Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Delican Usta Gazetecilere Konuştu

Üç Gazeteci Bir Konuk programının bu haftaki konuğu AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican oldu.

 

Ben TV’de yayınlanan, usta gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü’nün her hafta dikkat çekici konuklara çarpıcı sorular sorduğu Üç Gazeteci Bir Konuk’ta konuk koltuğuna Bülent Delican oturdu. Delican, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 397 yıl ile yargılanmasına karşı olduklarını dile getirirken, İzmir'e dair hazırladıkları çarpıcı raporlardan da örnekler verdi.
 
Delican ilk olarak, Erol Yaraş'ın sorusu üzerine AK Parti'nin son dönemde sosyal projelerde yaptığı atakları anlattı.
 
“Bayırbucak Türkmenleri Suriye'de büyük sıkıntı yaşıyor ve son 500 yıldır oraları kendilerine yurt edinmiş kanımızdan, canımızdan kardeşlerimiz. Bu kardeşlerimizin bir kısmı Hatay'a getirildi. Bir kısmı hala orada. Onların günlük ihtiyaçlarının karşılanması adına bir kampanya başlatıldı. Biz de büyük depolar tuttuk ve 30 ilçemizde yardımları topladık ve toplamaya devam ediyoruz. Yarın 2 TIR daha çıkaracağız. Hatta Sayın Nükhet Hotar'ın katılımıyla bir tören de gerçekleştireceğiz. Ayrıca biliyorsunuz hükümetimiz, devletimiz terörün kökünü kazımak için bir çalışma başlattı. Bu süreçte teröristler bölgedeki insanlarımızın evine resmen tecavüz ettiler. Buralarda yaşayan insanlarımız terör nedeniyle mağdur olunca onlar için de yardım hazırladık. Kadın Kolları Başkanımız Gözde Hanım bu konuda Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanı ile birlikte çalıştılar. Şu anda depolarımız Bayırbucak ve Güneydoğu için yardımları almıyor. Türk Milleti çok büyük bir millet. Zor zamanlarda kenetlenmeyi biliyoruz. Yapılan yardımlar bunu gösteriyor. Bayırbucak Türkmenlerinden yaklaşık 47 kişi çocuk ve genç kardeşimizi burada ağırladık. 7-8 yaşlarında bir çocuğumuz birkaç önce hem ağabeyini hem de babasını kaybetmiş. İnsanın sarılası, bu çocukları içine alası geliyor. Her zaman Türkiye'de kalabileceklerini söylediğimizde, 'Bizim yurdumuz orasıdır: Tarihi misyonumuza devam edeceğiz.' diyecek kadar kararlı cevaplar verdiler. Yapılan yardımlar gözlerimizi yaşartıyor. Asgari ücretli bir arkadaşımız ciddi bir yardım paketi hazırlamış. Bir teyzemiz ördüğü çorapları gönderiyor. İş dünyamız, sivil toplum kuruluşlarımız ciddi destek veriyor. Suriyeliler ile ilgili de büyük bir dram yaşanıyor. Bu insanlara 2 millet sahip çıktı. Biri biziz, diğeri de Yunanistan. Avrupa kapılarını kapattı. Tamamen muhasebeci gibi davranıyorlar. İşleri güçleri para. Savaşlar insanların en yalın hallerini ortaya koyarlar. Merhamet duygusuyla 3 milyon insana bakıyor ve onlara destek olmaya çalışıyoruz. Suriyeliler de iş güçleriyle Türk ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Geçtiğimiz gün Yunanistan Başkonsolosu ile konuşurken sanki bizden biriyle konuşur gibiydik.”
 
“10-15 güne operasyonlar tamamlanacaktır”
 
AK Partili Delican, terörle mücadeleye ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullandı.
 
“7 Haziran öncesi birlik beraberlik projenizde parlamentoda yalnız bırakıldık. Ancak yaşananlar sonrası önemini onlar da gördü. Zannediyorum bundan böyle onlar da destek verecektir. 11 Temmuz'da KCK bir açıklama yaparak eylemsizlikten vazgeçtiğini belirtti ve barajlara, araçlara, karakollara saldırmaya başladı. Ne zaman ki 2 polisimiz yatağında şehit edildi, ne zaman ki 2 trafik polisimiz kaza varmış gibi çağırılarak şehit edildi; o zaman devlet de kendi refleksini gösterdi. İnsanlar şimdi çözüm süreci günlerinin özlemini duyuyor. Bölge halkı 7 Haziran sonrası Kandil'e yapılan operasyonlarla birlikte baskıdan kurtulunca irade de çok farklı oldu. Ben eminim ki 10-15 gün içinde bölgedeki operasyonlar tamamlanacak. Kandil'in bir şekilde terörü şehirlere taşıma operasyonunun önü kesilmiş olacak.” 

 

 
“İzmir'in yüzde 70'i başkanlığı desteklemiyor”
 
Ünal Ersözlü'nün başkanlık sistemine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Delican, “Başkanlık sistemi halkımızın isteği doğrultusunda gelişecek bir sistem. Ben İzmir'e dair ciddi analizler yaptırdım. İzmirlilerin başkanlık sistemine nasıl baktığına yönelik araştırma yaptım. İzmirliler yüzde 70 oranında başkanlık sistemine karşı. Hatta 2. bir soru daha sorup, Sayın Cumhurbaşkanımız dışında bir isme ne tepki verileceğini yokladık. Onda da yüzde 65'lik bir karşıtlık çıktı. Demek ki sistemi bilmemekten kaynaklı bir karşıtlık var. Ben bir il başkanı olarak bunun araştırmasını şehrimde yapıyorsam, partiler de bunu yapıyorlar ve Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı da buradan saldırmaya çalıştılar. Halkımız, iyi anlatıldığında, oligarşik bürokrasinin sıkıntıları dile getirildiğinde anlayacaktır diye umuyorum. Referandum tabii değerlendirilir. Başbakanımız Sayın Davutoğlu da bunun değerlendirmesini yapıyordur. İzmir'in bu konuya karşıtlığı, sistemi bilmemesinden kaynaklanıyor. Başkanlık sisteminde Cumhurbaşkanı sistemine göre yetkiler daha az olacak ve son derece etkili bir sistem olacak. Kuvvetler ayrılığından gelen eleştiriler var ama tam olarak taslak ortaya çıktığında halkımız da bunu anlayacaktır.” dedi.
 
“Çatışmanın kimseye faydası yok”
 
Aziz Kocaoğlu ile Binali Yıldırım'ın koordineli çalışmasının İzmir'e kazanç sağlayacağını belirten Delican, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Aziz Bey ile birlikte 2004-2009 yıllarında İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nde birlikte çalıştık. Biliyorsunuz İZBAN, ortak bir projeyle başladı. Projeye 4 kez Sayın Bakanımız tarafından süre uzatımı verildi. Sayın Bakanımız hem iyimser davrandı. 2006-2007'de Sayın Kocaoğlu'nu vagon alımı için defalarca uyardım. Çünkü vagonlar öyle gidip aldım sistemiyle işlemiyor. Nitekim de vagon alımı yetişmeyince Ankara'dan vagon getirildi. Hatta biz de arkadaşlarımızla İzmir'de siyaset üreten insanlar olarak bu duruma şaşırmıştık. Baktığımızda Sayın Bakanımız ve Sayın Kocaoğlu'nun uyumlu çalışması gerekiyor. Sayın Yıldırım'ın 35 projesiyle çıtayı çok üste koyduk. Biz birlikte yarışmak istediğimizi ancak çakacakları her çivinin de arkasında duracağımızı söyledik. Neden hala ikili ilişkiler gelişmedi? Seçim sonrasında Sayın Bakanımız çok hızlı bir sürece girdi. Tüm Türkiye çapında çalışmalar devam ediyor. Yarın bu makamlardan gittiğimizde İzmir'e yaptığımız hizmetlerle anılmak gibi bir bakış açımız var. Çatışmanın kimseye bir faydası yok. Rekabetse İzmir'i yükseltir. Çatışmaya, kavga etmeye gerek yok.”
 
“CHP iyi bir algı operasyonu yapıyor”
 
Delican, AK Parti İzmir'de neden istediği başarıyı yakalayamıyor sorusuna da şu yanıtı verdi:
 
“Benim temel kaygım şu ki 'Neden biz bir İzmirli olarak AK Parti'de siyaset yaparken bu başarıyı yakalayamıyoruz?' sorusuyla dertleniyorum. Bilimsel verileri topluyorum ve bizden sonraki arkadaşlara aktarmak için de arşivliyorum. Her iki seçim sonucunu da Sayın Başbakanımız ile paylaştım. Biri bende vardır, bir nüshası da kendisinde. İzmir seçmeni, bizimle arasında bir güven oluşturmak istiyor ama CHP iyi bir algı operasyonu yapıyor. Bunu kabul etmek lazım. CHP, AK Parti'yi farklı yansıttı. Sayın Yüksel bunu yıllar önce iyi ifade etti. 'Biz AK Parti'yi İzmir'e sokmamak için Atatürkçülüğü laikliği iyi değerlendirdik.' dedi. Bizim bu değerlerle hiçbir sorunumuz yok. Bir algı operasyonunun olduğu net olarak ortada. Benim derdim de bunu kırabilmek. Ulaşabildiğim kadar İzmirli hemşerime ulaşıp bunu anlatmayı çalışıyorum. Kafamızın arkasında herhangi bir plan yok ama bunu İzmirli hemşerilerimize farklı algılattılar. Neden oya dönüşün olmadığının peşine düşünce ortaya kaygı çıkıyor. Hangi bürokrat devlet adına bir iş yapsa AK Parti'ye mal oluyor. Bu da hükümette biz olduğumuz için normaldir. Bu kaygıların ise 2019'da çözüleceğini düşünüyorum. Diğer partilerin artık kullanacakları bir materyal kalmadı. Hizmet odaklı tek parti bugün AK Parti. Diğer partilerden oy alan parti de AK Parti. Partimiz tüm Türkiye'den oy alabiliyor. İzmir'de her 3 kişiden 1'i, Türkiye'de her 2 kişiden biri bunun farkında. Biz İzmir'de o üç kişiden birini daha yanımıza çekmek istiyoruz.“
 
“Kocaoğlu'nun 397 yılla yargılanmasına karşıyız”
 
AK Partili Delican, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun yargılandığı davaya karşı olduklarını belirtirken, ihale süreçleriyle ilgili AK Parti'nin eleştirilmesinin yanlış olduğunu belirtti ve ÇED raporu için de Büyükşehir'in yükümlülüklerini henüz yerine getirmediğini söyledi.
 
“Şimdi Kamu İhale Kurumu Üçkuyular’da ihaleyi iptal edince bu bize mal edildi. Çeşitli iptaller oluyor ve bize mal ediliyor. Taksiye bindiğimde taksici bilerek engellendiğini söylüyor. Ortada böyle bir algı var. Devlette oligarşik bir bürokratik yapı var. Biz bunu ortadan kaldırmak için yıllardan beri mücadele ediyoruz. Bakın bir itiraz dilekçesiyle büyük projeler bir anda duruyor. Belediye bunu öğrendi ve kullanıyor. Bakın Kocaoğlu'nun 397 yılla yargılandığı sürece şiddetle karşı çıkıyoruz. Devlet bazı kararları bizim dışımızda alıyor ve yükü sırtımıza kalıyor. 13 yıllık iktidarımızda hükümetin İzmir'i cezalandırdığını düşünenlerin oranı yüzde 58,5'e geliyor. Bakın İzmirliler bir karşıtlıktan dolayı oylarını CHP'ye veriyor. Biz yukarı çıkarken onlar düşecek. Onlara el sallayacağız. Halkımız bu cezalandırmada şuna inanıyor ki belediye hangi hizmeti yapmasa devlet engelledi algısı var. Bakın Kocaoğlu diyor ki ÇED raporumu 2,5 yıldır alamıyorum. ÇED raporuyla ilgili hükümet kendisine nerede dur demiş? Bakın limana yeni nesil gemiler girsin diye derinlik açılsın isteniyor. İzmir limanı için kruvaziyer ve yat ile anılıyor ya, yazık ediliyor. Bakın limandan çıkan bir çamur var. Onun ne olacağı belli değil. Aziz Bey buranın önce ada yapılarak kurutulacağını, sonra tarıma kazandırılacağını söylüyor. Gediz Sulama Deltası ile ilgili sakıncalar var. Kurutulup tarıma kazandırılması adına yazılması gereken raporlar var ama bunların hiçbiri gitmiyor. Bakın İzmir sürekli gemi kaçırıyor. Aziz Bey diyor ki '2 yıldır ÇED raporumu vermediler.' Onlar eksik evrakları tamamlasın, biz gerekirse Ankara'da kapıda yatarız.” 
 
“İzmir'i İstanbul ile yarıştıracağız”
 
AK Partili ilçe belediyelerinin Büyükşehir'den hizmet alımında bir parça geriye bırakıldığını belirten Delican, 6360 sayılı Bütünşehir Yasası ile tüm ilden büyükşehirler sorumlu. Sorunlarla ilgili bir rapor hazırlıyoruz. AK Partili belediye başkanları da sıkıntılı. Muhtarlarımız bizim için son derece önemli ama muhtarlarımız farklı kurumlara gidince ilçe belediye başkanları şube müdürüne dönüyor. Bakın Büyükşehir'in örneğin Konak'a aktardığı pay, Kiraz'dan alınan paranın da içinden geliyor.Bakın bir ilçe belediye başkanı, ilçesini bilir.Ben göreve geldiğimden beri ılıman yaklaşmaya çalışıyorum ve kavga, gürültüden fayda sağlanmayacağına inanıyorum. Aziz Bey bu kentin Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Elbette biz de kendisinin kent için daha çok çalışmasını sağlamak adına diyalog kanalını açık tutacağız ki iş yapılacak. Kentin merkezi Bayraklı'ya doğru kayıyor. Çürük bir binada koskoca İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yer alması saçmadır. Bunu kendisine önceden de söylemiştim ve hala da söylüyorum. Bunlar bağırıp çağırarak değil, istişareyle çözülecek işlerdir. İzmir ile ilgili kısa bir tur atacak olursak bakın 2 saat 50 dakika içinde insanlar İstanbul'dan İzmir'e gelmiş olacak 2 sene sonra. İzmir, Osmanlı ticaretinin yüzde 40'ını oluşturmuş bir kent. İzmir çok sağlam bir kalbi olan ama damarlanması eksik olan bir kent. Ama bu damarlanma da sağlanıyor. Çandarlı Limanı için ihale süreci tamamlanacak. Antalya'dan gelecek bir otoyol, Ankara otobanı, tren hattı, TANAP projesiyle Azerbaycan'dan çıkan petrol İzmir'e varacak. Hafif raylı sistemi havalimanı ve liman ile bağlantısı olan tek kent İzmir. Aydın'a ve Uşak'a kadar uzanan alanda İzmir'i İstanbul ile yarıştıracağız. İdeolojik saplantılardan yerel yönetimlerin sıyrılıp şehrin önünü açması gerekiyor. Kentsel dönüşümün yapılması gerekiyor. Bakın 540 hektarlarda kentsel dönüşüm TOKİ eliyle başladı. Bakın Kültürpark kadar bir alanı, içinde tiyatrosuyla sosyal alanıyla yaşanacak bir şekilde Karabağlar'a kazandırıyoruz. Büyükşehir, istediği bütün kentsel dönüşüm projelerini aldı. Bakın Alaattin Bey çok nazik bir insandır. Kendisine en kısa zamanda hayırlı olsun diyebilmek adına gideceğim. Ben İl Başkanı olduğumda kendisi beni arayıp tebrik etmişti. Ben dünyada en değerli dilin nezaket dili olduğuna inanırım. Ben bu kentin siyasilerin bir arada karar almasını isteyen bir siyasi olarak diyaloga açığım.” dedi.
 
Seferihisar'a tepki
 
Kemalpaşa'da köy mallarının satıldığı iddiasına da kesin bir dille karşı çıkan Delican, “Sattırmam” dedi.
 
“Seferihisar ve Kemalpaşa yanlış bir şekilde kıyaslanıyor. Seferihisar'daki konuya girecek olursak, sayın başkan borçlanma stratejisini hizmet odaklı yapmadı. Tamamen ideolojik sebeplerle yapılan bu harcamalar, belediye tarafından yapılan satışlarla kapatılmaya çalışılıyor. Seferihisar'da halka hizmet odaklı bir merkez yaparlar, insanlar orada çalışır. Ama burada paralar havaya uçuyor. Kemalpaşa'da ise henüz daha bir yer satılmadı. Geçen sene Tire'de köy mallarının satışıyla ilgili bir satış olunca Aziz Bey bunların satılmayacağını söyledi. Bu konuşulurken arka sayfada 1,5 trilyonluk ilanlar vardı. Kocaoğlu, bizim çabalarımızla bu çalışmayı durdurdu. Bugüne kadar hiçbir yeri biz de sattırmadık ve sattırmayacağım da. Bakın Kemalpaşa'da köylü dışında kimseye toprak satılmadı, satılmayacak. Seferihisar'daysa farklı bir tablo var. Nereye gideceğini birlikte görüyoruz.” 
 
“Kendi iç huzuru olmayan parti İzmir'e ne getirecek?”
 
CHP'nin bu ana kadar İzmir'i ihmal ettiğini biz dışarıdan görüyorduk. Kendi iç meseleleridir bizi çok ilgilendiren bir yapı değil. Kendilerini en başarılı şehir olarak ilan ettikleri İzmir'de, Başkan Kocaoğlu'nun Kamil Okyay Sındır ile ilgili sözleri var. Belediye kaynakları ve para yönetimi başta olmak üzere sert eleştiriler var. Biz muhalefet görevimizi bıraktık onları izledik. Çok da güzel yaptılar. Kendi içlerindeki çatışma, demokrasi adı altında kapatılmaya çalışılıyor. Kamil Bey şimdi artık Büyükşehir Belediye Başkanı'nın üstünde bir yönetici oldu. Kendi içinde huzuru bulamayan bir parti İzmir'e nasıl hizmet getirecek? İzmirli hemşerilerimizin hizmet alamama noktasında kaygı duyarım. Siyasette şiddet dili kullanılmaya başladı. Bu doğru bir yol değil. Sayın cumhurbaşkanımıza karşı Sayın Kılıçdaroğlu'nun sözleri hakkında suç duyurusunda bulunacak. Milletvekillerinin kullandıkları diller İzmir'e yakışmıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bütün halkımızı kucakladı. Oraya karşı bu sözler siyasete yakışmaz. Biz ılıman bir siyasi atmosfer için elimizden geleni yapacağız. Bakın bu ülkenin çatışmadan yana çektiklerini senelerce gözlemledik. Türkiye'nin dünyanın lider ülkelerinden biri olmasını hep birlikte sağlayacağız. Putin bile 'Türkiye'ye danışmak zorunda kalıyoruz' demişti. Bu da istikrarı gösteriyor. 
 
Öte yandan İzmir'deki hazır beton krizine bir yorum da AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican'dan geldi. Delican, kartel oluşumuna karşı olduklarını söyledi.
 
“Şehrin içinde bu kadar insan sağlığına yakışmayan yerlerin olması sıkıntı tabii. Birlikte planlayarak bir karar verilmesi lazım. Kartel oluşması başlı başına yanlış. İzmir, kent yenilemesine girecek bir şehir olarak bunu aşağıya çekmek zorunda. Kentsel dönüşüm bu kent için şu anda çok önemli. Çünkü şehrin yüzde 65'i kaçak. Biliyorsunuz depreme karşı bunların yenilenmesi lazım. Kartel oluşumuna karşıyız.” 
 

Yayın Tarihi : 29.01.2016 : 13:02


Yorumlar

7664




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN