Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


'Seçmen Bize Koşmuyorsa Sorun Var Demektir'

'Seçmen Bize Koşmuyorsa Sorun Var Demektir'
CHP'li Çam, dokunulmazlıklardan, genel başkan değişimine ve belediye başkanlarının performansına kadar dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

 

BURAK CİLASUN / BEN HABER
 
MHP'deki değişim rüzgarı, CHP'yi de etkileyeceğe benziyor. Dokunulmazlıklar, terör sorunu ve genel başkan başarısı noktasında fikir ayrımı yaşanan partide 2019 öncesi değişiklik sinyali yaşanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Musa Çam da partide yaşananları ve CHP'nin yapması gerekenleri anlattı. 
 
CHP ne yapmalı da kendini halka özümsetebilmeli?
 
Bugün ülkemizde iktidar partisi sorunu değil, muhalefet partisi sorunu var. HDP'nin içinde bulunduğu durum, MHP'nin yaşadığı trajedi ve CHP'nin sonuçları ortada. CHP son 25 yıldır yüzde 30 bandını yakalayamadı. CHP'nin acil yapması gereken, 'Biz neden seçim kazanamıyoruz' sorusuna yanıt aramaktır. 2014'te hem yerel seçimi kaybettik, hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminde çatı adayımızdan dolayı kaybettik. Normalde bu kayıpları tartışmalıydık. 2015'teki seçime bu şekilde hazırlanmamız gerekirdi. Bunu tartışacakken, Kılıçdaroğlu-Muharrem İnce yarışına sahne olduk. CHP'nin sorunları Kılıçdaroğlu gitsin Muharrem gelsin, Muharrem gitsin başkası gelsin sorunu değildir. CHP'nin yapısal sorunları vardır. Örneğin Türkiye'nin en eski partisi olmamıza rağmen 35 ilde milletvekiline sahip değiliz. Bu büyük bir problemdir. 
 
CHP'de fikri anlaşmazlıkları görüyoruz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
CHP bir sınıf partisi değil, emek ağırlıklı bir kitle partisi. Hal böyle olunca farklı fikirler CHP'de buluşuyor. Örneğin CHP'de özelleştirme yanlısı insan da bulunur, karşıtı da bulunur. Bu yelpazede farklı fikirlerin olmasında hiçbir problem yok ama bunun bir disipline edilmesi lazım. Yani partinin tüzük ve programının dışına çıkarak açıklamalarda bulunma şansı olmamalı. Parti içindeki kanatlar ortak bir fikir çıkarmalı ve bu fikir parti içindeki herkesin görüşü olmak durumundadır. Kişisel açıklamalar, parti içinde ideolojik ayrışma görüntüsü ortaya çıkarıyor. Bunu doğru görmüyorum. Örneğin benim Muharrem İnce ile aramda ne dokunulmazlıklar, ne milli politikalarda fark olduğunu düşünmüyorum.
 
Dokunulmazlıklarda hayır oyu vereceğinizi ilan etmiştiniz. Açıklamalarından dolayı Sayın Kılıçdaroğlu'na kırgın mısınız?
 
Herhangi bir kırgınlığım yok. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Dokunulmazlıkların kaldırılması Anayasa'ya aykırıdır ama evet oyu vereceğiz.” dedi. Bana göre bu cümle kontrolsüz bir cümledir. Ben hayır oyu verdim ama hiçbir şekilde Genel Başkan'ın açıklamasından sonra hiçbir deklarasyonda bulunmadım. Keşke Genel Başkanımız böyle bağlayıcı bir açıklama yapmasaydı. Keşke parlamento grubu ve PM'de açıklama öncesi tartışılsaydı. Bunlar yapılmadığı için bir boşluk doğmuştur.
 
Bugün seçim olsa CHP yüzde 25'i aşabilir mi?
 
Ben aşacağını düşünüyorum. Anayasa tamamen rafa kalkmış durumdadır. Ülke, tek adam rejimine gidiyor. Bu nedenle oyumuzun artacağını düşünüyorum. Yine de kadrolarımızı güçlendirmemiz, yenilememiz gerekiyor. 7 Haziran öncesi çok güzel bir seçim bildirgesi hazırladık. Buna rağmen yüzde 25'te kalmışsak bir sorun var demektir. Biz seçmene ulaşamamışız demektir. Güvenilirlik problemimiz var demektir. İyi metinler hazırlayarak bunları dağıtarak çözebileceğimiz bir iş bu. Seçmene bu kadar iyi bir bilgirde sunmamıza rağmen vatandaş bize koşmuyorsa sorun var demektir.
 
Sayın Kılıçdaroğlu o sorunun neresinde?
 
Kuşkusuz bu Genel Başkan, yönetim kurulu, PM, milletvekilleri, belediye başkanları, parti örgütleri topluca bir sorundur. AKP İzmir'de 7 Haziran'dan 1 Kasım'a 5 puan arttırırken biz arttırmıyorsak burada sorun var demektir. Belediye başkanlarının vatandaş ile diyalogları ne noktada? Vatandaşın sokağındaki çöp toplanmıyorsa, hizmette sorun varsa, ulaşımda sıkıntı varsa vatandaş bunu sandıkta fırsat olarak değerlendiriyor. Benim bir milletvekili olarak bunda kusurum yok. Seçmen sandık psikolojisiyle cezayı keser.
 
Bazı CHP'li belediyeler yeterince çalışmadı mı?
 
Aslında belediye başkanlarımız iyi hizmetler yapıyorlar ama vatandaşla ilişkilerinin çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Ben buna yaptığım ilçe, mahalle, sokak, esnaf gezilerimde rastlıyorum. Bir kopukluk olduğunu görüyorum. Hizmetler yapılıyor ama vatandaş belediye başkanlarının halka dokunmasını istiyor. Başkanlarımızın seçmenle ilişkilerini kuvvetlendirmeleri gerekir. Ben Ankara'da kanun yaparım. İşim budur. Belediye başkanlarının göreviyse yönettikleri ilçede doğumdan ölüme vatandaşın yanında olmaktır. Birtakım eksiklerin olduğunu görüyorum.
 
AK Parti tarafından CHP, HDP'nin yanına mı yuvarlanmaya çalışıyor?
 
HDP'ye bu ülkenin insanları müthiş bir kredi verdi. Tarihi bir fırsattı ve HDP bunu çok iyi değerlendirebilirdi. Ama HDP söz sahibi olmak konusunda yeterince belirleyici değil. Bu konuda belirleyici olanın İmralı ve Kandil olduğunu görüyoruz. CHP, cumhuriyeti kuran bir partidir. Mustafa Kemal'in, İsmet Paşa'nın partisidir. Bizim HDP ile aynı noktaya düşmemiz mümkün değil. Bakın bir doğruyu yanlış insan söyleyebilir. Yanlış insan söyledi diye doğruya karşı çıkmak olur mu hiç? Bazen tam tersi de olur. Bakın HDP dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduğu için ben de karşıyım diye bir şey yok. Anayasa'ya karşı olduğu için karşıyım. Bir de illa kaldırılacaksa 550 vekil için geçerli olmalı. Benim kalkacaksa, Efkan Ala'nın da kalkması gerekir.
 
MHP'deki muhalif hareket, CHP'yi de tetikler mi?
 
Tetikler. Siyasi partilerde değişim bu kadar zor olmamalı. Bakın noter kanalıyla imza toplanmış. Siyasi partiler bu kadar katı olmamalı. Bizim partimizde bu iş kolay oluyor. Noter huzurunda toplanan imzalarla hemen kurultaya gidebiliyoruz. Hatta bizi kurultaylar partisi olarak suçlarlar. Süleyman Demirel'in çok güzel bir sözü var: 'Sandık her zaman çözümdür'. Genel başkan değişimlerinin kanalları daha kolay olmalıdır. Kemal Kılıçdaroğlu, koltuğa yapışık, 'ille de ben oturacağım' diyecek bir insan değil. Zamanı ve yeri gelince ki bunun da çok uzak olduğunu sanmıyorum, bir yol haritası belirlediğini düşünüyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'nu kırarak zorlayarak değil, ona bu yumuşak geçişi sağlayacak imkanı tanımak lazım.
 
MHP'deki olası değişimle CHP'de de değişim olur mu yani?
 
Bu dışsal etkiyle olacak bir şey değil. Kendi içimizde oturur tartışırız. Bir lider değişimine ihtiyaç varsa, imzalar toplanır. Sayın Genel Başkan, böyle bir talep olursa hiç ertelemeyeceğini açıkladı.
 
CHP'nin A Takımı İzmir ağırlığıyla kuruldu. Nasıl görüyorsunuz?
 
İzmir'in parti üst kademesinde bu şekilde temsil edilmesi güzel bir şey. Ama 40 yılın verdiği siyasi tecrübeyle söylemek gerekirse, İzmir'e bu ayrıcalığın tanınması hoş bir şey olsa da Türkiye haritasına baktığımızda çok da adil bir şey değil. Hiç milletvekili çıkaramadığımız illerin de MYK'da temsil edilmesini isterdim. Türkiye'de CHP'ye en çok oyun verildiği ilin yüksek temsili tabii doğrudur ama dediğim gibi hiç vekili olmayan iller de temsil edilmeliydi.
 
 

Yayın Tarihi : 15.06.2016 : 10:38

Etiketler : haber    haberler    musa çam    chp    izmir    milletvekili    seçmen bize Koşmuyorsa Sorun Var Demektir    burak cilasun    ben haber    ben tv    kanalben       


Yorumlar

1269




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN