Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Başbakan Yıldırım İzmir'de

Başbakan Binali Yıldırım, gün boyu sürecek programı için uçakla İzmir'e geldi.

 

Başbakan Binali Yıldırım, bir dizi açılış programı için İzmir'e geldi.
 
Başbakan Binali Yıldırım, bir dizi açılış programı için geldiği İzmir'de Adnan Menderes Havalimanı'nda partililer tarafından karşılandı. VIP salondan çıkan Başbakan Yıldırım, 9 Eylül Üniversitesi Akademik Yıl Açılış törenine katılmak üzere havaalanından ayrıldı.
 
 
Başbakan Yıldırım, Başbakanlık aracında yol boyunca vatandaşları selamladı.
 
 
Başbakan Binali Yıldırım İzmir'de 9 Eylül Üniversitesi Akademik Açılış Yılı töreninde konuştu.  Yıldırım konuşmasına, 15 Temmuz darbe girişimi gecesine ilişkin "Bu millet bayrağı alıp meydanlara toplandı, Türk milleti bu alçaklara unutamayacakları bir ders verdi" sözleriyle başladı.Gülen cemaati mensuplarının devlete gizlice sızdıklarını belirten Yıldırım "FETÖ terör örgütü kendini gizleyerek 40 yıl bekledi ve ansızın ortaya çıktı" ifadesini kullandı.
 
 
Başbakan Yıldırım'ın konuşmalarından satır başları:
 
Milletin silahıyla milletin evlatlarının üzerine kurşun yağdırarak devleti ele geçirmeye çalıştılar. Bu büyük millet ne kadar asil olduğunu, ne kadar bağımsızlığına düşkün olduğunu, büyük Atatürk'ün 'Bağımsızlık benim karakterimdir' dediği millet kendine yakışanı yaptı.
 
BİRLİKTE OLURSAK AYAKTA KALIRIZ
 
Bulunduğumuz coğrafya zor bir coğrafya. Anadolu toprakları zaman zaman buluşmanın zaman zaman çatışmanın merkezi olmaya devam etmiş. Sadece fay kırıklarıyla değil aynı zamanda sosyolojik ve kültürel farklılıklarının da buluştuğu coğrafyadan söz ediyoruz. Bu coğrafyada birlikte olursak ayakta kalırız.
 
FETÖ İLE MÜCADALE
 
Şimdi bize diyorlar ki 'Bunlarla ilgili önlemi niye almadınız'. Güzel soru. Bir terör örgütüne karşı nasıl önlem alınır? Yani adını koyarsanız önlem alırsınız. En üst düzey komutan yanında taşıdığı 20 yıllık, özel kalemi... Nefes almasını adeta hisseden, her zaman yanında olan adam bir gün 'Komutanım sizi tutukluyoruz' derse ne yaparsınız? Nasıl bir örgütten bahsettiğimi lütfen anlayın. İlişkileri net olmayan bir örgütten bahsediyoruz. Amaç uğruna her şeyi mübah sayan bir örgütten bahsediyoruz. Alçak bir örgütten bahsediyoruz.
 
Bunların aklı kendi aklı değil. O akıl karşımıza çıkmıyor. O akıl arka planda aynı Hacivat-Karagöz gibi bunları oynatıyor. 15 Temmuz'dan önce görev bölümü yaptılar. Her şeyi hesap ettiler, yargıda mesafe almışlar. İş hayatında her alanda müthiş bir yol adlıklarını düşünüyorlar. 'Düdüğü çalalım, ihtilali yapalım' hesap bu. Çıktılar meydana fakat halkı unuttular. Halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir. Cuntacılar, contayı yakmıştır. Millet bir kez daha ecdadından aldığı bu bayrağı daha da yükseklere çıkararak dalgalandırmıştır.
 
İLİŞKİLERİ NET OLMAYAN BİR ÖRGÜT
 
FETÖ terör örgütü sinsice, kendini gizleyerek birikimini yaptı, 40 yıl bekledi. Kapalı, ilişkileri net olmayan bir örgüt.
 
Türk milleti, bu alçaklara unutamayacakları bir ders verdi.
 
CUNTACILAR CONTAYI YAKTI
 
Bunların aklı kendi aklı değil. O akıl karşımıza çıkmıyor. O akıl arka planda aynı Hacivat-Karagöz gibi bunları oynatıyor. 15 Temmuz'dan önce görev bölümü yaptılar. Her şeyi hesap ettiler, yargıda mesafe almışlar. İş hayatında her alanda müthiş bir yol adlıklarını düşünüyorlar. 'Düdüğü çalalım, ihtilali yapalım' hesap bu. Çıktılar meydana fakat halkı unuttular. Halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir. Cuntacılar, contayı yakmıştır. Millet bir kez daha ecdadından aldığı bu bayrağı daha da yükseklere çıkararak dalgalandırmıştır. Böyle bir millet dünyanın hiçbir yerinde yok.
 
DOĞU VE GÜNEYDOĞUDAKİ GELİR ARTTI
 
2002'de bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu yani terörle mücadele yapıldığı 23 ilimizin ortalama geliri 750 dolardı. O zaman Türkiye'nin ortalaması 3200 dolar. Şimdi Türkiye ortalaması 3 kat arttı. Ama bu 23 ilimizdeki milli gelir 5700 dolara çıktı. Türkiye 3 kat arttı, bu bölge 8 kat arttı. Kardeşliğimizi geliştirmenin yolu vatandaşlarımız nerede yaşarsa yaşasın aynı hizmeti görmesi lazım.
 
ASIL MAĞDUR MİLLETTİR, MİLLETİN PSİKOLOJİSİ BOZULDU
 
Bir mağdur edebiyatı tutturdular. Bunlar mağdur da bu geleceği karartılan millet mağdur değil mi? Bu ne biçim iştir' Asıl mağdur millettir. Milletin psikolojisi bozuldu. Bunların sorumlularına hesap sorulmayacak mı? Zamanı mı bunların avukatlığına savunmak? Darbecilere cesaret vermek, yeni bir darbe arayışına sokmak bu ülkeye hizmet değil.
 
 
ADALETLE HAREKET EDECEĞİZ
 
Kurunun yanında yaşın da yanmaması için gayret ediyoruz. Suçluysa gereği yapılacak. Husumetlerimiz varsa geçmişte 'Fırsat elime geçti ben de bunları FETÖ sepetine koyayım' derseniz bunun çok büyük bedeli olur. Sadece vicdani değil, hukuki sorumluluğu da olur. İntikam ya da merhamet duygusuyla değil adaletle hareket edeceğiz.
 
YENİ TEŞVİK PAKETİ
 
Tarım ve hayvancılık sektörümüze yönelik kapsamlı teşvik ve destekleri bugün Ödemiş'te yapacağımzı toplantıda İzmir'den 1 numaralı tarım şehrinden bütün ülkeye açıklayacağız.
 
BAŞKAN KOCAOĞLU'NA SELAM
 
İzmir Başbakanlık Ofisi’nde Göztepe’ye yapılacak statla ilgili toplantı yapan Başbakan Binali Yıldırım, stat yapımındaki dava sorunu için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu kastederek, “Benden selam söyleyin, davayı çeksin” dedi.
 
Başbakan Binali Yıldırım, Başbakanlık Ofisi’nde Göztepe’ye yapılacak 20 bin kişi kapasiteli statla ilgili toplantı yaptı. Programa, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, AK Parti İzmir Milletvekilleri Kerem Ali Sürekli, Mahmut Atilla Kaya, Hamza Dağ, Necip Kalkan, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ve yönetimi, İZVAK Başkanı Ali Erten de katıldı. Öte yandan Başbakan Yıldırım, Başbakanlık Ofisi’ne girmeden önce ofisin önünde kendisini bekleyen Göztepe Spor Kulübü taraftarlarının yanına giderek sohbet etti. Başbakan, Başbakanlık Ofisi önünde vatandaşların tezahüratları ile karşılandı.
 
“TARTIŞMAYA SON NOKTAYI KOYAN PROJE”
 
Başbakan Yıldırım, Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil’in statla ilgili verdiği bilginin ardından şunları söyledi: “Hayırlı olsun. Güzel bir proje, değişik bir konsept. Sadece haftadan haftaya maç yapılan değil, sürekli bir yaşam merkezi olarak planlanmış. Spor alanları, vakit geçirilecek bir alan. Çevreye yük getiren değil çevrenin yükünü alan bir anlayışla planlanmış. ‘Şehir içi stat olur mu olmaz mı’ tartışmasına da noktayı koyan bir proje.”
 
 
“İŞİN KENDİSİNDEN ÇOK KİM YAPACAK DİYE KONUŞULUYOR”
 
Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından stadın yapım ihalesinin iptali için açılan davayı kast ederek, “İzmir’de maalesef bu tip tartışmalar gündemi öyle işgal ediyor ki, yapılması gereken işler de erteleniyor. Sonunda kaybeden İzmir oluyor. Bu projeler şimdiye kadar çoktan hizmete girebilirdi ancak maalesef hukuki nedenlerden dolayı gecikmeler oluyor. Zaman ekonomisi diye bir şey var. İnşallah bununla ilgili de engel kalmadı. Güzel bir kimlik kazandıracak Göztepe’ye ve Göztepe’nin tarihi başarılara imza atmış gözde takımı Göztepe’nin de büyük ihtiyacını gidermiş olacak. Gürsel Aksel’in de hatırası en iyi şekilde yaşatılacak. Biz her zaman başından beri İzmir’e statların kazandırılması için gayret ediyoruz. Maalesef kötü bir alışkanlık azalsa da devam ediyor. İşin kendisinden çok kim yapacak diye konuşuluyor. Artık bunlara son verilmesi lazım” diye konuştu.
 
"FEDAKARLIĞI HERKES YAPACAK"
 
İzmir’in bir saniye bile kaybetmeye tahammülü olmadığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu: “Hedefimiz İzmir’i plakasına uygun olarak 34’ten sonra İstanbul’la birlikte yolculuğuna devam eden marka şehir yapmak. Bu noktada hiç ama hiç siyasi görüş ayrılığı düşünmüyoruz. Hizmeti insana yapıyoruz. İnsana dokunmayan siyasetin ne anlamı var. Bu ve buna benzer birçok eseri Türkiyemize, İzmirimize kazandıracağız.” AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın statla ilgili Başkan Kocaoğlu ile görüşeceklerini belirtmesi üzerine Yıldırım, “Benden selam söyleyin, Aziz Bey çeksin davayı. Çok zaman kaybı. İzmir için her türlü fedakarlığı herkes yapacak. Başka çaresi yok" dedi. Kocaoğlu, daha önce yaptığı açıklamada “Karşıyaka Yalı ve Göztepe’de yapılacak statlarla ilgili stat yapma ısrarını anlayabilmiş değilim. Buralara stat yapmak şehircilik açısından da yanlıştır. Bizim üst mahkemeye açtığımız bir dava yok. Bizim çekilecek davamız yok ama eğer varsa çekmeye hazırız. Madem ısrar ediyorsunuz, alın yapın” demişti.
 
 
“365 GÜN YAŞAYACAK”
 
Toplantıda konuşan Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ise şunları söyledi: “Dünyada yapılan statların önemli bir bölümünün şehir içi stadı olması çok doğru yaklaşım. Yapmaya çalıştığımız; burayı 365 gün yaşayan bir yer olarak tasarladık. Bu kadar büyük yatırımın yapılıp 15 günde maç oynanması çok da doğru olmuyor. Bu alanı 365 gün yaşayacak, gençliğe, halka açık olan yaşam merkezi haline getireceğiz. Sizi Ankara’da ziyaret ettikten sonra mimarımızla hızla çalışma yürüttük. İnşallah yıl sonunda bu işin ihalesini yapıp 2018-2019 sezonuna yetiştireceğiz. Stadın üstünde spor yapılacak ve halka açık deniz manzaralı olacak. Destekleriniz için teşekkür ediyoruz.”
 
CUMA NAMAZINI O CAMİDE KILDI
 
Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz gecesi İzmir'de sela okunan camiyi basıp, camları kırılan ve müezzinin darp edildiği camiide cuma namazını kıldı.
 
Bir dizi programı için sabah saatlerinde İzmir'e gelen Başbakan Binali Yıldırım, cuma namazını, 15 Temmuz gecesi, sela okunduğu için 3 kişinin camiyi basıp müezzini darp edilen ve camları kırılan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camii'nde kıldı. Namaz sonrası kendini bekleyen vatandaşlarla kısa sohbet eden Başbakan Yıldırım, Ödemiş ilçesindeki programı için helikopterle Ödemiş'e geçti.
 
 
FETÖ'nün hain darbe girişimi gecesi darp edilen Kutlu Yalvaç Camii müezzini Mehmet Kuzgun'un avukatı Zeki Arıtürk namaz sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada; "İlk başta tutuklanan şüpheliler daha sona salıverildi. Yakalama kararı tekrar çıkarılınca bir şüpheli teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Diğerleri ise Türkiye'den kaçtığı ve Almanya'da olduğu söylemekte. Bunlar nereye kaçarsa kaçsın, bizler haklı davamızın peşinde olacağız. Alaçakları Türkiye'ye geri getireceğiz. Yargılanacak, bunlarla ilgili kimin ihlali varsa, gerekli işlemleri başlatacağız. Sayın Başbakanımız nezaketen buraya geldi. Başbakanımız, Devletin, hocamızın yanında olduğunu, devletin milletin yanında olduğunu, darbeye karşı savunmuş olan kahramanca insanlarında yanında yer aldığını söyledi. Başbakanımız hocamıza geçmiş olsun dileklerini iletti" dedi.

Başbakan Yıldırım daha sonra, İzmir Ödemiş'te toplu açılış töreninde konuştu.
 
İşte Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından öne çıkanlar:
 
BUGÜN ANADOLU'NUN ANALARI ÖDÜLLERİNİ ALACAK
 
Bugün Anadolu'nun anaları ödüllerini alacaklar. Bugün Anadolunun dört bir yanından kadınlarımız geldiler, bizlerle beraber oldu. Hepinizi yürekten selamlıyorum, hoş geldiniz safalar getirdiniz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor. Ekmeğini topraktan çıkaran tüm kadınlarımızın Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü tebrik ediyorum. İzmir tarımda hakikaten önemli bir ilimiz, büyük gücümüz. İzmir 4 milyarın üzerindeki bitkisel üretim değeriyle beşinci sırada. 1 milyar üzerindeki hayvansal üretim, 3,5 milyar üzerindeki canlı hayvan varlığıyla Türkiye'nin ikinci ili. Toplam 9 milyar liralık üretim değeri ile Türkiye'nin üçüncü büyük ilim. Yurt dışına açılan bir ihracat kapımız. İzmir süt üretimiyle de Türkiye'de bir numara. 
 
TÜRKİYE'DE YOL KENARLARINI İZMİR SÜSLÜYOR
 
Süt piyasasını dengelemek için fazla sütü süt tozuna çeviriyoruz. Bunu İzmir'de başlattık. Ülkemizin refüjlerini, kaldırımlarını süsleyen şehir İzmir, onun da merkezi Bayındır, Ödemiş. Türkiye'deki bütün süs bitkilerinin üçte birinden fazlası İzmir'den geliyor. Geçen yıl en fazla tarım projesi İzmir'de gerçekleşti. Biz de destekleri artırmaya devam edeceğiz. Teknolojisi eksik bir dünya hayal edebilirsiniz ama gıdasız hiçbir dünya hayal edemezsiniz. İnsanlar doğal yaşamdan kopuyor ve daha çok hazır tüketime yöneliyor. Bir kesim de tam tersine maalesef açlıkla mücadele ediyor. Bugün 800 milyon insan açlıkla karşı karşıya, 1 milyon insan yoksullukla karşı karşıya, 600 milyon insan da tam tersine aşırı şişmanlıkla mücadele ediyor. 
 
DÜNYADA 800 MİLYON İNSAN AÇLIK SIKINTISI ÇEKİYOR
 
Gıdaya erişimdeki dengesizlik insanın, insanlığın geleceğini tehdit ediyor. 2040'larda dünya nüfusunun 10 milyara çıkması bekleniyor. Her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi yok edip gidiyor. Bilinçsizce yapılaşmalardan dolayı. Aynı zamanda 190 ülkeden 34 tanesi gıda sıkıntısı, 82 ülke de su sıkıntısı çekiyor. Bütün bunlar hamdedeceğiz, şükredeceğiz. Bu sıkıntıların hiçbiri bizde yok. Elimizdeki nimetin kadri kıymetini çok iyi bileceğiz. Alın teriyle sulanmayan hiçbir toprak bereketini sofraya taşıyamaz. Sofranın bereketini arttırmak için 14 yıldır gayret ediyoruz, çalışıyoruz. Göreve geldiğimizde Tarım Kanunu başta olmak üzere birçok düzenleme ve desteği hayata geçirdik. AK Parti iktidarlarında tam 90 milyar tarıma destek verdik. Helali hoş olsun. Tarımdaki krediler yüzde 59-60 faizler şimdi sıfırla sekiz arasında değişiyor. 
 
 
GENÇ VE KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE İLAVE DESTEK SAĞLADIK
 
Genç ve kadın çiftçilerimize ilave destekler sağladık. Su ürünleri 60 bin tondan 241 tona çıktı, dört kat attı. Tarımsal yıllık gelirimiz 36 milyar iken şu anda 150 milyara dayandı. Neredeyse dört kata yakın bir artış. İhracat 4 milyarın altında, şimdi 17 milyar dolar. Dört kattan fazla artış. Bunlar yeter mi, yetmez. Türkiye'nin potansiyeli bunun çok daha üstünde bir verimi, bir bereketi hak ediyor. İklimiyle, tarımıyla, zengin florasıyla Türkiye bunun çok daha fazlasını yapar. Unutmayalım, sanayileşiyoruz, kentleşme tüm hızıyla gidiyor. Hala 20 milyon vatandaşımız kırsalda ve tarımla uğraşıyor. Her 5 kişiden biri tarımda ekiyor, biçiyor, hayatını idame ettiriyor. Hedef 2023. Neyi hedefliyoruz; 150 milyar dolar tarımdan yıllık gelir. 40 milyar dolar ihracat, yani bugünkünün iki katından fazla. 
 
İŞTE MİLLİ TARIM PROJESİ'YLE GELEN TEŞVİK VE DESTEKLER
 
Bu hedeflere ulaşmak içen işte tramı stratejik sektör kabul ettik ve yeni uygulamaları başlatmaya karar verdik. 
Şimdi en önemli noktaya geldik. Çiftçilerimizin, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın bu projede yani Milli Tarım Projesi'nde neler yapacağımızı kısa kısa anlatacağım. 
 
TARIMDA HAVZA BAZLI ÜRETİME DESTEK VERECEĞİZ 
 
Şimdiki destekler daha bilinçli hale geliyor. Türkiye'deki bütün ilçeler, iller tarım yapılan her yer tek tek masaya yatırıldı. Böylece 941 tane havza ortaya çıktı. Bu 941 havzada hangi ürünler yetişir? Pamuk nerede yetişir? Zeytin nerede yetişir? Arpa, yulaf, yonca, korunga, yem bitkileri nerede yetişir? Hangi ürün daha çok su ister? Bunları belirleyince iş kolaylaşıyor. Ürünleri havzalara uygun, yakışan desenler. Hani kilim dokursunuz, desenleri tutturamazsanız hiçbir işe yaramaz. Bu da onun gibi bir şey. 50 tane ürün var ama bizim için önemli, sonuç alınacak stratejik ürün hangileri?
 
Bu 19 ürünü hangi havzalarda daha iyi yetiştirip, daha az maliyette yetişiyor, bunları dağıttık. Mesela bugday her yerde desteklenecek. Yurdun hangi köşesinde, yem bitkileri her yerde ekerseniz ekin desteği alacaksınız. Her ürünü her yerde değil, bilimsel olarak tecrübelere göre tespit edilen havzalara yönlendireceğiz, oraya destek vereceğiz. Adana Ceyhan'da kurufasülye, nohut, çavdar gibi 14 tane ürün destekleniyor. Yeni sistemde mısır, buğday gibi temel ürünler başta olmak üzere 7 ürün desteklenecek. Siverek'te pamuk, mercimek, buğday yem bitkileri gibi ürünler ekilecek ve ona göre destekler verilecek. Karar veren ürünün dışında bir ürün ekmek isteyenler olabilir. Ama bilecek ki, o ürünü ektiği zaman kendi hesabına yapacak, destekleri alamayacak. 
 
HERKES KAFASINA GÖRE DEĞİL HAVZASINA GÖRE EKİM YAPSIN
 
Piyasa düzenini sağlamak için Toprak Mahsulleri Ofisi etkin bir şekilde kullanılacak. Herkes kafasına göre havzasına göre ekim yapsın. Hem çiftçi hem de memleket kazansın. Havza bazlı model ne işe yarıyor? Vatandaş ne kazanacak? Mala, davara ne faydası var? Türkiye böylece ürettimde akıllı tarıma, planlamaya geçiyor. Ekelim de Allah kerim diyelim ama bununla yetinmeyelim. Baştan tedbirimizi alalım. Şimdi burası aynı zamanda patatesin merkezi. Ama bir başka il diyor ki, patates iyi para ediyormuş ben de patates ekicem. Herkes patates ekince patates çöküyor. Nerede çok mal varsa fiyat o kadar düşer, azsa fiyat o kadar yükselir. 
 
ÇİFTÇİLER 1 YIL İÇERİSİNDE TEK BAŞVURUDA BULUNACAK
 
Havza Projesi ile fiyatta istikrar sağlanacak. Destekleme başvuruları çok basitleştiriyor. Çiftçiler bir yıl içerisinde tek bir başvuruda bulunacak. Desteği yılda iki kez vereceğiz. İlk destek Nisan-Mayıs, ikinci destek Eylül-Ekim'de. Yani ilki Ekim'de, ikincisi hasatta. Nasırlı ellerin teri kurumadan hakkını vereceğiz. Gübrede KDV'yi kaldırdık, yüzde 18 ucuzlayacak. Şu anda gübre yüzde 23 ucuzladı. Eskiden seçim medyanlarında kürsüye çıkan bol bol anlatırlardı. Asgari ücret, çiftçiye o, işçiye bu vs. 
 
'KAYMAKÇI İSTERSE BAŞKANLIK DA GELİR'
 
Başbakan Binali Yıldırım, Ödemiş mitinginin ardından Ödemiş Belediyesi'ni ziyaret etti, ardından 'Yolların kralı Binali Yıldırım' sloganını bulup kullanan Kaymakçı Mahallesi'ne geçti. Vatandaşların kendisi için kurban etmek istediği dananın kesilmesine engel olan Başbakan Binali Yıldırım, mahalle meydanında toplanan vatandaşlara konuştu. 
 
'Yolların kralı Binali Yıldırım' sloganlarıyla otobüsün üzerine çıkan Başbakan Binali Yıldırım, "Yolların kralı yok, yolların kuralı var. Mevlama hamdolsun, tekrar buluştuk. Bu sevgi, coşku, heyecan olduğu müddetçe, bize ölüm yok. Sizin sayenizde Türkiye Kaymakçı'yı tanıdı, biz tanıdık. Ünü İzmir'in önüne geçiyor neredeyse. Size teşekkür borcumuz var. 15 Temmuz'da, o karanlık geceyi aydınlattınız. Alçakları yerle bir ettiniz. Beraber yürüdük bu yollarda. Bana her şey seni hatırlatıyor" dedi. 
 
Vatandaşların, 'Vur de vuralım, öl de ölelim' sloganları üzerine Başbakan Yıldırım, "Biz ancak yaşatmayı şiar edindik" dedi. Yine vatandaşların 'Dik dur eğilme, bu millet seninle' sözlerine karşı da Başbakan Binali Yıldırım, "Biz ancak rükuda eğiliriz. Başka türlü eğilmeyiz. Alçakların önünde bu millet eğilmez, bu bayrak inmez. Kaymakçı isterse başkanlık da gelir. Siz ne derseniz o olur, gerisi vız gelir" dedi. 
 
Otobüs üzerinden alanı dolduran vatandaşlarla karşılıklı diyalog içerisinde geçen konuşmada Başbakan Binali Yıldırım, kendisinden yol istenmesi üzerine, "Kaymakçı'ya kaymak gibi yol yakışır. Kaymak gibi yolunuz yapılıyor. Kısa sürede bitecek. Hiç merak etmeyin. İlçe olup, ne yapacaksınız. Tüm Türkiye sizi tanıyor" dedi. 
 
Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasının sonunda, "Semiha Hanım börek, keşkek, aşure hazırladı. Sizi Ankara'ya bekliyor" şeklindeki vedasıyla Kaymakçı'dan ayrıldı. 
 
İZMİR'E NE YAPTILAR
 
Başbakan Binali Yıldırım, gezisinin son durağı Kiraz’a gitti. Burada taşra oda temsilcileriyle buluşan Başbakan Binali Yıldırım, isim vermeden CHP’ye yüklendi. Başbakan Binali Yıldırım, "Bütün amacımız sizlere layık olmak için çabalıyoruz. İzmir’i kendi arazileri gibi görenler, ’İzmir bizimdir’ diye propaganda yapanlar, İzmir’e ne yaptılar. Bu soruyu cevaplamaları gerekir. İzmirli olmak boş lafla olmaz. İzmirli olmak İzmir’e hizmet etmekle olur. İzmir’e yakışan havalimanı yapmakla, İZBAN’ı yapmakla, liman yapmakla, otoyol yapmakla, çevre yolu yapmakla olur. Manisa’yla İzmir arasını 10 dakikayla indirip Sabuncubeli Tüneli’ni bitirmekle olur. Konak Tünelleri yapılır mı yapılmaz mı? diye tartıştılar. Yapıldı bitti. Yapılmaz diyenler en önce geçti" dedi.
 
’BU MİLLETLE KİMSE BİLEK GÜREŞİ YAPAMAZ’
 
Oda temsilcilerine ’Siz değer üretiyorsunuz’ diye seslenen Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye’nin gücüne de güç katıyorsunuz. Bize düşen sizin sorunlarınızı çözmek, dertlerinizi dinlemek, çare üretmek. Mazeret üretmek değil, çare üretmek. Gittiğimiz yerlerde toplumun bütün paydaşlarıyla bir araya geliyoruz. Oda temsilcileri, esnaf temsilcilerini dinliyoruz. Memleketin kalkınması için önemli işler yapıldı. Ama burada bitti mi, yok. Yapacağımız çok iş var. Ama bir yandan iş yaptık, bir yandan da önümüze çıkanları temizlemekle meşgul olduk. Vesayetçilere, darbecilere birisini temizliyorsun, birisi çıkıyor, sürekli engelleri aşa aşa buralara geldik. En son 15 Temmuz gecesi alçak FETÖ yapacağını yaptı. Milletin tankıyla, uçağıyla, milletinin üzerine bomba yağdırmaya başladı. Ama bu millet bombalardan korkar mı? Darbecilere darbeyi vurdu. Yerini dibine batırdı. Bu milletle hiç kimse bilek güreşi yapamaz. Buradan ilan ediyorum, herkes aylağını denk alsın. Türkiye, bölgesinin istikrarıdır" dedi.
 
ESNAFA VERDİKLERİ DESTEKLERİ AÇIKLADI
 
Esnafa yönelik çalışmalarını da anlatan Başbakan Yıldırım, "Esnaflara sağladığımızı destek 20 katrilyon lira. Ayrıca 30 bin TL’ye kadar da faizsiz kredi verme imkanı oldu. 47 bin 920 esnafa, 1 milyar 120 milyon TL faizsiz kredi kullandırdık. Yaptığımız sadece bunlarla sınırlı değil. Sizlerin kayıt dışı konusundaki hassasiyetini biliyorum. Vergi sosyal güvenlik konularında çalışmalar sürüyor. Bu yıl bütün olumsuzları yaşadık. Başımıza gelen tabiri caizse pişmiş tavuğun başına gelmedi. Terör, Rusya’yla, İsrail’le anlaşmazlıklar, darbe girişimi, turizmdeki olumsuzluklar her şeye rağmen, bütün olumsuzluklara rağmen Çin ve Hindistan’dan sonra diğer bütün ülkelerin iki katı kadara büyüme gerçekleştirdik. Neden? Çünkü bize güvenen millet var" dedi.
 
’ÜÇ YILDA BÜYÜME YÜZDE 20 OLACAK’
 
Büyümeye ilişkin beklentilerini de söyleyen Başbakan Yıldırım, "Önümüzdeki üç yıl içinde üst üste yüzde 5 büyüyeceğiz. 2019 yılına geldiğimiz zaman Türkiye, yüzde 20 büyüyecek. Bölgenin Türkiye’ye ihtiyacı var. İşsizliğin azaltılması için büyümeye ihtiyacı var. O bakımdan daha çok çalışacağız. Gelecek yıllarda enflasyonu yüzde 5’e kadar indireceğiz, aslında indirdik. Bunu fark ettiler, hemen Gezi olaylarını başlattılar. 150 yıllık tarihte, yüzde 5’e indi. Hemen rahatsız oldular, karıştırmaya çalıştılar. Hiçbir şey Türkiye’nin yolunu kesemeyecek. 14 yıldır, ilk günden bu yana siyasi ve ekonomik istikrarı çok önemsedik. Başarılarımızla asla yetinmedik. Geldiğimiz nokta bizi rehavete düşürmeye asla sebep olmadı. Birileri Türkiye’nin hızını kesmek için not düşürmeye kalktılar. Ama vatandaş onlarını notunu dikkate bile almadı. Biz notu milletten alıyoruz. 10 sene karne verdiniz baştan aşağı pekiyi. Siz not kırsanız ne yazar" dedi.
 
’BÖLGEYİ TEMİZLİYORUZ’
 
Türkiye’nin dış politikasındaki gelişmeleri de değerlendiren Başbakan Yıldırım, "Ne dedik, düşmanlıkları azaltıp, dostlarımızı arttıracağız dedik. Rusya ile ilişkilerimizi düzelttik. İsrail ile ilişkilerimizi düzelttik. Suriye’de akan kanın durması için İsviçre’de toplantı yapılıyor. İnşallah orada da bir an önce kan durur, günahsız kardeşlerimiz artık bu zulümden kurtulur. Biz ’Suriye’den bize ne, Irak’tan bize ne’ diyemeyiz. Fırat Kalkanı ile bölgeyi DEAŞ, YGP gibi terör örgütlerinden temizliyoruz" dedi.
 
’NOTÇULARIN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜN ÖNEMİ YOK’
 
Konuşmasında bir kez daha ekonomik verileri anlatıp Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesine tepki gösteren Başbakan Yıldırım, "Notçuların ne düşündüğünün önemi yok. 3-5 puan not düşürmekle Türkiye’ye hiçbir etkisi olmaz. Burada duracak değiliz. Toplam Türkiye’de çalışanların sayısı, 21 Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla. Haziran itibariyle 27 milyon 651 bin vatandaşımızın işi gücü var. Dört bir yanda 290 organize sanayi bölgesinde 1 milyon 600 bin vatandaş işi aş sahibi. Bir yandan ülke ekonomisi büyütürken, diğer yandan yeni iş kapıları açmak için kapsamlı bir program başlattık" dedi.
 
AK Parti olarak zor olanı hemen yaptıklarını, imkansız olanı ise yapmalarının biraz zaman alacağını ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin ihtiyacının başkanlık sistemi olduğunu yineledi. Konuşmasının sonunda çeşitli hediyeleri kabul eden Başbakan Binali Yıldırım, oda temsilcileriyle yemek yedi.

 

Yayın Tarihi : 14.10.2016 : 10:25

Etiketler : haber    haberler    başbakan    binali yıldırım    izmir    ben tv    kanalben       


Yorumlar

6499




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN