banner51

İzmir'e düşen "ateş" büyük!..

Öyle bir dönem yaşıyoruz ki, üreten, çalışan, yatırım yapan çoğu zaman kaybetmeye başladı.

Ona rağmen iyi niyetle üretimden vazgeçmemek için çırpınanlarımız var.

Adına ne derseniz deyin; ister hastalık derecesinde alışkanlık deyin, ister yaşadığımız krizden üretim yapmadan çıkılamayacağına olan inançtandır diye kabul edin.

Çünkü bu insanlarımız, kurtuluşumuzun çaresi olarak insan istihdam etmeyi, parayı değil de işi sevmeyi ve çalışmayı tercih ediyorlar.

Oysa, parası olan için bu memleket cennet, paradan para kazanmak çok kolay. Koy altına, koy borsaya, koy dövize bak rahatına, yaşa hayatını...

*

Suçları sadece bu ülkede üretim yapmak, yatırımlarıyla sinerji ve istihdam yaratmak olan, her sektörden köklü firmalar eriyip yok oluyor.

Yazık!..

Çoğu bu kentin İzmir'in önde gelen markaları. Ve ne yazık ki çoğu, son dönemlerde iflastan önceki önce ki son adım olarak değerlendirilen konkordato sürecinde batmamak için direniyorlar.

Önce, İzmir'de  83 yıldır kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren ve 1974'te Türkiye'nin ilk entegre fabrikasını açan köklü mücevher firmalarımızdan Temizocak Kuyumculuk haberiyle sarsıldık.

Ardından,  Akgermanlar krizi patlak verdi. Temizocak gibi bu kentte Akgermanlar da güvenin, kalitenin, dürüstlüğün sembolüydüler.

Bu ailelerle hepimiz onlarca yıl dost ve kardeş gibi yaşadık. Övündük, takdir ettik, alkışladık.

Akgerman Ailesi, dört ayrı şirketi ve üç aile üyesi için konkordato istedi. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.11.2019'dan geçerli olmak üzere AKG Gazbeton, AKG Yalıtım,  Ertuğ Balık ve More Su Ürünleri ile; Bülent Akgerman, Levent Akgerman ve Öner Akgerman için geçici süre verdi.

Oysa İzmir'in bu ünlü ailesi, Bedri Akgerman'ın (Öner Bey'in babası, Bülent ve Levent'in dedeleri) 1954 yılında Türkiye'nin ilk özel ve Ege Bölgesi'nin ilk Çimento Fabrikası Çimentaş'ı kurmasıyla sanayiciliğe atıldı.

Çimentaş, 2001 yılında İtalyan, Cementir Holding'e 227 milyon dolara satmıştı. 2019 başından itibaren ekonomik sıkıntılar yaşadığı öğrenilen Akgerman Grubu'nun konkordato ile sonuçlanan süreci başlamış oldu. Konkordato davasının duruşması 26 Şubat 2020'de olacak.

Akgermanlar bu hale nasıl düştü?

Anımsadığım kadarıyla Öner Akgerman İtalyanlar'a fabrikayı sattığında, iki çocuğu Bülent ve Levent'i karşısına alıp, "Bu babalık hakkım" diyerek satış bedelinin üç'te birini bir kenara koydu. Gerisini de iki çocuğuna dönüp, "Bu kalan da evlatlık haklarınız. Ama burada yemin ediyorum. Koşullar ne olursa olsun, kendi paranızla iş yapacaksınız. Zor durumla karşılaşırsanız, benden asla maddi yardım istemeyeceksiniz. Çünkü tekrar ediyorum, önünüzde yemin ediyorum, babalık hakkından tek kuruş vermem" diye olaya nokta koymuştu.

Bilmem anlatabildim mi?

*
Akgerman'ların ardından kentin köklü firmaları da arka arkaya konkordato ilan etmek için adeta sıraya girdiler(!)

Lojistik sektörünün önde gelen firmalarından Günaydın Group, Tüzemenler Yapı ve Dask İnşaat iflasa sürüklenen firmalar kervanına katıldı.

Bu kadarla kalsa iyi...

En azından, içine girdiğimiz ekonomik sıkıntıda, "kriz zayiatı, ne yapalım" der üzülürdük!..

Ama geçtiğimiz günlerde Kırçiçeği restoranlar zinciri de batık şirketler kervanına katıldı.

Kırçiçeği, İpbaş Ailesi'nin malıydı. Ve onlarca şubesi ile İzmir merkezli bu şirket ülke çapında markalaşmıştı.

Frida Su ve Frida Doğal Maden Suyu,  İzmir Ticaret Odası'nın yeni hizmet binasını yapan KSC Yapı, birçok lüks konut projesinde imzası bulunan Kuzu Group,  tarım sektörünün önde gelen firmalarından Hayati Özer Tarım Ürünleri ve Anadolu Yem, İzmir Valiliği Zemin İyileştirme Projesi'ni de yürüten Ege Zemin İnşaat, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kuzeni Lutfullah Hulusi Satoğlu'nun sahibi olduğu Egetek, 5 farklı markasıyla dünyaya kozmetik ürünleri üreten Özsoy Kozmetik ve çeyiz sektörünün tanınmış markası Ülkü Çeyiz konkardato sürecine giren İzmir'in tanınmış markaları olarak kayıtlara geçti.

Ya İzmir'in önde gelen markalarından Dönerci Orhan?

O da tabelalarını indirdi. Dönerci Orhan'ın konkordato kararı yok, ama sahibi de ortada yok. Geride dünya kadar borç bırakıp kaçmak zorunda kaldı.

Isıtma sistemleri sektörünün en önde gelen firmalarından Termodinamik de konkordato ilan ederek beklemeye geçti.

Bu bilgileri Gürsel Öncil derledi.

Ne yazık ki tüm bu gelişmeler bir İzmirli olarak hepimizi derinden yaraladı.

Ünlü bir atasözüdür:

Ateş Düştüğü Yeri Yakar; denir.

Doğru... Bu köklü aileler ve iş insanlarının yarattığı markaların düştüğü bu tablo, ekonomik kriz yok diye bas bas bağıranların da inşallah bir gün ellerini yakar demekten başka bir çaremiz ne yazık ki yok!..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Soner Göksel
Soner Göksel - 2 ay Önce

İşle kötü.daha ufaklar gidiyor, onların duyulması zor.daha kimler gidecek.axgın bir işsizlik var.