Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


32 Sanıklı O Dava Başladı

İzmir Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümüyle sonuçlanan karşıt görüşlü öğrenciler arasındaki kavga ile ilgili açılan davanın görülmesine başlandı.

 

 
Ege Üniversitesi’nde, geçen Şubat ayında ülkücü öğrencilerle, savcılık iddianamesinde ’PKK/KCK gençlik örgütlenmesi YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik-Hareketi) üyeleri’ diye sözedilen diğer öğrenci grubu arasındaki kavgada, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu yaşamını yitirdi. 
 
Bu cinayet davasının görülmesine, bugün 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. 1’i tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın saat 09.30’da başlaması planlanan duruşması, avukatların kimlik tespitleri ve oturma bölümlerine alınan kişilerin, üzerlerin aranmasının uzun sürmesinden dolayı saat 10.20’de başladı.
 
 
ANNE VE BABA EN ÖNDE İZLEDİ
 
Mahkeme Başkanı Ahmet Badalı’nın, SEGBİS üzerinden kayıt altına alınacağını söylediği duruşmaya, soruşturmanın tek tutuklu sanığı Sosyoloji Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Nurullah S. ile tutuksuz sanık Beyza C. katılırken 30 tutuksuz sanık gelmedi. Mağdur ve sanıkları savunmak için de 110 avukat hazır bulundu. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İstanbul Milletvekili Atilla Kaya, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, MHP eski milletvekili Aslan Savaşan ile çok sayıda kişi de duruşmayı izledi. Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun annesi Özlem Erdem ile babası Fuat Mahir Çakıroğlu, sanığa ayrılmış olan bölümün yanındaki sandalyede oturdu. Duruşma solonuna son olarak, tek tutuklu sanık Nurullah S., jandarmanın sıkı koruması altında alındı.
 
Nurullah S.’nin yerini almasından sonra, yakınında olan Çakıroğlu’nun annesi Özlem Erdem, bakışlarını bir an olsun ondan ayırmadı, ancak herhangi bir sözlü müdahalede bulunmadı. Salondaki bazı izleyiciler ile avukatlar da yakalarına Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun fotoğraflarını taktı.
 
 
SANIK AVUKATLARI İDDİANAMENİN İADESİNİ İSTEDİ
 
Yoklamayla başlayan duruşmada Mahkeme Başkanı, iki taraftan da bazı avukatları kürsü önüne çağırıp herhangi bir gerginliğe neden olmamaları yönünde uyarılarda bulundu. Ardından talepte bulunacağını söyleyip ilk sözü sanık Nurallah S.’nin avukatı Zeynep Sedef Özdoğan, Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi. Özdoğan, iddianamenin içeriğine ve eldeki delillerin kullanımına, bu delillerin sonradan hasar gördüğüne yönelik eleştirilerde bulundu.
 
Avukat Zeynep Sedef Özdoğan, "Hard diskin savcılığa sağlam teslim edildiğine yönelik tutanak var. Ancak Hard disk, kırılmış, zarar görmüş. Kim kırmış olabilir? Bu diskin TÜBİTAK’a gönderilip rapor alınmasını istiyoruz. Ayrıca savcı hakkında da, HSYK’ya ihbarda bulunulmasını istiyoruz" dedi. Özdoğan son olarak, iddianamenin, Cumhuriyet Savcılığı’na iadesini, Nurullah S.’nin de serbest bırakılmasını istedi.
 
ÇAKIROĞLU’NUN BABASI DA SALONDAKİLERİ UYARDI
 
Bu talep salonda tepkilerin yükselmesine neden oldu. Mahkeme başkanı Ahmet Badalı’da, salondakileri sessiz olmaları ve herhangi bir görüntü almamaları konusunda uyarıp, "Önemli bir davaya bakıyoruz. İsteyen istediği kadar konuşacak. Sabır gösterin. Mahkemeye güvenin" dedi. Bunun yanı sıra, en önde ayağa kalkan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun babası Fuat Mahir Çakıroğlu, eliyle izleyicilere sakin olması telkininde bulunup, "Tahrik ediyorlar beyler" dedi. Gerginliğin geçmesinden sonra, iddianamenin iadesiyle ilgili görüşü sorulan duruşma savcısının, bu talebi kabul etmediğine yönelik açıklaması yapması, salonda bulunanlarca alkışlandı. Bu kez, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın da telkiniyle ayağa kalkan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, salondakilere alkış yapmamaları konusunda uyarıda bulundu.
 
 
İDDİANAMENİN İADESİ REDDEDİLDİ
 
Kısa bir ara veren mahkeme heyeti, iddianamenin iadesi talebini, oybirliğiyle reddetti. Yargılamaya yeniden başlandı.
 
İlk olarak, tutuklu sanık Nurullah S.’nin kimlik tespiti yapıldı. Nurullah S., üniversite öğrencisi olduğunu ve sabıkasının bulunmadığını söyledi. Ardından da tutuksuz yargılanan Beyza C.’nin aynı şekilde kimlik tespiti yapıldı. Duruşmada, daha sonra 21 sayfalık iddianame okundu ve ara verildi.
 
 
SALON DIŞINDA DA POLİS ÖNLEM ALDI
 
Polis salonda ve adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. İzmir dışından da ülkü ocaklarına bağlı kişiler, otobüslerle adliye geldi. Adliye önünde toplanan yaklaşık 250 kişiye konuşan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, "Edebiyat Fakültesi’nin önü PKK kampına dönüştürülmüştür. Bu fakültenin dekanının çocuğunun başına böyle bir şey gelse ne hissederdi? Dekan ve üniversite rektörü rahat uyuyabiliyor mu? Davayı 200 avukatla takip ediyoruz. Sonuna kadar arkasında olacağız" dedi.
 
ÇAKIROĞLU'NUN TEPKİ GÖSTEREN BABASI SALONDAN ÇIKARTILDI
 
Savunması öncesinde, kendisine hiçbir şekilde baskı oluşturacak müdahalenin yapılmamasını isteyen Nurullah S., hiçbir partiye ve gruba üye olmadığını, hiçbirinin kapısından içeriye girmediğini ayrıca iddianamede yer alan örgüte bağlılığını da kabul etmediğini söyledi. Savunmasına, "İnsana saygım vardır. Üniversitede iki öğrenci grubunun kavgasında bir kişi öldü, bir kişi yaralandı. Bu kabul edilemez. Fırat'ın ailesine başsağlığı dilerim" sözleriyle başlayan Nurullah S.'ye, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun babası Fuat Mahir Çakıroğlu, "Şerefsiz" diye bağırdı. Ardından da "Benim oğlum milliyetçi Türk çocuğuydu. Fırat'ın yanına nasıl gideceksin? Bekliyorum yanına gideceğin günü. Oğlumdan ne istedin? Üç ay kalmıştı okulunu bitirmesine" dedi. Bu sırada yanında bulunan Çakıroğlu'nun annesi Özlem Erdem, eski eşine hemen müdahale etti ve sakin durmasını istedi. Ancak gerek Özlem Erdem'in çabaları gerekse de Mahkeme Başkanı Ahmet Badalı'nın ikazlarına rağmen tepkisi dinmeyen Fuat Mahir Çakıroğlu, duruşma salonundan çıkarıldı.
 
SAKİN OLUN NE YAPIYORSUNUZ?
 
Salonda sükunetin sağlanmasıyla ifadesini sürdüren Nurullah S., "2010 yılında üniversiteyi kazandım. Düzenli olarak okula gidip geliyordum. KPSS'ye hazırlanıyordum. Olay günü öğle saatlerinde evden bisikletimle üniversiteye geldim. Kafeye iki kez girdim. İçeride bir şeyler yiyip belli biri süre sonra kafenin arkasına gittim. Kısa biri süre sonra motosikletli iki güvenlik görevlisi geldi ve bizlere, 'Çabuk dağılın buradan. 100 kişi ellerinde sopa, pala, kesici aletlerle sizi dövmeye geliyor' sözleriyle uyardı. Ben de yaklaşık iki dakika sonra gelen gruba karşı kendimi korumak için sopa ve soda şişesi alıp attım. Daha sonra da kendimi kurtarmak ve saklanmak için kafeye girdim. Birisi kadın iki çalışan vardı içeride. Ölüm korkusuyla dolabın arkasına gizlendim. Beni fark edince ben de ayağa kalkıp, ellerimi havaya kaldırdım ve onlara 'Sakin olun ne yapıyorsunuz?' dedim" dedi.
 
Ancak grubun başındaki Fırat Yılmaz Çakıroğlu ve arkasından gelen grubun, kendisine saldırdığını, sopalarla, demir çubuklarla ve delici aletlerle yaralandığı da ileri süren Nurullah S., "Ben de yüzümü korumak için ellerimle kapattım. Üzerimde kalın deri ceketim ve kazağım olduğu için az yaralandım. Ama belli biri süre sonra artık bilincim açıktı ama vücudumda uyuşmalar hissediyordum. Beni sağlık ekiplerinin bulduğu mutfaktaki köşeye kadar vurarak götürdüler. Ben o sırada kendimi nasıl kurtarırım diye ayağa kalktım. Her tarafım titriyordu. Sonra ikinci grup içeriye girdi ve 'bu ölmemiş' diyerek yeniden bana saldırdılar. Boğazıma kırık cam şişeleriyle vurmaya çalıştılar. Hatta içlerinden birisi, elindeki kesici aleti kaldırıp, 'Bırakın kafasını kopartayım' diye bağırdı. Ancak yanındaki kişi ona engel oldu. Ardından da 'Geberip gitti' diyip yanımdan ayrıldılar. Bu süre içerisinde üç dört kez ölüp ölmediğimi de kontrol ettiler. Daha sonra sağlık ekipleri gelip beni bulunduğumu yerden aldı" dedi.
 
GÖRÜNTÜLER HERŞEYİ ÇÖZECEKTİR
 
Nurullah S., olay yerindeki ve kafe içerisindeki görüntülerin ayrıntılı olarak incelenmesi durumunda, olayın kim ya da kimler tarafından planlandığını, Fırat Yılmaz Çakıroğlu ve kendisini de kimin bıçakladığının ortayla çıkacağını savundu. Okuldaki iki grubun da birbirine kırdırılmak istendiğini ileri süren Nurullah S., "Bu görüntülerin ortaya çıkmasını en çok ben istiyorum. Kimin suçlu olduğu belirlenecektir. Adalete güveniyorum. Ama yarın ama yirmi yıl sonra, adalet ortayla çıkacaktır. Ben yapsaydım eğer bıçakla vurduğumu söylerdim. İddianameye hazırlayan savcılık, bu görüntülerin üzerinde dursun. Bütün Türkiye halkı, bu gerçeği o zaman görecek. Asla adaleti yanıltmadım" dedi.
 
MAHKEME BAŞKANI SAVCILIK İFADESİNDEKİ ÇELİŞKİLERİ SORDU
 
İfadesini tamamlayan Nurullah S.'ye daha sonra mahkeme Başkanı Ahmet Badalı, sorular yöneltti. Mahkeme Başkanı'nın, savcılık ifadesindeki, 'kafeye girmediği' sözlerini hatırlatması üzerine Nurullah S., "O zaman üç gün acil serviste yattım. Kalbimin altından bıçaklanmıştım. Olayı tam olarak çözümleyememiştim. Sağlık ekipleri de 'Bu şekilde cezaevine girersen, hayati tehliken olur' dedi. Ben de bunun üzerine o şekilde ifade verdim. Bu gerçek değildi. Şimdi burada verdiğim ifade gerçektir. Olayda hiçbir bıçak kullanmadım. Beni bıçaklayan kimse, Fırat'ı da o bıçaklayan odur" dedi.
 
Bu arada araya giren Mahkeme Başkanı'nın, yanında bulunan kahverengi bıçağın ona ait olup olmadığı yönündeki soruya ise Nurullah S., "O bıçak beni yaralayan bıçak olabilir. Ben öyle bir bıçak kullandım" dedi.
 
İÇERİYE GİRİP BIÇAKLANMASI 35 SANİYE
 
Olay sırasında, güvenlik kamerasına yansıyan bazı görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul eden Nurullah S., hakim Ahmet Badalı'nın, "Senin kafeye girmenle, Fırat'ın kafeye girip yaralı olarak çıkması 35 saniye sürmüş" şeklindeki ayrıntıya aktarması üzerine ise "Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nu tanımıyorum. Kim bıçakladı görmedim. Kendini hayatım boyunca görmedim. Yaralı olarak dışarı çıkıp 'Beni Nurullah S. vurdu' diyor. Beni tanımıyor. Nasıl benim adımı verir?" dedi. Hakim Ahmet Badalı bu kez, "Ankara kriminal laboratuarından gelen raporda, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun, kan örnekleri, senin giysilerinde bulunmuş" sorusunu yöneltti. Nurullah S., bu soruya da "Ben zaten kafe içerisinde, birçok kez yere düştüm ve sürüklendim. Bu sırada bulaşmış olabilir" sözleriyle kendisini savundu. İfade sırasında Nurullah S.'nin sözlerine tepki gösteren üç kişi de hakimin talimatıyla dışarıya çıkartıldı. Sanık Nurullah S.'nin daha sonra avukat sorgularına geçildi.
 
OLAYIN GEÇMİŞİ
 
Geçen şubat ayında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde formasyon dersleri alan karşıt görüşlü iki grup öğrencinin bir süredir yaşadıkları gerginlikler sonrasında yaşanan kavgasında, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu hayatını kaybetti. Olaydan sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, değişik zamanlarda gözaltına alınan 32 sanıktan Sosyoloji Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Nurullah S., tutuklandı. 31 kişi de serbest bırakıldı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Zeki Polat, tutuklu sanık Nurullah S., ’kasten adam öldürmek, örgüt adına suç işlemek, örgüt üyeliği ve yaralama suçlarından ömür boyu ve 69 yıl, diğer 27 sanık ise ’suç delilerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek ve yaralama’ suçlarından 5 ile 48 yıl arasında değişen zamanlarda hapis istemiyle yargılanmaları için dava açtı.

Yayın Tarihi : 26.11.2015 : 14:05

Etiketler : Ege    Fırat    Çakıroğlu    Cinayeti    Davası    Başladı    Genel   


Yorumlar

8168




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN