Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kemalpaşa'da ''Organize'' Katliam

Kemalpaşa'da ''Organize'' Katliam
Türkiye'nin en verimli tarım arazilerinden olan Kemalpaşa'da, 'organize' katliam tüm hızıyla sürüyor. Rantın hüküm sürdüğü bölgedeki son zeytin ağaçları da kıyımdan payını almak üzere!

 

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Türkiye, doğal zenginliklerini ve tabiatın armağanı olan verimli topraklarını birçok ilde olduğu gibi İzmir'de de ranta kaptırmaya devam ediyor. Bir zamanların pamuk cenneti olan Torbalı'da pamuğun eski günlerini mumla aramasının ardından Kemalpaşa'da da zeytincilik can çekişiyor. İlçedeki lojistik avantajın ortaya çıkardığı sanayileşme, KOSBİ ile taçlanırken,  aynı gelişme zeytinciliği ise dibe vurdurdu.

Kağıt üstünde bakıldığında böylesi bir vurgunu yapmak imkansız gibi duruyor. Zira Zeytincilik Kanunu buna izin vermiyor. Kanunun önce 5 ve ardından 5. maddenin mülga edilmesiyle birlikte 20. maddesi oldukça açık bir şekilde, “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın iznine bağlıdır.” ifadeleriyle zeytin ağaçlarını koruyor. Kanun koruyor ama uygulayıcılar için aynı ifadeyi kullanmak pek de mümkün durmuyor. 
 
 
 
Ya fabrika, ya kamulaştırma!
 
Zeytinliklerin 3 kilometre uzağı bir yana, 3 metre yanından başlayan fabrikalar, hızla doğal dengeyi zedelemeyi sürdürüyor. Konunun çiftçi ayağıysa oldukça vahim. Adeta bir dokun bin ah işit noktasına gelmiş olan Kemalpaşalılar, “Zeytinliklerimizi satmaktan başka yol bırakmadılar.” diyor. Bu cümlenin altındaysa tam bir dram yatıyor. Çünkü bölgedeki organize sanayi hamlesiyle birlikte zeytinciye “Ya sanayi tesisi yapacaksın, ya da burası kamulaştırılacak' denilerek  iki hak tanınmış. Zeytinciliğin seçenek dışı bırakıldığı düzenin içinde, haliyle fabrika açacak parası olmayan ve kamulaştırmayla da arazisinin değerinin düşmesinden endişe eden vatandaşlar, topraklarını ranta satmak zorunda kalmış. Tabii içlerinde parayı güle oynaya seçip, kısa vadede toplu parayı tercih edenlerin sayısı da az değil.
 
Gerek yasa, güç ve uygulayıcı destekli girişimler, gerekse de kimi çiftçinin kısa zamanda çok parayı seçmesiyle birlikte, olansa Kemalpaşa'ya olmuş durumda. İzmir'in zeytin ve kirazla ünlü ilçesi, eski yeşil günlerinden hızla uzaklaşıyor. Acil önlem alınmazsa yeni nesillerin ilçede göreceği tek şey ise betonlar arasında gri bir yaşam mücadelesi olacak.
 
 
 
'Yasaların üstünden buldozerle geçiliyor'
 
Kemalpaşa'da yaşanan doğa katliamını Ben HABER için yorumlayan Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi de duruma tepkili isimlerin başında geliyor. Çiftçi, “Bu işin baş sorumlusu Ankara'dır.” dedi.
 
Tarım alanlarının; imar, konut, turizm, sanayi ve maden baskısı altında olduğunu söyleyen Çiftçi, “Zeytin, Türkiye için oldukça önemli. Zeytin alanları, 3543 sayılı Zeytincilik Kanunu'nun 20. maddesine göre korunmak zorunda. İzmir'de OSB'ler kurulurken tarım faktörü hiç düşünülmedi. Çok net söylüyorum ki Kemalpaşa'da bir katliam yapılmıştır. Birinci katliam organize sanayi bölgesidir, ikincisi lojistik merkezidir. Bizim artık bunlara 'yeter' dememiz gerekiyor. Gelecekte dünyada politikayı su, gıda ve enerji yönlendirecektir. Sanayileşmeye karşı değiliz ama bunu tarımı koruyarak yapmak durumundayız. Zeytinimizi, ağacımızı lojistiğe, yatırıma kurban etmemeliyiz. Temel sıkıntı burada yer sıkıntısıdır. Peşine de bir vurgun gelmiştir. Çünkü tarımın kısa vadedeki geliri arazi ve sanayi rantıyla boy ölçüşemez.” dedi.
 
 
'Birinci derece sorumlusu Ankara'dır'
 
Yasanın çiğnenmesini de değerlendiren Çiftçi, “Nasıl yapıyorlar, kimden cesaret alıyorlar bilemiyorum. Zeytinlik sahaları tek tek yok ediliyorsa, yasalar çiğnenmiyor, üstünden buldozerle geçiliyor demektir. Sermaye acımasız geliyor. Sermaye ve sanayici elbette kendine en uygun yeri ister ama bunun birinci dereceden sorumlusu Ankara'dır. Buradaki bürokratın sınırlarını çizen de Ankara'dır. Bu iş buradaki bir bürokratın sırtına yüklenemez. Kısa vadede istihdam vaatleriyle bunlar yapılsa da uzun vadede bakıldığında en verimli sektör tarımdır. Bugün çiftçi ranta ezdiriliyor.” dedi.
 
30 yıl önceki Kemalpaşa ile bugünü kıyaslayan ve vatandaşları direnmeye çağıran Çiftçi, “30 yıl önce yemyeşil bir Kemalpaşa görürken, şimdi beton yığını görüyorum. O beton yığınında asgari ücretle sıkışan insanlar görüyorum. Bu problemle mücadele etmesi gerekenler de Akalan köylüleri örneğinde olduğu gibi Kemalpaşalılardır. Tahribata karşı direniş yerelde başlar. Bunun da en iyi örneği Cerattepe'dir.” dedi.
 

Yayın Tarihi : 12.04.2016 : 16:41

Etiketler : haber    haberler    kosbi    kemalpaşa    organize    sanayi    ferdan çiftçi    kemalpaşada organize katliam    kanalben    ben haber    ben tv       


Yorumlar

1194




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN