Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


'Türkiye Tampon Bölge Oldu'

'Türkiye Tampon Bölge Oldu'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği'yle imzalanan 'Göçmen Anlaşması'nın Türkiye'nin 'tampon bölge' haline geldiğinin ilanı olduğunu söylerdi. Kılıçdaroğlu, "Avrupalı şimdi kendisini kurtardı. 'Gelirse sana geri göndereceğim' diyor. Sen 'Bu işin jandarmalığını yap' diyor. Bu bizim ağrımıza gidiyor. Faturayı sokakta çocuk dahil, herkes ödeyecek" dedi.

 

Antalya'nın turizm bölgesi Kundu'da Delphin Imperial Otel'de partisinin düzenlediği  'Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini söyledi. Demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü açısından sadece CHP'nin değil bütün dünyanın benzer kaygıları taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, "İçinde yaşadığımız şartlar, sorunun sadece CHP'nin sorunu olmadığını bize net olarak gösteriyor. Sorun artık Türkiye sorunudur. Dolayısıyla bizim sorunun çözümü konusunda görevi üstlenen organının sadece CHP değil, Türkiye'nin aydınlık geleceğini düşünen bütün organların ortak hareket etmesi gereken bir süreçtir" diye konuştu.

18 MART RUHU

Dün, 18 Mart'ın Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü ve Şehitler Günü olduğunu hatırlatarak konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, "Çanakkale bizim kurtuluş savaşının önsözüdür, girişidir" dedi.

Çanakkale'de hiçbir ayrım olmaksızın herkesin ortak mücadele ettiği alan olduğunu ve bugün o mücadeleyi verenlerin birlikte kucak kucağa yattığını belirten Kılıçdaroğlu, "O kadar derin bir hoşgörü vardır ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Avustralya'dan gelenlere bile 'Onlar artık bizim evlatlarımızdır. Bizim topraklarımızda yatıyorlar. Anneler kaygı duymasın' diye mesaj göndermiştir" diye konuştu.

Ardından Kurtuluş Savaşı'nda Şanlıurfa'da, İzmir'de, Afyonkarahisar'da beraber olunduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, ancak Türkiye'nin şimdi bir ayrışma sürece içine girdiğini savundu, "Bize bırakılan mirası daha yukarıya taşımak varken neden ayrışma sürecinin içine sokuluyoruz?" diye sordu.

TURİZMDE YAŞANAN SORUNLAR

Partinin 'Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nı gerçekleştirdiği Antalya'nın aynı zamanda turizmin başkenti olduğunu ve dün turizmcilerle toplantıda bir araya geldiğini aktaran Kılıçdaroğlu, toplantıda turizmcilerin ağızlarını bıçak açmadığını, sadece dert dinlediklerini söyledi. Toplantıda turizmcilerin geleceğe ilişkin kaygılarının ağır bastığının çok net olarak ortaya çıktığını kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin turizmde bugün dünya 6'ncısı olduğunu ve bu başarıyı turizmcilere borçlu olduklarını söyledi.

Antalya'nın bir gecede 550 bin kişinin konaklayabileceği potansiyele, sektörün Antalya'da 120 binin üzerinde istihdam kapasitesine sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, turizmden Antalya'nın yıllık 10 milyar dolar gelir getirdiğini söyledi.

Türkiye toplam turizminin yüzde 41'inin tek başına Antalya'da gerçekleştiğini, gecelemenin üçte ikisinin yine Antalya'da olduğunu belirterek değerlendirmelerine devam eden Kılıçdaroğlu, bu başarının altında turizmcilerin fiyat ve kalite konusunda gösterdiği özveri olduğunu belirtti.

'İKİ SEKTÖR CAN CEKİŞİYOR'

Yine 54 sektörün turizmle bir şekilde ilişkili olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, bu sektörlerin başında gelen tarım sektörünün de Antalya'da zor zamanlar yaşadığını söyledi. Antalya'da 265 bin dekarda örtü altı tarım yapıldığını ve Türkiye'nin sera üretiminin yüzde 40'ının Antalya'da yapıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, ancak her iki sektörün de can çekişmeye başladığını savundu.

Hükümetin gübrede KDV'yi yüzde 1'e indirmesinin üreticiye yansımadığını savunan Kılıçdaroğlu, turizmde ise izlenen dış politikanın getirdiği faturanın çok ağır olduğunu söyledi. Turizm sektöründe istihdamın yüzde 30 düştüğünü, özellikle mayıs ayından sonra gerekli önlemler alınmazsa, 75 - 80 bin kişinin işsiz kalacağını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, turizmcilerin gerekli önlemler alınmazsa iflas, iflas erteleme ve ödenemeyen çek sayılarında artış yaşanacağını ifade ettiğini dile getirdi.

HÜKÜMETE SORULMASI İSTENEN SORULAR

Turizmcilerin kendisinden bir takım soruları hükümete sormasını istediğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

" Ey hükümet bugüne kadar turizmciye ne verdin? Kriz var, afet hali var bize ne verdiler diye turizmciler de merak ediyor. Turizmciler, 'Sayın Davutoğlu 1000 kişinin önünde turizmde sosyal güvenlik primlerini indireceklerinin sözünü verdi. Ama şu ana kadar sözünü tutmadı. Sözünü tutmasını bekliyoruz' dediler. Biz de bekliyoruz. Madem ki ülkenin başbakanı, verdiği sözün arkasında durmalıdır. Şunu söylediler, 'Turizmin bu hale gelmesinde günahımız, sorumluluğumuz yok.' 'Yatırım' dediler yaptık. 'Turistleri ağırlayın' dediler, yaptık. 'Fiyat ve kaliteyi bozmayın' dediler, yaptık. Sürekli çıtayı yükselttik ama bu hale getirdiler. Şimdi nasıl çıkacağız? Hiçbir günahımız yok fakat bütün sorumluluklarının altında biz kaldık.'"

CHP lideri Kılıçdaroğlu, sektörün iç turizmin canlandırılması için kamu personeline düşük faizli tatil kredisi sağlanması, turizm sektörünün bankalara olan borcunun ertelenmesi, geçen yıl Rusya'da kalan 200 milyon dolar alacağın güvence altına alınması yönünde talepleri bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye'ye gelen turist sayısında dramatik düşünün nedeni olarak sektörün de ülkenin yurtdışında bozulan imajı üzerinde durduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin uygar dünyanın bir parçası olarak artık görülmediğini söyledi. Ayrıca son dönemde artan terör saldırılarının da belli bir güvenlik endişesi yarattığını dile getiren Kılıçdaroğlu, partisinin terörü insanlık suçu olarak tanımladığını ve ulusal sorun olarak gördüğünü dile getirdi. Ancak terörü çözerken akıl ve mantığın kullanılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim üstümüze düşen görev varsa yerine getireceğiz" dedi.

'TERÖR NEDEN ARTIYOR?'

Terörün biteceği yerde azgınlaştığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun nedenine ilişkin, "Eğer siz bir devleti gayri meşru bir organla muhatap ederseniz, meşru bir devleti BM'de tanınan, anayasası, parlamentosu olan bir devleti, hukukun üstünlüğüne inanan bir devleti gayrı meşru bir organla muhatap ederseniz bugünkü tabloyu yaratırsınız" değerlendirmesinde bulundu. Bu konuda gerekli uyarıları defalarca dile getirdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Bizi dinlemediler" dedi.

İçişleri Başkanı Efkan Ala'nın "Ak Parti ile PKK görüşüyor" dediğini savunan Kılıçdaroğlu, "Şimdi geldiğimiz noktaya bakın kim bu işin sorumlusu? AKP yöneticileri, tepe yöneticileri ve bakanları terör örgütüne yardım ve yataklık yapmışlardır" iddiasında bulundu.

"ŞEHİTLERİN SORUMLUSU İKTİDARDIR"

Terör örgütünün şehirlere silah depolamasına izin verildiğini iddia eden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Gelen her şehidin sorumlusu AKP'dir, o partinin yöneticileridir. Gayet net, gayet açık söylüyorum" dedi.

Bu iddiayı siyaseten dile getirmediğini belirterek iki yazı gösteren Kılıçdaroğlu, gösterdiği belgelerde güvenlik güçlerine operasyonların durdurulmasına ilişkin talimatın yer aldığını açıkladı. Kılıçdaroğlu, il başkanlarına şöyle seslendi:

"Terör örgütünün bugün şehirleri silah deposu haline getirmesini sağlayan temel aktör AKP yöneticileridir, dönemin başbakanı şimdiki bakan ve başbakanlarıdır. Her bir il başkanımdan rica ediyorum, gideceksiniz Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacaksınız. Şimdi bağırıyorlar 'Neden böyle oldu' diye. Sen yaptın, sen bu hale getirdin ülkeyi. Bunun üzerinde durmayacak mıyız? Yaptıkları suçu örtecek miyiz, görmezlikten mi geleceğiz? Bunların tamamını halkımıza çok iyi anlatmamız lazım. Gelen her şehidin sorumlusu iktidarda olanlardır, o koltuklarda oturanlardır. Bunu herkesin çok iyi bilmesi lazım. Bu tablo turizmi vurdu, yeni şehitlerin gelmesine yol açtı, Türkiye'nin ekonomisini vurdu, demokrasisini vurdu."

PAŞA PAŞA İMZALADILAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün sığınmacılara ilişkin imzalanan anlaşmanın 2.5 milyon Suriyeli sığınmacının bulunduğu Türkiye'nin açıkça bir 'tampon bölge' haline gelmesinin ilanı olduğunu söyledi. Türkiye'nin bütün mültecileri kabul etmesi karşılığında Avrupa'nın iki ayrı takvimde 6 milyar euro ödeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Siz niye bakmıyorsunuz, niye kaçıyorsunuz? Onlar Türkiye'ye değil, oraya gitmek istiyor. Bizimkiler de paşa paşa altına imzayı attılar. Ne olacak bu Suriyeliler? Arkadan gelecekler ne olacak? Türkiye bunlara nasıl bakacak? Ne olacak bu çocuklar yarın" diye sordu.

Türkiye'nin bütün huzurunun bozulacağını ve ülkenin geleceği görmeyen bir siyasetçi tarafından yönetildiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağız. İzlediğimiz yanlış politikanın faturasını 78 milyon ödeyecek. Avrupalı şimdi kendisini kurtardı. 'Gelirse sana geri göndereceğim' diyor. Sen 'Bu işin jandarmalığını yap' diyor. Bu bizim ağrımıza gidiyor. Faturayı sokakta çocuk dahil herkes ödeyecek" diye konuştu.

MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIĞI

Toplantıda milletvekili dokunulmazlığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'Hodri meydan' çıkışına aynı şekilde yanıt verdi. Kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için Anayasa'nın 83'üncü maddesinin yeniden yazılması teklifini yineleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Yolsuzluk yapanların, ihaleye fesat karıştıranların, iş takipçiliği yapanların TBMM'de yeri yok. Ne işi var yolsuzluk yapan birisinin TBMM'de. Geçici madde öneriyorlar. Anayasa'da bir düzenleme yapılım ve mevcut olan dokunulmazlık dosyalarını yargıya gönderelim, yeni dosyalar gelirse onlar yine eskisi gibi raflarda kalsın. Çifte standart. Yani eski hırsız kötü de yeni hırsız mı iyi olacak? Eski dalavereci kötü de yeni dalavereci mi iyi olacak? Niye böyle bir anlayışın tutsağı haline getiriyoruz TBMM'yi? Bu çifte standart doğru değil. İlla 'getireceğiz' diyorlarsa, biz de hodri meydan diyoruz bütün dokunulmazlıkları kaldıralım."

Tartışmalar arasında, yargının mevcut durumu nedeniyle CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklar kaldırılırsa talimatla hapse girmesi gibi bir durumun yaşanabileceğinin dile getirildiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Bizde böyle bir kaygı yok. Bir haksızlık sade bir vatandaşa yapıldığı zaman tepki gösteriyoruz, aynı haksızlık milletvekiline yapıldığında da tepki göstereceğiz. Demokrasi adına bir bedel ödenecekse o bedeli önce siyasetçi ödeyecek" dedi.

Nazım Hikmet'in 'Sen yanmasan ben yanmasam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa' dizelerini söyleyerek konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, gerekirse bedel ödeyeceklerini, 'iktidarın sopa olarak kullandığı mahkeme kararıyla' hapse gireceklerini ama asla ve asla demokrasi yolundan dönmeyeceklerini söyledi.

Yayın Tarihi : 19.03.2016 : 21:06


Yorumlar

2334




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN