Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İş Dünyasının Doğaya Bakan Yüzü: Alp Tuğhan

İş Dünyasının Doğaya Bakan Yüzü: Alp Tuğhan
İş dünyasının 'farklı' üyesi Alp Tuğhan, hobileriyle dikkat çekiyor. Avcılıktan, motosiklete ve dalışa kadar doğaya dönük yaşam tarzı, Tuğhan'ın vazgeçilmezleri.

 

BURAK CİLASUN / BEN HABER
 
Çeşme'de yazlık ve tekne, Kordon'da balık ve bir parça cemiyet hayatıyla soslanmış İzmir iş dünyasına farklı renkler taşıyan bir isimle tanıştıracağım sizleri. Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, doğaya olan tutkusunu başta avcılık ve motosiklet olmak üzere çeşitli hobilerle süslüyor. Röportajımızı 6 av tüfeğiyle süslenmiş bir odada gerçekleştiriyor olsak da hem Alp Beyin hem de eşi Hanzade Hanımın mütevazılıkları ve güler yüzlülükleriyle harika ev sahipleri olduklarını belirtebilirim.
 
 
Kendinize vakit ayırmayı nasıl başarıyorsunuz?
 
Zengin zaman denilen bir zaman dilimi var. Bir gün ve belli bir saat aralığı belirliyorsunuz. Çevrenizdeki herkes o saatin size ait olduğunu biliyor. Ben de kendime öyle bir zaman dilimi ayarladım. O saatlerde kimse benim üstüme bir program yapmaz ve bana ait olur. Gerekirse tek başıma yürür, o zamanı yine kullanırım. Ben yapı olarak yerimde oturamıyorum. Tez canlıyım ve masa oyunlarını bilmem. Kağıt oyunlarını, okeyi bilmem. Off road yapacağım, ok atacağım, ava gideceğim, doğaya çıkacağım, mutlaka bir şey yapacağım.
 
Ava gitmek, içinde barındırdığı risklerle kimi insana korku verir. Siz bu korkuyu nasıl yendiniz?
 
Dediğiniz gibi insanların başına zaman zaman kaza bela gelebilecek bir şey ava gitmek. Ama olabilecek aksiliklerin tamamına yakını tecrübesizlikten, bilgisizlikten ve eğitimsizlikten dolayı geliyor. Ben avlanmakla ilgili eğitim aldım. Giydiğim kıyafete kadar özen gösteriyorum. Örneğin insanlar ayaklarını burkuyor. Neden? Çünkü ona göre uygun botu giymek yerine spor ayakkabı giyiyorlar.
 
 
İlginiz nasıl başladı?
 
Her erkek çocuğu gibi oyuncak tabanca ve tüfeklerle büyüdük tabii biz de. Sonrasında askerde atış birinciliklerim oldu. Mesleğim icabı av tüfeği ve bu tür ekipmanlar taşımaya başlayınca o kültürün içine girince kopamadım. Çeşitli ürünleri kıyaslamak için edindim. Sonra fikir paylaşmaya ve keyif almaya başlayınca bırakamadım. Maksat illa bir canlı hedef değil. Dağ yürüyüşü ve hedef atıcılığı çok keyif veriyor. Sabah toprağın kokusunu alıyorsunuz. Şehirde bu mümkün mü?
 
Kaç tüfeğiniz var? İçlerinde anısı olan var mı?
 
9 tüfeğim ve bir okum var. İçlerinden bir tanesi, bir arkadaşımın el işçiliğiyle 3 ay sürdü. Üstünde oğlumun adı işlenmiş olarak geldi. Onu ava götürmeye kıyamıyorum. 
 
 
“BİZİ TERÖRİST ZANNETTİLER”
 
Avda yaşadığınız ilginç bir olay var mı?
 
Olmaz mı... Duvarda gördüğünüz M16 görünümündeki av tüfeği aslında Türk yapımı. Henüz daha M16 görünümünde av tüfeklerine insanlar henüz aşina değilken biz o silahla Konya'da Ava Giden Dönmez Dağı'na gitmiştik. Dolaşırken ormancıları ve jandarmayı gördük ve el salladık. Biz onları unutmuştuk ama sonra bir baktık etrafımız sarılmış. Teslim olma çağrısı geldi ve yere yatmamız söylendi. Meğer o silahlar henüz daha pek tanınmadığı için bizi uzaktan terörist zannetmişler. Bir saat boyunca kendimizi anlatmaya çalıştık. Allah'tan ruhsatlarımız vs. her şey yanımızdaydı.
 
Çevrenizin tepkileri nasıl? Örneğin avcılık nedeniyle tepki gösterenler oluyor mu?
 
'Keşke ben de gelseydim' diyen de oluyor ama çekinen, korkan da oluyor. Tepki göstermeye gelince de bazı bayan arkadaşlarımız tepki gösteriyor ava çıkmamıza ama kendileri lokantalara gidiyor, etini, balığını yiyor. Ben de kedi köpek vurmuyorum herhalde! Ben de kalkıp doğanın dengesini bozacak iş yapmıyorum. Sırf zevk için bir hayvanın canını alan insanlar değiliz.
 
Doğadan şehir hayatına dönünce ne hissediyorsunuz?
 
Bir ailenin doğayla iç içe olduğu yer şehir ortamında balkonu. Bu beni çok üzüyor. Bizim tabiata, toprağa dokunmaya ihtiyacımız var. Balkona sıkışınca, sıkışan insanları görünce üzülüyorum. Eşim biliyor, doğaya çıkacağım zaman sabah olmadan kalkarım çünkü heyecandan uyuyamam.
 
 
“BENİ PİZZA MOTOSİKLETİ ÇEKTİ”
 
Motosiklete karşı da epey ilgilisiniz...
 
Motosiklet tutkunuyum. İlk birkaç sene kendim kullandım ama baktım öyle olmuyor. Onun da ileri sürüş noktasında dersini aldım. Dünya çapında bir akreditasyon sistemi var RoSPA adında. Onu da aldım. Hatta İtalya'ya gittiğimizde arkadaşlarımızla motosiklet kiralamak istediğimizde o belgeden dolayı ben daha ucuza kiralamıştım. Motosiklette de kötü hava yoktur, kötü ekipman vardır. Ekipmanınız iyiyse, eğitiminiz de varsa ortada bir sıkıntı yok. Araç kullanırken kafanız kısa bir süre de olsa belli konulara kayabiliyor. Motosiklette o lüks yok. Böylelikle diğer konuları düşünmeye fırsatınız kalmıyor. Bakın bir de motosikletçiler arasında dayanışma var. Otomobilinizle yol kenarında durun, kimse durmaz. Motosikletle durun, en kötü 2. motosiklet yanınızda durur. Bakın beni kaç kez pizza motosikleti çekti.
 
Motosikletle en uzak nereye gittiniz?
 
İsviçre'ye gittim. Alplere gittik motosikletlerle. İtalya'da ve Almanya'da da kullandım. Türkiye'de İstanbul'u, Bodrum'u zaten saymıyorum. Şimdi Las Vegas'a gideceğiz. Oradan motosikletlerle Nevada Çölü'nden 51. Bölge olarak adlandırılan yerlere gideceğiz. Bakalım ufolar var mı? (gülüyoruz) 
 
“BENİ GÖRÜNCE 'ALP BEY YOK MU?' DİYE SORUYORLAR”
 
 
Motosikletle iş hayatı birbirinden çok uzak duruyor gibi...
 
İnsanlar bunu bir kalıp gibi düşünüyor aslında. Hafta içi takım elbiseyle gördükleri adamı hafta sonunda da öyle görmek istiyorlar ama benim rahat bir yapım var. Büyük büyük 6 dövmem var örneğin. Koi Balığı dövmem var bunların arasında. Koi Balığı akıntıya ters yüzen bir balık. Ben de kendimi öyle hissediyorum. Benim başarıyla ilgili, yapılmamışı yapmakla ilgili bir özelliğim, bunun için çabalayışım var. Yaptıklarıma matematiksel olarak bakmam. Mutluluğumu paylaşmayı severim. Üzüntümü paylaşmasam da sevincimi yedi düvelle birlikte yaşamak isterim. Defalarca çeşitli şirketlerden, bankalardan gelip, “Alp Bey yok mu?” diye soranlar oldu. Bir keresinde de şoförüm Yıldırım Bey ile bir iş görüşmesine gitmiştik. Tabii kendisi takım elbiseli, benim ayağımda yırtık kot, elimde bir çanta vardı. Karşı taraf Yıldırım Beye “Hoşgeldiniz Alp Bey” diyerek sarılmıştı.
 
Motosiklet mi avcılık mı?
 
İkisinden de vazgeçemem herhalde.
 
Bu hobilerinizin ne kadarının oğlunuza geçmesini istersiniz?
 
Off-Road yapmak vs hepsine çok heves duydum. Sanayilerde araç toplamaya saatlerimi verdim ama oğlumu araç tutuyor örneğin. Arabayla bir yerden bir yere gidemiyoruz. Onun dışında dağ yürüyüşlerine başladık. Herhalde onun gelişimi avcılık yönünde olacak gibi. Motosikletlere de çok düşkün. Elektrikli motosikletleri. Benim kasklarım onun motosikletlerinin gidonuna asılı. 
 
Eşinizin yaklaşımı nasıl bu hobilere?
 
Eşim sever silahları. Tabii hanımların bir korumacı yanı var. Her çıkışta bir dua ile çıkıyoruz. Yine de eğitimlerimi biliyor. Bir de yaptığım işi hobi olarak yapıyorsam, onun hobi olduğunun ben de farkındayımdır. Ayrıca eşim de bayanlar kategorisinde iyi bir atıcıdır.

Yayın Tarihi : 03.11.2016 : 10:55

Etiketler : haber    haberler    alp tuğhan    iş adamı    silah    av    motosiklet    koleksiyon    röportaj    burak cilasun    ben haber    ben tv    kanalben       


Yorumlar

3781




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN