Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Kıvılcım 60 Yıla Mal Oluyor

Bir Kıvılcım 60 Yıla Mal Oluyor
Ormanı kasıtlı olarak yakmanın cezasının müebbet hapse kadar gidebileceğini belirten İzmir Orman Bölge Müdürü Şahin Aybal, ''Yanan bir ormanın genç bir orman haline gelebilmesi için 30 yıl gerekiyor. Normal bir orman haline gelebilmesi için de en az 60 yıla ihtiyaç var'' diye konuştu.

 

GAMZE KURT / BEN HABER

Dünya çapında her yıl milyonlarca hektar orman alanı yanıyor. Bu yangınlar, katrilyonlarla ifade edilen yangınla mücadele masraflarına, can ve mal kayıplarına neden oluyor. Çakacak tek bir kıvılcım, ormanların en az 60 yılına mal oluyor. Geçen yıla oranla bu yıl İzmir bölgesinde çıkan orman yangınlarında yüzde 35’lik bir artış olduğunu kaydeden İzmir Orman Bölge Müdürü Şahin Aybal, “Geçen yıl bu dönem ormanlık alanda çıkan yangın sayısı 177 adet. Bu yıl ise bu sayı 234’ye çıktı. Her bir yangın onlarca yılımıza mal oluyor” diyor… 
 
Öncelikle Türkiye’deki ormanlık alanların artışı konusunda ne söylersiniz?
 
Ülkemizin 2002’de alınan değerlerinde 20.7 milyon hektar ormanlık alanı vardı. Bu da Türkiye’nin yüzde 27’lik bir alanını kapsıyordu. Son yapılan amenajman planlarında ise 21.3 milyon hektar ormanlık alan görünüyor. Yaklaşık 700 bin hektarlık bir artış var. Bu da Türkiye yüzölçümünün yüzde 29’una denk geliyor. Kamuoyunda “ormanlarımız azaldı” şeklinde yanlış bir algı var. Bilakis Türkiye’deki ormanlık alanlar arttı.
 
 
Dünyada orman alanını artıran 3-5 ülkeden biri Türkiye. Her sene ciddi oranda fidanı toprakla buluşturuyoruz. Bu da ormanlık alanlarımızın arttırılmasına vesile oluyor. İzmir’de de her sene ortalama 6 milyon fidanı toprakla buluşturuyoruz. İzmir Bölge Müdürlüğümüzün ağaç serveti 40 milyon metreküp civarında. Yılda 1,5 milyon metreküp artım yapıyoruz. Biz bunun 1 milyon metreküpünü her sene alıyoruz. 
 
EN AZ 60 YIL GEREKİYOR
 
 
Ormanlık alanlar bir yandan artarken diğer yandan da yangınlarla mücadele ediyoruz…
 
Bizim teşkilat olarak en önemli görevlerimizden bir tanesi ormanlarımızın korunması. İçinde bulunduğumuz dönemde orman yangınlarıyla ilgili aldığımız tedbirler en üst düzeyde. Bizi bu noktada diğer ülkelerden ayıran en önemli özelliğimiz, orman yangınlarını söndürme ekiplerimiz bizim kendi teşkilatımıza aittir. Biz İzmir Bölge Müdürlüğümüzde bin 500 personeli bu iş için tefrik ettik. Bu da bizim bu işi ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Orman yangınlarıyla mücadele tıpkı bir orkestra gibidir. Orkestrada bir sürü enstrüman vardır. Bizim de görevimiz aynı bir orkestra şefi gibi nasıl yönetilebileceğini ortaya koymak. Çünkü yanan bir ormanın genç bir orman haline gelebilmesi için 30 yıl gerekiyor. Normal bir orman haline gelebilmesi için de en az 60 yıl gerekiyor. 
 
 
Yaz döneminde Ege’de yine çok sayıda orman yangını meydana geldi, gelmeye de devam ediyor. Orman yangınıyla mücadelede nasıl bir yol izleniyor?
 
Orman yangınlarında öncelikle yangının fark edilmesi gerekir. Bölgemizde 66 tane kulemiz var. Kulelerde bizim ormanlarımız 7 gün 24 saat rasatlanır. Burada arkadaşlarımız en az iki kişi aynı kulede, aynı anda çalışır. Sorumlu oldukları, görüş alanı içerisinde bulunan bir yerde gördükleri herhangi bir dumanı ya da ateşi kendisine en yakın olan ekibe haber verir. Sonra da Yangın Harekat Merkezi’ne bildirir. İşte orkestra hareketi de tam burada başlıyor. Bir de hava unsurlarımız vardır. Son yıllarda da hava unsurlarımızı çok etkin bir şekilde kullanmaya başladık. İzmir bölgesinde şu anda bizim kontrolümüzde 5 tane helikopterimiz 1 tane de uçağımız var. 
 
“YANGINA 10-12 DAKİKADA MÜDAHALE EDİYORUZ”
 
 
Bir yangın ihbarı geldiğinde siz o bölgeye kaç dakikada ulaşıyorsunuz?
 
Biz yangınların yüzde 65’ine 10 dakika ve altında müdahale ediyoruz. Ama tüm sezonda ortalamamız 13 dakika… Bu rakam çok ciddi bir rakamdır aslında ama biz bunu daha ne kadar aşağıya çekebileceğimizi düşünüyoruz. Özellikle yangının çok yoğun çıktığı şu dönemlerde ortalama müdahale süremiz 10-12 dakikadır. Hava gücümüzü destekleyen su kaynaklarımız var. Bu bir İzmir projesidir. Bu projeyi de başlatan isim şu anki Orman Bölge Müdürümüz İsmail Üzmez’dir. 2007’de buranın bölge müdürüydü. Kendilerine buradan sizin vasıtanızla teşekkür ediyoruz. Bu proje daha sonra tüm Türkiye’ye yayıldı. Helikopterlerimiz birim zamanda çok fazla su taşıyor. 
 
Böylelikle yangınla mücadelemiz daha etkin oluyor. Son dönemde bu nedenle basında çok fazla yangın haberi yer almıyor. Biz o yüzden basında duyulmayan yangın en iyi yangındır diyoruz. Ama bazı durumlarda aynı anda birkaç yerde birden de yangın çıkabiliyor. Örneğin geçtiğimiz haftalarda Seferihisar-Orhanlı yakınlarında çıkan yangın bu seneki en büyük yangınımız. Yaklaşık 450 hektarlık bir alan tahrip oldu. Biz o yangınla uğraşırken Buca’da da bir yangın çıktı. Bir de Torbalı’da bir yangın meydana geldi. Bunların hepsi 1 saat içinde çıktı. 
 
 
Bu yangınlarla ilgili farklı iddialar da ortaya atıldı. Sizce de enteresan değil miydi?
 
Enteresan değil de tevafuk diyelim. Tamam kasıttan da bahsediliyor. Ama orman yangınlarının asıl nedeni zaten insan faktörü. Bunun çoğu da ihmal ve dikkatsizlik. Tabii ki faili bulmakla ilgili de görevimiz var ama bizim öncelikli görevimiz yangını söndürmek. Jandarmamız, polisimiz zaten gerekli araştırmayı yapıyor. Biz de elde ettiğimiz bilgi ve bulguları onlarla paylaşıyoruz. 
 
HELİKOPTERİN 1 SAATLİK UÇUŞU 5 BİN DOLAR 
 
 
Bir orman yangınına sebep olmanın cezası nedir?
 
Bu cezalar kategoriktir. Müebbet hapse kadar gider. Yangının nerede çıkarıldığı, çıkaran kişinin orada oturup oturmadığı, yaralı ya da ölü var mı, bunlar hep cezayı arttıran faktörler. Ayrıca orman suçları kesinlikle af kapsamına alınmaz, paraya da çevrilmez. Orada devletin yaptığı bir masraf da vardır. Bugün helikopterin 1 saatlik uçuşu 5 bin Dolar. Uçağın 1 saatlik uçuşu 9 bin 500 Euro. 
 
Yangın söndürme helikopterleri nereden kiralanıyor? Bildiğim kadarıyla maliyeti yüksek olduğu için satın alınmıyor…
 
Yönetimde kullandıklarımız bize ait, söndürmede kullandıklarımız kiralık. Bu yöntem bizim de tercih ettiğimiz bir yöntem. Önümüzdeki dönemde 2020’ye kadar satın alınacak. Biz normalde uluslararası ihaleye çıkıyoruz. En uygun teklifi kim verirse ihaleyi o alıyor. Kiraladığımız ülkelerin arasında Rusya ve Ukrayna da var. Tabii ki devletimiz bunları alabilecek güçtedir, bu sadece bir politikadır. Bana sorarsanız kiralaması daha doğru.
 
“BU YIL 691 TANE YANGIN ÇIKTI”
 
 
Peki sizin görev ve sorumluluk alanınız sadece ormanlar mı?
 
En büyük yangın bile bir kıvılcımdan çıkıyor. Ormanlık alanın dışında bir de ziraat alanı, maki alanı dediğimiz sahalar var. Ziraat alanında çıkmış bir yangın makiye, oradan da ormana sirayet edebiliyor. Dolayısıyla biz de makilik alanda çıkmış bir yangına da ziraat alanında çıkmış bir yangına da müdahale ediyoruz. Geçen yıl bu dönem ormanlık alanda çıkan yangın sayısı 177 adet. Bu yıl ise bu sayı 234’ye çıktı. Yaklaşık yüzde 30-35’lik bir rakamsal artış söz konusu. Kırsal alan da dahil geçen yıl bu dönemde çıkan yangın sayısı 657. Bu sene ise 691. Biz bu yangınlara da gidiyoruz.
 
Peki bir apartman yangınına müdahale ediyor musunuz?
 
Hayır. Biz sadece su takviyesi yaparız onlara, yardım ederiz. Çünkü bizim ekiplerimiz şehir yangınına göre eğitim almadı. O apayrı bir şeydir. 
 
Bir yangını söndürmenin maliyeti ne kadar?
 
Bizim yangında yaptığımız masraflar bellidir. Uçak masrafı, arazöz masrafı, dozer masrafı, çalışan işçilerin masrafı… Bu, yangında geçirdiğiniz zamana bağlı olarak değişir. Bir günde söndürdüğümüz yangınlar da var, yarım saatte söndürdüğümüz yangınlar da… Her yangının ayrı ayrı maliyeti var. Bizim uçaklarımız uçsa da uçmasa da belli bir oranda kira ödüyoruz zaten. 
 
“YÜZDE 10’U ASILSIZ İHBAR”
 
 
Yanlış ihbarlara maruz kalıyor musunuz?
 
Evet elbette. Geçen yıl 89 tane asılsız ihbar yapmışlar. Bu yıl bu rakam 139. Şu ana kadar gelen ihbar 830, bunun 139’u asılsız ihbar. Neredeyse yüzde 15’i. Hangi maksatla bunu yapıyorlar bilmiyorum. Sizin vasıtanızla buradan şunu da dile getirmek istiyorum. Ola ki o asılsız ihbar sırasında gerçek bir ihbar çıkarsa ve ona ulaşmakta güçlük çekersek bunun vebali o kişiyedir. Bizi lütfen boş yere meşgul etmesinler, bizi gereksiz yere ne kadar fazla meşgul ederlerse diğer tarafta o kadar daha fazla alan yanabilir. Bize de bu hassasiyetle yaklaşsınlar. Gördükleri bir dumanı, ateşi de ALO 177 hattına ihbar etsinler. Bizim vatandaşlarımızdan en büyük beklentimiz, özellikle bu dönemde ateş yakmamaları, zorunda bile olsalar kesinlikle iyice söndüğünden emin olmadan oradan ayrılmamaları, illa ki mangal keyfi yapmak istiyorlarsa, ateşi piknik ve mesire yerlerinde yakmaları… İzmir’de yaklaşık 70 civarında piknik ve mesire alanı var. İlerleyen dönemlerde bunu daha da artırmayı arzu ediyoruz. 
 
Sezonun genel bir değerlendirmesini yapacak olursanız neler söylersiniz?
 
Geçen yıl bölge müdürlüğümüzün tarihinin en iyi sezonu geçti. Ancak bu yıl yüzde 35 civarında yangınlarda bir artış söz konusu. Bunun en önemli nedeniyse hava şartları. Bu yıl kavrulduk tabir-i caizse… Özellikle Haziran ve Ağustos aylarında aşırı sıcaklar ve rüzgar yangınlara neden oldu. O yüzden Eylül sonuna kadar dikkatli olmamız gerekiyor. Ümit ediyorum bir daha Seferihisar yangını gibi büyük bir yangını yaşamayız. 
 

Yayın Tarihi : 31.08.2016 : 11:00

Etiketler : haber    haberler    orman    yangın    izmir    orman bölge müdürlüğü    şahin aybal    bir kıvılcım 60 yıla mal oluyor    röportaj    gamze kurt    ben haber    ben tv    kanalben       


Yorumlar

5912




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN