banner51

Hıncal Ağabeye cevabım...

Bir yanlış anlamayı düzeltmek istiyorum.

Hıncal Uluç, benim idolümdür.

18 yaşında Yeni Asır’da mesleğe başladığım ilk günden bugüne hep “Hıncal Uluç” olmak istemişimdir.

Olabildim mi?

Sanmıyorum!..

Kalemim ne onunki gibi kıvrak, ne Türkçem onun ki gibi zengin, ne de yazılarım onunki gibi “vurdu mu inleten” cinsten…

Oysa o benim köşe yazılarımı hep beğenmiştir.

Bu da beni hep mutlu kılmış, çocuklar gibi sevindirmiştir.

Çünkü insanın idol olarak seçtiği, benzemeye çalıştığı kişi tarafından takdir edilmesi, dünyalara bedeldir.

Şayet Hıncal Ağabeyime, yazılarımla biraz yaklaştıysam, ne mutlu bana…

***

Üç yıl önce, rektum kanseri teşhisi konulunca; çok sevdiğim, son çalıştığım Milliyet Ege’deki görevimden, çok sevdiğim ve saydığım rahmetli patronum Erdoğan Demirören ile birlikte oturup anlaştık ve istifa ettim.

Çünkü kemoterapi seanslarım başlamıştı.

İşe gidemez, yazı yazamayacak kadar hırpalayacağını ve ağır geçeceğini biliyordum.

Öyle de oldu…

İki karaciğer ki ilki tam 13 saat sürdü, herkes “öldü bu adam, masada kaldı” diye umudu kesmişlerdi, ardından iki rektum operasyonu, 21 kür radyoterapi, 36 seans kemoterapi falan derken zaman akıp geçti. Ha unutmadan yazayım, bir insan yaşamında halk deyimiyle “son durak”, kısaca uzatmaların oynandığı 3. evre, yani; “gitti-gidiyor com.” denilen yoğun bakımda 18 gün yatıştan sonra “kefeni yırtmış” olarak da bir aya yakın hastanede yatağa bağımlı kaldım.

Anlayacağınız 3 yılın neredeyse 1.5 yılı 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Servisi'nde yatmakla geçti.

Bunları neden yazıyorum? Bugün Allah'a şükür çok, ama çok iyiyim. Hatta katır gibi, domuz gibi de denilebilir.

Tabii ilk işim tekrar yazmaya başlamak oldu.

İlk tuşa bastığımda ne kadar özlediğimi fark etmek de çok güzel bir duyguydu.

Canım dostum, arkadaşım, sırdaşım Erol Yaraş’ın internet haber sitesi olan Ben Haber’de günlük yazıyorum. (tıklama adresi www.kanalben.com)

Aylık bir gazetemiz var; onun adı da Ben Haber, orada da köşe yazıyor, birinci sayfasını ve zaman buldukça da genç ve yetenekli çalışan arkadaşlarla içeriğini düzenliyoruz.

Bunun adına yeniden sahalara dönmek denir mi bilmiyorum ama mutluyum.

Bazı arkadaşlar ve meslektaşlarım; “Efsane geri döndü” diye takılıyorlar ama ben buna katılmıyorum.

Çünkü;

Efsane olan ben değil, gerçek efsane; saygı duyduğum kişiliğine, kalemine aşık olduğum, taptığım Hıncal Ağabeyim; Hıncal Uluç'tur…

***

Ben Haber’in 30 Ağustos sayısında; İzmir aşkı ile bir milyon fidan başlıklı bir köşe yazmıştım…

İzmir Medical Park Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Zeki Hozer’in bir önerisini ve girişimini bu köşeden paylaşmıştım.

İzmir’deki son orman yangınlarında kaybettiğimiz, kararan dağlarımızda yeniden çiçeklerin açması için bir projeydi.

Aralarında Hıncal Uluç’un da bulunduğu çok değerli kişiler İzmir’e gelecek ve ulusal bir kanaldan yayınlanan canlı yayın ile; 1 milyon ağaç bağışı için özel bir gece düzenlenecekti.

Sabah Gazetesi’ndeki köşesinden Hıncal Ağabey; öneri sahibi beni sanmış olmalı ki; “Hamdi beni ne arayan var ne de soran? Gece yapıldı mı onu da bilmiyorum.” diyor.

Yerden göğe kadar haklı...

Hemen bu öneriyi Tunç Başkan’a götüren ve onayını alan, projenin sahibi Dr. Hozer’i aradım.

9 Eylül gecesi yapılacak özel gece, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in aynı amaçla düzenlediği, kişi başı giriş 10 lira ödeyerek izleyeceği açık hava konseriyle çakışınca, ileri bir tarihe 15 Eylül’e ertelenmiş.

"Hıncal Uluç geliyor mu?" dedim.

Sabah’taki köşe yazısını o da okumuş. Yanıtı şu oldu:

“Erteleme olunca sana ismini vermiştim ama kendilerini arayamadım. Suç benim. Hem senden hem de Hıncal Bey’den özür diliyorum. Yarın (14 Eylül Cumartesi) İzmir’de olacakmış. Telefonla değil, bizzat giderek davet edeceğim…”

***

Sevgili ağabey durum böyle.

İzninle okurların daha iyi anlaması için o yazını paylaşmak istiyorum:

“Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Başkanımızın liderliğinde bir proje geliştirdim.
İzmir Fuar Açık Hava'da, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluş günü olan 9 Eylül'de, 18.00-23.00 saatleri arası, İzmir'in yeniden yeşertilmesinin temelini atacağız.
Kimlerle mi?
Hıncal Uluç, Ertuğrul Özkök, Haluk Bilginer, Ali Poyrazoğlu, Sunay Akın, Ferhan Şensoy, Zülfü Livaneli, Gülsin Onay başta olmak üzere kalbi İzmir için atan 20 kadar konuşmacının 10-15 dakika performanslarının olacağı canlı yayın ve sosyal medyanın kullanılacağı, günün sonunda da yanan her ağacımızın tekrar ekimi için gerekli finansman bütçesinin oluşturulacağı bir gece düzenlenecektir." 

Hamdi Türkmen, Yeni Asır, "Yeni Asır" iken baş yönetici ve baş yazardı. Şimdi sevgili dost Erol Yaraş'ın haftalık gazetesi "BenHaber"de yazıyor. Girişteki bölüm, o yazıdan alıntı..
30 Ağustos tarihli o yazıda adımı görünce meraklandım.
"İzmir Aşkı ile 1 milyon fidan"dı yazının başlığı.
İçimizi de yakan İzmir Ormanları'nın yarasını sarmak için, Belediye Başkanı Tunç Soyer'le "1 milyon fidan" kampanyası planlanmış. Onu naklediyor, Hamdi.
İyi.. Hoş.. Harika..
Ama bugün, 12 Eylül.. Yani, hani o gecenin üzerinden üç gün geçti. Beni arayan, soran olmadı..
Gece oldu mu, onu da bilmiyorum.
Gene de yapıldı, toplandı ise harika.. Yoksa?.. Yoksa..
1 milyon fidan, 1 milyon hayal mi oldu, Hamdi?

***

Başkan Tunç Soyer’in 9 Eylül gecesi düzenlenen açık hava konserine gelince…

İzmir’de 18 Ağustos’ta başlayan ve 5 bin hektardan fazla bir orman alanını etkileyen yangının açtığı yaraları sarmak için düzenlenen Orman Konseri’nde tam 477 bin lira toplandı.

Biliyorsunuz İzmir’de üç ilçede aynı anda çıkan ve Karşıyaka büyüklüğünde bir ormanlık alanını kül etmişti.

“İzmir Tek Yürek” sloganıyla düzenlenen ve sanatçıların karşılık almadan destek verdiği bu konser, orman yangınları için önemli bir adımdır.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda kullanılacaktır.

Soyer, İzmirlilerin bu duyarlılığından son derece memnun.

“Kentimin halkına minnettarım. 9 Eylül akşamı binlerce insan Kültürpark’a akın ederek hem bu işe gönüllü olduklarını gösterdiler hem de maddi katkıda bulundular. O gece bizimle olan, sıra bekleyen, cefa çeken ama en sonunda şarkılarımıza eşlik ederek ulvi amacımıza ulaşma konusunda desteklerini esirgemeyen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum…”

***

Şimdi sırada bu Pazar gecesi düzenlenecek olan İkinci Orman Gecesi var.

Bu gecenin de hedefi 1 milyon ağaç…

İnşallah bugün sabah başlayan yağış ve kötü hava koşulları buna izin verir.

Vazgeçmek yok değil mi?

Pazar günü ünlü konuklarımız yanan ormanlarımız için geliyorlar.

Onları yalnız bırakmak bize yakışmaz.

Unutmayın; biz İzmir’iz, İzmirliyiz…

Söz verdik mi yaparız…

YORUM EKLE
YORUMLAR
ali albay
ali albay - 1 hafta Önce

vay benim hamdi abim

Harun Cici
Harun Cici - 1 hafta Önce

Yürekli abim yüreğine sağlık

Şenay Düdek
Şenay Düdek - 1 hafta Önce

Kendi yanıcılarıyla sadece show yapan bi başkan yazık İzmir’e.Halkın arasına karışmayan,sokaklarda gezmeyen ve zabıtalarına bile bu konuda hiç yönlendirmeyin toplumdan uzak bi başkan!Benim tanıdığım ve sevdiğim Soyer’e İzmir çok büyük geldi çok