Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Merkez İlçe Belediyeleri Kapatılacak mı?

Merkez İlçe Belediyeleri Kapatılacak mı?
İçişleri komisyonuna sunulacak taslağa göre, nüfus sınırı şartı olmadan 30 büyükşehrin dışında kalan iller ‘bütünşehir’ sayılacak. Büyükşehirlerde olduğu gibi tüm belde belediyeleri kapanacak ve merkeze bağlanacak. İllerdeki ‘Merkez ilçe’ statüsü son bulacak.

 

GAMZE KURT / BEN HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017’nin başında mevcut mevzuattan kaynaklı, il belediyeleri ile merkez ilçe belediyeleri arasında hizmet sunumunda yaşanan sıkıntıların giderilmesi için çalışma yapılması talimatını vermişti. Erdoğan, gerekirse büyükşehir olmak için gerekli nüfus kriterinin düşürülerek, büyükşehir sayısının artırılabileceğine dikkat çekmişti. Ancak, İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ortak çalışması sonucunda, büyükşehir sayısının artırılması yerine, büyükşehir olmayan 51 ilin ‘bütünşehir’ statüsüne alınması formülü ağır bastı. Bu kapsamda, hazırlanan taslağa göre, nüfus sınırı şartı olmadan 30 büyükşehrin dışında kalan iller ‘bütünşehir’ sayılacak. Büyükşehirlerde olduğu gibi tüm belde belediyeleri kapanacak ve merkeze bağlanacak. İllerdeki ‘Merkez ilçe’ statüsü son bulacak. Peki İzmir bu değişiklikten nasıl etkilenecek? CHP İzmir Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Murat Bakan, henüz komisyonda görüşülmeye başlanmayan ancak önümüzdeki günlerde sunulması beklenen yasa tasarıyla ilgili Ben HABER'e konuştu...

Öncelikle yakın zamanda komisyona gelmesi beklenen bütünşehir yasasının detaylarını alabilir miyiz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2016 yılında bununla ilgili bir açıklama yaptı. 51 kentin bütünşehir olması planlanıyor. Ya büyükşehirdeki nüfus kriterini düşürecekler ve böylelikle bazı illeri büyükşehir yapmanın yolunu açacaklar ya da bütünşehir yasasıyla birlikte nüfus kriterine bakmadan Giresun, Adıyaman, Ağrı gibi illeri bütünşehir yapacaklar. Bunun nedeni bana göre merkezde güçlü olan CHP’li belediyeleri ya da diğer farklı partilere ait belediyeleri ele geçirmek. Mesela Giresun şuan CHP’li bir belediye ama makropole, bütünşehire baktığında CHP’nin oyu düşük. Merkez belediyesi yani Giresun Belediyesi kapanmış olacak. Mesela Çanakkale… CHP merkezde çok güçlü, yine alırız Çanakkale’yi. Ancak bütünşehir olacak, tek belediye olacak. Belde belediyeleri kapanacak, köy muhtarlıkları da kapanacak bu arada. Asıl hedef bu. 

“11 BELEDİYE KAPANABİLİR”

Peki bu durumdan İzmir nasıl etkilenecek? İzmir’de de merkezdeki ilçeler kapanacak o zaman. 

İzmir zaten büyükşehir. Ama getirecekleri yasal düzenlemeye göre, eğer Avrupa Birliği Uyum yasaları çerçevesinde merkez belediyeleri kapansın denirse, önce Konak Belediyesi kapanacak. Arkasından metropoldeki 11 belediyemiz de kapanabilir. Komisyona geldiğinde göreceğiz. 

Bu konuyla ilgili aldığınız duyumlar nedir peki?

İlçe belediyelerinin kapatılması düşünülüyor. Bununla ilgili duyum alıyoruz. Ama bu ne zaman olur? Etkileri nasıl olur? Çünkü onlar analiz ederek yapıyor bu işi. Bu yasa mutlaka onlara oy kaybettirir. Ama birçok belediyeyi de almalarına sebep olabilir. Mesela siyasi partiler yasası ve seçim sistemi üzerine de çalışıyorlar. Orada da dar bölge, daraltılmış bölgeyi tartışıyorlar. Hepsi, AKP’nin iktidarı muhafaza etmek için düşündüğü, değiştirmeye çalıştığı sistemler. 

Peki bu durumda İzmir’deki hangi ilçe belediyeleri kapanacak?

Konak, Karşıyaka, Buca, Bornova, Bayraklı, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Gaziemir, Çiğli, Karabağlar. 

BELEDİYELER ŞUBEYE DÖNÜŞECEK

İzmir’in kaybı ne olur?

Şu an ilçe belediyelerinin devam etmesi gerekir bence. Ama şöyle de bir gerçek var, ilçe belediyelerinin yetkisi çok az. İmar yetkisi, ulaşım, su, hepsi Büyükşehir’in. İlçe belediyeleri çöp toplayıp, yapı kullanma izin belgesi veriyor. Zaten çok yetkisi yok ama o ilçenin sorunlarını en iyi ilçe belediye başkanları bilir. Eğer ilçeler şubeye dönüşürse İzmir için daha iyi olmaz. 

Biraz da genel siyaset diyelim. AK Parti’de yaşanan istifa krizini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında bu AKP’nin yerel yönetimlerdeki iktidarının ne kadar başarısız olduğunun bir göstergesi. Bunu aslında Cumhurbaşkanı da itiraf etti. “Biz bu kente ihanet ettik” dedi. AKP’nin yerel yönetimlerde başarılı olduğu kentler, bilhassa Ankara ve İstanbul yaşanabilir kent olmaktan çıktı. Ülkenin tarihi kültürü o gökdelenlerin gölgesi altında kaldı, ranta teslim edildi. Ulaşım politikaları, altyapı politikaları yok. Tamamen ranta dayalı bir sistem. Bu istifaların talep edilmesinin iki sebebi olabilir. Bir; FETÖ ile bağlantı olabilir… İki; yolsuzluk olabilir. Kentleri kötü yönettiler. Ranta teslim ettiler. Bülent Arınç, Melih Gökçek ile ilgili “parsel parsel sattılar” demişti. Son olarak yine bir açıklama yaptı; “Birisi koltuğundan kalkamıyorsa mutlaka altını kirletmiştir” dedi. Bu ikisi de istifa sebebi değil. Çünkü bunu yapanların gitmesi gereken yer yargı. İstifa etmeleri yetmez. Biz İzmir’de Büyükşehir davası yaşadık biliyorsunuz. Herhalde yerel yönetimler tarihinin en büyük davasıydı. Bir yılın üzerinde takip etmişler Büyükşehir Belediyesi’ni, hiçbir şey çıkmadı. Ama insanlar zulüm gördüler. Hırsızlık yok, yolsuzluk yok, hiçbir şey yok ama bundan dolayı Büyükşehir Belediyesi’nin çok kıymetli bürokratları cezaevinde kaldı. Başkan Kocaoğlu yüzlerce yıl ile yargılandı. Bunları yaşadıktan sonra şimdiki başkanların sadece istifasının istenmesi dikkat çekici. 

"MÜFTÜLÜK YASASI TOPLUMU AYRIŞTIRIYORLAR”

Müftülere nikah yetkisiyle ilgili neler söylersiniz?

Biz müftülerin ve imamların dini nikah kıymasına karşı değiliz. Ülkede resmi nikahı eğer bir din adamına kıydırırsanız her ne kadar devlet memuru da olsa dini kimliği ağır basan birine kıydırırsanız toplumu bölersiniz. Biz buna karşıyız. Medeni Kanun 1926 yılında tüm Türk vatandaşlarını inançlarına, ırklarına, dillerine, dinlerine bakmaksızın bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlanan herkesi evlendirme memurunun önünde evlenmesini sağlamış. Hıristiyanı, Yahudisi, Alevisi, Sünnisi hepsini birleştirmiş. Siz ne yapıyorsunuz şimdi? Toplumu ayrıştırıyorsunuz. Toplumda zaten çok kutuplaşma var. Buna bir yenisini daha ekliyorsunuz. Müftülükte nikah kıydıranlar ve belediyede nikah kıydıranlar. Önümüzdeki süreçte bir papaz şunu diyebilir; “madem din adamları nikah kıyabiliyor, benim din adamımı da devlet memuru yapın.” Alevi dedesini de devlet memuru yapın, o da nikah kıysın. Bu bir dini nikah değil diyorlar ama, dini nikahı resmileştirmeye çalışıyorlar. Ayrıca bugün ülkenin içinde bulunduğu durum çok kritik. Ülke bu durumdayken bizim konuşmamız gereken müftülere nikah yetkisi mi Allah aşkına…

“CHP’DEN ÇOK OY GİTMEZ”

Yeni parti ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Endişeniz var mı CHP’nin oylarının bölüneceğine yönelik?

Merkez sağda, milliyetçi duyguları olup MHP’ye değil de CHP’ye oy veren seçmen tabii ki vardır. Bunun sayısının çok olduğunu düşünmüyorum ama. Ama asıl sıkıntı MHP ve AK Parti’de. Çünkü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin başında işgalci gibi. Bu yüzden MHP seçmeninin büyük ölçüde yeni partiye akacağını düşünüyorum. AK Parti ise muhafazakar seçmen dışında merkez sağda büyük bir boşluğu dolduruyor. Merkez sağda güçlü bir parti olmadığı için bu kadar çok oy alıyor. Yeni partiyle birlikte AK Parti’nin de bugüne kadar aldığı oyları alamayacağını düşünüyorum. 
 

Yayın Tarihi : 31.10.2017 : 12:20


Yorumlar

3711




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN