Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Romatizma Artık Çocukların da Korkulu Rüyası

Romatizma Artık Çocukların da Korkulu Rüyası
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Bilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Kenan Aksu, ''Romatizmal hastalıklarda çoğunluk grup erişkin yaş grubunda, orta yaş ve üzerinde olmasına rağmen çocukluk çağında da olabiliyor'' dedi.

 

ÇİĞDEM ÖZEN ALPASLAN / BEN HABER
 
Genelde halk arasında romatizma deyince yaşlı insan profili akla gelir. Ama yapılan araştırmalar bu tezi çürütüyor. Çünkü çocukluk çağından, yaşlılığa kadar geniş bir yelpazede görülebilen hastalığın ayrıntılarını Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Bilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Kenan Aksu'dan aldık.
 
Romatizma hastalığının çok çeşitleri olduğunu biliyoruz. Tek bir başlık altında genel olarak aktaracak olursak romatizma nasıl bir hastalık? 
 
Romatizmal hastalıklar öncelikle kas ve iskelet sistemini öncelikle tutan ama bunun haricinde bazı hasta gruplarında organlara da sirayet edebilen bir hastalık grubu. Çoğunlukla ortaya çıkış sebebi iltihaplı romatizmal hastalıklar başlığı altında. Çünkü iltihapsız romatizmal hastalıklar da var. İltihaplı romatizmal hastalıklar bağışıklık sisteminin bozuk çalışmasından kaynaklanıyor. Örnek verecek olursak; bağışıklık sisteminin hastanın kendi organlarını, kendi eklemlerini, kendi yapılarını düşman olarak görmesinden kaynaklanıyor. Ve bağışıklık sistemi, bu yapıları ortadan kaldırmaya yönelik bir davranış sergiliyor. Sonuçta o yapılarla ilgili bozukluklar, fonksiyon kayıplarıyla kendisini gösteren bir çeşit hastalık grubu ortaya çıkıyor. 
 
Halk arasında genellikle yaşlı hastalığı diye bilinir? Bu doğru mu?
 
Romatizmal hastalıklarda çoğunluk grup erişkin yaş grubunda, orta yaş ve üzerinde olmasına rağmen çocukluk çağında da olabiliyor. Geniş bir yelpazede değerlendirmek lazım ama baskın olan grup 20 ila 50 yaş grubu arasında. 
 
 
BELİRTİLERİ
 
- Kişide sabah tutukluğu olması
- Çoğunlukla küçük eklemlerde 30 dakikadan az olan iltihapsız eklem romatizmasıdır.
- İltihaplı bağ dokusu hastalıklarında 1 saat ve üzerinde tutukluk olur. 
- Kişi sabah kalktığında eklemlerini açıp kapatamıyorsa ve 1 saatin üzerindeyse mutlaka doktora görünmeli.
- Eklemlerde ağrı ve şişlik.
- Romatologun değerlendirmesi lazım.
 
BESLENME NASIL OLMALI?
 
- Üç öğün beslenmeye dikkat etmek gerekiyor.
- Bir miktar yağdan azalmış, kilo almasını engelleyecek bir diyet içerisine girmesi lazım hastalarımızın.
- Sabah öğünleri çok önemli. Çoğunluk kalorinin baskın olduğu öğünün sabah olması lazım. Genel beslenme kuralları içerisinde yapması gereken şeyler.
- Gut hastalarının kırmızı etten, deniz ürünlerinden olabildiğince az beslenmesi gerekiyor. Diğer hastalık gruplarımızda kırmızı etin bu kadar bir sakıncası yok.
- Balık ağırlıklı beslenilmesini öneriyorum.
- Tuzu en az seviyelere indirmek lazım. 
 
 
TUZ TÜKETİMİ AZALTILMALI
 
Ülkemizde obeziteyle mücadele de başladı. Kilo bu hastalıkta da dezavantaj mı?
 
Kilo da eklemler üzerinde ağırlaştırıcı, taşımasını engelleyici baskı unsurlarından bir tanesi. Eğer yandaş bir hastalığı varsa tuzu azaltması, kilo sorunu varsa kiloyu azaltıcı kalorisi düşük bir diyetle beslenmesi gerekiyor. Hipertansiyon, diyabet, kilo fazlalığı toplumumuzun çok ciddi bir oranını etkilediği için mutlaka ilaç tedavisiyle birlikte yaşam tarzı değişikliklerini hastaya ifade etmek lazım. Bunu değiştirmesini söylemek lazım. Özellikle hipertansiyon çok önemli. Tuz eşittir hipertansiyon gibi bir şey neredeyse. Ülkemiz tuz tüketiminde çok ciddi oranda şampiyonluğu elde etmiş vaziyette dünyada. Olabildiğince en az seviyelere indirmek lazım. 
 
Spor yapmak, yürümek, yaşamımıza hareket katmak hastalığın tedavisinde ne kadar rol oynuyor?
 
Eğer kişinin mevcut romatizmal hastalığı eklemleri kullanmasına olanak veriyorsa mutlaka spora özendirmek lazım. Bizim ülkemizde romatizma hastalarının yapabileceği en iyi spor yürüyüştür. 45 dakika - 1 saatten az olmamasını öneriyoruz. Bunun şiddeti, ağırlığı düzenli olması önemli değil yeter ki yapılsın. Ben buna kaplumbağa hızında bile yapın yürüyüşü diyorum. Ama yeter ki yürüyüş yapsın. 
 
Omurga romatizması olan hastaların yüzmeye teşvik edilmesi lazım. Ama maalesef ülkemizde yüzme salonları yeterince olmadığı için en uygun egzersiz şekli bizim verdiğimiz omurga etrafındaki kasları güçlendirici egzersizler oluyor maalesef. 
 
Spor salonlarında yapılan egzersizleri nasıl buluyorsunuz?
 
Bu seremoniyle yapılan egzersizlerin Türk halkına uygun olmadığını düşünüyorum. Evden çıkıp çantayla bir yere gidip, orada spor yapıp tekrar gelmek yani bu seremoni belli bir disiplinde yapılıyor ondan sonra bir şekilde engel olduğunda tekrar sporsuz döneme dönülüyor. Mümkün olduğunca seremonisiz egzersiz. Bunun en güzeli bence yürüyüş. Erkekler için günde 10 bin adım, kadınlar da 8 bin adımı yakalamaya çalışmalı. 
 
 
Kas yapısıyla kalp arasında nasıl bir bağlantı var?
 
Vücudumuzun en önemli kasları kalça ve diz arasındaki kaslardır. Sonra diz ve ayak bileği arasındaki kaslardır. Bu kaslar yürüyüşle gücünü koruma durumuna girer. Yürümeyen, kullanılmayan kaslar zayıflar. Zayıflayan kaslar ileriki dönemlerde kalp sağlığı sorunları ortaya çıkartır. Aslında kalçayla diz arasındaki kas ve diz-ayak bileği arasındaki kas arasında kalple görünmez bir bağ vardır. Bir kişinin bu kasları ne kadar zayıfsa kalp sorunları o kadar fazla ortaya çıkar. Birinci görevimiz bu kasların gücünü korumaktır. Bunun da ilaç tedavisi yoktur. Bu kasların gücünü koruyan yürüyüştür, düzenli yapılan egzersizdir. 
 
Yürüyüş alanlarının olmaması insanları uzaklaştırıyor diyebilirim. Ya fuara ya da sahile inmek zorundasınız, eviniz yakınsa...
 
Bence yine de o spor salonlarında yapılan yürüyüşten çok daha faydalıdır. Ona sarf edeceğiniz zaman dilimi çok daha iyidir. İzmir'de bence sahilde, fuar uzak mesafe değil fuarda yapılabilir.
 
Şu dönemde biliyorsunuz artık çocuklar sokaklarda oynayamıyorlar. Hemen hemen hepsi bilgisayar başında evde vakit geçiriyorlar. Hatta okula bile servisle gidip geldikleri için hiç hareket etmiyorlar. Aileleri bu konuda bilgilendirmek için neler söyleyebilirsiniz?
 
En önemli şeylerden bir tanesi çocuğun spora özendirilmesi. Çocuğun spora özendirilebilmesi için de anne babanın hayat tarzı değişikliği sağlaması gerekiyor. Çocuğun kahramanı anne babadır. Anne baba ne yaparsa çocuk ileriki hayatında onu yapar. İnsanoğlu başlangıçtan itibaren anne babasını taklit ederek gelmiştir. Mümkün olduğunca sağlıkla ilgili doğru şeyleri anne baba çocuğuna verecektir. Sigaradan uzak duracak ki çocuk sigarayı görmesin. Çünkü kahramanı elinde sigara görüntüsüyle beynine kazırsa çocuk ileride sigara içecektir. Önce evde anne babanın spor yapıyor olması lazım. Daha sonra her çocuk için farklı egzersizler olabilir. Body bulding gibi vücut geliştirmeleri spor olarak görmüyorum. İster masa tenisi, yürüyüş, basketbol bunun kendi içinde bir ritminin olması lazım ki sporun o zaman belli bir faydası olur. 
 
Aileler hafta için derslerden yorulan çocuğunu hafta sonu dinlensin diye genelde evde televizyon ya da bilgisayar başında oturtabiliyor.
 
Bence düzenli yapılan spora sahip olan gencin okuldaki akademik başarısı daha fazladır. Bunun benim kendi hastalarım içerisinde de çok canlı örnekleri var. Öyle hastalarım var ki 06.30'da kalkıp egzersiz yapıp okula gidiyorlar ve onların akademik başarıları bunu yapmayan kişilerden çok daha fazla. Spor zaman kaybı gibi düşünülüyor. Aslında Türkiye'de yıkılması gereken şeylerin başında bu geliyor. Spor zaman kaybı değil aslında o sporu yapan kişinin ömrüne ömür katan bir yapı. O gözle bakılırsa aslında herkesin spor yapması lazım. Ülke olarak yapılması gereken seferberliklerden bir tanesi. Eğitimle beraber sporun gerçekten Türk halkının içerisine sokulması, özellikle yeni yetişen jenerasyonda mutlaka sporu bir yaşam tarzı olarak elde etmesi lazım. Nasıl günde 3 öğün yemek yiyorsak 4. öğünün de spor olması lazım. Belki de 1. öğün sporla başlayıp ondan sonra diğer öğünlerin değerlendirilmesi lazım.
 
Bu hastalıkta sigara nasıl bir rol oynuyor?
 
Özellikle romatoid artrit dediğimiz romatolojinin var oluş nedenlerinden bir tanesi olan bir hastalığımız var. Çoğunlukla kollarımızı ve küçük eklemlerin tutulmasına sebep olan bir hastalığımız. Ve bu eklemlerde yapısal değişiklikler, ağrılar, şişlikler ve uzun dönemde fonksiyon kayıplarına yol açan hastalıktan bahsetmek istiyorum. Romatoid artritte çok ciddi sigara etkilenimi söz konusu. Sigara içenlerde romatoid artritin yaptığı eklem problemi, eklem romatizması belirgin bir şekilde fazlalaşıyor. Hastalığın vitesini yükseltiyor, daha ağır seyretmesine ve eklemlerdeki hasarın fazlalaşmasına sebep oluyor. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmış bir şey. 
 
Sigara kullananlarda bir başka romatizmal hastalık grubumuz var. Omurga romatizması. Biz ona Spondiloartritler diyoruz. Omurga romatizmasında da omurganın eğilmesiyle bir hastalık sonucu doğurabiliyor. Bunun en güzel örneği halk arasında bilinen Suna Pekuysal ve deprem dede hastalığı. İşte bu omurgadaki eğrilmenin daha hızlanmasına sebep olan bir faktör sigara. Bu yüzden bizim her iki ana ağacımız dediğimiz bağ dokusu hastalıkları ve omurga romatizması hastalıkları her ikisinde de çok kötü yönde etkileniyor. En azından romatizma penceresinden baktığımızda bizim tekerimize çomak sokan, hastalarımızın daha kötüleşmesine sebep olan bir faktördür sigara. Sigaradan uzak durması, içilen yerde bile durmamasında çok büyük fayda olur hastalarımız için. 
 
Aslında genel olarak hayatımızdan çıkarmamanız gerekiyor...
 
Kesinlikle. Sağlık açısından uzak durmamız gerekiyor. Akciğer kanseri, idrar torbası kanseri, koah gibi hastalıklara yol açıyor. Romatizmaya da hiç etkisi yokmuş gibi gözüküyor ama hastalığı kötüleştiren bir faktör net bir şekilde kanıtlanmış bir şey.  
 

Yayın Tarihi : 14.04.2016 : 15:15

Etiketler : haber    haberler    romatizma    sağlık    hastalık    eklem    Romatizma Artık Çocukların da Korkulu Rüyası    kenan aksu    röportaj    ben tv    kanalben       


Yorumlar

5182




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN