Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


2016'da Artık Şiddete Sessiz Kalmayalım!

2016'da Artık Şiddete Sessiz Kalmayalım!
'Kadına şiddet' rakamları giderek artıyor. 2015'e veda ederken hala kadına şiddet rakamlarının büyüyor olduğunu söylemek gerçekten utanç verici. Biz de bu artışın sebebini İzmirli Psikolog Pınar Ersöz Tezer'den öğrendik.

 

AYSEL KAYARDI / BEN HABER

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'ndan alınan bilgiler 2010 ile 2015 yılları arasında, Türkiye'de kadına karşı işlenen suçlarda büyük artış olduğunu gösterdi. Ülke genelinde bin 234 kadın eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürüldü. Eşlerin birçoğu öldürme sebebi olarak aldatılmayı gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun rakamlarına göre ise tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarında da son 5 yılda yüzde 30 artış yaşandı. Mağdur kadınların yüzde 40'ının korktukları için şikayetçi olmadıklarını da işin içine katarsak gerçek rakamların çok daha fazla olduğu öngörülebilir. Biz de bu artışın sebebini İzmirli Psikolog Pınar Ersöz Tezer'den öğrendik. 
 
''Şiddet' Bilinçli Yapılan Bir Tercihtir'
 
'Öfke' herkesin içinde bulunan güzel ve sağlıklı bir duygudur aslında. Tehlikede olduğumuzda ya da hoşumuza gitmeyen bir durumda bunu ifade etmemizi sağlar. 'Elimde değil, istemeden vurdum' gibi sözler tamamen bir bahanenin arkasına sığınmaktır. Öfkeyi karşımızdakine karşı şiddete çevirme eylemi bilinçli bir tercihtir. Kişi öfkesini yürüyerek, koşarak, enerjisini harcayarak da aşabilir. Ancak öfkeyi bastırdığımızda sıkıntılı durumlar ortaya çıkar. Şiddet bu öfkenin patlaması sonucu oluşur. Ancak şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Ve çok ciddi bir suçtur. Karşıdaki kişi ne yapmış olursa olsun şiddete maruz kalmamalıdır. 
 
 
'Şiddet Gizleniyor'
 
'Şiddet refleksi' diye bir refleks yoktur. Kadına şiddetin artmasının sebebi; cezai olarak yeterince caydırıcı yöntemlerimizin olmaması ve bu durumun şiddeti uygulayan kişinin korkmadan eyleme geçmesini sağlaması olarak nitelendirebiliriz. 
 
Şiddet deyince ilk olarak aklımıza fiziksel şiddet geliyor. Ancak psikolojik, cinsel ya da ekonomik şiddet şekilleri de vardır. Özellikle cinsel şiddet daha çok baba, ağabey, amca, dayı gibi en yakınlardaki kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu şiddet türü sıklıkla gizleniyor. Bunun sebebi ise; 'korku'. Mağdur kişi afişe edildiğinde ne olacağı konusunda endişe duyabilir.
 
'Şiddet Medya Tarafından Meşrulaştırılmamalı'
 
'Özgecan Aslan' olayından sonra ünlülerin bile cinsel yada fiziksel şiddete uğradıklarını itiraf etmesi konusunun ise olumlu ve olumsuz yönleri bulunur. Mağdur kadın itirafları görünce bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini ve yalnız olmadığını hisseder. Nasıl bir yol izleyeceği konusunda fikir sahibi olur. Ancak medyanın rolü burada çok büyüktür. Medya örnekleri verdikten sonra şiddete uğrayan kadının nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği konusunda bilgi vermelidir. Olay magazinsel boyutta ele alınırsa şiddet faktörü meşrulaştırılıp olağan hale getirilmiş olur. Fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıp daha sonra ilişkisine devam eden bir medyatik yanlış bir örnektir. Toplumu yanlış yönlendirir. Zaten aldatılmış ya da şiddete uğramış fakat yine de ilişkisine devam eden çiftleri çift terapisine almadan psikiyatra yönlendirmek gerekir. Çünkü bu olay artık psikiyatrların ele almasını gerektirecek bir konu halini alır. 
 
 
'İzmirli Kadınlar Şiddete Boyun Eğmiyor'
 
'Şiddete uğrayan kadınların sosyokültürel durumları düşüktür' diye bir kanı kesinlikle yanlıştır. Şiddeti uygulayan kişinin bir karakter bozukluğu söz konusu olabilir. Şiddetin özellikle batı illerinde de yoğun olarak görüldüğünü biliyoruz. İzmir de bu tabloda yer alıyor maalesef. Ancak İzmir'de boşanma oranlarının da yüksek olması İzmirli kadınların bu duruma boyun eğmediğini göstermektedir.
 
'Devlet Yeni Düzenlemeler Yapmalı'
 
Her ailenin bir aile danışmanı olması gerekir. Özel kurumların buna yetişmesi mümkün değil tabii. Ancak devletin bütçe ayarlaması yaparak böyle bir proje uygulayıp destek vermesi sağlıklı aile ve bireylerin yetişmesinde etken olabilir.
 
Türk Ceza Hukuku'nun özellikle tecavüz ve kadın cinayetleri davasında sanıklara iyi hal indirimi uygulaması maddesini tekrar gözden geçirmesi gerekmektedir. 'Özgecan' davasında böyle bir indirime gidilmemesi yüreklere su serpmiştir. Bu tür davalarda kadının adı yoktur. Kadın ölmüştür. Onu tekrar geri döndürmek mümkün değildir. Ancak iyi hal indirimi yapılması acıları bir kat daha arttırmaktadır. 
 
İşte İzlenecek Yol Haritası
 
Bir kadının cinsel yada fiziksel bir saldırıya uğradığında ne yapacağını biliyor olması gerekir. Kadınların izlemesi gereken yolları şöyle sıralayabiliriz;
 
Korunmak için:
 
1- 183 Aile, Kadın, Çocuk, Engelli Danışma Hattı'nı arayarak durumunu bildirip ne yapacağı hakkında bilgi almalıdır. 
2- Bankada ufak da olsa zor durumlarda kendisini idare edebilecek miktarda para bulundurması gerekir.
3- Acil durumda yardım alabileceği bir yakınının numarasını yanında taşıması gerekir.
4- Tehlike durumuna göre evden uzaklaşmalı ya da polisi arayarak erkeğin evden uzaklaştırılmasını sağlamalıdır.  
 
Şiddet olayı gerçekleştiğinde;
 
1- Kadın şiddete uğradığını çevresinde uygun gördüğü, yardımcı olacağına inandığı bir kişiyle paylaşması gerekir.
2- Yasal haklarını öğrenmesi gerekir.
3- En yakın karakola gereken başvuruyu yapması gerekir.
4- Son olarak da üzerindeki darbe izleri geçmeden hastaneye giderek bir darp raporu alması gerekir. 
 
Tüm bunların ışığında 2016'da şiddete karşı sessiz kalmamalıyız. Bu durumu gizlememeliyiz. Unutmayın gizlemek şiddeti besler ve devam etmesine yol açar. Her türlü varlığa, kadına, erkeğe, çocuğa, hayvana... Şiddetin son bulacağı bir yıla merhaba demek dileğiyle... 
 

Yayın Tarihi : 31.12.2015 : 10:52

Etiketler : haber    haberler    Pınar Ersöz Tezer    psikolog    2016\'da Artık Şiddete Sessiz Kalmayalım    kadına şiddet    ben haber    kanalben    ben tv       


Yorumlar

7484




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN