Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


'Onları Artık Meşru Görmüyorum'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara seslendiği konuşmasında isim vermeden HDP'li vekilleri eleştirdi ve "Ben artık meşru siyasi aktörler olarak görmüyorum" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de 22'nci Muhtarlar Toplantısı'na katıldı.
 
Burada bir konuşma yapan Erdoğan, Ankara saldırısı üzerinden terör olaylarına değindi.
 
Sözlerine "Kızılay'daki terör eyleminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yaralılara da acil şifalar diliyorum" diyerek başlayan Erdoğan, "Kızılay'da bomba patlatarak insanları öldüren terör örgütünün demokrasiyle ilişkisi olabilir mi?" ifadelerini kullandı.
 
"Buna rağmen terör örgütü yöneticisiyle aynı dili kullanmaktan aynı yaklaşımı sergilemekten çekinmeyenlere terörist demeyeceğiz de ne diyeceğiz?" diye soran Erdoğan, HDP'ye yönelik eleştirilerini "Terör örgütünün yan kolu olarak faaliyet gösteren partinin mensuplarını ben artık meşru siyasi aktörler olarak görmüyorum" şeklinde sürdürdü.
 
Cumhurbaşkanı "dokunulmazlıklar" konusunda da Meclis'e çağrıda bulundu:  Gönder yargıya. Yargı bunlar hakkında ne karar verirse versin. Sen siyasetçi olarak görevini yap. Siyasetçinin görevi nedir Bu kararı alıp gerisini yargıya bırakmaktır. 
 
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
 
"Bu mücadelede PKK sadece bir araçtır, DAİŞ sadece bir projedir. Terör örgütleri sadece birer piyondur. Suriye ve Irak'taki gelişmeler madalyonun sadece bir yüzüdür. 
 
Bugün Türkiye'nin yaşadıkları asil duruşumuzun kaçınılmaz sonucudur. Bugünkü yol ayrımına sanayimizle ekonomimizle iyi bir durumda yakalanmış olmamız milletimiz için belki de bir şanstır. Bazıları PKK ile dirsek teması yaparak 'Erdoğan gitmeli, Erdoğan gitmeden istikrar gelmez' diyorlar. 2002'de istikrar mı vardı?
 
Terör örgütünün Kandil'deki yöneticilerinden biri Erdoğan terör biter, demokrasi gelir diyor. Bunu başka kim diyor, ABD'deki, Avrupa'daki bir takım medya kuruluşları Amerika'nın buradaki eski diplomatları diyor. Ülkemizdeki bazı aklıevveller diyor. Bunların hepsi aynı misyon için çalışan kişiler. 
 
Gerçekten de Erdoğan gidince ülkeye demokrasi gelir, terör biter mi? 2002'den önce terör yok muydu? O zaman terör esiyordu Tayyip Erdoğan da ülkenin başında değildi, onu neyle izah edeceksiniz?
 
Kızılay'da bomba patlatarak rastgele insanları öldüren terör örgütünün demokrasiyle ilişkisi olabilir mi? Buna rağmen terör örgütü yöneticisiyle aynı dili kullanmaktan aynı yaklaşımı sergilemekten çekinmeyenlere terörist demeyeceğiz de ne diyeceğiz?
 
"BATI VE RUSYA'NIN SİLAHLARI YPG'DE"
 
Avrupa'daki Amerika'daki malum çevrelerin bu milletin hayrına bir çabalarının olması mümkün değildir. PKK'nın, YPG'nin PYD'nin ellerinden çıkan silahlara baktığımız zaman, neyi görüyoruz ya Rus silahlarını ya da Batı'nın silahlarlarını görüyoruz. Bunlar içinde ABD silahları da var, başka ülkelerinin silahları da var. 
 
ABD PKK'yı terör örgütü olarak ilan etti, peki PKK'ya karşı ne yapıyor. Herhangi bir uygulaması var mı? AB üyesi ülkelerde bunlar cirit atıyor. Oralardan destekleniyorlar. Buna karşı bir tavır var mı? 'Biz PKK'ya terör örgütü dedik' böyle diyorlar. 
 
Ankara'daki terör olaylarından sonra aradılar, güzel de... Anadolu'da bir söz vardır; baban öldü, başın sağolsun. Arkadan bir ifade 'babasız başı ne yapayım.' Toplam 37 deniliyor, 35'tir burayı karşıştırmayalım. 2 tanesi teröristtir. Bunların arasına dal ve bütün kardeşlerimizi orada şehit et. İlk etapta 200 'ü aşkın yaralı vardı, şimdi 40'a yakın yaralı var. 
 
Bütün bunlar ortadayken hala bunların savunmasını yapan medya organları var. Ülkemizdeki birtakım kifayetsiz muhterisler, Kızılay'daki elim hadiseyi kendi çıkarları için kullanmayı düşünecek kadar zavallıdır, ahlaksızdır, haysiyetsizdir. Hiçbir sıfat, terör örgütü yandaşlığının örtüsü olamaz.
 
Terör tanımını, terörist tanımını derhal yeniden yapmalıyız. Bu tanıma göre ceza tanımını değiştirmeliyiz. Dokunulmazlıklar meselesini süratle neticelendirmeliyiz. Parlamento bu konuda adımını süratle atmalıdır. Yani, bir kişi mi olsun, iki kişi mi olsun  Böyle bir şeyi konuşamayız. Biz, ortaya ilkeyi koymalıyız, ilkeyi.
 
Nedir bu ilke  Benim Kürt kardeşlerimi, vatandaşlarımı sokağa dökmek suretiyle 50-52 kişinin ölümüne vesile olanlar bu ülkede teröre teşvik eden insanlar olarak yargılanmayacak da bu parlamentonun içerisinde gelip boy gösterecek ve bunları bu millet seyredecek öyle mi?
 
Öbür tarafta, arkasında PKK'nın, PYD'nin, YPG'nin olduğunu çok açık net olarak söyleyenler bu ülkede temiz olacak öyle mi  Bunlara karşı parlamento eğer gerekli tavrı ortaya koymazsa bu millet ve bu tarih bu parlamentodan hesabını sorar. Şehitler hesabını sorar.
 
PARLAMENTO'YA DOKUNULMAZLIK ÇAĞRISI
 
Bu milletin birliğini, beraberliğini bozanlar, tehdit edenler, kim olursa olsun bunların hesabı bu parlamento tarafından dokunulmazlıklarının kaldırılması suretiyle nereye havale edilecek, yargıya... Gönder yargıya. Yargı bunlar hakkında ne karar verirse versin. Sen siyasetçi olarak görevini yap. Siyasetçinin görevi nedir Bu kararı alıp gerisini yargıya bırakmaktır. Atılması gereken adım budur. Siyasetçi bunları besleyemez, koruma altına alamaz. Eğer bunlar sürekli hala bu adımları atar, yaptıkları da yanlarına kar kalırsa, terörle mücadelemizde şu anda Güneydoğu'da bu mücadeleyi veren ve orada şehit olan kardeşlerimizin ahı inanın bizi yakar.
 
Ne diyoruz onların kanları yerde kalmayacak. Bunlar basit siyasi hesaplarla feda edilemez. Sınırlarımız dışında terör örgütünü besleyen unsurlarla mücadelemizi yürütüyoruz, yürütmeliyiz. Hükümetten bu çerçeveye yönelik süratli bir çalışma ortaya koymasını bekliyorum. Türkiye'nin mecvut hükümet yapısı itibariyle koalisyona ihtiyacı yoktur.
 
"MİLLET KOALİSYONUNA İHTİYACIMIZ VAR"
 
Teröre, terör örgütlerine karşı, ülkemize yönelik tüm tehditlere karşı, diğer tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, oluşturacağımız bir 'millet koalisyonuna' ihtiyacımız vardır. Gelin bu büyük mutabakatı, bu büyük birlikteliği hemen şimdi sağlayalım, canımıza ve istikbalimize kast edenlerin üzerine hep birlikte gidelim.
 
Terör örgütünün yan kolu olarak faaliyet gösteren partinin mensuplarını ben artık meşru siyasi aktörler olarak görmüyorum, kusura bakmasınlar. Dolayısıyla bu çağrım onlara değil diğer partileredir. Tüm çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak hayata geçirmeliyiz. 
 
Bu meselenin insan haklarıyla, basın hürriyetiyle, demokrasiyle bir ilgisi yoktur. Masum hayatları yok eden eylemleri destekleyenlerin teröristlerden hiçbir farkı yoktur. Bu teröristlerin üzerine en tavizsiz şekilde gitmek zorundayız. 
 
"YANIMIZDAKİ DOSTUMUZ, KARŞIMIZDAKİ DÜŞMANIMIZ"
 
Fransa'da terör saldırısı sonrası güvenlik önlemleri devam ederken, bize terör örgütüne karşı operasyon yapmayın diyorlar. Bunun adı ikiyüzlülüktür. Bizim için bu ifadelerin zerre kadar kıymeti yok. Terörle mücadelede yanımızda olan dostumuzdur, karşımızda olan da düşmanımızdır. Bunun bilinmesi lazım. Mesele bu kadar açık, bu kadar nettir.
 
Meselenin Tayyip Erdoğan değil, Türkiye meselesi olduğunu düşünmeyenlere Kurtuluş Savaşı'nı incelemelerini öneriyorum. Bizi kimse manda ve himaye edemez. Bu millet bunu en zor zamanında reddetti, bugün hiç kabul etmez. 
 
"ŞEHİTLERİN BEDELİNİ ÖDEYECEKSİNİZ"
 
Boşuna uğraşıyorsunuz, bak inlerinize girdik, bodrum, nereye kaçarsanız kaçın sizi askerimiz, polisimiz, korucumuz oralardan bulup çıkartacak gereğini yapacaktır. Dağlardaki mağaralara nereye girerseniz girin, bırakın Cudi'yi, Gabar'ı, Kandil'e mi gidiyorsunuz, orada da güvenlik güçlerimiz arkanızda. Çünkü bu şehitlerin bedelini ödeyeceksiniz, bunun lamı cimi yok.
 
Öyle paralel devlet, yok bilmem şu devlet bu devlet, yok hepsi. Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka bir devlet asla yoktur ve olamaz. Onun için de yok öz yönetimmiş yok şuymuş yok buymuş böyle bir şey yok. Tek devlet. Siz bu devletin iş makinelerini güvenlik güçlerine karşı kanal açmak için kullanırsınız. Bunların Kürt kardeşlerimizi belediye hizmeti yok. Bu bölgeleri defaatle dolaştım. Nerede ne var gayet iyi bilirim. Hizmet etseler canımız başımız üstüne.
 
PKK meselesini, DAİŞ meselesini sadece bu örgütlerden ibaret sayan gaflet içerisindedir. 'Tayyip Erdoğan gitsin' demek, 'Bizim tüm siyasetimizi, tüm çalışmalarımızı, üzerine bina ettiğimiz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin tek olması anlayışı yıkılsın' demektir.
 
Meselenin şahsımla ilgili olmadığnı Türkiye olduğunu çok iyi biliyorum. Allah ömür verdiği sürece ülkeme ve milletime hizmet etmeye devam edeceğim. 
 
"DEMOKRASİ HAVARİ OLARAK GÖSTEREMEZ"
 
Terör örgütleri bir araya gelerek ortak hareket etme kararı aldı. Ne kadar farklı isimler altında olan terör örgütleri varsa şimdi ortak hareket etme kararı aldılar. Bundan sonra hiç kimse, ölüm türküleri eşliğinde halay çekenleri bize demokrasi havarisi olarak gösteremez, dayatamaz. Çünkü hepsinin de gerçek yüzleri, gerçek niyetleri ortaya çıktı. Terör örgütünün pervasızlığı gücünden değil, acziyetinden kaynaklanıyor.
 
"BOMBALARLA CANIMIZI YAKIYOR OLABİLİRLER"
 
Suriye'de istediğini elde edemeyen, sınır ilçelerimizde başlattığı kalkışma teşebbüsü hüsranla sonuçlanan, bölge halkından yüz bulamayan terör örgütü, rastgele hedeflere yönelik saldırılarıyla son ve en ahlaksız kozunu oynuyor. İnşallah gerekli tedbirlerin süratle alınmasıyla bu oyunu da boşa çıkaracağız. Bu bombalarla onlar bizim canımızı yakıyor olabilir ama inanın biz onları tamamen imha ederek şehitlerimize, gazilerimize, onların geride kalan yakınlarına karşı mahçup olmayacağız."

Yayın Tarihi : 16.03.2016 : 14:24

Etiketler : cumhurbaşkanı    recep tayyip erdoğan    siyaset    ak parti    chp    mhp    hdp       


Yorumlar

7381




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN