Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Sözünü Vermiştik Yaptık''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık olaylarına ilişkin, "O gün milletimize bu ihanet çetesinin inlerine gireceğimizin sözünü vermiştik. Allah'a hamdolsun aradan geçen iki yıl boyunca, her yerde inlerine girdik, girmeye de devam ediyoruz" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde,İstanbul Dostluk Derneği üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, davetlilerin nezdinde tüm milletin Mevlit Kandilini kutlayarak, "Bu gece İslam alemi olarak ümmeti olmaktan şeref duyduğumuz bütün bir kainata rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin dünyayı teşriflerinin 1445'nci sene-i devriyesini idrak ediyoruz. Bizleri bir mevlid-i nebiye ulaştırdığı için Rabbime hamdediyorum" diye konuştu.
 
Adalet, Merhamet, muhabbet ve hikmet peygamberi Hazreti Muhammed'i tazim ve hürmetle yad ettiğini belirten Erdoğan, "Bu gece edilecek duaların, kılınacak namazların, akıtılacak gözyaşlarının tüm alem-i İslam milletimiz, hassaten tüm mazlum ve mağdurlar için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbimden bu mübarek gecenin Suriye'den Irak'a, Filistin'den Mısır'a, Somali'den Libya'ya, Balkanlardan Kafkaslara her yerde zulmün, çatışmanın, kan ve gözyaşının dinmesine vesile olmasını diliyorum. Bu buluşma vesilesiyle birlikte yol yürüdüğümüz, dava arkadaşlığı yaptığımız, bugün ahrete irtihal etmiş kardeşlerimizi ağabeylerimizi, büyüklerimizi rahmetle yad ediyorum. Eski başbakanlardan büyük Türkiye sevdalısı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı da şükranla, minnetle, özlemle yad ediyorum" ifadesini kullandı.
 
Önceki nesillerin çok zor şartlar altında tüm imkansızlıklara rağmen, baskılara aldırmadan mücadele ettiğini belirten Erdoğan, onların hiçbir zaman yılgınlığa düşmeden, yeise kapılmadan, umudu daima diri tutarak, "Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş" diyerek hak bildikleri yolda halis niyetle yürüdüklerini söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bugün burada bir arada olabiliyorsak, böylesi müstesna bir atmosferi teneffüs edebiliyorsak şüphesiz bu, önce Allah'ın takdiridir, sonra da bu davaya gönül vermiş, bu uğurda çile çekmiş dostlarımızın, kardeşlerimizin fedakarlıklarının neticesidir. Rabbim onlardan razı olsun, onları şefkati ile merhameti ile kuşatsın. Biz de bir çoğunuzla 40 yılı aşkın süredir yürüdüğümüz bu yolda önceki nesillerden tevarüs ettiğimiz bu mirası sürdürmenin, üstadın ifadesi ile 'Dava taşını gediğine koymanın mücadelesini' veriyoruz. Meselenin mevki-makam, mal-mülk sahibi olmaktan ziyade gönüller kazanmak olduğunun bilinciyle çalışıyoruz. İnşallah gelecekte de 'Hayırda yarışınız' emrini, kendimize düstur edinerek bu mücadelemizi sürdürecek, bizden sonraki nesillere emaneti tevdi edeceğiz. Rabbim şahsım için bir onur, bir iftihar vesilesi olan, eşi bulunmaz bir talih olan bu yol arkadaşlığımızı daim eylesin."
 
Tarihin, herkes için çok önemli bir ibret vesikası olduğunu anımsatan Erdoğan, yakın tarihte tecrübe edilen, herkesi derinden etkileyen menfi olayların, acı tecrübelerin tekerrürüne mani olmak, aynı hatalara yeniden düşmemek için bunun özellikle yapılması gerektiğini bildirdi.
 
Hazreti Muhammed'in, Müslüman'ın ferasetine ve basiretine işaret ederek, "Müslüman, bir sokulduğu delikten bir daha ısırılmaz, sokulmaz" buyurduğunu aktaran Erdoğan, bunun aynı zamanda herkesin ilke edinmesi gereken bir emir olduğunu söyledi. Bu ilke çerçevesinde hadiselerin yorumlanması, hemen her vesile ile muhasebe ve murakabenin yapılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, geçen 17 Aralık tarihine dikkati çekti.
 
17 Aralık'ta bir kutlu günün, bir düğün gecesinin, büyük mütefekkir, gönül insanı Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin vefatının, vuslatının 742. yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, 17 Aralık'ın aynı zamanda ülke siyasi hayatına tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi kazınmış kara bir günün, bir darbe girişiminin de yıl dönümü olduğunu ifade etti.
 
17-25 Aralık darbe girişimi
 
"17 aralık 2013'te polis ve yargı içinde gizlenmiş çete, ipini elinde tutan üst aklın emir ve direktifleri doğrultusunda, kendi örgüt çıkarları için hükümetimize darbe teşebbüsünde bulunmuştur" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Devlet hiyerarşisi dışında hareket eden bir Cunta, yolsuzluk ve rüşvet kılıfına büründürdüğü bu darbe girişimi ile hükümetle birlikte ülkemizin milli projelerini, milli kurumlarını ve 2023 vizyonunu hedef almıştır. 40 yıldır takiye yaparak, milletimizin alicenaplığını, iyi niyetini istismar ederek hizmet, eğitim, yardımlaşma görünümündeki bu yapının maskesi, 17 Aralık 2013'te tamamen düşmüştür. Pensilvanya'daki çete liderinin büyük bir gizlilik içinde inşa ettiği dini cemaat görünümünde bu şebekenin asıl amacını, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığını milletçe müşahede ettik. 17-25 Aralık darbe girişimi karşısında o gün milletimize bu ihanet çetesinin inlerine gireceğimizin sözünü vermiştik. Allah'a hamdolsun aradan geçen iki yıl boyunca, her yerde inlerine girdik, girmeye de devam ediyoruz. Tabii kolay bir süreç değil, devletin tüm kurumlarının içerisine sızmışlar ve bu attıkları adımın ne kadar yıla bali olduğuna baktığımızda 40 yıllık bir çalışma. 40 yıllık bir çalışmanın neticesinde tabii ulaşabildikleri bu kurumlara sızma operasyonu hakikaten bizleri şu anda ciddi manada yoruyor ama yorulsak da bu işi Allah'ın izni ile neticeye ulaştıracağız."
 
"Biz buradayız"
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan iki yıl önce "büyük bir hırsla, büyük bir pervasızlıkla Türkiye'nin bağımsızlığına, milletin kazanımlarına saldıranların" şu anda hukuk önünde hesap verdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
 
"Bizim için harita üzerinde yer gösterip 'yok Malezya'ya, yok Sudan'a kaçacak' diye iftira atan kibir abideleri, bugün kendileri kaçacak delik arıyorlar, biz buradayız. Hatta hatta yargıdaki elemanlarıyla şahsımla ilgili 'dönemin başbakanı' diye sözde iddianame hazırlayanların, mahkeme önünde korsan bildiri dağıtanların, 'Kollarına kelepçeyi önce ben takacağım' diye meydan okuyanların, kendileri aynı akıbete maruz kaldılar. Devletin kriptolu telefonlarını dinleyenler, Türkmenlere, Bayırbucak Türkmenlerine yardım götüren MİT tırlarını durduranlar, iftirada, kumpasta, ihanette sınır tanımayanlar işte bugün yaptıklarının hesabını tek tek veriyorlar."
 
"Haram lokma yemedik" şeklinde açıklamada bulunulduğunu aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Şov yapıyorlar. Sınav sorularını çalmaktan yolsuzluğa, himmet paralarını Türkiye karşıtı lobilere peşkeş çekmeye kadar gırtlaklarına kadar harama bulaştıkları görülmüştür. Enteresandır, altın madenlerinde neleri nasıl kazandıkları, kara para aklama operasyonlarını nasıl yürüttüklerinin hepsi şimdi ortaya çıkıyor. Bunları maşa olarak kullanan, iplerini ellerinde tutan çevreler de gördükleri beceriksizlik karşısında kendilerini şimdi terk etmeye başlamışlardır.
 
Daha da önemlisi, yıllardır kanını emdikleri milletimizin nazarında tüm itibarlarını kaybetmeye başladılar ve kaybediyorlar. Rabbimiz, 'sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde hayır vardır, siz bilmezsiniz Allah bilir' diye buyuruyor. 17 Aralık günü fitili ateşlenen ve 25 Aralık'ta bir üst aşamaya taşınan, 30 Mart seçimleri öncesinde de ayyuka çıkan bu darbe girişimi, ülkemiz ve milletimiz için Allah'ın ve milletimizin takdiriyle hayırlara vesile olmuştur. Biz de milletimizden aldığımız güçle bu kanser hücresini vücuttan temizlemek ve bir daha ülkenin başına bela olmasının önüne geçmek için var gücümüzle çalışıyoruz."
 
-"Paralel yapı, okullar ve dershaneler konusunda da ciddi sıkıntı içinde"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paralel Devlet Yapılanması'nın bir tehdit olarak Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne girmesinin ardından sürecin çok daha hızlı ve etkin şekilde işlemeye başladığını vurguladı. Bu konuda yaşanan bazı sıkıntıların da gerekli kanuni düzenlemeler yapılarak, kısa sürede aşılacağına inandığının altını çizen Erdoğan, "Şu anda Amerika'da güçlü bir hukuk bürosuyla da bu çalışma yürüyor ve orada da şu anda ciddi manada artık rahatsız olmaya başladılar" diye konuştu.
 
Paralel yapının, kendine eleman devşirmek için üs olarak kullandığı okullar ve dershaneler konusunda da ciddi sıkıntı içinde olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bir dönem uluslararası basını da kullanarak, bilhassa AB nezdinde ülkemizi DAİŞ terörüne göz yuman, destek veren ülke gibi göstermek için çok yoğun propaganda yürüttüler. Basın özgürlüğü üzerinden ülkemizi yıpratmak, batı kamuoyu nezdinde mahkum ettirmek için kapı kapı dolaştılar. Hamdolsun, bu iftira kampanyalarını da büyük ölçüde boşa çıkardık" ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, paralel örgütün, uluslararası bağlantılarının üzerine de kararlılıkla gittiklerine işaret etti.
 
"Şu anda birçok ülke bu yapının faaliyetlerini ya durdurdu ya da yakın takibe aldı. Şimdi kendileriyle işbirliği halinde çalışmaları sürdürüyoruz. Hiçbir yerde eskisi gibi rahat hareket edemiyorlar" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Pensilvanya'daki çete lideri ve örgüt üst yönetiminin ülkemize iadesi noktasında da gereken tüm hukuki süreçleri, içeride ve dışarıda da yürütüyoruz. Nasıl Başbakanlık Ofisi'ne böcek koyanları saklandıkları inlerinde bulup yargıya teslim ettiysek inşallah çete lideri başta olmak üzere diğer kaçakları da getirip adalete teslim edeceğiz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, Fizan'a da gitseler, yaptıklarının hesabını vermekten onları hiç kimse kurtaramayacak."
 
-"Bu ihanet çetesini tehdit olmaktan tamamen çıkaracağız"
 
Milletin birçok şeyi belli bir dereceye kadar makul görebileceğini ve anlayışla karşılayabileceğine değinen Erdoğan, "Ancak ihaneti ve sırtından bıçaklanmayı asla affetmez. Gafletin tembihle, cehaletin talimle, hatanın özürle giderilebilmesi mümkündür ama ihanetin ilacı yoktur. İnşallah biz de milletimizin bu hissiyatına tercüman olacak, bu ihanet çetesini ülkemiz ve milletimiz için bir tehdit olmaktan tamamen çıkaracağız" dedi.
 
Erdoğan, bunu millet için, gelecek için, istiklal ve istikbal için yapacaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bu tarz ihanet çetelerinin topraklarımızda neşvünema bulamaması, onların ipini ellerinde tutanların böyle bir şeye tekrar cesaret edememeleri için gayret göstereceğiz. Bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz. Alınan mesafeye ve şer örgütüne vurulan ağır darbelere rağmen asla rehavete kapılmadan, gardımızı indirmeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
 
Paralel yapının eğitimde, hayır işlerinde, ticarette, medyada, adliyede, emniyette, bürokrasinin diğer alanlarında tahrip ettiği güven duygusunu süratle tamir etmemiz gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarımızdan, özellikle gençlerimizin boşluğa düşmesinin önüne geçmek için çok daha fazla mesai harcamalarını bekliyorum. Özellikle siz değerli kardeşlerimin bu noktada yapacağı çalışma büyük önem arz ediyor."
 
Erdoğan, paralel yapının, milletin kutlu yürüyüşünü sabote etmek için kullanılan ne ilk ne de son araç alacağına işaret ederek, şöyle dedi:
 
"Bir dönem sağ-sol kavgasını, Alevi-Sünni çatışmasını kışkırtanlar, kardeşi kardeşe düşürenler önce gezi olayları akabinde de paralel ihanet çetesi üzerinden amaçlarına ulaşmak istemişlerdir. Bugün de aynı çevreler PKK, DHKP-C ve DAİŞ gibi terör örgütleri üzerinden oyunlarını devam ettirmektedir. Öncekiler gibi bu örgütler de Türkiye'nin istikrarını, huzurunu, güvenliğini bozmayı başaramayacaklardır. Artık eskisi gibi manipülasyona açık, dengeleriyle rahatça oynanabilen, zayıf bir ülke hamdolsun olsun değiliz. Açık ve net konuşuyorum, Türkiye terör üzerinden terbiye edilemeyecek kadar güçlü ve büyük bir ülkedir.
 
Üzüldüğüm nedir biliyor musunuz? Maalesef bu örgütün PKK ile, benzeri örgütlerle el ele olmasıdır. Bunu doğuyu, güneydoğuyu dolaşırken gördüm ki orada çok üzüldüm. Baktım ki zaten tanıyoruz kimler olduklarını. Onlarla beraber hareket ediyorlar, onlarla beraber çalışıyorlar. O bizim için tabi ayrı biz üzüntü vesilesiydi. Çünkü biz o bildiğimiz, tanıdığımız tiplemelerin onlarla beraber olmasını kabul edemezdik ama onlar bunu ne yazık ki kendi ruh dünyalarına sindirmişler."
 
Erdoğan, 1 Kasım itibariyle artık yeni Türkiye'nin kapılarının aralandığı, inşa süresinin başladığı bir döneme girildiğini belirtti. Ülkenin gelişimini yavaşlatan birçok meselenin yoluna konulmaya başlandığını ifade eden Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki süreç hiçbir vesayet odağının kalmadığı, sivil siyasetin tahkim edildiği, bunun yeni ve sivil bir anayasa ile taçlandırıldığı çok farklı bir dönem olacak. Hepimiz el birliği içerisinde yeni Türkiye'nin inşasına 'bir tuğla da ben koymalıyım' düşüncesiyle hareket etmeliyiz. Ak saçlılarımızın engin tecrübesi, gençlerimizin cesaret ve enerjisiyle bu inşa süresini inşallah başarıyla tamamlayacağız" değerlendirmesinde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleceğin bugünlerden çok daha aydınlık ve parlak olacağına yürekten inandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
 
"Sözlerime son verirken bir kez daha Mevlidi Nebi'nin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz, tüm islam alemi ve insanlığın huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. 'Rabbim aramızdaki uhuvveti, muhabbeti, dostluğu muhafaza etsin, daha da bereketlendirsin' diye dua ediyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."

Yayın Tarihi : 22.12.2015 : 17:41

Etiketler : Irak    Libya    Cunta    bugün    Mısır    İslam    Somali    eğitim    Suriye    Malezya    Merhamet    Filistin    Pensilvanya    Tayyip Erdoğan    Cumhurbaşkanlığı    Necmettin Erbakan    Recep Tayyip Erdoğan    kanalben    ben tv       


Yorumlar

5772




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN