Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bahçeli, Partisinin Grup Toplantısında Konuştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık sistemine ilişkin “Adalet ve Kalkınma Partisi başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse yine karşımıza iki seçenek çıkacaktır. İlk olarak AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan daha önceki maddeleri de ihtiva etmek kaydıyla TBMM'ye getirmelidir.'' dedi.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Devlet Bahçeli, uzun süredir yeni Anayasa kapsamında derinleşen hükümet sistemi tartışmalarının gündemi meşgul ettiğini, sistem tartışmalarının siyaseti tıkaması durumunda rejim krizine dönüşebileceğini bu nedenle konunun önemli olduğunu vurguladı. Başkanlık, yarı başkanlık ve partili Cumhurbaşkanlığı ekseninde yoğun fikri münakaşaların süregeldiğini anımsatan Bahçeli, Cumhurbaşkanı'nın yasalara ve Anayasaya uymak mecburiyetinde olduğu, kimsenin kendisini hukukun önünde ve üstünde göremeyeceğini söyledi. Türkiye'nin yeni bir Anayasa'ya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Devlet Bahçeli, “Anayasa üzerinde yapılan söz düellolarının son bulmasını, bu meselenin milli birlik ruhuyla, karşılıklı hoşgörü ve saygı dahilinde sonuçlandırılmasını arzulamaktayız. Ne var ki, Türkiye'yi yöneten devlet ve hükümet ricalinin Anayasaya uyma konusunda çok iştahlı ve hevesli olmadığı gelişmelerle sabittir. Cumhurbaşkanı, millet tarafından seçildiği gerekçesiyle fiilli başkanlık sistemini dayatmakta, Anayasayı açıkça ihlal etmekte, görevinin sınırlarından tüm eleştirilere rağmen taşmaktadır. Anayasanın 104. Maddesinde Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri, 105. Maddesinde de sorumluluk ve sorumsuzluk halleri düzenlenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı seçildiği andan itibaren, Anayasanın amir hükümlerini özüne ve ruhuna aykırı olarak yorumlamış, Anayasanın vermediği yetkileri kendisinde hak görmüş, Partili Cumhurbaşkanı gibi davranmış, Tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde hareket etmiş ve yetkisini aşmış, Siyasi propagandalara katılmış, AKP lehine oy istemiş, Siyasi polemiklere katılmış, Fiilen hükümet başkanı gibi hareket etmiştir. Cumhurbaşkanı'nın bu tutum ve davranışları fiili bir durum yaratmıştır" diye konuştu.
 
"FİİLİ DURUMLA ANAYASA'NIN DEĞİŞİCEĞİNİ İDDİA ETMEK SİNSİ BİR TEZGAHTIR"
 
Anayasa değişmeden yönetim sistemi üzerinde zorlamayla ve fiilen oynama yapıldığını savunan Bahçeli şunları söyledi: "Elbette bu çarpık durumun anayasal meşruiyetinin olmadığı da ortadadır. Net olarak söylemek isterim ki, şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir. Fiili durumla hukuki gerçek taban tabana zıtlık içermektedir. Parlamenter sisteminin miadının dolduğunu, bekleme odasına alındığını, ayak bağı olduğunu AKP yöneticileri ve Sayın Erdoğan defalarca ileri sürmüşlerdir. Ülkemizde hukuksuz, kanunsuz ve Anayasaya tamamen aykırı bir yönetim modeli tecelli etmiştir. Ve Türkiye'nin mukavemeti bu nedenle esnemekte, zayıflamaktadır. Elbette bunu kabul etmek, onaylamak, meşru görmek mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasanın kendisine vermiş olduğu yetki ve sorumlulukları zımnen tanımamakta, deyim ve ifade yerindeyse az bulmaktadır. Sayın Başbakanın buna dünden razı olduğunu bilmeyen, duymayan da yoktur. Anayasanın nasıl değiştirileceği, anayasal hükümlerle belirlenmiştir ve bu kesindir. Filli durum ve dayatmalarla Anayasanın değişeceğini iddia etmek, Anayasayı rafa kaldırmak eğer gaflet değilse vahim bir art niyetlilik ve sinsi bir tezgâhtır."
 
"AKP BAŞKANLIKLA İLGİLİ İNADINI SÜRDÜRECEKSE BİR ANAYASA HAZIRLIĞI VARSA TBMM'YE GETİRMELİDİR"
 
Hükümet sistemi belirlenirken dikkate alınacak hususları sıralayan Bahçeli şöyle devam etti: "Demokrasiyle yönetilen ülkelerde oldubittiyle sistem değişikliği görülmüş şey değildir. Türkiye Cumhuriyeti'nin beka mücadelesi verdiği bugünlerde, siyasi iktidarın ve devletin en tepesinde bulunan Cumhurbaşkanın hukukla ters düşmesi geleceğimiz açısından çok mahsurlu, çok tehlikelidir. Bu açık tehlikenin bertaraf edilebilmesi için karşımızda iki alternatif yol bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ve bizim açımızdan da en doğru, en sağlıklı olanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın fiilli başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, yasa ve anayasal sınırlarına çekilmesidir. Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak, fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranmasıdır. Dünyanın hiçbir medeni ve demokratik ülkesinde her gün suç işleyen bir yönetim ve iktidar yapısı görülemeyecek, bundan bahsedilemeyecektir. Bu durum karşısında, Adalet ve Kalkınma Partisi başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse yine karşımıza iki seçenek çıkacaktır: İlk olarak AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan daha önceki maddeleri de ihtiva etmek kaydıyla TBMM'ye getirmelidir. Milletvekilleri, ilkeleri ve inançları doğrultusunda vicdanlarının sesini dinleyerek oy kullanacaklar, bir karara varacaklardır. İkinci olarak bu anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulunda ya 367 sınırını aşarak kanunlaşacaktır ya da 330 eşiğinin üstünde kalarak referandum yoluyla milletin kararına sunulacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vereceği her karara saygılı ve bağlıdır. Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır. Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır. Türkiye'nin yasa ve Anayasaya uymayan yönetim yapısının derhal düzeltilmesini, hukukun tam manasıyla egemen kılınmasını öncelik görüyoruz. Egemenliğin sahibi aziz milletimiz aynı zamanda son sözün de sahibidir. Buna inancımız tamdır. Millet ne derse odur, neye karar verirse boynumuz kıldan incedir. Bizim başkanlık sistemine yönelik kuşku, eleştiri, çekincelerimiz bilinmektedir."

Yayın Tarihi : 11.10.2016 : 17:44

Etiketler : haber    haberler    mhp    grup toplantısı    devlet bahçeli    ben tv    kanalben       


Yorumlar

7508




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN