Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Yüksel'den Çarpıcı Açıklamalar

Üç Gazeteci Bir Konuk programının bu haftaki konuğu CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel oldu.

 

Ben TV’de yayınlanan, usta gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü’nün her hafta dikkat çekici konuklara çarpıcı sorular sorduğu Üç Gazeteci Bir Konuk’ta konuk koltuğuna Alaattin Yüksel oturdu. Yüksel, parti içindeki birliği sağlamak ve başarılı olabilmek için polemiklerden uzak durmaya çalıştığını söyledi.

Programın başında 35. CHP Olağan Kongresi'ni değerlendiren Yüksel, “Kurultay gerçekten çok yoğun geçti. Benim için uykusuz 2 geceydi. Yüzde yüz insanları mutlu etmek mümkün olmasa da genel olarak arkadaşlarımız memnun ayrıldı” ifadelerini kullanırken, Gürsel Tekin'in PM dışında kalışını da şu sözlerle değerlendirdi;

“Kamuoyunda Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun listesinden bazı arkadaşların PM'ye girememesini Genel Başkan çizik yemiş gibi yansıtanlar oldu ama bu doğru değil. Bu durum CHP'de demokrasinin işlediğini gösteriyor. Bence bu iyi bir sonuçtur. Genel Başkan da mutludur.Ben MYK'dayken de kurultayı konuşturmazdı. Bu tür kurultayların herkes için riski vardır. Bir kere kendi seçim bölgenizden koparsınız. Hoş, belki Türkiye'nin farklı noktalarından destek alma şansınız da artıyor ama yükseklere çıktıkça belki kırıcı olunabiliyor. Bir de bakıyorsunuz yüzde 25'te takılıp kalmışsınız. Bunun da faturası kesiliyor.”

Arkadaşlarımız sorunu kadrolarda aradı”

Yüksel, Erol Yaraş'ın, “Fatura neden genel başkana değil de kadroya kesiliyor?” sorusuna da şu yanıtı verdi;

“3-4 arkadaşımız baştan adaydı. Kongrelerde arkadaşlarımız Genel Başkan için “Dürüst, çalışkan, inançlı, Anadolu'dan çıkmış CHP'ye genel başkan olmuş, çıkar peşinde değil.” diye düşünerek sorunu kadrolarda aradı herhalde. Önümüzdeki süreçte de bir tüzük kurultayı ve bir program kurultayı planlıyoruz. CHP'yi nasıl iktidara taşıyacağımızı konuşacağız. 70'li yıllarda ben gençlik kollarındayken CHP bir program hazırladı. Önce bütün gençlik kolları, kadın kolları, ilçe başkanlıkları tartıştı ve sonrasında en tepeye gitti.”

İzmir ciddi temsil gücüne kavuştu”

İl Başkanı Yüsek, CHP Kurultayı'nda İzmir'in elde ettiği sonucun da başarı olduğunu söyledi.

“İl Yönetim Kurulu'nda kurultayı değerlendirdik. Hemen hemen bütün arkadaşlarımız sonuçlardan memnun olduklarını dile getirdiler ve başarılı olduğumuza kanaat getirdiler. Genel başkanı da İzmir Milletvekili olarak listeye eklersek ve disiplin kurulunu da sayarsak 13 arkadaşımız seçildi. İzmir hem nicelik hem de nitelik olarak ciddi bir temsil gücüne kavuştu. Ben tartışmayı asgariye indirmek için şunu yaptım; Kurultay delegelerimizle, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, ilçe başkanlarımızla toplantı yaptık. Herkesin görüşünü aldım. Sayın Susam çok güzel bir konuşma yaptı ve ben de kendisine katıldığımı dile getirdim. Uzun uzun değerlendirmelerimiz oldu. Ankara'ya gittiğimizde bir kez daha kurultay delegelerini topladım. Hatta küçük de bir tartışma oldu. Bir gün önce il başkanları ile bir araya geldi genel başkanımız. Herkesten 5 isim istedi. Ben daha fazlasını yazdım. Arkadaşlarımızın hepsinin isimlerini genel başkana götürdüm. Tek tek bütün ilçe başkanlarımızı aradım. Hangi isimleri PM'de görmek istediklerini sorarak eğilim yoklaması yaptım. Genel başkana herkesin isimlerini vereceğimi ancak fikrimi sorduğunda bunu da haliyle belirteceğimi söyledim. Genel başkana aday arkadaşlarımızın tamamının ismini verdim. Bir kez daha söylemiş olayım. Bana söylemeyen ve genel başkana bizzat ulaşan arkadaşlarımız da vardır.”

Yüksel, Tacettin Bayır ile karşı karşıya gelmelerine yol açan adaylık gerilimini de şöyle yorumladı:

“Arkadaşımız beni eleştirmiş. Milletvekilleri genel başkanın takdiridir. Milletvekilleri benim listemde yoktur. Milletvekillerine genel başkandan haber gelir. Milletvekili arkadaşlarımıza da söyledim. Grup başkanvekillerinden haber gelmeden aday olmamalarını söyledim. Ben elimdeki listeyi genel başkana gösterdim. Kendisine önceden gelmiş 150'ye yakın isim vardı önünde. Genel Başkan listeyi 105'e düşürdü. Onun üstünden birlikte çalıştık.“

Kimse partinin komiseri değil”

CHP İl Başkanı Alaattin Yüksel, İzmir'deki kongre süreciyle birlikte sert açıklamalarla gündeme gelen Aytun Çıray, Yüksel Çakmur ve Tacettin Bayır'ın sözlerine de tepki gösterdi.

“Bakın ben kongre salonunda olanları hiç tasvip etmediğimi söyledim. Ben salonda olsaydım Tuncay Bey'e yapılanı engellemeye çalışırdım. Sayın Çakmur'un 1 saate yakın konuşması gerginlik yaratmış salonda. Aziz Başkan konuşmayı düşünmüyordu ama bunun üstüne konuşuyor. O da tabii yanlış. Sonra Aziz Başkan bana göre doğru değil ama o konuyu devam ettiren bir konuşma yaptı. Milletvekilleri ilçe başkanlarımızı arayıp ağır laflar ediyorlar. İlçe başkanları beni arıyor. Sonra basın arayınca “İfade özgürlüğü” diyorum. Çünkü tartışmaları sürdürmek istemiyorum. Herkesi kastederek söylüyorum, kimse kimse hakkında konuşmamalı yani. Gizli toplantılarda konuşulanlar çıkıyor yani. Kavga etmek için mi geliyorum ben CHP'ye? Ben Cumhuriyet değerlerinin, Atatürk'ün laikliğin korunmasını istiyorum. Bir aydın olarak sorumluluğumu yerine getirmek için uğraşıyorum. Dış politikanın böyle sürmemesi gerekiyor. Bizim bunlar için mücadele etmemiz gerek. Kendi ülkemizde kanlı bir çatışma var. Askerlerimiz, polislerimiz, sivillerimiz ölüyor. Bunları durdurmak için, demokrasi için mücadele etmemiz gerekiyor. Gazeteciler neden hapiste? Basılmamış kitaplardan dolayı yazarlar hapse atıldı. Bizim mücadelemiz bunlar olmalı. Ben kavga etmek için bu işe girmiyorum. Sayın Bayır ile ilgili konuyu zaten dile getirdim. Genel başkan ile ilgili bir konu o. Grup başkanvekilinden haber gelmeden aday olmaması gerekiyordu. Alaattin Yüksel il başkanlığı yapamaz derseniz, CHP burada rahat çalışamaz demektir. Bakın Çıray konusuna gelince, Aylin Nazlı Aka üstünden polemikler var. Kendisi de beni aradı. O konu parti grubunun iç disiplin işidir. Böyle bir şey varsa bile tek misyonu laik değerleri, cumhuriyeti korumak olan CHP'yi eleştirmek olur mu? Böyle bir partide bir kişi hatayı yapsa bile ki Aylin Hanım ile konuştum bu bir söylenti ve kimin yaptığını geçtim, yapıldığı bile mechul. Varsa bile partiye ilişkin algı oluşturmak bizim partililerimizin işi değil. Kimse partinin komiseri değil. Bunu konuşmak bizim işimiz değil. Bunların da hepsini yavaş yavaş çözeceğiz.”

İzmir delegesi oy vermedi”

Yüksel, Mustafa Balbay'ın genel başkanlık adaylığında da yaşananları Üç Gazeteci Bir Konuk'ta paylaştı.

“Bir kere parti içi demokrasiye inanıyorsak herkesin her yere aday olma hakkı vardır. Efendim vefaydı şuydu buydu ayrı şeyler. Birikimi de olan bir arkadaştır. Bir iddiayla ortaya çıktı. İzmir'den oy alamadı. Muharrem İnce'nin bile aday olamayacağını, çekilse iyi olacağını söyledim ama düşüncelerini dile getirmek için aday olduğunu söyledi. Hatta kendi içimizde de imza mı versek aday olsun diye konuşmaları geçti. İzmir delegesi bildiğim kadarıyla hiç oy vermedi. Birbirimize parti içinde kızgınlığımız olabilir. Sakın onu baltaya, silaha dönüştürmeyin diyorum. Partide bir dağınıklık varsa ona buna vurarak nasıl toparlanır?”

Göğsümü gere gere yeni CHP'liyim”

Alaattin Yüksel, CHP'nin ulusalcı kanatla sorun yaşadığı iddialarına da tepki gösterip, yeni CHP kavramının yanlış noktalara çekildiğini söyledi.

“Atatürkçülük CHP'nin varlık nedenidir, misyonudur. Kimsenin en ufak kuşkusu olmasın. Her toplantımızda üzerine basa basa söyleriz. Böyle bir sorunu varmış gibi göstermeye çalışan, yüzde yarım bile oy alamayan bir particik var. Sende varsa 6 ok, al kendine koy kardeşim. Bize yakınmış gibi görünüp bizi ve seçmenimizi hassas olduğumuz yerden vurmaya çalışan bir parti var. Ulusalcılık ulusunu sevmek, çıkarlarını korumaktır. Bu, Atatürkçülük ile laiklik ile ilgili değildir. Bu Atatürkçülük ise biz herkesten çok ulusalcıyız. Türkiye'de birleştik diyerek parti kurup bu yaygarayı kuranlar yüzde yarımı geçmiyor. Burada sosyal demokrat belediyeler toplantısı oldu. Orada Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olmadan önce CHP'nin oyunun yüzde 19 civarı olduğunu söylediler. Kılıçdaroğlu başa geçince bu yoklama yüzde 35'leri buldu. Tepede dolaşmamak gezmemek, sonra da çizik yememektir yeni CHP. Bakın yeni CHP seçim barajına, lider sultasına karşı çıkıyor. Bizler delegenin hakkını yiyen bir parti istemiyoruz. CHP üyesi hakkını yedirmez. Yeni CHP işte budur. Benim il başkanlığım döneminde yerel seçimde ve genel seçimde başarılar kazandık ama sonra beni delege yarışına sokmamaya kalktı bu parti. İşte yeni CHP bu sorunların ortadan kalkmasıdır. Eski genel başkanımız kurultay öncesi 60 şehri dolaşır, seçim zamanı 20 şehre giderdi. Şimdi tam tersi. Bakın bu ülkede barış istemek yasak. Biz sosyal demokrat ilkeleri, adalet, eşitliği isteyeceğiz. Yeni CHP işte budur ve ben göğsümü gere gere Yeni CHP'li olduğumu söylüyorum yani.”

Kavga edeceksek iktidarla edeceğiz”

CHP İzmir İl Kongresi'nde yaşanan polemikleri de tasvip etmediğini söyleyen Yüksel, “Partiyi ileriye taşımak adına böyle şeyler olmamalı” dedi.

“Benim bu 3. dönemim. Toplam 5 yıl kadar bu görevi yaptım. Kendi genel başkanı ile sürekli çatışan bir il başkanı görünümünde siyaset yapmak istemiyordum. Deniz Bey görevden almasaydı da ben 2. dönemim bitince görevi bırakacaktım. Dışardan görünüm dediğiniz gibi ekipçi bir duruş. Ama bunun doğru olmadığını şöyle belirtmek gerekirse ben ilk kez il başkanı olduğumda benim listem de dahil 3 listeden üyelerle çalıştım. 3 yıl boyunca kararları oy birliğiyle aldık. Çünkü ben en iyi bildiğim konuyu bile soruyordum. Her listeden gelen arkadaşlarla çok iyi dost olmuştuk. Şimdi de bakın 2 arkadaşımız dışardan geldi. Beni İzmir'de desteklemeyen tek belediye başkanının listesinden gelen arkadaşımızı başkanlık divanına aldım. Kurultayda milletvekillerine karışmıyorum ama genel başkan sorunca söyledim. Kamil Başkan niteliklidir, birikimlidir. Zaman zaman farklı düşünmemize rağmen kendisini önerdim. Kadın kolları başkanımız yine o şekilde birlikte çalışıyoruz. Ben herkesle çalışırım. Sorun olanlarla bile çalıştım geçmişte. Benim derdim partiyi büyütmek. Ben yüzde 45'i 60'a taşıyabiliyorsam işte o zaman başarılıyımdır. Ezber boza boza geliyoruz. Bu artışı sağlamak için birliği sağlamamız şart ve sağlayacağız. Ben aday değildim bakın. Sana ihtiyaç var dendi ve öyle geldim. Bu görevi bile biraz zorlukla kabul ettim. En iyi şekilde görevimi yapıp jübilemi de böyle yapmış olurum. Evet, oy sayıları yakındı. Ama baktığınızda ben son dakikada aday oldum ve delegelerle görüşemedim. Herkesi memnun edemezsiniz. Sizinle yola çıkıp aradığını bulamayanlar olabilir. Bakın çarşaf liste iyidir ama zorlukları vardır. Gibi gibi birkaç neden var. Kavgalar olmuş salonda, ben o an orada yoktum. Hemen salona döndüm ve Nevzat'ın elini kaldırdım. “Biz kavga etmiyoruz size ne oluyor?” diye sordum. Kavga etmeyeceğiz kendi içimizde. Edeceksek iktidarla edeceğiz.”

Aradım, özür diledim”

Yüksel, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican'a da zeytin dalı uzattı ve diyalog kapısının açık olmasının önemine vurgu yaptı.

“Siyaset, kentinize ve ülkenize hizmet için yapılır. Kendi kişisel zenginliğiniz için yapmıyorsanız çok büyük özveri gerektirir. Asla birbirimize karşı düşman gibi davranmamamız ve aslında birbirimizi kollamamız lazım. Açık ararsak olmaz. Bunu bakın Aliağa'daki belediye başkanımız yaptı. Ben bir çağrıda bulundum. Bizim herhangi bir yerel yönetimimizle ilgili sorun olursa, ilk aranması gereken kişi benim. İzmir'de ağırlık bizde. Bizim dışımızda İzmir'de bir şey yapmak kolay değildir. Bize katkı verin. Biz bu katkıyı almaya hazırız. Bizim de çalışmalarımız Ankara'ya gittiği zaman katkı verin. Siyasetin imajını hep birlikte yükseltelim. Burada bir genel başkan yardımcımız kendi üslubuyla açıklamada bulununca Sayın Delican, cevabına beni de dahil etti. Kendisini aradım. Tekrar izlemesini istedim. Böyle bir üslubun İzmir'de olmasını ben yadırgarım ve istemem. Beni aramış ve mesaj atmış. Görmemiştim. Çok özür diledim kendisinden ve beklediğimi dile getirdim. 'Gelmezseniz ben geleceğim.' dedim.Böyle bir diyaloğu başlatmak istiyorum. Türkiye'de siyaset çok gergin ve buna ihtiyaç var.”

Ön seçimden kaçmadım”

7 Haziran'da milletvekilliği için iddia edildiği gibi “kaybederim” düşüncesiyle değil tamamen dinlenmek için aday olmadığını dile getiren Yüksel, ön seçim sisteminin de daha farklı olması gerektiğini belirtti.

“Kesinlikle vekil olmama kararımı 1 yıl öncesinde kafama koymuştum. Ön seçimi de en çok ben savundum. Siyasetçinin sadece kendi partisinde var olması yeterli değildir. Bence ön seçimde adayları 4 ayrı alanda yarıştıracaksınız. Birincisi parti üyeleri oy verecek. İkincisi meslek odalarında sivil toplum örgütlerinde yarıştıracaksınız. Üçüncüsü halka soracaksınız. Dördüncüsü genel merkez fikrini belirtsin. Bunun böyle olması lazım. Ön seçimden kaçtığımı söyleyenler var ama öyle bir şey yok. Ben parlamentonun bu işleviyle, orada bulunmanın çok yararlı olmadığını gördüm. Kapalı toplantı oluyor ve açık toplantı gibi kamuoyuna yönelik popülist konuşuyoruz. Biz 4 siyasi partinin eşit temsilli bir komisyon oluşturmasını önerdik. MHP ve HDP bir araya gelseydi bu çok büyük bir adım olmaz mıydı? İl başkanlığı vekillikten daha zor. Belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, sendikalar, arkadaşlarımız böyle bir çağrı yapınca görevi kabul ettim. İnanılmaz bir itibarımız var şimdi. Sorumluluğumuz artıyor ve layık olmaya çalışacağız.”

Yayın Tarihi : 22.01.2016 : 13:38

Etiketler : chp    izmir    il başkanı    alaattin yüksel    üç gazeteci bir konuk    erol yaraş    hamdi türkmen    ünal ersözlü    aytun çıray    tacettin bayır    aziz kocaoğlu    kurultay       


Yorumlar

6957




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN