Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Savaşları Bile Bitiren Sanat: Fotoğrafçılık

Savaşları Bile Bitiren Sanat: Fotoğrafçılık
Fotoğraf, icadından itibaren insanlığı büyüleyen bir şey olmuştur. Anılarımızı bir karenin içinde saklayan ve baktıkça hafızalarımızı tazeleyen bu kareler herkeste eşsiz duygular uyandırır. Fotoğrafçılık tarihsel gelişimi sırasında teknolojiyle paralel olarak evrimleşmiştir.

 

AYSEL KAYARDI / BEN HABER
 
2004 yılında Facebook'un hayatımıza girmesiyle sosyal medya diye bir olguyla tanıştık. Ve artık fotoğraflarımızı sadece bir anı olarak kendimizde değil sosyal çevremizle de paylaşma imkanına nail olduk. Sosyal medyanın yararlı mı zararlı mı olduğu konusunda birçok karşıt düşünce var tabii ki. Ama biz sosyal medyanın fotoğraf sanatına olan etkilerini olumlu ve olumsuz yönleriyle masaya yatırmak istedik ve bu konu hakkında 25 yıldır fotoğrafı kendisine yaşam tarzı haline getiren Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü Öğretim Görevlisi Hayati Ulusay'dan bilgi aldık. 
 
 
'DİJİTAL TEKNOLOJİ YADSIYABİLECEĞİMİZ BİR TEKNOLOJİ DEĞİL'
 
Geleneksel ya da konvansiyonel fotoğrafın, fotoğraf sanatının temeli olduğunu düşünen Ulusay önemli fotoğraf ve sinema okullarının bile fotoğraf sanatını öğretmek için karanlık oda kullandığını belirtti. Bunun nedeninin ise görüntünün ortaya çıkışı temelde algılanması, kadraj duygusunun gelişebilmesi biraz da karanlık odaya bağlı olduğunu söyledi. Ulusay dijital teknolojinin yadsıyabileceğimiz bir teknoloji olmadığını ve fotoğraf dediğimiz şeyin teknolojinin ürünü olan bir uğraşı ya da bir sanat dalı olduğunu belirtti. Bu noktadan baktığımızda fotoğrafın doğuşundan günümüze kadar teknoloji fotoğrafın içinde olmuştur. Dijitalleşmenin fotoğraftan başka bir şeye evrilme söz konusu olduğunu ve fotoğrafın ruhundan uzaklaşıldığını da sözlerine ekledi. Bunun negatif bir gösterge olamadığının söyleyen Ulusay fotoğraf genel başlığı altında  Dijital fotoğraf ayrımı yapılması daha doğru olduğunu belirtti.  
 
Ulusay sosyal medyanın farklı alanlarının olduğunu ve bir tanesi çok daha fotoğraf üretimine uygun bir hale büründüğünü bir başkasınsa gündelik anıların ya da kişisel egoların tatmini düzeyinde daha yüzeysel kalmış durumda olduğunu söyledi.
 
 
'10 YA DA 20 KİŞİDEN BİRİ DÜZGÜN İŞLER ÜRETEBİLİYOR'
 
Ulusay sosyal medyada herkesin fotoğrafçı olduğunu iddia ettiği ve profesyonelle amatör ayrımının zorlaştığı konusunda ise şunları söyledi:
 
''Herkes fotoğrafçıyım diyor ve artık bir çok insanın isminin sonunda İngilizce ifadeyle photografy kelimesi var. Bunca insanın yoğun olarak fotoğrafa yönelmesinin nedeni teknolojik gelişimdir. Ancak hepsinin doğru fotoğraflar olduğunu ifade etmek mümkün değil. Sosyal medya ya da bazı yazılımların bize bahşettiği bazı olanaklar söz konusu. Bu yüzden plastik sanatlar değeri taşıyabilecek işler olmamasına rağmen görüntüye bazı efektler ekleyerek onu daha çekici hale getirmeye çalışıyoruz. Bu belki sadece 'a ne güzel fotoğraf', çok renkli, çok güzel olmuş' gibi yorumlara sebep olsa da bunun plastik sanatlar açısından değeri yoktur. Sosyal medya doğru kullanıldığı taktirde 'tü kaka'  bir mecra değil. Fotoğrafla uğraşan Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya hesaplarına baktığımızda üretilen fotoğraflar arasında iyileri elbette ki var. Çok kaliteli çok iyi yeni ustalar yetişiyor. Dünyada çok başarılı insanlar var. Türkiye de buna dahil tabi ki.  Her 10 ya da 20 kişiden 1'i fotoğrafa dair düzgün işler üretebiliyor. 
 
Kişiler günlerinin her anını işte 'ben buradaydım' 'şunu yedim' demek için fotoğraf çekiyorlar. Bunu da sanatı içerisinde değerlendirmek pek mümkün değil. ''
 
 
'TÜKETTİĞİN KADAR VARSIN'
 
Yaşadığımız dönemde tüketim kültürünün yaygın olduğunun altını çizen Ulusay tüketim kültürü ve tüketim toplumunun en belirgin özelliklerinden birisinin de tükettiğin kadar var olman mantığı olduğunu söyledi. Bu tüketimin gösterişli tüketim olarak adlandırıldığını ve gösterişli tüketimde de tükettiğiniz, yaptığınız ettiğiniz her şeyi insanlara gösterebilmelisiniz ki kendinizi ruhen doyurabilmelisiniz ya da tatmin edebilmelisiniz dedi. Ulusay bunun artık fotoğrafla bir ilgisinin olmadığını ve sadece gösterişli tüketimin bir göstergesi olduğunu söyledi. Ulusay fotoğrafın amaç değil araç olduğunu ve sanatsal yönünün dışında ticari yönünün de olduğunu belirtti.  
 
'VİETNAM SAVAŞI'NI FOTOĞRAFLAR BİTİRDİ'
 
Fotoğrafın çok etkili bir mecra oluğunu söyleyen Ulusay doğru kullanıldığında savaşları bile bitirebileceğini şu örnekle anlattı;
 
''Fotoğraf doğru üretilip doğru paylaşıldığı taktirde dünya tarihine baktığımızda çok etkili olmuştur.  Özellikle yakın tarihte 20. yüzyıldaki savaşlardan özellikle Vietnam Savaşı'nda pek çok üretilen fotoğraf bu savaşın sonlanmasında etkili olmuştur. Şöyle ki; Vietnam Savaşı'nda bulunan askerler ya da orada üretilen savaş fotoğrafları hep propaganda amaçlı üretiliyordu. Ancak savaşın sonraki aşamalarında üretilen fotoğraflar Amerikan ordusunun da zaman zaman perişan ve hezimete uğradığını gösterir yönde olmaya başlamış ve bunlar Amerikan kamuoyuna sızdırıldığında gerçekten toplumsal bir infiale sebep olmuş. Bu sayede karşı kamuoyu oluşup savaşın sonlanması yönünde bir harekete sebep olmuştur. Yani bu yönden bakılırsa fotoğraf gerçekten etkili bir mecra. Kendi başına bir mecra olarak da yaşamını günümüzde de devam ettirebiliyor. ''
 
 
'FOTOĞRAF MANİPÜLASYONLARA AÇIK BİR UĞRAŞ'
 
Ulusay fotoğrafın yanlış anlaşılmalara açık olan yönünün olduğunu ise şöyle anlattı;
 
''Hem anlamsal hem de fiziksel olarak fotoğraf her zaman için manipülasyonlara açık bir uğraş. Bunun en büyük sebebi fiziksel olarak bakarsak eğer bir kadraj yapıyorsak, tabi fotoğraf varsa bir çerçeveleme kadraj söz konusudur. Bu konuda fiziksel olarak bir manipülasyon da yapmış oluyorsunuz. Çünkü doğal görüntüye müdahale yapıyorsunuz. Kadraj meselesi anlamı da şekillendiren bir unsurdur. Yine Vietnam savaşından bir infaz görüntüsü vardır çok meşhur. Bir Vietkong'un tabancayla kafasından vurularak idamı söz konusudur fotoğrafta. İlk bakışta hükümet ordusunun bir albayı olan kişi tabancayı doğrultmuştur esire ve elleri bağlıdır, esirin kafasından vurarak idamı gerçekleştirir. İlk bakışta fotoğraf çok acımasız görünür.
 
 
Elleri bağlı savunmasız bir adamı öldürüyor diye. Fakat kadrajın gerisine baktığımızda idam edilen Vietkong'un aslında savunmasız, yaşlı, kadın, çocuk demeden bir grup insanı katlettiğini görürüz. Bu noktada kim kurbandır, kim katildir işi biraz karmaşıklaşıyor. Biz Kadrajın gerisini göremediğimiz için ilk bakışta hükümet yanlısı albayı cani olarak görebiliriz. Ama gerçekten öyle midir? Diye de sormakta fayda var.''
 
 
FOTOĞRAFÇI OLMAK İSTEYENLERE ÖNERİLER
 
 
Ulusay fotoğrafçı olanlara önerilerini ise şöyle sıraladı;
 
''Çok fonksiyonlu fotoğraf okulları var. Bunları değerlendirebilirsiniz. Amatörce devam ettirmek isteyenler ise derneklerin kursları ve farklı farklı eğitim seminerleri oluyor bunlara katılabilir. Ancak mümkünse filmli teknolojiyle tanıştıran bir kurs ya da semineri takip edin. Filmli teknoloji fotoğrafı anlayabilmek açısından önemli bir adım. Çok büyük yatırımlara girmeyin. Çünkü dünyanın en pahalı, en iyi fotoğraf makinesi diye lanse edilen makinelerle, eğer bilginiz yoksa iyi bir fotoğrafçı olamazsınız. Bu yüzden ortalama değerde, başlangıç seviyesinde olan SLR türden bir makineyle bu işi yapabilirsiniz. Daha sonra ilgi alanlarına göre ekipmanlarını daha da genişletebilirsiniz. Çünkü ekipmanların hepsine sahip olmak için ciddi bir servet harcamak gerekir. ''
 

Yayın Tarihi : 03.02.2016 : 10:03


Yorumlar

9550




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN