşanacakları dikkatle izlemek lazım. Örneğin metropol ilçelerde CHP kayıp yaşarsa, turistik ilçeler kaybedilirse, CHP'nin kayıp ilçe sayısı artarsa sorumlusu kim olacak? Geçen defa suç Kocaoğlu'na yüklendi. Bu kez sorumlu kim olacak?

CHP'yi ve CHP seçmenini nasıl görüyorsunuz?

CHP Genel Merkezi'nin İzmir'de yaptığı seçimleri İzmir'de sindiremeyen, bunu saygısızlık olarak gören çok büyük bir kitle var. Yine de bu seçmen "Biz oy vermezsek karşı tarafa yarayacak" diye de düşünebiliyor. 31 Mart günü duygularıyla hareket edip, sandıkta eli gitmeden oy verecek bir seçmen profili de var, mantığıyla düşünüp maruz kaldığı muameleyi hak etmediğine kanaat getirerek CHP'ye oy vermeyecek olanlar da var. Bir gün bile CHP için emek vermemiş, elini taşın altına sokmamış insanların belediye meclis üyesi adayı yapılması rahatsızlık yarattı. Bence Kılıçdaroğlu ve Tuncay Özkan, 1 Nisan sonrasının delege hesaplarını yaparak liste oluşturdu.

“Ciddi rahatsız bir kesim var”

İYİ Parti'deki sıkıntılar sandığa yansır mı?

İYİ Parti açısından baktığımızda, partinin küskün kesimi çok kalabalık. Özellikle de Ülkücü kesimin içinde... Partilerinin dümen suyu partisi haline gelmesini sindiremeyip ayrılanlar var. Çünkü iki seçimdir ittifak içinde sandığa gitmekten ciddi rahatsız olan bir kesim var.

“AK Parti'yi İzmir dışı faktörler zora soktu”

AK Parti, süreci sağlıklı geçirebildi mi?

AK Parti ise sandık sürecinde önce Tunç Soyer'in babası üstünden gitme gibi yanlış bir strateji izledi. Bu strateji yanlış bir stratejiydi ve ben de bunu sık sık dile getirdim. Çünkü kimse ebeveyniyle, çocuklarıyla yargılanamaz, suçlanamaz. Geçmiş hataların bedeli, çocuğa ödetilemez. Reşit bir çocuğun hatası da aileye mal edilemez. Daha sonra AK Parti, stratejisini değiştirdi ama bu kez de Ankara ve İstanbul'da AK Parti'nin söylemleri İzmir'i de etkiledi ve CHP seçmeninin saflarını sıklaştırdılar. Özellikle Mansur Yavaş'a yapılan muamele, İzmir'i de etkiledi. AK Parti'nin üst perdeden "seçilse bile cezalandırılır" şeklindeki söylemi tepkiye yol açtı. AK Parti İzmir'de Nihat Zeybekci'den dolayı farklı bir oy alabilirdi.

“Küçük ilçelerde sonuçlara dikkat”

Bir de küçük ilçelerde partiden çok, adaya oy verecek bir seçmen profili var. Çeşme, Foça, Seferihisar, Karaburun gibi ilçeler bunlar. Aday öne çıkıyor ve adayın geçmişi, ilçedeki ilişkileri seçmenin tercihini etkiliyor. İzmir'de şaşırtan sonuçlar çıkarsa kimse şaşırmasın.

“Kocaoğlu'nun ismi İzmir'den silinmez”

Kocaoğlu dönemi sona ererken neler söylemek istersiniz?

Sayın Kocaoğlu'nun seçim sürecinde önce aday olmadığını söylemesi, sonra adaylık açıklaması yapması finalini pek iyi yapamayışına neden oldu. Tuncay Özkan ve Tunç Soyer'i kırmızı çizgi olarak gördüğünü ve istifa edebileceğini söylüyordu. Buna karşın CHP Genel Merkezi alay eder gibi Tuncay Özkan'ın desteklediği isimleri aday yaptı, Kocaoğlu'nun ekibini yok etti ve Soyer'i de Büyükşehir adayı yaptı. Aziz Bey de gücünü sınamak istedi ve Ankara'da gücünün olmadığını gördü. Öyle ya da böyle Aziz Kocaoğlu, 15 yılda İzmir'e damga vurmuş bir isimdir. Yıllar geçse de bu isim silinemez ama Aziz Kocaoğlu'na yakışmayan bir final oldu.

YORUM EKLE