Hem Piriştina, hem Kocaoğlu olmak zorunda

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Tunç Soyer’in henüz koltuğuna oturmadan mazbatasını aldığı anda rahmetli Ahmet Piriştina ve onun “Efsane Kişiliği”yle ilgili sözleri ve yorumu bilmem dikkatinizi çekti mi?

Önemli sözlerdi:

” Gerçekten çok büyük bir gurur (İzmir’e başkan seçilmesini kastediyor). Bugün aynı zamanda İzmir’in efsane belediye başkanlarından rahmetli Ahmet Piriştina’nın doğum günü. Bu vesileyle onun efsanesine de sahip çıkacağımı söylemek isterim…”
Soyer; İzmir’in 35’inci Belediye Başkanı.

Yani İzmir plakalı (Tam 35) bir belediye başkanı olarak anılacak.

Benziyorlar. Ya da ben öyle düşünüyor olabilirim.

Piriştina çok yakın arkadaşım, aile dostumuzdu. Hem 99’da hem de 2004’teki seçim kampanyalarında, bizim de çorbada tuzumuz oldu.

1999’da DSP’den Büyükşehir Belediye Başkanlığına soyunduğunda tanınmışlık oranı, rakiplerine göre en düşük  adaylardan biriydi.

Tunç Soyer de yüzde 58.2 oy oranıyla seçildi ama, o da Piriştina gibi çok tanınmış bir aday değildi.

Ahmet Piriştina aday olduğunda, çok kısa bir zaman diliminde, tıpkı İstanbul CHP adayı İmamoğlu gibi, hem kendini tanınır becerisini gerçekleştirdi hem de seçimleri kazandı.

Kime karşı; İzmir’in siyaseten “ağır topları”; ANAP adayı İzmir Valisi Kutlu Aktaş, DYP adayı Burhan Özfatura, CHP adayı Yüksel Çakmur ve Fazilet Partisi adayı Kamil Duman’a karşı…

Tunç Soyer’in karşısında da bir Egeli Bakan; Denizlili olmasına karşın, İzmir’de tanınırlığı oldukça yüksek bir siyasetçi olan Nihat Zeybekçi vardı.

Tanınırlığı düşük aday olarak  seçim yarışına başladı ama, İzmir, Tunç Soyer’e öylesine büyük sevgi ve güven gösterdi ki, zaten herkes bir rekor fark bekliyordu.

Öyle de oldu! Nihat Zeybekci’ye tam yirmi puan fark atarak, İzmir yerel seçimlerindeki en yüksek oyu aldı.

İlk başlarda biraz bocaladı ama, “Cemre”lerde müthiş projeler açıkladı. Kampanya süresince  asla parti ayırımı gözetmeksizin herkesi kucaklaması büyük puan getirdi. Herkesin gönlüne girdi, özellikle de kadınların…

Kim gibi, tıpkı İzmir’in “Efsane Başkanı” rahmetli Piriştina gibi…

Göreceksiniz, bir sonraki 2024’teki yerel seçimlerde, Tunç Soyer, çok daha büyük destekle seçim kazanacaktır.

***

Siyaseten baktığınızda da Piriştina ile Soyer arasında benzerlikler var.

Piriştina, gençliğinde Türkiye İşçi Partisi TİP’e üyeydi. Behice Boran hayranıydı. TİP’li olmasına rağmen, EBSO Meclis Üyeliği, TANSAŞ Genel Müdürlüğü, DSP’den Bornova ve Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği ve milletvekilliği yaptı.

Tunç Soyer’in siyasal kalibresi de Piriştina’ya benziyor. Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve sosyalıst…

Kültür ve Sanat’a bakışı Piriştina ile bire bir örtüşüyor.

O da Ahmet Piriştina gibi Fransızcayı “su gibi” konuşuyor ve yazıyor. Soyer’in bir de artısı var, İngilizcesi de ana dili gibi…

Gelelim son söze…

Ahmet Piriştina,“İzmir için ölürüm” derdi.

Soyer’de, “İzmir benim aşkım” diyor.

Toplayın alt alta… Bir de Tunç Soyer’in Ahmet Piriştina’yı daha göreve bile başlamadan hatırlaması ve onun yolundan gideceğine vurgu yapması, devir-teslimde Kocaoğlu’nun hizmetlerine yaptığı övgü, İzmir’in önümüzdeki 5 yıl nasıl yönetileceğinin şifrelerini net biçimde ortaya koyuyor.

***

Benim olduğu kadar eminim ki, sizler için de önemlidir.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Tunç Soyer, mazbatasını aldıktan sonra 15 yıldır İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı yürüten Aziz Kocaoğlu ile devir-teslim töreninde buluştu.

Soyer, Başkan olarak “ilk” resmi konuşmasını, Aziz Kocaoğlu ise Başkanlıktaki “son” konuşmasını yaptı.

İlginçtir, bu buluşmaya ve konuşmalara her iki başkanın eşleri Neptün Soyer ve Türkegül Kocaoğlu da tanıklık etti.

Soyer çoşkulu konşmasına; “Kendimi çok şanslı hissediyorum. 15 yıl İzmir’de büyük bir onurla ve başarı ile belediye başkanlığı yapan başkanımızın ardından bu görevi devralacağım. İzmir asla Aziz Başkan'ı ve yaptıklarını unutmayacak. Kendisinden müsterih olmasını rica ediyorum. Onun bayrağını asla aşağıya indirmeyecek, yukarı çıkarmak için canla başla çalışacağız”  sözleriyle başladı.

İlk kez Kocaoğlu’na bu denli hoş, güzel ve övgü dolu sözler, devir-teslimi izleyen kalabalık tarafından güçlü ve uzun süreli bir “alkış” aldı.

Soyer, “hız kesmedi” sürdürdü:

“Başkan Aziz Kocaoğlu’nun  belediyeye bıraktığı hafızaların verileriyle yola çıkacak olmam, bu işin çok kolay yanı. Büyük bir avantajla, avansla görevime başlıyorum. Bu yüzden kendisine şükranlarımı sunuyorum. Ve tabi ki görevimin zorlukları da var. Aziz Başkanımızın bıraktığı yerden devam edeceğiz. Bu güvene layık olmak, İzmir’de hiç kimsenin başını eğdirmemek, her İzmirlinin bu kentle daha çok gurur duymasını sağlamak için canla, başla, aşkla çalışacağız…”

***

Aziz Kocaoğlu, son resmi konuşmasında ne dedi?

O da sözlerine; Biz CHP'nin mensubuyuz. 1954 yılından beri partimin neferiyim. Nasip oldu, belediye başkanı oldum. 15 yıl İzmir'in sorunları, problemleri ile uğraşmaya çalıştık. 2004 yılındaki İzmir ekonomisi bugünle kıyasladığımızda bizim ne yaptığımız çok daha iyi ortaya çıkacaktır" diye başladı ve İzmir farkını seslendirdi:

“15 yılda 17 milyar yatırım yaptık. Hazine rakamlarına göre bu süre içinde merkezi hükümetin İzmir'e yaptığı fiili yatırım 15 milyar liradır. 81 vilayet içinde devletin yaptığı yatırımdan daha fazla yatırım yapan bir belediye bilmiyorum. İzmir'in birçok özelliği var. İzmir'in kadınları her koşulda demokrasiye ve yaşam felsefelerine ve İzmir duruşuna destek oldular, hiçbir zaman taviz vermediler. İzmir, duruşu, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığıyla, 'yapmazsan yapma, ben ilkelerimden yaşam biçimimden taviz veremem' dedi ve demeye devam edecek.

İzmir'e hizmet etmek duyguların en yücesi. Ben bu duyguyu 15 yıl yaşadım. Umarım Tunç Başkanımız da bu duyguyu uzun süre yaşar ve başarılı olur." 

Hayırlısı olsun…

İzmir 20 yıldır; 5 yıl Piriştina, 15 yıl Kocaoğlu gibi iki güçlü belediye başkanı tarafından yönetildi.

Tunç Soyer’in işi gerçekten zor.

Çünkü;

Hem Piriştina hem de Kocaoğlu olmak zorunda…

Başarırsa, İzmir'de yeni bir efsane, başaramazsa sıradan bir anı olarak tarihteki yerini alır

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ferda ESER
Ferda ESER - 2 hafta Önce

Tunç SOYER Başkanımızı 3. cemrede izleme olanağı bulmuştum.Yepyeni bir efsane olacağına ve de İzmir’den Ülkemize demokrasinin yayılacağına olan umudumla..Emeğinize sağlık.