Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bankalar Her Yıl 440 Milyon Kredi Notu Sorguluyor

Bankalar Her Yıl 440 Milyon Kredi Notu Sorguluyor
Türkiye'de faaliyet gösteren 9 bankanın ortaklığı ile 1995 yılında kurulan ve 2014 yılında da bireysel ve reel sektöre hizmet sunmaya başlayan Kredi Kayıt Bürosu’nun Genel Müdürü Kasım Akdeniz, finansal hizmet platformu Findeks hakkında bilgi verdi. Akdeniz, bankaların yıllık ortalama 440 milyon kredi notu sorguladığına dikkat çekti.

 

Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Genel Müdürü Kasım Akdeniz, KKB Stratejik Planlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Koray Kaya, KKB tarafından tasarlanan finansal hizmet platformu Findeks’in çalışmaları hakkında bilgi vermek üzere İzmir Swissotel’de basın toplantısı düzenledi. KKB’nin, finans sektörü ile reel sektörün risklerini etkin yönetmek için gereksinim duyacakları ürün ve hizmetleri sunduğunu belirten Genel Müdür Akdeniz, İzmir’e ait verileri de paylaştı. Kredi ve kredi kartı borcunu ödeme performansı, borç büyüklüğü gibi yaklaşık 40 kriterin baz alındığı kredi notunun en yüksek değerinin bin 900 olduğu söyleyen Akdeniz, İzmir’in kredi notu ortalamasının bin 432 olarak çıktığını, bu notla bin 425 olan Türkiye ortalamasından yüksek olduğuna dikkat çekti.
 
"REEL SEKTÖRDE TAHSİLAT RİSKİNİ YÖNETME GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ"
 
Ülke genelinde bireylerin risk yönetim bilincini geliştirmek, kredibilite yönetimini sağlamak ve finansal okuryazarlığı artırmak vizyonuyla 20 yıldır faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Kasım Akdeniz, "Kredi Kayıt Bürosu olarak, yarattığımız inovatif ürünler, hizmetlerle finans ve reel sektöre değer yaratmaya devam ediyor, Türkiye’nin büyüyen değeri ve dünyanın örnek alınan lider kredi bürosu olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Sunduğumuz hizmetler bankacılık sektörü tarafından da yoğun olarak kullanılıyor, bu sayede kredi hacimleri büyük ölçüde artırılmasına rağmen gecikmiş alacak tutarları makul seviyelerde tutulabildi. Aynı katma değeri reel sektör için de yaratmayı hedefliyoruz. Reel sektör açısından önemli bir unsur olan tahsilat riskini yönetmek, vadeli mal satan kişilerle ilgili doğru bilgiye sahip olmaktan geçiyor. Bunu sağlamak için sunduğumuz Çek ve Risk raporları ile reel sektörün tahsilat riski yönetim becerisini ve gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bu, tahsil edilemeyen alacak miktarını azaltırken ticaretin hacmini de artıracak" diye konuştu.
 
"BANKALAR HER YIL 440 MİLYON KREDİ NOTU SORGULUYOR"
 
Türkiye’de kredi kullanan bütün vatandaşların bilgisine bankacılık kanunları kapsamında sahip olduklarını dile getiren Akdeniz, her hangi bir bankaya başvurulduğunda önce KKB’den rapor alındığını, daha sonra kredi notuna karar verildiğini kaydetti. Bireylerin görmediği bir dünyadan söz ettiklerini sözlerine ekleyen Akdeniz, "Elimizdeki kredi notlarını bireylerle paylaşıp herkesin kendi kredi notunu görüp ona göre davranışlarını belirlemelerini istedik. Türkiye üretimde çok başarılı ancak finansmana gelince bazı sorunlar yaşıyor. Borçlarıyla alacaklarını birbiriyle uyumlu olarak alamıyor. Şirket alacaklarını zamanında tahsil etmezse, borçlarını ödeyemiyor ve ticari itibarını kaybediyor. Aslında şirketler ticari itibarlarını alacakları oldukları şirketlere teslim ediyor. Biz de tam burada devreye giriyoruz. Alacakların zamanında tahsil edebilmesi için bu kişilerin doğru tercih edilmesi lazım. Eğer bu kişi zaten piyasaya borcunu ödeyemiyorsa, o firmaya mal satıldığında alacağınızı tahsil edemiyorsunuz. Biz şirketin mal sattığı kişilerin geçmiş ödemelerini görmesini sağlıyoruz. Şirketler açısından vadeli mal satması bir bankanın kredisinden bir farkı yok. Reel sektöre sunmaya başladığımız hizmetle bankalara hangi bilgileri gösteriyorsak şirketlere de yasanın izin verdiği ölçüde gösteriyoruz, yasa bu hakkı vermiş. Elbette bunu gösterebilmemiz için kredi notu sorulan kişinin de onayının olması gerekiyor. Bankalar her yıl 440 milyon kredi notu sorguluyor" dedi.
 
"ÇEK SERMAYE OLUYOR"
 
Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin de yeterli sermayenin olmaması olduğunu savunan Akdeniz, "KOBİ’ler için çek bir nevi sermaye oluyor. O yüzden ben ’Çek sermayeyi paylaşmaktır’ diyorum. Türkiye’de finansmanla ilgili iki enstrüman var. Bunlardan biri kredi kartı, ikincisi de çek. Çekin Türkiye’deki kullanımı dünyadaki kullanımından çok farklı, vadeli çek Türkiye’den dünyaya yayılmış bir şeydir. Türkiye’de bir çekin arkasında ortalama 5 imza var. Son hami bankaya gidip çekin karşılığının olmadığını görünce büyük zarar görüyor. Bu ülkede 110- 120 milyona yakın işlem çek karşılığı ile yapılıyor. Türkiye’de yaklaşık 1.5 milyon kişinin cebinde çek karnesi var. Bunlardan 506 bininin çeki geçmişinde bir kez karşılıksız çıkmış. Bu 506 binin 317 bin 314 kişisinin hala ödemediği en az 1 çeki var. Bu kişilerden de 238 bin 91’inin halen cebinde çek karnesi var. Aslında bu kişilerin çek karnelerini bankalara iade etmeleri gerekiyor. Bu kişiler çok kritik, bunlara mal sattığınızda malınızın karşılığında para alamazsınız. Reel sektörün sorması gerekiyor, sorması için de farkında olması gerekiyor. Dünyada bankaların kurduğu bir kredi kayıt bürosu yok" diye konuştu.
 
"HAYATIN TÜM ALANLARINDA KARŞILAŞILIYOR"
 
Kredi notunun hayatın tüm alanlarında karşılaşılacak önemli bir referans noktası olduğunun altını çizen Genel Müdür Yardımcısı Koray Kaya, "Kredi notu, geçmiş kredi davranışları ve ödeme performanslarımız üzerinden hesaplanıyor. Her geçen gün hayatımızın tüm alanlarında karşılaşacağımız bu not, bankalar tarafında kredi faiz oranlarını daha uygun hale getirebilirken, ev ve araç kiralamalarında özel bir fırsata dönüşebiliyor. Sistem, 1 ile bin 900 üzerinden kredi notu derecelendirmesi yapıyor" dedi.
 
"KARŞILIKSIZ ÇEK ALMA RİSKİNİ YÜZDE 80 AZALTMAK MÜMKÜN"
 
Findeks Karekodlu çekin 15 Haziran’dan bu yana kullanılmaya başlandığını ve bunun çekle yapılan alışverişlere yepyeni bir soluk kazandırıp ticari ilişkilerde güven sağladığını belirten Kaya, bu sistemle reel sektörün karşılıksız çek mağduru olmasının önüne geçilebileceğine değinip, çekin bir ödeme aracı olduğu kadar aynı zamanda bir borçlanma aracı da olduğunu, özellikle KOBİ’lerin çek ile yaptıkları vadeli mal alımları ile kendilerine sermaye yarattıklarını, bu nedenle çek sisteminin ülke ekonomisi için son derece önemli olduğunu vurguladı. Çekin doğruluğu ve keşidecinin (Çek karnesi sahibi) geçmiş çek ödeme alışkanlığının saniyeler içinde görülebileceğini belirten Kaya şunları söyledi;
 
"Keşidecinin geçmişine ayna tutan bu yapı ile karşılıksız çek riski yüzde 80 azaltılabiliyor. Bunun için çeki alan kişinin, çek yaprakları üzerinde yer alan karekodu, akıllı telefonuna indireceği Findeks Mobil Uygulaması’na üye girişi yaparak okutması yeterli oluyor. Böylece çek bilgileri ile keşidecinin kimliğine ilişkin bilgiler o an ekrana yansıyor. Hemen ardından alınabilen Karekodlu Çek Raporu sayesinde, keşidecinin daha önce düzenlediği çeklerden ödenen, arkası yazılan ve sonradan ödenen çeklerin adetsel ve hacimsel oranları yüzde olarak görülebiliyor. Aynı zamanda çek üzerindeki bilgilerde herhangi bir silinti, kazıntı, tahrifat veya bir başka kimyasal sahtecilik durumu tespit edilerek henüz zarar oluşmadan önlem alınmış olunuyor" diye konuştu.
 
HİZMETTEN YARARLANMA ÜCRETİ
 
İnternet üzerinden, SMS atılarak bankadan, iş ortakları üzerinden veya mobil uygulama aracılığıyla sistemden faydalanılabileceğini kaydeden Kaya, bireysel ve ticari paketlerin bulunduğunu, bireysel paketlerin 4.5 ile 11 TL arasında değiştiğini, ticari olarak hizmetten yararlanmak için de sorgu başına 2.23 TL ödenmesi gerektiğini dile getirdi. Findeks üzerinde şu an 1 milyon 200 bin üye bulunduğunu, bunlardan 20 bininin ticari müşteri olduğunu bildiren Kaya, her gün 15 bin rapor üretildiğini, farkındalığın artmasıyla bu rakamın daha da yükseleceğini söyledi.

Yayın Tarihi : 10.12.2015 : 14:53

Etiketler : Bankalar    Her    Yıl    Milyon    Kredi    Notu    Sorguluyor    Ekonomi    Kanalben    Haber   


Yorumlar

7803




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN