Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Zerzevatçı Dükkanı İflas Etti

Zerzevatçı Dükkanı İflas Etti
Nedim kardeşimin duygusal mektubu ve açıklamaları beni gerçekten çok etkiledi. Biraz haksızlık etmişim. Ama bazı görüşlerim var ki, babam gelse değiştirmem ve vazgeçmem; bu da biline...

 

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

Kapattık arkadaşlar.
Sevgili Nedim Atilla ile birlikte olup; İzmir'deki zerzevatçı dükkanının kapısına kilit vurduk.
Salatalık mı, patlıcan mı, biber, domates mi alacaksınız; bundan böyle bakın başınızın çaresine. İzmir'de artık böyle bir platform yok.
Nedim'in zerzevatçı iş yeriyle, benim “hıyar”cı, karşılıklı “uzlaşma” ile piyasadaki geçim endeksine ne yazık ki yenik düştü.
Ne yapalım; ekmek parasıysa artık başka iş kollarına yelken açacağız.
Nedim kardeşim bunu uzun süredir yapıyor ama ben daha yeniyim; acemiliği üzerimden atamadım.
Yaşam bu ve her şey insanoğlu için, bu da geçer gider...

***

Nedim kardeşimin duygusal mektubu ve açıklamaları beni gerçekten çok etkiledi.
Biraz haksızlık etmişim. Ama bazı görüşlerim var ki, babam gelse değiştirmem ve vazgeçmem; bu da biline...
İşte o satırlar:
Sevgili Hamdi Abim…
Yazılarını hep okumak istiyorum ama olmuyor… Artık gazetecilikten para kazanma şansımız kalmadığından akademik kariyerden üç beş kazanarak geçiniyor ve bu nedenle de İzmir’e adeta “ateş alma” maksadıyla uğrayabiliyorum. 
Bu nedenle okumam gereken birçok şeyi okuyamıyorum. Ama bu mazeret olamaz. Şehirde okunacak çok da kalem olmadığından seninkileri kaçırmamam gerek. Artık kaçırmayacağım, söz.
6 Eylül’de yazdığın yazıyı, 14 Eylül’de Gül Sokak’taki pizzacıda otururken -her şeye maydanoz genel müdür vekili vardı anımsarsın- bir arkadaşım gösterdi. 
“Yahu bu benim” dedim. Adımı anmamış ama beni tarif etmiş dedim…
Meğerse 12 Eylül’de benim için bir “salatalık” bibliographisi yapmışsın.
Ben hıyarı severim, bol bol da yerim. Rakının yanına da pek yakışır… Ama bu kadar çok salatalık yazısı yazdığımı vallahi bilmiyordum. Çok teşekkür ederim. Ama hakkını sen de teslim etmişsin iyi yazılar.
Ancak ne ben sana “hıyar” derim, ne de senin kendine böyle bir yakıştırma yapmanı isterim, üzülürüm gerçekten…
Ama hıyarın dilbilimsel kökeni gerçekten zinaya dayanıyor. Tahmini zor değil…
Ama sana ve İzmirlilere asla salatalık, zerzevat demedim.
 Burada daha çok tweet dünyasında “troll” diye geçen yumurta kafalara benzeyen isimsiz ya da sahte isimle yorum yapan “sahibinin sesi” şahıslara “salatalık” dedim. Eskiden beri “hıyar” sözcüğünü biraz argo bulduğumdan mıdır nedir, salatalık yazmayı tercih ediyorum. Senin internet taraman da bunu doğruluyor zaten…

***

Gelelim TMMOB odalarına… Sen onları, koruma kurullarını falan da sevmezsin. Aleyhlerine yazdığın yüzlerce yazı vardır. Hatta Yeni Asır’ın kocaman verdiği “Sit’tir Sit!” başlıklı makalen bugünkü gibi geliyor aklıma ve kahkahalarla gülüyorum.

***

Sevgili abim… 
Üç yıl önce “Yaşam Mimarı” diye geçinen kart zampara (son fuar açılışında da kendine ön sıradan yer kapan müteahhit, Ali Ağaoğlu'nu kastediyor) “TMMOB kapatılsın” demişti… 
Ben İzmir’deki yerel yönetimlerin protokolün ön sırasını paylaştığı bu adamla aynı dünya görüşünde olmamasını isterim. 
Doğanın ve yaşam alanlarının yağmasına yönelik yasaların hazırlanmasında demokratik katılımcı yöntemler yerine, halkı, sivil toplumu, meslek odalarını dışlayan, uyarıları dinlemeyen yönetimlere karşı çıktım. Yoksa o odaların yöneticilerinin ekmeklerini nereden kazandığını biliyorum. Ama ben eyleme bakarım, karşı çıkış İzmir’den yana mı, İzmir’in çıkarlarını koruyor mu onu değerlendiririm.
Seninle ve Erol Yaraş’la “Haftalık”ta çok tartıştık. O zaman nerede duruyorsam şimdi de aynı yerde duruyorum. 
Bugün her çağın izlerini taşıyan İzmir’in tarihsel ve kültürel dokusunun korunması gelecek kuşaklara bırakacağımız en değerli mirastır.
Yüzyıllardır farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan İzmir insanlık tarihine de ışık tutacak zenginliktedir. 
İzmirimizin tarihsel dokusunun ve kültür birikiminin “muhafaza” edilmesini maalesef “muhafazakarlar” beceremiyorlar. İstanbul’da Süleymaniye’nin silüetini bozacak kadar ileri gidiyorlar.
Ne oldu bilmiyorum iki sene öncesine kadar bu konuda aynı düşündüğümüz İzmir’deki yerel yönetim ne oldu da fikir değiştirdi…
Keşke senin deyiminle “entel dantelleri” dinleseler… Bu şehir daha yaşanır olurdu…
Büyükşehir’in küçük iskele projesine destek olmayana ise entelektüel değil aymaz derim ben… Sevgilerimle...

***

Zerzevatçıyı kapattık ama Nedim kardeşimle hala entel-dantel dediğim kesimin İzmir ile ilgili asla katılmadığım çok sayıda görüş ve yaptırımları var.
Bu entel-dantel kardeşlerime soruyorum; Yüksel Çakmur döneminde Konak'a yaptırmadığınız bir alışveriş merkezi vardı; şimdi acaba İzmir'de o gün engellediğiniz AVM'lerden kaç tane var; kaç tane daha yapılıyor?
Neden karşı çıkmıyorsunuz?
Birinci Kordon'un dolgusuna; “denizi kayalarla dolduruyorlar, ekolojik denge bozuluyor” diye kafa tutanlarınız; bugünkü durum yerine 6 şeritli otoyol olsaydı, trafiği çözüyor diye daha mı memnun olacaktınız?
Ya İnciraltı...
Büyükşehir, iktidar yoğunluğu düşük projeler yaptı. Hepsine karşı çıktınız. Bugün gidin görün İnciraltı'nın halini; İzmir'in kalbi 50 tane düğün salonun esareti altında.
Ah...Ah... Ah...
Çok sorun var, çok.
Hepsinin altında da İzmir'in gelişmesini frenleyen entel-danteller cirit atıyor!..

Yayın Tarihi : 21.09.2017 : 17:25

Etiketler : hamdi türkmen    nedim atilla    zerzevatçı    yazar    Zerzevatçı Dükkanı İflas Etti       


Yorumlar

2455




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN