"İzmir'de Tuncay Özkan sayfası kapandı"

“2020’yi artık unutalım”

Türkiye’nin en önemli maddelerinden birisi kuşkusuz ki korona ve koronanın ekonomik etkileri. Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, her fırsatta yabancı turistlere ‘güvenli ülke’ mesajı verirken; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ‘tedbir, maske, mesafe’ vurgusunu yineleyerek ‘dikkatli olun’ çağrısını yeniliyor. Siz, bu ortamda turizm ve korona ilişkisini nasıl değerlendirirsiniz?

Burada bir çelişki var. Avrupalı gibi düşünelim ve Türkiye ile ilgili bir araştırma yapalım. Burada karşımıza, sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun açıklamaları çıkacak. Bu çelişkiyi yorumladığınız zaman, ‘Türkiye tehlikeli’ algısı çıkıyor. Sağlık Bakanlığı en başta süreci çok iyi götürdü. Yaz başlarında bu olayın, turizm açısından ne bedel ödeteceğini düşünmediler. Biz artık 2020’yi unutalım.

“Cezaların hafifliğinden, yanmaya devam ediyoruz”

Son dönemlerde, hemen hemen her gün orman yangını haberi ile günü bitiriyoruz. Ne yazık ki yanan alanlarda bir süre sonra inşaatlar görüyoruz…

Bugün hala ormanlarımız hala cayır cayır yanıyorsa, daha doğrusu yakılıyorsa, bunun sebebi, her yangından sonra o dönemin Tarım ve Orman Bakanı tarafından verilen demeçlerin yerine getirilmemesidir. Şu çok iyi biliniyor ki; ormanı yakanlar, belli bir süre sonra o yanan yere mutlaka bir inşaat ruhsatı alacaklar, o araziyi ranta döndürecekler ve o rantın da kaymağını yiyecekler. Cezaların hafifliğinden ve yanan alanın ranta açılmasından bu yangınlar bitmiyor. Eğer o ormanlar yandığı zaman, oralara imar izni verilmeseydi bu orman yangınları artmazdı.

Yıllar evvel bir dostum söylemişti bunu bana, deniyor ki Türkiye’de ormanlar yakıldıktan sonra farklı bir rant kapısı daha açılıyormuş, bu ormanların temizlenmesi, kömürleşmiş halinin satılması vs. Esasında diyorlar ki, dünyanın hiçbir yerinde ülkemizdeki gibi ormanlar yandıktan sonra oralar temizlenmiş. Kendi kendine doğa iyileşiyor. Bununla da ilgili bir iddia vardı, belli kişiler yakarak buradan farklı bir rant elde ediliyor. Dünyanın her yerinde bu yapılıyor. İnsanoğlu karışmasa, doğa kendi döngüsü içinde her şeyi halledecek.

“Ekonomik ambargo uygulamamız lazım”

Yunanistan ile Ege sularında bitmek bilmez bir sorun yaşıyoruz. Köşe yazarımız Hamdi TÜRKMEN de bu konuyu köşesinde gündeme getirmişti. Siz bu konuda neler söylemek istesiniz?

Bu konu esasında gündeme geç getirilmiş bir konu. Yunanlılar bu konuda çok şımardılar. Baktığınız zaman bugünlerdeki bu yasaklar, birçok Türk denizcinin yeniden Türk sahillerini keşfetmesine neden oldu. Çünkü, adalara gitmek daha kolay geliyordu. Hakikaten Yunanistan’daki 10 yıl önceki krizi düşünürsek, Türklere çok muhtaç duruma düşmüşlerdi. Kıyılara yakın yunan adalarında restoranlardaki menüler, dışarıdaki tanıtımlar Türkçeleştirilmiştir. Çünkü inanılmaz bir döviz bırakıyor Türkler oraya. Esasında iki halk birbirini seviyor. Bu işi bozan, Yunan siyasetçiler. Hala Ege’de gözü olan, Türkiye’de gözü olan Yunan fanatikler, Türklere karşı düşman tutumlarını devam ettiriyor.

Trump bugün sözünü geçiremediği ülkelere ekonomik yaptırım uyguluyor ve çoğu zaman bunu başarıyor. Birçok yatçı ve denizci Yunan adalarına artık gitmek istemiyor. İnsanların da adalara gitmesinden vazgeçmesi lazım. Yani tam bir ekonomik ambargo uygulamamız lazım. Oralara gitmeyerek, kendi paramızı kendi esnafımıza harcamalıyız. Ki çok zor günler geçiren Türk esnafına destek olmak, bu dönemde çok önemli.

"İzmir'de Tuncay Özkan sayfası kapandı"

CHP’de kurultay maratonu sonlandı. Kılıçdaroğlu’nun kurmay ekibinden Tuncay Özkan 52 kişilik PM’ye girecek oyu alamadıkları için liste dışı kaldı. Siz Kurultayı, yaşananları nasıl yorumlarsınız?

CHP Kongresi’ne 2 boyutlu bakmak lazım. Bir, Türkiye’ye verecekleri; iki İzmir’de neler yaşandı. İlkine bakarsak, CHP AK Parti’nin oy kaybettiği bir dönemde yüzde 25’in üzerine çıkamıyorsa CHP bana göre Türkiye’nin umut partisi değildir. Bundan sonra Kemal Bey için ‘yüzde 25 Kemal Bey’ diye yazılar yazılmaya başlandı. Hakikaten bu lakapta kalacak üzerinde. CHP’yi yüzde 25’in üzerine taşıyacak bir kapasiteye sahip değil. Büyük ölçüde eski yöneticileri ile devam etme düşüncesinde. Bu parti bugün oy alamıyorsa, bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi ebetteki Kemal Bey, ama yönetimde en az onun kadar sorumlu. Kemal Bey, anlaşılan bu işten ders çıkaramamış. En büyük cevabı İzmirliler verdi. Tuncay Özkan ile ilgili İzmirliler çok şey söylüyordu ama Kemal Bey duymak istemiyordu. Ama görüldü ki, Tuncay Özkan sadece İzmir’de değil, türkiye2de sevilmiyormuş. Çizik yiyerek PM dışında kaldı. Bu demektir gibi İzmir’de Tuncay Özkan sayfası kapandı.

İzmir’de görünen o ki, Tunç Soyer, Deniz Yücel ve Abdül Batur ağırlığını İzmir daha çok hissedecektir.

YORUM EKLE