Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Paramızla Çin İşkencesi Yaşattılar

Paramızla Çin İşkencesi Yaşattılar
10 günlük Bayram süresince Yunan Adaları'na gitmek için 50 bin kişi sadece vize için 16 milyon lira vize parası ödedi, toplam harcadığımız para ise 500 milyon lirayı geçti.

 

HAMDİ TÜRKMEN / BEN HABER

Bayram geride kaldı ama bu süreçte Yunanistan'ı tercih edenler için bazı tespitler yapmak istiyorum.
Kimse aksini savunmasın; özellikle bu bayram Türk turistlere giriş kapılarında ve gümrüklerde “ikinci sınıf” Suriyeli, Afgan muamelesi yapıldı.
Özellikle “kapı giriş vizesi” ile seyahat eden Türkler giriş onayı alabilmek için kuyruklarda 4 ila 6 saat güneşin altında beklemek zorunda kaldı.
Tek nedeni, tek bir polisin görev yapması.
Sızlanmalar, bağırış-çağırışlar ve itiş-kakışlar ikinci bir polisi görev yapmaya zorlayamadı.
Bir de o insanın yüreğini sızlatan sıradan Yunan Polisi'nin, “gelmeseydiniz kardeşim, biz mi sizi davet ettik” sözleri yok mu; al valizi geçir kafasına ama, yapılamıyor işte!..

NE YAZIK Kİ ŞIMARTAN BİZİZ

Bu yıl da uçaklar ve feribotlar dolusu vatandaşımız, Yunanistan’a gitti. Daha doğrusu, kaçtı. 
Bayram tatillerini Foça’da, Didim’de, Assos’ta, Alaçatı’da, Bodrum’da geçireceklerine, biraz ekonomik gücü olanlar Sakız, Kos, Santorini, Patmos, Paros, Tassos, Halkidiki, Midilli ve Mora’yı seçtiler. 
Şimdi sıkı durun; İzmir’den adalar için bu bayramda vize alan Türk sayısı 50 bin kişiyi buldu.
Ve biz sadece bayramda Yunanistan’ın kasasına, İzmir ve Ege Bölgesi’nde yaşayanlar olarak vize parası olarak 16 milyon lira “harç bedeli” ödedik.
Ya 10 günde Türkler olarak adalarda harcadığımız parayı tahmin edebilir misiniz?
Tam 500 milyon lira.
Adam gibi 10 – 15 günlük vize için 80 Avro öde, sonra da kapı girişinde Suriyeli göçmen muamelesi gör.
Şunu anlamış değilim; Ege'deki Yunan Adalarının ekonomisini ayakta tutan ilk sıradaki ülkelerden biriyiz.
Bir süre öncesi kadar vize başvurularında kişi ilk kez istiyorsa, 3-6 ay arası vize verildi. Sonrasında süreç 2-3 yıla kadar çıktığı olurdu.
Ya şimdi?
Utanmadan o kadar evrak hazırlatıyorlar, verdikleri vize süresi ya 7 gün ya 10, bilemedin 15 gün.
Vizen bitti, ver bir 80 Avro daha.
Arkadaş sizler Yunan Konsolosu musunuz, yoksa soyguncu mu?
YUNANİSTAN ADALARI'NIN EKONOMİSİNİ AYAKTA TUTAN ÜLKELERDEN BİRİ DE BİZ TÜRKLERİZ.

ARTIK UCUZ DEĞİL

Türk vatandaşları için Yunanistan artık çok ucuz değil. 
Yapın hesabını göreceksiniz...
Ekonomi iyi giderken, yani TL güçlüyken, Yunan adalarındaki fiyatlar gerçekten Bodrum’dan, Çeşme’den, Alaçatı’dan kat kat ucuzdu.
O dönemde herkesin Yunan Adalarına akın etmesini anlıyorum.
Ye iç, patlayana kadar iç şarabı kişi bası 20 Avro öde kalk masadan.
Avro 2 TL’yken, tatlı oluyordu sahiden böyle yiyip-içmek.
Şimdi ise illa da gidilmeyi gerektirecek kadar ucuz değil.
Bizlerin yaptığı yanlış;, Alaçatı ile Sakız’ın ya da diğer adaların çoğunun karıştırılmasıdır.
Alaçatı’ya paran varsa gideceksin arkadaş.
Yoksa gitmeyeceksin.
Örnek mi, Santorini; burası da Yunan Adası.
Akşamüzeri, güneşin batışını seyretmek için oturun bir kafeye, soğuk bir bardak kahvenin bedeli 18 Avro, yani TL olarak 72 lira!..
Sıkıysa seyredin güneşi de göreyim.

NEDEN GİDİLİYOR?

Yazar Aslı Aydıntaşbaş'ın sorunun yanıtıyla ilgili ciddi görüşleri var.
Özetlersek; estetik, özgürlük, yerellik. 
Adalara gittiğinizde o daracık sokaklara, o taş evlerin güzelliğine baka baka doyamıyorsunuz. Ölçek, ufak. İnsani...
Plastik sandalye bile yok. Mekanlar sahici ve çoğunlukla yerel. Tahta sandalye, sade bir koltuk. Bir çok lokanta ve otel, hep aile işletmesi.
Ve bu durum, insanın ruhunu dinlendiriyor. 
Bizim ülkemiz de daha düne kadar öyleydi. Ancak el birliğiyle yereli de, tarihi de yok ettik. Nerede bir taş ev varsa, yıkıp pideci yaptık; yetmedi üstüne çirkin bir kat çıktık. Rum mezarlığına otogar, eski taş konağı da yıkarak AVM'ye dönüştürdük. 
Tarih deyince aslında bizde çok var. Korunmamış olsa dahi var. Ama devlet, bu coğrafyanın tarihiyle barışık olmadığı için ne Bizans’ı, ne Roma’yı, ne de Osmanlı’yı yeterince pazarlayamıyor. 
Aklı fikri her yeri TOKİ'leştirmekte!
Bir de, Hayrettin Karaman gibi tiplerin kafede sigara içen kadına bile tahammülsüz olduğunun bilinci, turizmimizi etkiliyor.
İnsanlar, özgür oldukları, kadınların sokakta rahat hissettiği, siyasi baskının olmadığı mutlu ülkelere gitmek isterler. Kafelerde aylak aylak oturmak, özgürlük solumak, akşam gelince bir kadeh bir şey içmek ister... 

Bilmem anlatabildim mi?

Yayın Tarihi : 09.09.2017 : 13:05

Etiketler : haber    haberler    yunan adaları    gümrük    vize    işkence    kuyruk    hamdi türkmen    Paramızla Çin İşkencesi Yaşattılar    ben haber       


Yorumlar

4200




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN