Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Seferihisar Fayı Hareketli!''

''Seferihisar Fayı Hareketli!''
Deprem Profesörü Zafer Akçığ, Seferihisar fayının 6-7 şiddetinde bir deprem üretebileceğini belirterek ''Esas hareketlilik bu fay ve civarında. Seferihisar, Mordoğan ve Karaburun’a giden kesimde karada bir hareketlilik var. Buradaki önemli sorun şu; böylesine yanal çalışan faylar mutlaka kırığını tamamlar'' dedi.

 

GAMZE KURT / BEN HABER

Deprem… Türkiye’nin gerçeği… Geçmişte bu yüzden on binlerce kayıp verildi. İzmir’de ise son yüzyıl içinde meydana gelen depremlerin en büyüğü 31 Mart 1978 tarihli 6.5 şiddetindeki Torbalı depremiydi. Günümüzde deprem İzmirlilerin hayatına gerçek anlamda ilk olarak 17 Ekim sabahı saat 08.45'te girdi. Üstelik 5.9’ları zorlamış ve İzmirlileri günlerce sokağa dökmüştü. Bu laf, insanları sinirlendiriyor ama İzmirlilerin, “Depremle yaşamayı öğrenmeleri” gerekiyor. Çünkü, bölgedeki sismik aktivite halen devam ediyor. Son bir ay içerisinde İzmir ve çevresinde 400’den fazla deprem kaydedildiğini belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği, Yer Fiziği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Akçığ’a İzmir’in ve İzmirlilerin akıbetini sorduk. İşte ‘Deprem Profesörü’nün yanıtları…
 
Son bir ay içerisinde İzmir ve çevresinde toplamda kaç deprem meydana geldi?
 
İzmir’de son bir ay içerisinde 400’den fazla deprem meydana geldi. Ancak boyutları çok büyük olmadığı için, bu 400’den fazla depremin birçoğunu vatandaşlarımız hissetmedi. Ama bu bölge şu dönemde kaynayan kazan. 
 
Bu hareketliliği olağan mı görüyorsunuz?
 
Tabii ki… Burası deprem bölgesi. Türkiye’nin ayrıca şöyle bir özelliği var, 10 yılda bir büyük bir deprem üretiyor bu bölge. Dolayısıyla yakın bir zamanda Türkiye genelinde 6 civarında bir deprem beklemek durumundayız. 
 
Peki bu depremin İzmir ve çevresinde olma ihtimali nedir?
 
AFAD’ın kayıtlarına da baktığımızda tüm Türkiye’de genel bir hareketlilik var. Aynı siyasetteki hareketlilik gibi… Depremlerin tarihsel geçmişine baktığımız zaman büyük depremleri hep İzmir fayı üretmiş. Hani şu Güzelbahçe’den başlayıp Asansör’deki askeriyenin olduğu yerden geçen fay. En gerçek izini de Asansör’de görüyorsunuz. Gider bakarsanız 30 metreye yakın bir atımlı fay çıkar. Bu fay Kordon üzerinden içeriye dönüyor Bornova’dan geçiyor ve Turgutlu tarafına gidiyor. Bu fayın izlerinin bir kısmını da Altındağ tarafında görüyoruz. Bu fayın en son ürettiği büyük deprem 1688 yılında meydana gelmiş. İzmir ve Manisa’yı bu fay yıkmış. Fakat şimdi bu fayda uzun yıllardır önemli bir hareket gözlemiyoruz. İstatistiki olarak bakarsanız o fayın yıkıcı bir deprem üretebilmesi için 330-340 yıl civarında bir periyodun tamamlanmış olması gerekiyor. Yani içinde bulunduğumuz dönem için bu fayın zamanı doldu.
 
“EN BÜYÜK TEHDİT; SEFERİHİSAR FAYI”
 
Benim özellikle üzerinde durmak istediğim, İzmir’i tehdit eden, 2003 Seferihisar depremlerini üreten fay. İki fayın karakteri farklı. İzmir fayı düşey fay, Seferihisar ile güneyde Kuşadası Körfezi’nden geçen ve Karaburun’a doğru devam eden fay ise doğrultu atımlı fay. 2003’e kadar ‘burada bir fay var’ denmiyordu ama 2003 ve 2005 depremleri ile daha sonra yapılan çalışmalar burada bir fay olduğunu gösterdi. Esas hareketlilik de işte bu fay ve civarında. Seferihisar, Mordoğan ve Karaburun’a giden kesimde karada bir hareketlilik var. Buradaki önemli sorun şu; doğrultu atımlı faylar yani böylesine yanal çalışan faylar mutlaka kırığını tamamlar. İster kuzeye, ister güneye… Bu fay üzerinde yanılmıyorsam 1994’te Kuşadası Körfezi’nde de önemli bir deprem meydana gelmişti. Ki o zaman denizde olduğu için deprem, olaya egemen olamamıştık. Ama şimdi bu fay böyle uzayıp gidiyor ve bir şekilde de üzerinde oldukça önemli bir hareket var. Evet hareketin boyutları çok büyük değil, 3 şiddetine varan depremler ama bu fay kırığını tamamlayacak. Peki nereye? İlk aşamada kuzeye mi gelecek yoksa güneye doğru mu gidecek? Kuzeye giderse Gülbahçe, Güzelbahçe, Karaburun hattına doğru; güneye giderse de Kuşadası Körfezi’ne doğru gidecek. 
 
 
İZMİR’İN ÖNÜNDE İKİ TEHLİKELİ FAY VAR
 
Bir de Tuzla-Orhanlı fayı var, 1928’deki Torbalı depremini üretmiş bir fay. Ona da şöyle bakabilirsiniz; İzmir’den giderken Seferihisar’a doğru saptığınız zaman dikkat ederseniz normal giden formasyon bir anda acayip büyük bir dağ silsilesiyle karşınıza geliyor ve bunun tam arkası ise Tuzla-Orhanlı fayı. 1928’de meydana gelen 6.5 şiddetindeki Torbalı depreminde şans eseri fazla bir kayıp olmamış. Şu anda bir tehlike de bu fayda var. İzmir’in önünde iki tehlikeli fay var ve bu iki doğru atımlı fay işin kilit noktası. Ama şimdilik hareket Seferihisar’da gözüküyor. 
 
Anladığımız kadarıyla bu küçük depremler gelecekte daha büyük depremlerin olacağının sinyalini veriyor. Peki zamanlama ile ilgili bir şey söyleyebilir misiniz?
 
Biz yerbilimciler bu konularda bir yerlere kadar geldik. Geldik de şunu söyleyemiyoruz; lokasyon olarak olacağı hattı söyleyebiliyoruz ama zaman ve noktasal atış yapamıyoruz. Zamanı belirleyebilmek mümkün değil, deprem zaten gelişigüzel olan bir olay. O yüzden şu gün, şu saatte demek mümkün değil. Bunu bir defa dünyada Çinliler başardı amatör sismologlarla. İlkinde başardılar ama ikincisinde başaramadılar ve maalesef büyük kayıp oldu. Çünkü işin içinde çok parametre var. 
 
“6 DA OLABİLİR 7 DE…”
 
Bu bölgede maksimum kaç şiddetinde deprem beklenebilir?
 
Orada da net bir şey söylemek zor. Ama Seferihisar’daki fayın ürettiği 2003 ve 2005 depremlerine bakacak olursak görünen o ki ortalama 6 şiddetine kadar gidiyor. Yani üreteceği, İzmir ve çevresini sarsacak deprem 6 civarında. Bu şiddet 6’dan fazla da olabilir. Çünkü bugüne kadar yapılan istatistiklere göre Ege Bölgesi için ortalamayı 6.5 olarak veriyor. 6.5’i geçmeyecek diye de bir kanun yok. 7 büyüklüğünde de olabilir. 6 büyüklüğünde olup çok büyük hasar da verebilir. Örneğin 2005 depremlerinde en büyük hasarı Seferihisar’dan çok Manavkuyu gördü. Orada da zemin koşulları devreye girdi. Zemin büyütmesi nedeniyle gelen dalga hapsoldu, hapsolunca da büyüttü, büyütünce de 300’e yakın evde hasar meydana geldi. O depremin böyle bir hasarı yapmaması gerekirdi. Yani sadece zemin koşulları değil, bina koşulları da önemli. Şu anda Türkiye genelinde kentsel dönüşüm yapmaya çalışıyorlar. 
 
 
“BALÇIĞIN ÜZERİNDE OTURUYORUZ”
 
İzmir’deki yapılaşmayı nasıl yorumluyorsunuz?
 
Ben İzmir’deki yapılaşmayı yerbilimci olarak olumlu görmüyorum. İnşaat sektörü çok değişti, inşaatçıların işine de karışmak istemiyorum. Bizim yerbilimci olarak görevimiz inşaatçılara zeminsel koşullara yönelik uyarıda bulunmak. Zaten biz konuya ilişkin 2012’de gerçekleştirdiğimiz projeyi Büyükşehir’e sunduk. Aynı proje AFAD’ta da var. Ukalalık yapmak istemiyorum, ben meydana gelebilecekleri söylerim. Ama inşaatçılar karşıma geçip “Biz bunun önlemlerini alabiliyoruz” derlerse bu o zaman onların işi, benim işim değil. Benim işim bir depremde ne tür parametrelerle karşılaşacaklarını onlara sunmak, geri kalanını onlara bırakmak. Ama kişisel olarak şunu söyleyebilirim, böylesine 300 metre alüvyon kalınlığı olan bir yerde, buna Mavişehir, Bostanlı, Bayraklı da dahil olmak üzere bir balçığın üzerinde oturuyoruz. 
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Ben o işin içinden çıkamadım. Kentsel dönüşüm deyince yerinde dönüşüm yapıyorlar. İyi de bu kentsel dönüşüm değil ki… Bu, binayı yenilemek. Peki yanındaki binayı yenilemediğinizde ne olacak? Kentsel dönüşüm bir planı gerektirir. Bana kalırsa ben kentsel dönüşümü gecekondu muhitlerinden değil düzlüklerden başlardım. Hatta bir dönem Hüseyin Aslan’ın böyle bir yaklaşımı vardı. Kentsel dönüşümde planı gözden geçireceksiniz, binaları yeniden yapmayacaksınız… Mesela Karşıyaka’da Bostanlı Camii’nin karşısında meşhur yatıklar vardır. Mesela orada bir dönüşüm gerçekleştirecekseniz, ada bazında planı yenileyeceksiniz. Kaç tane bina giriyorsa ona göre bir planlama yapacaksınız. Kentsel dönüşüm budur. Dağdaki gecekonduyu yıkıp oralara büyük katlı evler yapmakla kentsel dönüşüm olmaz. Peki aşağısı ne olacak? Esas tehlike aşağıda… Yukarıda bir şey yok ki. Hatta birçok depremde dağlık kesimde oturan arkadaşlarımız depremi hissetmiyor bile. 
 
“BÖLGEDE BİR AKTİVİTE VAR”
 
İzmir’de uzun zamandır büyük ölçekli deprem olmayışını endişe verici bulmalı mıyız?
 
Benim aklımdaki potansiyel aşağı yukarı 10 yıl. Seferihisar depreminden bu yana da 10 yıl geçti. İstatistiklerin her zaman tam anlamıyla tutacağınız söylemek de doğru değil tabii. Ama bölgede bir aktivitenin olduğu kesin. 
 
Peki bu bölgede denizler üzerinde oluşabilecek bir deprem, tsunami potansiyeli oluşturur mu?
 
Hayır çok zor… Tsunami oluşması için ters fay olması gerekiyor. Burada ters fay yok. Ayrıca en azından 7 ve üzeri bir deprem meydana gelmesi gerekiyor. Bu yüzden de tsunami tehlikemiz yok. 
 
Son olarak Ben HABER aracılığıyla İzmirlilere ne gibi bir uyarıda bulunmak istersiniz?
 
Eskiden insanlar ev alırken hazır mutfağına, camına çerçevesine bakıyorlardı. Ancak şimdi uyanan bir bilinç var. Artık insanlar ev alırken ‘Kaç yaşında? Zemin etüdü var mı?’ diye soruyor. Özellikle Avrupa’nın güneyinde bütün varlıklılar dağlarda oturur. Bizde de bütün varlıklılar denizin içinde oturuyor. Şimdi bana derseniz ki “Bu düzlüklerden bir ev alır mısınız?” diye… Almam. 
 
“BALÇOVA ÇOK RİSKLİ”
 
İzmir’i ayrı ayrı ele alacak olursak en riskli bölge hangisi?
 
Bütün düzlükler riskli. Bundan biraz Güzelyalı sahilini dışarıda bırakırım ama hemen arkasından gelecek olan yer Balçova da riskli. Balçova’nın bir özelliği daha var; jeotermal alan. Altı kaynayan bir kazan. Bir de bütün faylar buralardan geçiyor. Yani ben o yüzden düzlükleri riskli görüyorum. Biz 2012 raporumuzda da bunları zaten verdik. 
 
Dünya Tarihinin En Büyük 5 Depremi
 
 
1- Şili, 1960 – Büyüklük 9.5
 
Dünya tarihinin bilinen en büyük depreminde 1655 kişi hayatını kaybetmiş ve Şili’de 550 milyon dolarlık zarar meydana gelmiştir. 1960 yılında gerçekleşen bu deprem o kadar kuvvetliydi ki, 1000 kilometrelik bir yarıçapta hissedildi. Deprem sonrasında meydana gelen tsunami, Hawai, Japonya ve Filipinler’e kadar ulaşmıştır. Ayrıca bu deprem Puyehue yanardağını da tetiklemiş ve depremden 2 gün sonra harekete geçen yanardağ, haftalarca aktif kalmıştır.
 
 
2- Alaska, 1964 – Büyüklük 9.2
 
Tam 3 dakika boyunca devam eden 9.2 büyüklüğündeki deprem Alaska dışında Kanada’yı da etkilemiş, sarsıntı sonrasında oluşan tsunami 128 kişinin ölümüne neden olmuştur. Toplamda 311 milyon dolarlık zarara yol açan ve 3 dakika süren bu derecede büyük bir depremde yalnızca 128 kişinin hayatını kaybetmesi mucize olarak değerlendirilmektedir.
 
 
3- Sumatra, Endonezya, 2004 – Büyüklük  9.1
 
2004 yılında gerçekleşen Sumatra depremi son yıllarda gerçekleşmiş en büyük depremdir. Yerin 30 kilometre altında gerçekleşen bu sarsıntı sonucunda daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte tsunamiler oluşmuş; bu dalgalar Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu’nu da geçerek bütün dünyayı etkilemiştir. 230 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan afet, Asya’nın kuzeyi ve Afrika’nın doğusunda toplamda 14 ülkeden 1.7 milyon insanın evlerini kaybetmesine yol açmıştır.
 
 
4- Sendai, Japonya, 2011 – Büyüklük 9.0
 
Önce depremi, ardından da tsunami felaketini televizyondan canlı yayınlarla takip ettiğimiz, son yılların en yıkıcı felaketinde 10 binden fazla insan hayatını kaybetmiştir. Ekonomi büyük darbe almış, nükleer reaktörlerin hasar görmesi ise sanayi üretiminin üst seviyede yapıldığı Japonya’da enerji sorunu ortaya çıkartmıştır. Daha da kötüsü, reaktörlerden yayılan radyasyon sonucu uzun vadede karşılaşılacak sağlık problemlerinden endişe edilmektedir.
 
 
5- Kamchatka, Rusya, 1952 – Büyüklük 9.0
 
Hawai adalarında büyük bir tsunamiye yol açan sarsıntının etkisiyle yaklaşık 1 milyon dolarlık bir hasar meydana gelmiştir. 9 metrenin üzerinde dalgaların oluştuğu afet sonucunda yalnızca 6 ineğin kaybolduğu rapor edilmiştir.
 
 

Yayın Tarihi : 02.01.2016 : 10:14

Etiketler : haber    haberler    deprem    izmir    seferihisar    fay    torbalı    zafer akçığ    deprem profesörü    izmirin altı kaynayan kazan    seferihisar hareketli    gamze kurt    ben tv    ben haber    kanalben    röportaj       


Yorumlar

7196




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN