Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Mit’in Tahşiye Raporu'' Açıklaması

''Mit’in Tahşiye Raporu'' Açıklaması
’Tahşiyecilere Kumpas’ kurdukları iddiasıyla yargılanan eski emniyet mensuplarının avukatları, müvekillerinin tutuklanmalarına yol açan ’Tahşiye Grubu’ hakkında, Genelkurmay’ın MİT’e ait olduğunu belirttiği ve davanın görüldüğü 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği yazıda, terör örgütü El Kaide ile ideolojik bağlantılarının olduğunun yazıldığını ifade etti.

 

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde konuya ilişkin açıklama yapan Avukat Barış Çelik, 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma İstihbarat ve MİT tarafından gönderilen cevapların dosyaya girdiğini hatırlatarak, MİT’in gönderdiği cevap yazısında, davanın seyrini etkilemeye ve mahkeme heyetini yanıltmaya yönelik beyanda bulunduklarını iddia etti.
 
"MİT, GENELKURMAY’A GÖNDERDİĞİ YAZIDA BU GRUBUN EL KAİDE İLE İDEOLOJİK BAĞLANTILARI HAKKINDA BİLGİ VERDİ"
 
Açıklamada şöyle denildi; "MİT mahkemeye gönderdiği yazıda Tahşiye örgütünün radikal bir örgüt olmadığını, sıradan bir dini grup olduğunu belirtti. Ve El Kaide’ye bağlılıklarına dair tespitleri duyumdan ibaret olarak niteleyip küçümsedi. Ancak, Genelkurmay Başkanlığı’nın mahkemeye gönderdiği yazıda bu grup hakkında ilk bilginin MİT tarafından 5 Mart 2009 tarihinde kendilerine gönderildiğini ve bu yapının El Kaide ile ideolojik bağlantıları ve faaliyetleri hakkında bilgi aktarımı olduğunu mahkeme heyetine bildirdi"
 
Avukat Barış Çelik, Genelkurmay’ın mahkemeye gönderdiği ve MİT tarafından yazıldığı belirtilen yazıda, "Örgütün lideri Mehmet Doğan’ın; El Kaide’nin süper bir güç olduğuna ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kafir olduğuna inandığı, kendisinin hedefinin ise Türkiye’deki medreseleri El Kaide’nin hizmetine sunmak olduğu" bilgilerinin yer aldığını ifade etti.
 
"EL KAİDE’YE DESTEĞİ NOKTASINDA İTTİFAK ETTİĞİ BİR YAPIYA OPERASYON YAPAN POLİSLER GÖZALTINA ALINDI"
 
MİT’i eleştiren Avukat Barış Çelik, "2009 yılında tüm güvenlik ve istihbarat kurumlarının terör örgütü El Kaide’ye desteği noktasında ittifak ettiği bir yapıya, 2010 yılında operasyon yapılmış ve aradan yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra operasyonu yapan polisler ve konuyla ilgili haber yapan gazeteciler gözaltına alınmıştır. Bu yapı hakkında ilk tespitleri yaparak güvenlik birimlerini uyaran MİT ise gönderdiği son yazıda bu yapıyı masum bir dini grup gibi göstermeye çalışmıştır" diye konuştu.
 
"TAHŞİYE İSMİNİ DEVLETİN KENDİ KURUMLARI VERMİŞTİR"
 
Avukat Murat Akkoç da iddianamade "Tahşiye" sözcüğünün ilk olarak Fethullah Gülen tarafından yapıldığı iddiasının yer aldığını hatırlatarak, "Fethullah Gülen’in iddia edilen konuşması 6 Nisan 2009 tarihli... Hem Ali Fuat Yılmazer’in 2008 tarihli yazısı hem de Genelkurmay’ın gönderdiği 5 Mart 2009 tarihli yazıda, Tahşiye ve radikal Mehmet Doğan grubu ismi geçmektedir. Yani hem Emniyetin hem MİT’in yazışmalarında hem de MİT’in Genelkurmay’a gönderdiği yazılarda "Tahşiye Grubu" ismini devletin kendi kurumları vermiştir" diye konuştu.
 
İDDİANAME...
 
"14 Aralık Operasyonu" kapsamında aralarında Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 10’u tutuklu 33 sanığık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Fethullah Gülen ’1’ numaralı şüpheli olarak yer aldı. İddianamenin giriş kısmında, "Soruşturmanın Fethullah Gülen’e bağlı olan basın ve medya kuruluşları ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünün değişik birimlerinde, farklı rütbelerde görev yapan polislerin, 2009-2010 yılında ’Tahşiye’ ismi verilen gruba mensup olduğu iddia edilen kişilere yönelik soruşturma işlemlerinde kasten delil uydurulduğu, kasten aleyhe algı oluşturulduğu, soruşturmanın alt yapısının tamamen şüpheli Fetullah Gülen’in emir ve talimatları altında kasıtlı olarak oluşturulduğu" ifade edildi.
 
Gülen’in, "Silahlı terör örgütü kurmak" suçundan 22,5 yıl, "zincirleme nitelikli resmi belgede sahtecilik" suçundan 21 yıl, 32 kez ’nitelikli iftira’ suçundan da 192 yıl olmak üzere toplam 70 yıl 10 aydan 235,5 yıla kadar kadar hapsi istendi. Karaca hakkında da, ’silahlı örgüt yöneticiliği’, ’nitelikli iftira’ ve "zincirleme nitelikli resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 61 yıl 9 aydan 221 yıla kadar hapis cezası istendi. Eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün ve Tufan Ergüder’in de aralarında bulunduğu 31 şüphelinin ise "Silahlı terör örgütüne üye olmak" ve 32 kez "nitelikli iftira" suçundan toplamda 63 ile 228 yıl kadar değişen hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi.

Yayın Tarihi : 08.01.2016 : 13:50

Etiketler : Tutuklu    Polislerin    Avukatlarından    Mitin    Tahşiye    Raporu    Açıklaması    Genel    Kanalben    Haber   


Yorumlar

2915




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN