Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Madalya Avcısı Aile

Madalya Avcısı Aile
Türkiye, uluslararası arenada son heyecanı Peru’da 29 Eylül-02 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Dünya Tekvando Poomse Şampiyonası’nda yaşadı. 36 sporcu ile şampiyonada boy gösteren Türkiye, 5 altın, 4 gümüş ve 7 bronz madalya elde etti.

 

Türkiye, uluslararası arenada son heyecanı Peru’da 29 Eylül-02 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Dünya Tekvando Poomse Şampiyonası’nda yaşadı. 36 sporcu ile şampiyonada boy gösteren Türkiye, 5 altın, 4 gümüş ve 7 bronz madalya elde etti. Türkiye, katıldığı şampiyonalarda madalyaların dışında kazandığı bireysel ödüllerle de adından söz ettirdi.
 
Dünya Tekvando Poomse Şampiyonası’nda milli sporcu Elif Aybüke Yılmaz da ’En Değerli ve teknik Bayan Sporcu’ ödüllerine layık görüldü.
 
Şampiyona dönüşü Yılmaz ailesi basın mensuplarını evinde kabul etti.
 
ELİF AYBUKE YILMAZ: "EN BÜYÜK HAYALİMDİ"
 
Dünyanın "En Değerli ve Teknik Bayan Sporcu’ ödüllerine layık görülen Milli sporcu Elif Aybuke Yılmaz, mutfağa girdi ve gazeteciler ile ailesine çay ve pasta ikram ederek şu açıklamaları yaptı.
 
Yılmaz, "Bu şampiyonluk benim hayatımdaki en büyük hayaldi. Hayalimi gerçekleştirmiş olmak ve vatanımı bu şekilde temsil edebilmek benim için çok büyük bir zevk, büyük bir gurur. Bu yüzden çok mutluyum. Kelimelerle ifadesi yok zaten. Şu anda sosyal medyada dönen videolarda görülüyor. Orada zafer gözyaşlarına katılan sadece Türk takımı olmadı, benim yurtdışındaki arkadaşlarım da oldu. Tüm tribün beni ayakta alkışladı. Çok büyük bir gurur, sonra da çok büyük bir baskı aslında. Dünyanın en iyi iki adamının yeğeni ve kızısınız, siz de dolayısıyla en iyi olmak zorundasınız. Biz bu şekilde yetiştirildik, bizim hayatımızın amacı, vatanı bu şekilde temsil etmekti. Elimizden geleni bu yolda yapmaya çalışıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz inşallah."
 
"BABAMDAN ÇOK FIRÇA YEDİM"
 
"Çok sıkı disiplin altında yetiştik" diyen Aybüke Yılmaz, "Çok fazla azar, fırça yedik ama bu bizim daha ileriye gitmemiz içindi. Tekvando bizi biz yapan bir spor. Ailemizi gerçekten bütünleştiren bir spor. Bizim temel taşımız neredeyse. Ben şu anda Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Meslek Yüksekokulu’nda dördüncü sınıf öğrencisiyim. Okulumu spor sayesinde kazandım, şu anda spor sayesinde para kazanıyorum, spor sayesinde bir yerlerde var olabiliyorum. O yüzen tekvando benim hayatımı kazanmama yardımcı oldu. Bu spor branşı tam anlamıyla bir disiplin olduğu için beni de ben yapan şeydi aslında. Tekvando sporu şu an Türkiye’de insanların kafa yapısına uygun olduğu için bu sporun yapılmasını özellikle öneriyorum" dedi.
 
MUHAMMET YILMAZ: "HEDEFİM OLİMPİYAT ŞAMPİYONLUĞU"
 
Kardeş Muhammed Yılmaz da dünya üçüncülüğünü değerlendirdi. Yılmaz, "Her sabah saat 05.00’de antrenman yapıyoruz. Ailedeki herkesin sporcu olması çok gurur verici bir durum. Ay yıldızı en iyi şekilde dalgalandırdık, kendimi çok mutlu hissediyorum. Bundan sonra dünya şampiyonu olacağım, ondan sonra da olimpiyat şampiyonu olacağım" ifadesini kullandı.
 
KEMAL YILMAZ: "İSTİKLAL MARŞI VE BAYRAK BİZİM İÇİN ÖN PLANDA"
 
İkiz kardeşinin de 15 dakika büyük olduğunu belirten 30 yaş üzeri senkronda Dünya 2. olan Kemal Yılmaz, "Mustafa hoca benden 15 dakika büyük. Ben Poomse’ye 9 sene önce başlayıp ciddi bir şekilde devam ettim" diyerek şu şekilde konuştu:
 
"Bu arada 13 tane büyük madalya kazandım. Hedefimiz dünya şampiyonluğuydu ama dünya ikincisi olduk. Ciddi idmanlar yaptık, iyi hazırlandık. Şükürler olsun başardık. İkincilik de bize önümüzdeki günlerde daha iyi yollar açacak diye düşünüyorum. Biz haftanın her günü idmanlardayız. Bu arada çocuklar da bizimle beraber idmanlara geliyor, yiyoruz, içiyoruz, hep beraber idmana gidiyoruz. Bizim ailede yaşımız ilerledikçe vücudumuz da mükemmel bir şekilde ilerliyor. Bu özellikleri de Avrupa ve dünya şampiyonalarına yansıttığımızda güzel başarılar geliyor. Özellikle bu müsabakada Mustafa Hoca’nın birinci olacağı görünüyordu. En büyük hedefimiz Elif’ti. Elif’in orada sükse yapması gerekiyordu. Çünkü zamanı gelmişti. Biz müsabakalar öncesinde hem birbirimizi çok iyi motive ediyoruz, hem de takımdaki arkadaşlarımızı motive ederek takımın da en yüksek seviyeye gelmesi için elimizden gelen gayreti sergiliyoruz. Bu da bizim için çok önemli bir özellik. Çünkü oraya gittiğimizde İstiklal Marşı ve bayrak bizim için ön planda."
 
MUSTAFA YILMAZ: "TÜM AİLEMİ TEKVANDOYA BEN SOKTUM"
 
Poomse’de dünyanın en iyi sporcusu olan ve 51/60 yaşta Dünya şampiyonu olan Mustafa Yılmaz ise, "Ailemin tekvando ile macerası benimle başladı, benden sonra kardeşimle, daha sonra öteki kardeşlerim Özcan ve Mehmet’le devam etti. Bu bulaşıcı hastalık çocuklarımıza da bulaştı" diyerek şu açıklamaları yaptı;
 
"Onları da en iyi şekilde çalıştırarak, gelişimlerini sağlayarak büyük müsabakalarda başarılı olmalarını sağladık. Tekvando macerası sadece çalışmakla olmadı. Avrupa ve dünyada büyük dereceler elde ettik. Özellikle Avrupa’da 10 tane şampiyonluk elde ettim, 4 tane dünya şampiyonluğu, yaklaşık 5 tane dünya ikinciliği, 8 tane de dünya üçüncülüğüm var. Bunun akabinde de uluslar arası faaliyetlerde derecelerimiz var. Bundan sonra yapacağımız işler yalnızca kendi ailemiz içindeki insanları geliştirmek değil, salonlarımızın içinde bulunan yetenekleri bularak onları belirli seviyelere getirip milli sporcu yapmak. Onlara da bu heyecanı yaşatıp şampiyon yapmak.
 
Kızım bu sene en değerli, en teknik sporcu unvanını kazandı. Ben de 2010 yılında dünya şampiyonu olup MPV ödülünü almıştım. Gururlanıyor insan ama bu gurur yalnızca benim değil, ayrıca Tekvando Federasyonu’nun, Genel Müdürlüğü’nün, Spor Bakanlığı’nın bize verdikleri maddi, manevi destekten dolayı ayrıca özellikle Federasyon Başkanımız Sayın Metin Şahin’e, Genel Müdürümüze ve Bakanımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
 
"Bu şampiyonluğumuzu 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri’nin ailelerine armağan ediyoruz" diyen baba Yılmaz, "Cumhurbaşkanımıza armağan ediyoruz. Onların fedakarlığı bizim bu müsabakalara girmemizi sağladı. Eğer 15 Temmuz’da böyle kötü bir olay olsaydı, darbe olsaydı biz bu müsabakaya gidemeyecektik. Onların bu fedakarlığı bizim bu müsabakalara katılmamıza sebep oldu, onları rahmetle anıyoruz, mekanları cennet olsun diyoruz. Bundan sonra onları tekrardan yad etmek için var gücümüzle çalışarak, tekrardan büyük şampiyonluklar elde etmeye söz veriyoruz" şeklinde konuştu.
 
"Ben çok titiz bir antrenörüm" diyen Yılmaz, "Özellikle bazı dönemlerde ikizim olsun, kızım olsun, oğlum olsun hata yaptıklarında hiç affetmem. Fırça değil, sopa bile yerler benden. Onların en üst seviyede sporcu olmaları için çabalıyorum, onların da semeresi burada. Allah izin verirse 65 yaşıma kadar da devam etmek istiyorum. Şu anda 51 yaşındayım ve ben korta çıktığım zamanda tüm sporcular beni izliyor. Benim yüksek performansıma hayret ediyorlar. Ben her gün 4,5 saat antrenman yapıyorum. Yüksek seviyede antrenman yaptığım için de şu anda anatomik yaşım benim 22, 23. Fiziksel olarak çok üst seviyede olduğum için gençlerin yapmış olduğu hareket seviyelerini yapıyorum, 50 yaş üzeri yarışmada. Ondan dolayı rakiplerim bana yetişemiyor. Yaklaşık 15 senedir Tekvando Milli Takımı’nın da kaptanıyım, ailenin zaten babasıyım, antrenörüyüm, kaptanıyım, ailenin ben her şeyiyim" ifadelerini kullandı.

Yayın Tarihi : 06.10.2016 : 12:45

Etiketler : Madalya    Avcısı    Aile    Spor    Kanalben    Haber   


Yorumlar

1139




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN