Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Turizm ''Araplaşıyor''

Turizm ''Araplaşıyor''
ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda başta olmak üzere Avrupalılar iki yıl yaşadığımız gibi gizli ambargolarını sürdürsünler, siz o zaman görün turizmdeki halimizi.

 

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

Bu adam söylemişti ama aldırmamıştık; diyeceğiniz günler çok uzakta değil.

ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda başta olmak üzere Avrupalılar iki yıl yaşadığımız gibi gizli ambargolarını sürdürsünler, siz o zaman görün turizmdeki halimizi.

Hayal bile edemeyeceğiniz gelişmeler yaşanacak.

Örneğin Çeşme’nin dünyaca ünlü Ilıca’daki büyük plajı, ikiye bölünecek.

Bir bölümü Arap turistlere; çevresi sımsıkı kapatılarak ayrılacak.

Restoranlar da öyle.

Balıkçıların bir bölümü “içkisizdir” levhaları asacak, bir bölümünde ise “haremlik-selamlık” uygulaması başlayacak.

Neden mi?

Ülkemiz turizmde adım adım Araplaşma sürecine giriyor da ondan…

***

Arap turistler daha önce, yeşil olması nedeniyle Bursa’yı tercih ediyordu.

Sonra İstanbul’u keşfettiler.

Bugün İstanbul’a gelen beş yabancı ziyaretçiden biri Arap’tır.

Araplar buradan Karadeniz Bölgesi’ne yöneldi. 

Giresun’dan başlayıp Gürcistan ile sınırımız olan Batum’a kadar uzanan Karadeniz’in her yerindeler.

Şimdi de Araplaşma, Antalya Kaş-Kalkan ve Alanya’ya sıçradı. 

***

Yanlış anlaşılmaktan korkarım.

Hangi ülke, hangi din, dil ve kültüründen olursa olsun herkes, istediği yere gitmekte özgürdür.

Buna ben başta olmak üzere kimsenin itirazı olamaz.

Olmaması gereken şudur; bir ülkenin tamamı ya da bir bölge, il, ilçe, belde sadece bir ülkenin; dil, din ya da kültürünün egemenliğine bırakılamaz.

Türkiye’nin tüm kıyılarında plajlara kadın-erkek birlikte girer-çıkar. Balık restoranlarında yasal koşullarda içki içilir.

Haremlik-selamlık uygulama yoktur.

Ama Araplar her gittikleri yerde bunları istiyor ve kabul de ettiriyorlar.

Yapcaz o zaman?

***

Anımsayın; bir dönem;  Marmaris'i istila eden İngiliz holiganlar, Kemer’in yalnız Rus, Side’nin Alman, Alanya’nın İskandinav ülkelerinden gelenlerin egemen olmasına nasıl karşı çıktıysak, bu görüş bugün de İstanbul’dan başlayıp Karadeniz’e, oradan da Akdeniz’e yayılan Arap ülkeleri için de geçerlidir.

Ege’ye henüz gelmediler. Ama yakındır.

***

Şimdi; “ne zararı var kardeşim” diyenleriniz olacaktır.

Haklısınız da; turizmdeki Arap hegemonyası, ülkemizin turizmdeki en önemli avantajlarından biri olan kalitenin hızla düşmesine neden olmaktadır.

Bunu görmek ve yaşamak için, Sultanahmet ya da Taksim’e gidin; yeter.

Nedeni yine çok basit:

Cem Yılmaz’ın reklam filmindeki deyimiyle ‘Tamamen duygusal!’  yani paradır.

Ya Uzungöl’ün hali.

Bu doğa harikası bugün artık her şeyi ile bir Arap, daha doğrusu Vahabi Suudi Arabistan kantonu haline gelmiştir.

Uzungöl’de otel adıyla ortaya çıkan her biri bir başka ucube olan o yerlerde Türklere yer bile verilmiyor.

Çünkü otel demeye dilimizin varmadığı o yerler, Suudi Arabistanlılara Türklere verilebilecek fiyatların çok üstünde rakamlarla satılıyor.

***

Geçmişte turizmin Alman egemenliğine girişinin ifadesi olarak kullanılan ‘Aldi’leşmeye bazı bölgelerin Rus’laşması için kullanılan ‘Nataşa’laşmasına itiraz etmek nasıl ülke gerçeği ise turizmde Suudi merkezli ‘Vahabi’ “Araplaşma’sı da kabul edilemez.

Edilmemelidir de…
 

Yayın Tarihi : 22.09.2017 : 17:25

Etiketler : haber    haberler    arap turist    turizm    arap    hamdi türkmen    turizm araplaşıyor       


Yorumlar

3506




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN