Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bu Katliamı Durdurun!

Bu Katliamı Durdurun!
Çoğumuz bilmeyiz ama adına ''deniz süpürgesi'' de denilen ve denizlerde ''dip temizliği'' yapan Deniz Patlıcanı’nın nesli, yasak olmasına rağmen ''kaçak'' olarak avlanarak yok ediliyor.

 

Avlanması yasak. Ama Çeşme’de “kaçak” olarak büyük bir katliam yaşanıyor. Çeşme’nin tertemiz denizinin kirlenmesine neden olacak bu doğa cinayetine, yetkililer ne yazık ki seyirci
kalıyor.

GAMZE KURT SORDU; EROL YARAŞ YANITLADI...

Bir çevre sorusuyla başlayalım. Çeşme’de geçtiğimiz yıl bir çevre felaketi yaşanmıştı, şimdilerdeyse bilinçsiz avlanma nedeniyle denizlerimiz tükenme noktasına geldi. Siz de balıkçılıkla ilgilenen biri olarak gelinen son noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Türk kıyılarındaki balık popülasyonları gittikçe küçülmekte. Marmara Denizi başta olmak üzere yakalanan birçok balık gözle görülür bir şekilde yok olmaktadır. Yıllardır bu konunun uzmanları yetkilileri uyarır ama ne yazık ki bunların hepsi göz ardı edilir. Çünkü balıkçı seçmen kitlesi nedense bu bürokratlar üzerindeki ağırlıklarını her zaman hissettirdiklerinden bir türlü istenen yasaklar Türkiye’de uygulanamaz. Bu yüzden denizler “iflas” çığlıkları atmaktadır. Av mevsimi başladığı günden bu yana hiç öyle ucuz yenen bir balık türüne rastlamadık. Geçmişte kilosu 1,5-2 lira olan hamsi bile 15-20 liraları bulan rakamlara çıktı. Hemen hemen de yok satıyor. Artık İstanbul’un geleneksel yemeği olan kalkanın yanına yaklaşılmıyor. Tam bir kalkan oldu, kılıcı eksik… İzmir’in kendine has levreğini artık suda bile görmek mümkün değil. Bunun ana sebebi aşırı avlanma sorumsuzluğu. Artık Türk balıkçılarının elindeki tekneler Türk karasuları için çok büyük teknelerdir. Yakında birçok balık türünün resimlerini görebileceğiz sadece. Bu, bilinçsiz avlanmanın bir sonucu. Esas başka bir konu daha var. Çeşitli zamanlarda çıkan haberler var; “deniz patlıcanı avlayanlar yakalandı” gibi… İnsanlar da “Deniz patlıcanı nedir?” deyip geçiştiriyor. Fakat deniz patlıcanı geçiştirilecek bir canlı değil. 

YILDA 150 TON KUMU FİLTRELİYOR

Deniz patlıcanı neden bu kadar önemli?

Bir deniz patlıcanı yılda 150 ton kumu filtre ediyor denizdeki. Aynı bir deniz süpürgesi gibi… Bugün eğer deniz diplerini pırıl pırıl görüyorsak, bütün denizlerin altındaki filtrasyonu yapanlar bu canlıdır ve denizler için çok büyük hayati önemi olan bir hayvandır. Avlanılması yasaktır. Ben size Çeşme’den bir örnek vereyim hatta buradan Çeşme Kaymakamı’na ve Tarım Müdürü’ne bir de mesaj göndereyim. Özellikle Ildır Körfezi’nde ve kıyı kesimlerde her gün binlerce kaçak deniz patlıcanı toplanmaktadır. Ben Kaymakam Bey’i bir tarafa bırakıyorum ama Tarım Müdürlüğü’nün bundan habersiz olduğu düşüncesini kabul etmiyorum. Gerçek anlamda “görevimi yapıyorum” diyen bir Tarım Müdürü’nün bunu bilmesi lazım. Eğer bilmiyorsa da o müdürün orada görev yapmaması lazım. Bugün Çeşme’de sağır sultan bile her gün binlerce deniz patlıcanının toplandığını ve oradan gönderildiğini biliyor. Yani el insaf diyorum. Her şeyi yok ediyoruz. Doğamızı, sularımızı, balıklarımızı… Gelecek kuşaklara çok kötü bir dünyayı miras bırakmak üzereyiz. 

SAYIN VALİMİZE SESLENİYORUM; BU KATLİAMI DURDURUN!

Peki deniz patlıcanlarını avlayıp ne yapıyorlar?

Deniz patlıcanı, Uzakdoğu mutfağının çok lezzetli yiyeceklerinden kabul ediliyor, biz Türkler yemiyoruz ama Uzakdoğu’da biliyorsunuz her şeyi yiyorlar. Düşünün; geçen sene 7 milyon dolarlık deniz patlıcanı ihraç etmişiz. Yakalanması yasak olanı bir de resmi olarak ihraç etmişiz. Vurdumduymazlığın dik alası bu. 7 milyon dolar bu ülke için nedir ki? Türkiye’nin 7 milyon dolara mı ihtiyacı var? Neden bu hayvanların bu kadar avlanmasına göz yumuyor herkes? Tarım Müdürü’nün bu hayvanın faydalarını bilmemesi mümkün değil. Siz bunları toplarsanız denizlerin filtrasyonunu kim yapacak? Bu kirliliği kim temizleyecek? Bir gemi battı Çeşme’de gördük. İzmir Körfezi’ni 1950’li yılların sonunda kirletmeye başladık, 600 milyon dolar para ödedik, hala körfeze girilebilir bir körfez diyemiyoruz. Yarın Çeşme yarımadası denize girilmeyecek hale gelirse, bugün burada görev yapan Tarım İl Müdürü mü gelecek de “vicdani sorumluluk duyuyorum” diyecek? Ben hiç zannetmiyorum. Onun için buradan Sayın Valimize de sesleniyorum; başta Çeşme’de olmak üzere denizlerde kaçak katliam yapılmaktadır. Bunu geleceğimiz için, çocuklarımız için durdurmaları lazım. Denizin süpürgesi yok olmasın. Denizlerimiz yok olmasın… 

BİZ SURİYE’DEN ÇIKINCA O BÖLGEYİ KİM YÖNETECEK?

‘Zeytindalı’ operasyonunun gidişatını nasıl yorumlarsınız?

Bizim Güneydoğu sınırımızda nasıl Irak himayesinde bir PKK filizlendi, 30 yıldır binlerce şehidimize mal oldu, yüz milyarlarca dolar paramız gitti. Aynı bataklık bu kez Suriye sınırında da oluşmaya başladı. Bugün tüm Türkiye hemfikirdir ki bu operasyonun yapılması zaruridir. Ben inanıyorum ki çok fazla uzun bir süre de geçmeyecek. Sonuçta biz orada kalıcı olmayacağımızı söylüyoruz. Biz orada kalıcı olmayacaksak birileri kalıcı olacak. Şimdi bu Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olacaksa, bilemiyorum. Ama görünen; ÖSO o bölgeye yıllarca hükmedemez. Sonunda gelinmesi gereken nokta Suriye hükümetiyle Türk hükümetinin artık uzlaşmasıdır. Eğer Suriye sınırını sağlıklı bir şekilde koruyacaksak ve oradan bize bir tehlike gelmeyecekse, orada temel yapısı sağlam bir devlet olması lazım. O da Suriye’den başkası olamaz. Suriye’nin toprak bütünlüğü kabul ediliyor. Bu sağlanırsa o zaman sınır güvenli hale gelmiş olur. 

KILIÇDAROĞLU’NUN DEĞİŞMESİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ OLUR

CHP kurultayı ile ilgili neler söylersiniz? 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun değişmesi çok büyük sürpriz olur. Sonuçta genel başkanların değişmesi zordur. Baktığımız zaman ortaya çıkan adayların tam olarak toplumu kucaklayıcı, flaş adaylar olarak görmüyorum. Her biri toplumun belli bir parçasına hitap etmeye çalışıyor CHP’nin. Bunun için Kemal Bey’in elinden genel başkanlığın alınacağını düşünmüyorum. İzmir de zaten deklare etti “Kılıçdaroğlu’nun yanındayız” diye. Birçok il de bunu yapacaktır. Adaylar içerisinde bir tek Muharrem İnce gerekli imzayı toplayabilir. Yine geçen seferki gibi aldığı oya yakın alır. CHP, seçimlere Kemal Kılıçdaroğlu ile gider. 

Erken seçim bekliyor musunuz?

Ben her zaman erken seçimin olacağına inananlardanım. Daha bu ülkede hiç kimse erken seçimi dile getirmiyorken ben erken seçime inandığımı söylüyordum. Hala da fikrimi değiştirmiş değilim. 2018’in Temmuz ayında bir erken seçim bekliyorum. Bir anlamda Erdoğan’ın istediği şu; tek elden bu ülkeyi yönetmek. Artık Anayasa olarak kabul edilmiş referandum sonucunun bir an evvel devreye girmesini istediği için bu yıl bence erken seçimi yaşayacağız. 
 

Yayın Tarihi : 02.02.2018 : 10:30

Etiketler : haber    haberler    deniz patlıcanı    deniz hıyarı    izmir    çeşme    erol yaraş    katliam    deniz patlıcanı avlama       


Yorumlar

7271




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN